• BIST 114.365
  • Altın 324,351
  • Dolar 6,1305
  • Euro 6,6634
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -1 °C

Turizm ve ülke ekonomisi

Süha Öncü

Bu başlığı okuduğunuzda, hepimiz bunu biliyoruz, bunun üzerine yazmaya ne gerek var diye içinizden geçirdiğinizi biliyorum. Ama ben turizmin sağlık ve ileri yaşam için yapılmasının ülke ekonomisine katkısından bahsedeceğim.

Sağlık ve İleri Yaşam turizminde söz sahibi olmak için alt yapı ve insan gücü yatırımlarının tamamlanmış olması gerekir. Diğer bir değişle alt yapı ve insan yatırımı yaparak öncelikle ülke ekonomisine katkı yapmak gerekir ki, yatırım yapanlar bu sektörden gelir elde edebilsin.

Dünyamız yaşlandıkça dünyamız üzerinde yaşayan insanlarımızda yaşlanıyor ve ömürleri uzuyor. Genç nüfusa sahip ülkemiz insanları bugün için turizmin deniz ve güneşi ile ilgileniyorlar ama on yıl sonra onlarda sağlık ve ileri yaş turizmi ile ilgilenmeye başlayacaklar. Bugünden hazırlık yapmakta yarar var.

Bugün Avrupa kıtasında yaşayan ama emekli olduklarında yaşadıkları topraklara dönmek isteyen yaklaşık 2.000.000 ( İki milyon) Türk vatandaşımız var. Birde bunlara Avrupa kıtasında doğmuş ama hayatlarını uzatmak veya hayatlarının kalan kısmını doğal ortamda yaşamak isteyenleri eklersek gelecek 10 yılda ülkemizde doğacakların üzerine Türkiye’nin nüfusunun en az 3.000.000 (üç milyon) daha artacağına karşı hazırlıklı olmak gerek.

Bir ülke ürettiklerini ülke dışındakilere sattığı takdirde ekonomiye katkısının çarpanı en az 2 (iki) katı olur. Avrupa kıtasındaki bir ülkede çalışıp emekli olan kişinin emekli maaşı ortalama 2.000.-€ dur. Bizim paramızla en az 6.000.-TL. Diğer bir değişle Türk vatandaşı emekli maaşının 4 (dört) katı.

Bu hesaba göre, kağıt üzerinde bile olsa, her sene yapılacak yatırımlar ile Avrupa kıtasında çalışmış ve ülkesinde emeklilik dönemini yaşama isteyen 100.000 kişinin ülkemize gelmesini sağlayacak alt yapıyı oluşturduğumuzda ekonomimize yılda en az 2 milyar € katkı sağlamak mümkün gözüküyor. Diğer bir değişle 100.000 yataklı tesis yatırımı yapmak gerek.  Yatırımın değeri ise ( Odabaşına 20.000.- € hesabı ile) 2 milyar €. Buda ülkemizin yıllık bütçesinin yaklaşık  %2’ si demektir.

Avrupa kıtasındaki ülkeler, vatandaşlarının sağlıklı günlerinde çalışmalarından ve ülke ekonomisine katkılarından dolayı her zaman memnun olmuşlardır. Ne zaman ki, ekonomiye katkı yerine mali yük olmaya başlamışlardır ki, en az maliyetle onları başka ülkelere gitmeye özendirmeye başlarlar. Bizim gibi ülkelerde atıl kapasite varsa, bizlerinde bunu en verimli şekilde değerlendirmemiz gerekir.

Avusturya’ da porselen tek diş 650.-€, çakma diş kökü 1.500.-€, tüp bebek (ikinci denemeden sonra) 15.000.-€, estetik ise doktoruna göre değişiyor. Buna hem seyahat, hem ticaret derler.

4-7 Mart tarihlerinde DUBAİ ye fuara katılmak için gittik. Bizde her şey içinde 40.-€ versem kalabileceğim otelin geceliğine 400.- € vermek içime oturdu. Adamlar, bizim şişe suyumuzu bize 5.- TL ye satıyorlar. Döndüğümde bizim suyumuzu kana-kana içtim.

Almanya’ da Sosyal Güvenlik Kurumu, kendi bakımlarını yapamayacak olanlara maaşları dışında ayda 1.500.-€ destek ödemesi yapıyor: Diğer bir değişle, bizdeki her şey içinde otel fiyatını ödüyor. Hem de 12 ay. Kendilerine göre alt yapı standart’ı koymuşlar. Orada ki ikinci bahar evlerinin standart’ı uygun mu diye sormayın. Bizdeki otel odalarının tuvalet ve banyosunu 6 metre kare, oda kapılarının genişliğini 110 santimetre, asansörlerini geniş ve birde yürüyen merdiveni yaparsanız standart’ı tutturdunuz demektir.

Ülkemizde Tıp konularında eğitim ve öğrenim veren tüm kurumların dünya standart’ına uygun olduğu söyleniyor.  

Mevcut hastanelerimiz, onların standartlarından üstündür. Buna rağmen biz niye Sağlık Turizmden istediğimiz verimi alamıyoruz? Yazdıklarımdan alınanlar kusuruma baksın diye yazıyorum.

Binaları yapıyoruz ama o binalara hayat verecek sağlık personeline hakları olan ücreti ve hakları saygıyı vermeyi çok gördüğümüzü düşünüyorum. İsmini yazmayayım, Bodrum gibi turizm beldemizde o kadar para yatırıp içine donanımlı sağlık personeli koymayan sağlık kurumu, sağlık sigortası güvencesi ile gelen Avrupa kıtasından gelen insanlara nasıl hizmet vermeyi düşündüğünü öğrenmek isterim.

Turizmin sadece güneş ve denizle olmadığını, sağlık turizminin ise sadece termal olmadığını bu sektöre emek ve gönül verenlerce bilindiğini bende biliyorum. Türkiye Sağlık Turizmi Konseyinin olumlu çalışmalarını yakından takip ediyorum. İleri yaş ve sağlık turizmi konusunda yatırım yapacak yatırımcılara cesaret vermek için düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Su akar yolunu bulur, yatırımcı da hayallerini gerçekleştirmek için suyolunu arar.

Ülkemizde sağlık ve ileri yaş turizmini hayal eden yatırımcıların arttığı günlerin yakın olması dileğimle herkese aydınlık günler diliyorum.

Kalın sağlıcakla

Bu yazı toplam 1275 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.