• BIST 105.964
  • Altın 162,960
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 1 °C

Turizmi kendimiz yokediyoruz

Turizmi kendimiz yokediyoruz
ARO Başkanı Özbuldu: Doğayı, çevreyi geriye gelemeyecek şekilde katlediyor, turist sayısını artırmayı planlıyoruz. Kendimizi ne kadar aldatacağız

ANTALYA- Antalya Turist Rehberleri Odası -ARO ve Turist Rehberleri Birliği Başkanı Osman Özbuldu, turizm adına yapılan işlerin turizmi yoketmekten başka bir işe yaramadığını belirterek "Kendimizi daha ne kadar aldatacağız" dedi.
Osman Özbuldu'nun yazısı şöyle:
Türkiye, Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde, tüm sektörleriyle yoğun bir faaliyet içerisindedir. Turizm sektörü de üzerine düşen görevleri
yerine getirmekle birlikte, Avrupa ile en uzun süreli ve en fazla karşılıklı ilişki kurabilen sektörlerin başında gelmesine rağmen hala Avrupa Birliği ve kriterleri tam anlamıyla kavranabilmiş değildir.
Yaşanan sıkıntıların içinden çıkmakta zorlanan Turizm sektörünün, özellikle seyahat acentalarının durumu düşündürücüdür. Turizm tanıtım stratejisi çerçevesince, Bakanlıkla sektörün işbirliğiyle, bu yıl daha etkin bir tanıtım yürütülmüş ve Türkiye markasıoluşumunda önemli açılımlar sağlanmış ve sayısal olarak turist gelişi artmıştır. Ancak, katma değer yaratmakta sıkıntılar bir türlü aşılamamıştır.
Ülkemiz taşıdığı değerlerle adeta Turizm yapılabilirliği için doğal bir hazinedir. Buna rağmen, Türkiye'yi ziyaret eden her turistin ülkemizin özelliklerini tam anlamıyla özümseyerek kendi ülkesine döndüğünü söylememiz zordur. Turistlerin, doğası, tarihi, sanatı, estetiği, simgeleri ve en önemlisi insanları ile tanıdıkları ülkemiz hakkında takdir ve sempati geliştirmesi birçok açıdan çok önemlidir.
Turist rehberleri olarak, Bizler turizm de ortak kazanımları yükseltmeye uğraşırken, yaşanan ve yaşanacak olumsuz olaylar turizmi yok etmektedir. Sürdürülebilir Turizm yapılabilmesi için gerekli, sektörü güçlendirici sistemsel tedbirler alınmasını beklerken, gün geçmiyor ki yeni bir olumsuzluk yaşanmasın.
Turizm de bundan payını almaktadır. Günü birlik yaşıyor ve yapılması gerekenleri bir başka sabaha bırakıyoruz.
Havaalanına getirdiğimiz turist hangi koşullarda ulaşım yapmakta, gerçekten ne kadar önemsiyoruz veya bu konuda olumluluk adına ne yapıyoruz. Daha nereye kadar, bilenlerin ve uyaranların sözlerine kulak tıkayacağız.
Turist araçlarının karıştığı kazalarda yaralanan veya ölenler bizim sorumluluğumuzda değil mi? Avrupa Birliğinin insan hakları ve tüketici haklarına ne kadar uyuyoruz!
Kazalar neden olmaktadır, bir bilen bu konuya çalışma yapan bir ilgili merci var mı dır !
Kaza olduğu zaman, sadece makyaj izlenimi veren tur araçlarına yönelik birkaç gün yoğun trafik denetimi yapılmakta ve seyahat acentaları işi sıkı tutmaktadır, ama sonrası yok. Bu kayıtsızlıta ülke yararı nedir veya şöyle mi demeli birilerinin özel menfaati mi kollanmaktadır. Artık, Trafik güvenliğindeki sürüş güvensizliğinin turizmin sürdürülebilir olmasına olumsuz etkisi denetimle ilgili yetkililerce iyi anlaşılmalıdır.
Ülkeye turist getirmek için herkesi seferber edip, Turizm adına pek çok tavizler vererek, ağır bedeller ödüyoruz.
Turistlere bin bir zahmetlerle organize edilen turlarda ise, turistleri veya Türkiye'nin turizm geleceğini karayolları kanununa aykırı bir şekilde direksiyon başında sürücülük yapan, zaman zaman yetkisiz kişilere emanet ediyoruz.
Acentalar arasında yaşanan, çetin rekabetin gerekçelendirildiği düşük bedel ve aşırı çalışma temposu, sektöre olumsuz yansımaktadır. Pek çok şoför yol ve iz bilmez durumda, buna yeterince dinlenmeden çalışmayı eklerseniz, zombi şoförler yaratırsınız. Kötü çalışma koşulları turları riske etmektedirler.

Kitle turizminin yarattığı vahşi rekabet ortamı; yemek kalitesini düşürmekte geleneksel Türk Mutfağı yerine ne olduğu belli olmayan yemekler verilmekte, kültür turları yok olmakta bin bir emekle yetiştirilen turist rehberleri acımasız ortam nedeni ile alış-veriş turları için satış elamanı olarak kullanılmaktadır.

Çok yakın zamanda, Övündüğümüz tarihi ve tabiat dokumuz tanıtılmayacak; tur araçları pazarlama elamanlarınca yönetilecektir Çeşitli programlarla, Ülkemizi tanıtmayı hedefliyor, Ancak, bu işi bilmeyen ülkeyi kötüleyen yetkisiz kişilere emanet ediyoruz.
Yapılacak tur denetimleri, önceden duyurulunca aykırılıklara tedbirler alınıyor, asayiş berkemal oluyor, sonrası yok? Turist kendi başına alış verişe çıkıyor, Esnaf olarak onları çığırtkanlara teslim ederek, kazıklıyor, sonrada iş yok bu nasıl turizm diyor, bağırıyoruz ya sonra?
Mükemmel sahillere mükemmel oteller yapıyor ve Ülkemizi çok ucuza pazarlıyor ve satıyoruz. Turistik büyük alışveriş mağazalarının kelle başı yaptıkları desteklerle, uçaklarla getirilen turistlerin kişi başı harcamaları düşüyor.
Turizmdeki başarılarıyla, örnek gösterilen Sayın Yusuf ÖRNEK ve VASCO'nun sebep olduğu kötü tecrübenin ardından, başka hangi seyahat
acentası batacak ve otel el değiştirecek diye merak ve endişeyle bekliyoruz. Dağlarımızı maden ocaklarına, Koylarımızı turizm teşvik adı altında inşaatlara açıyor, Doğayı, Çevreyi ve tabiatı geriye gelemeyecek şekilde katlediyor, ardından turist sayısını artırmayı planlıyoruz. Kendimizi daha ne kadar aldatacağız !
Gelecekte, Hangi çevre ve doğayla turizm yapacağız bilinmiyor. Nitelikli rehberlik hizmeti arayışında olan, Kokartlı rehberler turizmden uzaklaşıyor.
Turizm gün be gün yok oluyor.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.