• BIST 93.616
  • Altın 208,990
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0898
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 8 °C

TUI 2 milyon turist gönderecek

TUI 2 milyon turist gönderecek
TUI Holding Başkanı Dr. Michael Frenzel, Tuı Holding Dış İlişkiler Direktörü Günter Ihlau, TUI Holding Türkiye Danışmanı Hüseyin Baraner ile açıklama yaptı.

BERLİN- TUI Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Michael Frenzel, Tuı Holding Dış İlişkiler Direktörü Günter Ihlau ve TUI Holding Türkiye Danışmanı Hüseyin Baraner ile birlikte yapüığı basın toplantısında Türkiye'ye 2 milyonun üzerinde turist gönderecekerini söyledi.

TUI Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Michael Frenzel şunları anlattı:

Türkiye bizim için çok önemli ortak ülke. Bugün Türkiye'de nerdeyse 20 otelimiz var ve yatak sayısı yaklaşık 13.000'i buldu. Bu rakamları geceleme sayılarına çevirirseniz, önemli bir sayı çıkıyor ortaya. Türkiye bizim için dünyadaki ikinci önemli hedef ülke. Türkiye'de çok önemli ürünlerimiz var; Magic Life Kulüpleri ve Robinson Kulüpleri. Robinson bir Premium ürünüdür. Ama diğer otellerde çok iyi pozisyon aldılar. Kaliteye çok önem veriyoruz.


Bir önceki ITB fuarında TUI'nin First Choice ie birleşerek TUI Travel'in kurulması kararlaştırıldı. Bu yeni oluşum pazardaki duruşumuzu, amaçladığımız gibi çok güçlendirdi. Yeni bir grup olarak en güçlü tur operatörü haline gelmemizde Türkiye'nin de payı oldu.

 

Türkiye bizim için çok önemli ve merkezi bir hedef ülke. Türkiye'nin bütün pazarlara yönelik önemli potansiyeline inanıyoruz. Otel veya diğer alanlarda, Türkiye'de daha fazla büyüme olanakları görürsek, bunun için çaba sarf ederiz.

TUI grubu olarak Türkiye'ye 2 milyondan fazla yolcu sayısı kaydettik ve 2008 de rezervasyonlar çok iyi ve güçlü bir gelişme gösteriyor. Bu da demek oluyor ki, biz burada doğru yerde, doğru ürünlerle iyi bir pozisyon yakaladık. Elbette Türkiye'deki temsilimizi ve gücümüzü daha da büyütmek istiyoruz.

 



RUS PAZARINDA GÜÇLENMEK İSTİYORUZ

Bugün Türkiye piyasasına baktığımızda, 4 milyon turistle Almanya halen çok güçlü bir Pazar. Ama bizim güçlü olduğumuz veya güçlü bir şekilde temsil edildiğimiz diğer pazarlar da, bu piyasada iyi gelişiyor. Bu durum, Türkiye ye 2 milyon turist gönderen İngiltere pazarı için de geçerli. Dolaysıyla, İngiltere'deki güçlü konumumuz, Türkiye'ye daha fazla turist göndermemizde önemli rol oynuyor. Türkiye piyasası için Rus pazarının önemini de biliyoruz. Daha da büyüme eğiliminde olan bu pazardan Türkiye'ye 2,5 milyon turist gitti. Şu an için Rus pazarındaki konumumuzu daha güçlendiriyoruz. Mostravel ile Rusya ve Moskova'da güçlü bir kuruluşumuz var. Ama Rus pazarı patlarcasına bir büyüme gösteriyor ve biz o pazarda daha da güçlenmek istiyoruz ve büyüme imkânlarına bakıyoruz.

Güncel gelişmeler çok olumlu. 29 Şubatta TUI Travel için ilan ettiğimiz trend sürüyor. Yani, bütün pazarlarda bir büyüme kaydediyoruz. Küresel Bankalar krizi dolaysıyla, piyasada turizm dâhil, bütün tüketim alanlarında genel bir kötümserlik sezildi. Biz bunu herhangi şekilde hissetmedik. Yani, müşterilerimiz tatil yapmaktan yana kesin bir tavır gösterdi ve tatilinden vazgeçmedi.

Yeni oluşan TUI Travel'de, çekirdek faaliyetimiz olan – genel turizm – ve First Choice'un özellikli seyahat alanları ilk defa bir araya geldi. Bu da çok olumlu bir buluşma oldu, zira kaliteli ürünlerimiz, First Choice'un ürünleriyle çok iyi uyum sağladı.

