• BIST 102.381
  • Altın 197,740
  • Dolar 4,7193
  • Euro 5,5360
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 24 °C

Topçu: AHL 2014'te kesin kilitlenir

Topçu: AHL 2014'te kesin kilitlenir
THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, İstanbul Atatürk Havalimanı'nda mevcut koşullarda gösterilen başarının kahramanlık olduğunu söyledi.

İSTANBUL- THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, İstanbul Atatürk Havalimanı'nda mevcut koşullarda gösterilen başarının kahramanlık olduğunu söyledi. Topçu, "Şu ana kadar, mevcut koşullarda bu başarı bir kahramanlıktır. 10 milyon metrekarelik bir alandan bahsediyoruz, çok küçük. Yolcu sayısı 35 milyona, saatteki uçuş sayısı 40'a çıkmış. 2014'te kesin kilitlenir. Çaresi neyse hemen bulmalıyız" dedi.

Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya'nın "THY nereye uçuyor?" başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle:

THY NEREYE UÇUYOR?

Toplumlar 'yükseliş trendine girince' hemen her branşta uluslararası çapta başarı öyküleri çıkarırlar.
Gerçekten, 'sizin zamanınız gelmişse' sanatçınız, sporcunuz, işadamınız, siyasetçiniz ve edebiyatçınız dünya çapında ses getirmeye başlar. Hem kendileri uluslararası şöhrete ulaşır, etkinlikleri doruk noktasına çıkar hem de temsil ettiği ülkesinin prestijini artırırlar.
Elbette bu sosyolojik gerçekliğin tersi de söz konusu. 'Çöküş dönemleri de tıpkı yıldızın parladığı anlar gibi' etkilerini topyekun gösterir.

'Tarih ve talih bir süredir Türkiye'nin lehine işliyor.'

'Dönüştürücü liderlik', böylesi dönemlerin gerektirdiği kadar yumuşak, esnek, kapsayıcı, vizyoner ve barışçıl olmadığı için, bizde 'sürdürülebilirlik' sorunu yaşanıyor. Başarılar bütün kurumlara sirayet etmiyor, saman alevi gibi sönüyor. Galatasaray UEFA şampiyonu oldu, Avrupa'da başarının arkası gelmedi. Futbol takımımız dünya üçüncüsü oldu, akabinde önemli turnuvalarda elemeleri bile geçemedi. Listeyi uzatabilirsiniz. İhtiyacımız istikrar...
Yine de genel eğilimimiz yukarıya doğru. Bunun en önemli parametresi kuşkusuz ekonomik yaşamdaki makro rakamlar...
Bütün dünya krizde hem de üç yıldır bitmeyen bir bunalımın içinde. Bizde ise ortalık çok daha sakin ve hasar neredeyse minimum seviyelerde. Adı önemli değil, işbaşındaki iktidar partisi kim olursa olsun, onuncu yılına doğru tek başına hükümet edebiliyor olması Türkiye'nin en büyük şansı. Kaotik ortamlarda tecrübe her zamankinden daha fazla aranır. 9 yıldır aynı görevde bulunan bakanlar var, düşünsenize ne kadar büyük avantaj... Bugün, yönetimde istikrarı kullanarak bir başarı öyküsü yaratan ve uluslararası marka haline gelen Türk Hava Yolları'na (THY) bakacağız...
Üç-dört yıldır CNN ve BBC başta olmak üzere küresel medyada yer alarak Türkiye'nin ve kendisinin reklamını olağanüstü başarılı yapıyor. Hızla uçuş noktası sayısını artırıyor. Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu yeni yıl için yemek daveti düzenleyince işte bu başarının perde arkasını kendisine sorma imkanı buldum. Doğrudan 'nedir bunun sırrı?' diye sordum. Bakın, Hamdi Topçu neler anlattı...

