• BIST 109.666
  • Altın 156,594
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 0 °C

Turizmde pansiyonlar bitiyor

Turizmde pansiyonlar bitiyor
Bodrum'da beş yıldızlı oteller ve tatil köylerinin sayısı artarken, 50 yıl önce turizmi başlattığında 1500'ü bulan pansiyon sayısı 100'ün altına düştü

MUĞLA- Bodrum'da 50 yıl önce turizmi başlatan ev pansiyonculuğu tükenme noktasına geldi. Beş yıldızlı oteller ve tatil köylerinin sayısı artarken, ilçede sayısı 1500'ü bulan pansiyon sayısı 100'ün altına düştü. Bodrum Otelciler Derneği (BODER) Yönetim Kurulu Üyesi Salih Zeki Köylü, turistle yerli halkın, ortadirekle zenginlerin bir arada, içiçe olmasını, kültürlerin kaynaşmasını sağlayan pansiyonların teşvik edilerek sahip çıkılması gerektiğini söyledi.

İlçede, tarihi evlerinin birkaç odasını, yerli ve yabancı turistlere açan Bodrumlu pansiyoncular, modern tesislerin karşısında rekabet gücünü yitirdi. Turizmin başladığı yıllarda, "misafir" olarak adlandırdıkları turistlerden, bazen utandıkları için para bile almayan, "Bodrum aşıkları" ordusu yaratan turizmin neferleri, dev tesislere karşı daha fazla direnemeyince, işletmelerini özellikle son beş yılda dönercilere, diskoya, market ve butikçilere kiralamaya başladı.

Bodrum Ticaret Odası Başkanı Mahmut Kocadon turizmin başladığı yıllarda pansiyonculuk yapanların vefasızlık gördüğünü belirterek şunları söyledi:

 

'Pansiyonculuk öldü, arkasından ağlayanı yok'

“Bodrumlular misafir diye adlandırdıkları turistlerden utandıkları için para bile alamazdı. 1959 yılında kurulan ilk turizm derneğimiz pansiyoncular için bağış gibi para toplardı. Turistler gittikten sonra para ev sahiplerine verilirdi. Pansiyonlarda kalan turistler, ev sahipleriyle aynı masada yemeğini yer, inek otlatmaya çıkar, içecekleri sütleri sağardı. 1970'li yıllarda pansiyonlara ilgi artınca, yarımadada gelir düzeyi de arttı. Üç ay para kazanan işletmeciler yılın kalan dokuz ayında rahat geçinirdi. Ortadirek ile zenginler aynı ortamda tatil yapar, kaynaşırdı. O yıllarda Bodrum'a gelenler, hala Bodrum aşığıdır. Birçoğu burada evlenip yerleşmiştir. Ama Bodrum'un begonvil ve sarmaşıklı pansiyonları kalmadı. Şimdi yılın 12 ayı çalışmasına rağmen geçinemeyen pansiyoncular, yerlerini dev otellerin personel lojmanı, disko, market, lokanta, butik olarak kiralamaya başladı. Pansiyonculuk öldü, arkasından ağlayanı yok.”

Kocadon, 1970-1980 yıllarında sayısı bin 500'ü bulan pansiyon sayısının 100'ün altına düştüğünü söyledi.

Mars Otel işletmecisi 22 yıllık turizmci 48 yaşındaki Turan Şahindaş da, önceki yıllarda turizm ve otelciliğin daha amatör ruhla yapıldığını, ancak daha candan ve sıradan olduğunu söyledi. Pansiyonculuğun yapıldığı yıllarda turistlerle arkadaşlık ve dostluğun geliştiğini anlatan Şahindaş, “O yıllarda misafirimiz olan ve bugün hala yazıştığımız, hala tatile gelen müşterilerimiz var. Son yedi yılda patlayan her şey dahil sistemi, pansiyonculuğu silme noktasına getirdi. Pansiyoncular destek alamadı, tesislerini yenileyemedi” diye konuştu.

 

'Bakkal gibi kaldık'

5 bin yıllık tarihi geçmişi olan Bodrum'un arazi yapısı, miraslardan kaynaklanan toprak bölünmeleri nedeniyle turizme pansiyonculukla başlamaya mecbur kaldığını belirten BODER üyesi ve pansiyoncu Zeki Köylü de tespitlerini anlatırken, nitelikli yatak denince akla beş yıldızlı oteller, pansiyon denince ise kalitesiz yerler geldiğini söyledi. Köylü, “Oysa Bodrumlular yıllarca çok temiz pansiyonlarda yerli ve yabancı turiste hizmet etti. Kitle turizminin getirdiği her şey dahil sistemiyle mücadele etmek artık çok zor. Bizler grosmarketlerin önündeki küçük bakkal dükkanları gibi kaldık. Pansiyoncuların feryadını duyan yok” dedi.

Bodrum'da artık deniz kum, güneş yerine başka alternatiflerin pazarlanması gerektiğini belirten Zeki Köylü, herşey dahil sistemin gerçek talebe göre planlanmadığını, otellerin 35-70 Euro'dan pazarlandığını kaydetti, şunları söyledi:

“1-3 yıldızlı otellere ve pansiyonlara gelen müşterilerin bu sisteme kayması sağlanıyor. İlçede bir turizm komisyonu oluşturulup, herşey dahil sisteminin nitelikleri belirlenmeli, bu da komisyonun otokontrolüne verilmeli. Böylece haksız rekabetin önüne geçilirken pansiyonlarımıza nitelik ve konsept kazandırmamız, bunun için de yerel kurumlardan, bakanlıktan destek almamız şart. Pansiyonculuk yeniden özendirilmeli, pansiyoncuya para değil, tesisini yenileyenlere vergi muafiyeti, çalışan personelinin beş yıl süreyle sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanması gibi kolaylıklar sağlanmalı. Pansiyonculuğu mutlaka yaşatmak gerek. Aksi takdirde ortadireğin tatil hakkını da elinden almış oluruz. Pansiyonculukta batıyoruz demiyorum, çoktan battık çıkış yolu arıyoruz.”

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.