 



SİYASİ POLEMİKLER TURİSTLERİ ETKİLEMİYOR

 

Müşterilerimiz Türkiye'yi bir tatilci gözüyle görüyorlar. Bu müşteriler için güleryüz, dürüstlük ve ürünlerin kalitesi önemlidir. Herhangi siyasi polemikler bu insanları etkilemiyor. Bizim müşterilerimiz için Türkiye'de, tatil hedefi olarak uygunluk birinci derecede önemlidir. Türkiye'nin bu durumda en büyük avantajı, misafirperverliği, kolay ulaşılabilirliği ve otellerin dokusudur. Bunlar tatil için alınan kararlarda en önemli etkenler. Son gelişmelere bakarsanız, Türkiye'ye yönelik önemli bir büyümeyi görürsünüz; neticede sadece bizim 2 milyon yolcumuz Türkiye için karar verdiler.

 

DESTİNASYONLAR ARASI KUVVETLİ REKABET VAR

Destinasyonlar arasında daima kuvvetli bir rekabet olacaktır. Her zaman duyduğumuz şey şudur: Bir ülke çok iyi gidiyorsa; acaba fiyat sınırını fazla mı zorlamıştır? Bu tehlikeli bir varsayım. Eskiden olduğu gibi, bugün de bu konuda kimi örnekler var. Mısır, Fas veya Tunus örneğinde olduğu gibi, satışların iyi gittiği bir ülkede, bu yanlış varsayımdan dolayı, bir sonraki sene fiyatları artıyor ve bunun "cezası" hemen kesiliyor. Yani çok dikkatli olmak gerekiyor. Türkiye'nin büyük avantajı, hizmet/fiyat orantısıdır. Bu durum, Türkiye'deki artışı açıklıyor. Türkiye'deki ürünlerin çok ucuz olduğuna inanmıyorum.

 

FİYAT/HİZMET ORANTISI UCUZ ANLAMINI TAŞIMAZ

Elbette fiyatların çok aşağı çekildiği kimi uç durumlar da var. Böyle durumlarda müşteri kalitesinin kesiti ve genel anlamda turizm zarar görüyor. Bunu kimi bölgelerde daha önce yaşadık. Son olarak bunu Dominik Cumhuriyetinde yaşadık ve yaşıyoruz. Bundan birkaç yıl önce bir Alman tur operatörü o piyasaya çok düşük fiyatlarla adeta hücum etti. Bu durum maalesef o bölgenin 10 yıllık bir dönemi için kalitesini ve prestijini düşürdü. Bunun anlamı şu: İyi bir fiyat/hizmet orantısı, ucuz anlamını taşımaz, sadece uygun fiyat anlamına gelir. Dahası, kaliteye talep artıyor, dolaysıyla fiyat seviyesi o kaliteyi yansıtmalı.

 

TUI olarak dünya genelinde 30 milyon müşterimiz var. Bu rakam 20 – 30 çekirdek ülkeye dağılıyor ama toplamda 180 ülkeye müşteri gönderiyoruz. Halen en güçlü ülkemiz İspanya'dır. Bu çekirdek ülkelerin dışında, alt sıralarda kalan ülkelerin kesiti iyice inceliyor. Türkiye'nin piyasa olarak büyümesinde TUI'nin ne tür bir katkısı olur diyorsanız: TUI, piyasanın üstünde bir büyüme göstermek istiyor, yani ortalamanın üstünde bir büyüme. Yani biz, Türkiye'nin öngördüğü ortalama yıllık %20 büyümenin üstünde bir büyüme kaydetmek istiyoruz. Londra borsasında hisselerimizin satışa sunulduğundan dolayı, maalesef kesin rakamlar telaffuz edemiyorum. Ama bizim Türkiye piyasasına yönelik büyümemiz, kesinlikle piyasanın üzerinde. Son rakamlar, 14 gün sonra yapılacak bilanço bildirim toplantımızda açıklanacak. Bu ara, bu tür uygulamaları ben de henüz öğrendim. Eskilerde ITB'ye yetişecek şekilde bilanço rakamlarımızı açıklardık. Londra borsasındaki katı kurallar yüzünden, bunu artık yapamıyoruz.

 

MÜŞTERİ BETON YIĞININA GİTMEK İSTEMİYOR

Sürdürebilir turizmin, çevre korumanın ve doğal kaynakların muhafaza edilmesinin önemli bir öncelik olduğunu, TUI grubu olarak erken fark ettik. İlginç olan, bu bilincin sadece doğanın korunması anlamda önemli olmadığı, aynı zamanda da bir satış argümanı olarak önemli olduğudur. Zira tüketici bu konuda önemli bir hassasiyet sahibi oldu. Bu otomobil sektörü için geçerli olduğu kadar, turizm sektörü için de geçerli. Biz duyarlı bir politik izlerken, bunu özellikle iki sebepten dolayı yapıyoruz. Sadece satış argümanı olarak değil, aynı zamanda kendimizi sorumlu hissettiğimiz için. Neticede milyonlarca insanın yaşadığı bölgelere milyonlarca insanı taşıyoruz. Ve bu sorumlu politikamızın sonuçları, olumlu veya olumsuz, gözler önünde açıkça görünüyor. Bizim tespitimize göre, kaliteli turizmin etkenlerinden biri, doğal kaynakların korunması veya geliştirilmesidir. Benim otelcilere olan tavsiyem, ki bizim kendi otellerimizdeki standartlarımız da durum böyle, sertifikasyon yapmalarıdır. Yani, doğayı korumaları, belirli standartlar koymaları ve bunu ileriye dönük bir yatırım olarak görmeleri. Diğer bir sözle; mümkün olan her ağacı korunmalı, zira müşteri bir beton yığınına gitmek istemiyor, doğal bir ortamı arıyor. Bundan herkes kârlı çıkar. Bizim inancımız, ancak doğa ve çevre için iyi bir şeyler yaparsak, sektör olarak büyüyebiliriz.