'Türkiye'nin rüzgarını arkamıza aldık'

'Biz cesur davrandık, kriz ortamında büyüme kararı aldık. Türkiye'nin rüzgarını arkamıza alarak, daha hızlı büyüyebilme şansı yakaladık. Uçak alımları dışında 750 milyon dolarlık yatırım yaptık. Muazzam bir rakam. İkramdan, uçak koltuklarına kadar özel firmalarla yeni şirketler kurduk. Önce, ülke içinde henüz uçmamış vatandaşları sektöre kazandırdık. Oysa Avrupa pazarı doymuştu. Biz iç pazara ve ardından Afrika gibi boşluk olan bölgelere yoğunlaştık. Bugün dışarıdan THY ile gelen yolcuların içindeki yabancı sayısı yüzde 50'yi aştı. Başka bölgelere uçacaklar için İstanbul'da 6 saatten fazla kalan yolculara günü birlik şehir turu planlamaları yaptık. Çok ilgi görüyor.'

200 yabancı, 25 kadın pilot

THY'nin patronu Karadenizli... Hem iddialı hem de coşkulu, esprili de... Dört saatlik sohbetimizde, THY içindeki turlarımızda şirketin durumuyla ilgili şaşırtıcı rakamları ve bilgileri de bizimle paylaştı. Onun ağzından devam edelim:
'Uçak yaş ortalamamızı 6'ya düşürdük. Çok genç bir filo. Toplam 2 bin 400 pilotumuzun 200'ü yabancı, 25'i kadın. 178 uçak sayısına ulaştık. Uçuş noktasında dünyada 7'nci sıraya geldik. İstanbul, gelen-giden uçak trafiğinde Avrupa çapında bir başarı öyküsüne dönüştü. Ama buraya müdahale etmek zorundayız.'

hamdi-topcu2.jpg

İstanbul için alarm zilleri çalıyor

Evet, müdahale alanına geldik. Ben de yıl içinde zaman zaman rötarlar 2-3 saati bulunca yazmıştım. Uçaklar Atatürk Havalimanı için alçalırken çoğu kere yoğunluktan dolayı gökyüzünde tur atmak zorunda kalıyor. Büyüme, iyidir güzeldir de bütün altyapısıyla ve gereklilikleriyle desteklenmelidir. THY'nin sıkıntısı da Atatürk Havalimanı. Hamdi Topçu bunun farkında, çözüm için çare arayışında. Ama radikal adımlar gerekiyor. İşte Topçu'nun İstanbul için tartışma yaratacak ve 'uyanın' mesajı anlamına gelecek sözleri...
'Atatürk Havalimanı kesinlikle yetmiyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'la uzun uzun konuştuk. Çözüm önerilerimizi Sayın Bakan'a aktardık. Durumumuz şu: 20'şer futbolcuyla halı sahada maç yapmaya çalışmak! Şu ana kadar, mevcut koşullarda bu başarı bir kahramanlıktır. 10 milyon metrekarelik bir alandan bahsediyoruz, çok küçük. Yolcu sayısı 35 milyona, saatteki uçuş sayısı 40'a çıkmış. 2014'te kesin kilitlenir. Çaresi neyse hemen bulmalıyız.'
Burada benim anladığım, üç aşamalı bir tedbir paketi var. Atatürk Havalimanı'nın potansiyelini bir miktar artırmak. Trafikle ilgili küçük ayarlamalar başlıyor. Askeri alanın boşaltılıp değerlendirilmesi projesi önemli. İkinci aşamada trafiğin etkili biçimde Sabiha Gökçen'e de kaydırılıp iyi planlama yapılması geliyor. Sonra İstanbul'a üçüncü bir havaalanı yapılması geliyor.

THY SIRP TENİSİNE SPONSOR OLUYOR

Sadece bir şirket olarak kendisinin değil, 'Türkiye'nin de uluslararası yüzü haline gelen THY', yakında çok iddialı bir girişime daha imza atıyor.

THY, 'global marka olma' yolculuğuna dünyaca ünlü spor kulüplerine sponsor olarak başlamıştı. Şimdi, tenisin 1 numarası haline gelen Sırbistan'la anlaşma yolunda. Haberi birinci ağızdan aldım. THY'nin Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, Sırbistan Tenis Federasyonu'nun kendilerine böyle bir teklifle geldiğini ve ciddi olarak değerlendirmeye aldıklarını söyledi. Gerçekten heyecan verici. Djokovic'in baş döndüren performansıyla birlikte klasmanda zirveye çıkan Sırplar, Hamdi Topçu'yu bakan düzeyinde adeta ablukaya almışlar. Bence de her iki taraf için doğru hamle. Konunun stratejik değeri de yüksek. Türkiye-Sırbistan ilişkileri Balkan siyaseti üzerinde önemli sonuçlar doğuruyor. Balkanlar'daki kardeşlerimizin durumunu da ilgilendirecek şekilde Türkiye'nin bölgeye ilgisinin göstergesi. Topçu'ya, bir süre önce Cumhurbaşkanı Gül'le birlikte Sırbistan'a yaptığımız seyahati anlatmıştım, orada Türk-Sırp-Boşnak ve Hırvat liderler arasındaki ilişkiler dikkat çekici bir sinerjinin varlığını gösteriyordu.

