• BIST 108.197
  • Altın 153,753
  • Dolar 3,8399
  • Euro 4,5165
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 11 °C

THY iletişime devam etmeli

THY iletişime devam etmeli
Reklam dünyasının önemli yayın organı Marketing Türkiye dergisinde Günseli Ocakoğlu, THY'nin durdurulan reklamları için ilginç bir saptama yaptı.
İSTANBUL- Marketing Türkiye Dergisi'nin sahibi ve yayın yönetmeni Günseli Ocakoğlu'nin kaleme aldığı " Olan oldu, THY iletişime mutlaka devam etmeli" başlıklı yazı dikkatimizi çekti.  Reklam dünyasını ve reklamcığılı iyi bilen Ocakoğlu'nun THY'nin reklam durdurmasına ilişkin yazısında Amerika'da kulelere çarpan uçak olayına değiniyor. Uçağın hangi şirkete ait olduğunu kimsenin hatırlamadığını öe markanın iyi saklandığını belirtiyor. Bir çok kuruluşa ders olacak nitelikteki yazıyı yayınlıyoruz.

Olan oldu, THY iletişime mutlaka devam etmeli

THY için haklı ya da haksız pek çok şey söylendi. Kazada hayatını kaybedenleri rahmetle anıp, yaralılara acil şifalar diliyor ve bundan sonrasına bakıyorum:

Uçağın düşme sebebi farklı biçimlerde açıklanmaya devam edecek, ta ki kara kutu bizzat kendini açıklayana kadar. Bu aşamada kazanın nedeni hızlıca saptanmalı ve kamuoyu bilgilendirilmeli. Asılsız şehir efsanelerinin türemesine izin verilmemeli.

Peki, şimdi ne yapmalı? Almanya ve Hollanda'da kazayla ilgili temcit pilavının sürekli karıştırıldığı haberleri geliyorken, ne söylenirse söylensin THY yetkililerine, bu ülkelerdeki basın organlarında yer verilmeyecek! Bu sebeple THY sorumluluktan kaçmadığını göstererek kazayı sahiplenmeli, özellikle yazılı basında tam sayfa ilanlar yayınlamalı. 75 yıllık geçmişinde kaza istatistikleri dahil övünülecek pek çok noktayı dünya kamuoyuna anlatmalı.

Son kazada pek çok mucize de var. Uçağın düştüğünü duyunca, "Eyvah hepsi gitti!" demeyeniniz var mı? Şükredelim. Şehit Kaptan Pilot Hasan Tahsin Arısan'ın olağanüstü çabasının altını her fırsatta çizelim, hakkını teslim edelim.

Kurum içindeki çekişmeleri bir yana bırakıp, en azından her şey gün ışığına çıkıncaya kadar sendikasından medyasına kadar tek vücut olalım.

Medya, bu tür kriz hallerinde daha anlayışlı olmalı, illa da haber diye asılmamalı. Kurum yetkililerini mutlaka bir açıklama için zorlamamalı. Kurum içinden de dışarıya asılsız bilgi sızmamalı.

'THY kriz yönetimi konusunda eğitim alsın' diyenlere cevap verelim; geçtiğimiz günlerde kurum geniş kapsamlı bir kriz uygulaması yaptı. Krizde nasıl davranılması gerektiğinden ne giyinileceğine kadar çok ayrıntılı bir eğitim alan THY yönetimi, nedense medyanın mutlaka bir haber çıkarma baskısına dayanamadı ve erken konuştu. Bu hatadır. Ancak cenaze töreninde Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin'in de, "İçimdeki umudu çoğaltıp, neden bir mucize olmasın dedim!" cümlesinde olduğu gibi, hangimiz bu umudu çoğaltmadık?

Gelelim THY'nin, rakiplerinin canını sıkan önlenemez yükselişine. Biliyorum ki, THY yönetimi sadece uçak ve ulaşılan yer sayısını artırmak istemiyor. İstediği, İstanbul'u bölgenin inip kalkılan kavşağı haline getirmek. Bu ne demek? Daha fazla uçak İstanbul'a inip kalkacak, havaalanları için yeni yatırım imkanı doğacak, uçaklara hizmet verenlere gün doğacak, daha çok servis, yeme-içme malzemesi ve daha çok benzin satılacak. Bu da ülkeye daha çok döviz girdisi ve istihdam demek. Şimdi başa dönelim ve İstanbul'un kavşak olma vizyonundan rahatsız olan yabancı ülkelerin kazayı temcit pilavı gibi çevirmesine ve medyamızın buna katkı sağladığına bir kez daha bakalım.

Bir de sorum var: 11 Eylül saldırılarında kulelere çarpan uçakların hangi havayolu şirketinin olduğunu biliyor musunuz? Ben de hatırlamadım ve internette bir araştırma yaptım. Şirketleri öyle iyi saklamışlar ki, doğru bilgiye pek çok yere baktıktan sonra zorla ulaştım. Kuzey kuleye American Airlines, güney kuleye United Airlines, Pentagon'a ise ne olduğu belli olmayan küçük bir uçak. Muhtemelen United Airlines deniliyor. Peki, Pensilvanya'ya düştüğü söylenen dördüncü uçak neymiş? İnanmayacaksınız ama açıklamalara göre o uçağı düştüğü yerde kimse bulamamış! Şimdi neredeyse 3 bin kişinin öldüğü bu olaylarda şirket isimleri bu kadar saklanıyorken bizim konuyu bu kadar bağırıyor olmamızın bir anlamı var mı?
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.