 

TÜRKİYE/NİN AVANTAJLARI

Tekrar etmek gerekirse, Türkiye'nin avantajı, misafirperverliği, fiyat/hizmet orantısı, otellerin dokusu, erişebilirliğidir. Bu etkenlerin dışında, Türkiye'yi avantajlı kılan, bizim deyimimizle, 'software'dir. Yani, yolcularımızın Türkiye'de karşılaştıkları nezaket, dışa açıklık ve çok sayıda doğal kaynaktır. Bu potansiyeli, 7 milyon müşterimizi gönderdiğimizi İspanya veya Türkiye'ninkine yakın - hatta Türkiye'den daha fazla müşterimiz olan Mallorca Adasıyla kıyasladığımızda, iyice ortaya çıkıyor. Buna sebep olan ise; Türkiye'ni sempatik ve otantik bir ülke olarak algılanmasıdır. Benden bir tavsiye isteniyorsa; Türkiye'nin kıyaslanamaz bir ürüne sahip olması gerekiyor. Yolcu herhangi bir sahilde bulunan bir beton yığını istemiyor, bir ülkeyi yaşamak istiyor. Ayrı bir etken ise, modern oteller. Türkiye'nin bu konudaki avantajı ise, altyapısının çok genç olması ve çok sayıda modern otel yapılmış olması. Bu durum Türkiye'ye kesinlikle bir avantaj sağlıyor.

 

TÜRKİYE'DE İLK TATİLİM

Benim Türkiye'deki ilk tatilim, yıllar öncesi henüz bir üniversite öğrencisiyken, Alanya'da oldu. Daha sonrası, Robinson Kulüplerinde bulundum. Özellikle çocuklarım bu tatilleri çok beğeniyordu. Daha sonraları, Antalya'daki kendi kulüplerimizde bulunduk. Çocuklarım halen Türkiye'yi çok seviyorlar ve artık kendi çocuklarıyla Türkiye'ye tatile gidiyorlar. Söylemek istediğim, Türkiye'yi sadece masa başından tanımıyorum, kendi tatil tecrübelerim var ve Türkiye'nin ne kadar dışa açık ve misafirperver olduğunu bizzat yaşadım.

Bu ara, "Türkiye nasıl gelişiyor derseniz", Türkiye kimi destinasyonların yaşadığı gelişmeleri yaşıyor. Turizmde Türkiye'nin yaşadığı büyümenin önemli bir bölümü, Rus pazarına bağlıydı. Rus pazarı son yıllarda adeta patladı. İleriye doğru bir adım olarak ihtiyaç olan ise, istekleri gelişen Batı Avrupalı turistin taleplerine cevap vermektir. Batı Avrupalı turistler, Rus turistlerin aksine 5 yıldır değil, 40 yıldır ülkenize geliyor ve ihtiyaçları değişiyor. Yani burada aradıkları, hayat tarzı ürünleridir. Buna örnek olacak golf sporudur, ki Antalya yöresinde bu konunun ele alınışını görüyorum ve bu karar, Antalya'daki turizmin 12 aya çıkmasını sağlayacaktır. Trend kesinlikle "lifestyle" ve kaliteye doğru gidiyor ve bu böyle değerlendirilmeli. Şunu söyleyebilirim: Her zaman için sadece güneş ve deniz isteyen müşteriler olacaktır. Ama sağlık ve Wellness gibi farklı seçenekler isteyen turistlerin sayısı da giderek artacaktır, ki bu talep gelen turistlerin ortalama yaş gruplarına bağlıdır ve Türkiye'de bu konuda doğru adımlar atılmaya başlanmıştır.

 

LİFESTYLE VE KOMBİNE HİZMET

Müşterilerimizin Türkiye'de terci edecekleri iki konu var: Lifestyle ve şehirlerin yanı sıra, iklim. Ama dediğim gibi, sadece güneş ve denizin yanı sıra sağlık ve Wellness. Lifestyle kavramının kapsadığı çevre ve doğal kaynakları da önemlidir. Bütün bu unsurları dengeli bir şekilde sunan bir destinasyon arayışı vardır. Elbette her zaman haftalık otobüs turları gibi istisnai hizmetler isteyen gruplar olacaktır, ama başarının sırrı, bu hizmetleri kombine olarak sunabilmektir.

 
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.