Manchester United ve Barcelona'nın ardından dünya çapında ses getirecek bir işbirliği daha geliyor. Hatta Sırp bakan en son görüşmelerinde pazarlıklar sürerken Topçu'ya, 'Sokullu'nun hatırına bu işi çözelim' esprisi yapmış. Damardan girmiş anlayacağınız...
Topçu, sohbetimiz sırasında NBA'in ardından en büyük basketbol organizasyonu olan Eurolig'in sponsorluğunun alınmasının ne kadar güç olduğunu da anlattı. İlk başlarda hiç istememişler ve engel olmuşlar. Topçu, 'Kriz bize aradığımız fırsatı verdi, biz de değerlendirdik' derken gururluydu.
Hatta yakınlaşma 'Sırp havayollarını alsanıza' noktasına kadar gelmiş.

BAŞBAKAN HANGİ TALİMATI VERDİ?
Dün bir kısmını yazmıştım, THY Başkanı ile 3.5-4 saat birlikteydik. İkram merkezi Do&Co'dan sonra simülatör bölümünde uçak kullanma deneyimi yaşamıştık. Bu arada yeni uçaklar hakkında konuşurken, koltuk aralarının darlığından bahsettim, 'Bildiğim kadarıyla Başbakan da rahatsız oluyor' dedim. Topçu kısa bir an duraksadı, tebessüm etti ve şunları söyledi:
'Evet doğru. Yeni gelen uçakları Sayın Başbakanımıza gösterirken bunu çok sık söyler. Biz de espriyle 'Efendim sizin istediğiniz aralıkta yapsak batarız' karşılığını veririz. Ancak yine de koltuk kapasitesini bir miktar azaltarak mesafeleri açar, uçak içi konforunu artırırız.'

'MESELE UÇAK YAPMAK DEĞİL, SATMAK'
Yerli sanayiini geliştirmek bugünlerde çok konuşuluyor, malum. Kendi imkanlarımızla, markamızı yaratıp otomobil ve hatta uçak imal etmenin yolları tartışılıyor. Hamdi Topçu'nun buradaki yorumu çok akılcı, şöyle:
'Uçak yapmak hiç mesele değil. Kafayı takarsan yaparsın. Mesele uçak satmak. Bir marka haline getirmek ve bunu karlı biçimde yapabilmek için en az 600 uçak satabilme kapasitesine ulaşmak zorundasın. Aksi halde boş yatırım olur.' Aynı mantığı geçenlerde NTV'ye konuşan Rahmi Koç da yerli oto için söylemiş ve 5 milyon araç satışı barajı koymuştu.
Türkiye'nin son yıllarda uluslararası imajı yükseliyor. Bunda THY'nin, yeni uçuş noktaları açmasının büyük katkısı var. Küresel krize rağmen ekonomi ayakta. Bu da milli havayolları şirketimizin gelecek perspektifi açısından önem taşıyor. Yeni sürprizler de çok şaşırtacak. Ama dikkate alınması gereken bir mesele var.
Dünkü yazıma gelen tepkilerden de anlıyorum ki sivil havacılıkta İstanbul konusu çok ama çok kritik. Atatürk Havalimanı'nın artık yetersiz kalması, hatta tıkanması, özellikle yaz aylarında bıktıran rötarlar gibi konular iş dünyasını da Türkiye'nin büyüme vizyonunu da etkiliyor. Çözüm reçetesi belli. Atatürk Havalimanı'nın potansiyelinin artırılması, Sabiha Gökçen'in daha etkili kullanılabilmesi ve üçüncü havaalanı projesinin hızlandırılmasıdır.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.