• BIST 93.419
  • Altın 236,717
  • Dolar 6,2093
  • Euro 7,0402
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 22 °C

Telekulak basın faaliyetini ayırdı

Telekulak basın faaliyetini ayırdı
Telekulak ve rüşvet skandalları ile sarsılan Türkiye'de yayın yapan Fox TV'nin şirketi News Corp'ta basın faaliyetleri diğer işlerinden ayrılıyor.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 2-8 Temmuz 201
İSTANBUL
- Dünya basınında ilginç gelişmeler oluyor. Türkiye'de de yayın yapan Fox televizyonu ile 20th Century Fox film şirketinin dahil olduğu News Corp’ta televizyon, eğlence ve yayıncılık faaliyetleri birbirinden ayrılıyor. Telekulak ve rüşvet skandalları ile sarsılan şirketin basın faaliyetleri diğer işlerinden ayrılıyor.
Öte yandan Türkiye'nin gündeminde Suriye'nin keşif uçağımızı düşürmesi var. Hergün Ankara'da üst düzeyde toplantılar, brifingler yapılıyor. Başbakan esiyor, gürlüyor. Ama dünya kamuoyunda böyle bir mesele yok. Allah’dan tek kelime Suriye krizi ve Türk uçağının düşürülmesi ile ilgili bir haber yok. Bizim medyayı izleyen turist Türkiye tatilini derhal iptal eder. Galiba en doğru teşhisi Esad koydu. “Türkiye halkı Suriye konusunda devletinden farklı düşünüyor”demişti.
Medya imparatoru Rupert Murdoch'a ait News Corporation şirketinin ikiye bölüneceği bildiriliyor.
News Corp bünyesindeki Wall Street Journal gazetesinin haberine göre televizyon/eğlence ve yayıncılık faaliyetleri birbirinden ayrılıyor. Oy kullanma hakkına sahip hisselerin %40'ına sahip olan Murdoch ailesi, her iki şirketin de kontrolünü elinde bulundurmaya devam edecek.
Karar son aylarda telekulak ve rüşvet skandalları ile sarsılan basın faaliyetlerini, şirketin diğer işlerinden ayırma çabası olarak görülüyor. Bu çerçevede Türkiye'de de yayın yapan Fox televizyonu ile 20th Century Fox film şirketinin dahil olduğu bir grup oluşturulacak.
Diğer grupta ise ABD'de yayımlanan Wall Street Journal, İngiltere'de yayımlanan Times ve ünlü Harper Collins yayınevi yer alacak. BBC ekonomi editörü Robert Peston'a göre bu ikinci grup daha küçük; News Corp'un şu anki toplam gelirinin %25'ini, kârının %10'unu temsil ediyor. Peston "Murdoch'un ağırlıklı olarak televizyon ve film alanında toplanan yatırımlarını, İngiltere'deki gazetelerini vuran telekulak ve rüşvet iddialarının yarattığı prestij kaybı ile maddi zararlardan nasıl koruyacağı tartışılıyordu. Aranan yanıt bulunmuş görülüyor" diyor.
Murdoch ve sahibi olduğu News Corp. bu yılın başlarında Sabah ve ATV televizyonuna talip olmuştu. Sonradan pazarlıktan çekildi

Murdch olayı bir yana ;
Türkiye'nin gündeminde Suriye'nin keşif uçağımızı düşürmesi var. Hergün Ankara'da üst düzeyde toplantılar, brifingler yapılıyor. Başbakan esiyor, gürlüyor. Gözdağı veriyor. Sınıra askeri yığınaklar yapılıyor. Sokaktaki adamda heran sanki bir misilleme olacakmış bir intibaı yaratılıyor. Ama dünya kamuoyunda böyle bir mesele yok. Özellikle bu haftanın İngiliz Economist dergisini didik didik ettim. Tek kelime Suriye krizi ve Türk uçağının düşürülmesi ile ilgili bir haber yok. Aman olmasın. Bizim medyayı izleyen turist Türkiye tatilini derhal iptal eder. Bari yabancı basın sakinleşme konusunda destek olsun.Turizm sezonu tam kıvamına girmişken bu konunun alevlenmesi gene bütçeleri alt üst eder. Galiba en doğru teşhisi Esad koydu. “Türkiye halkı Suriye konusunda devletinden farklı düşünüyor”demişti.
Ülke gündeminde başka konularda var. Hafta sonu görüşülen adalet paketi var. Özel yetkili savcılar- mahkemeler konusuna şekil verilecekti. Şike davası ve Aziz Yıldırım olayı pazartesi karara bağlanacak. Cumartesi yapılan Erdoğan-Zana görüşmesi vardı. Başbakan görüşmeyi başarılı diye niteledi.. En önemlisi yürürlüğe giren bir Türk Ticaret Kanunu var. Önümüzdeki günlerde çok yoğun üzerine eğileceğimiz, biraz da oldu bittiye getirilen kanun pek çok yenilikler getiriyor. Yasanın müellifi Prof. Tekinap'e bakarsanız Kanun, değişikliklerle özünden çok şey kaybetti diyor. Bakıp göreceğiz.

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU YÜRÜRLÜKTE
Yeni Türk Ticaret Kanunu yarın yürürlükte

emenp2.jpg

Yeni Türk Ticaret Kanunu 1 Temmuz itibariyle yürürlüğe girdi.
Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Resmi Gazete'nin 1 Temmuz 2012tarihli sayısında yayımlandı.
Tenkitler üzerine önemli boyutta değişikliklere uğrayan Kanunun önemli maddeleri;
Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecek. Asliye hukuk mahkemesi, davaya devam edecek.
Ticaret sicili kayıt işlemlerinin elektronik ortamda yapılması için toplanması ve işlenmesi gereken kişisel veriler, kişisel verilerin korunması ve bilgi güvenliğinin sağlanmasına ilişkin mevzuata uygun bir şekilde korunacak.
Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişiye, sicil müdürünün teklifi üzerine mülki amiri tarafından bin lira ceza uygulanacak. Tescil ve kayıt için gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara 2 bin lira caza verilecek.
Tescil edilen ticaret unvanı, ticari işletmenin görülebilecek bir yerine okunaklı bir şekilde yazılacak. Tacirin işletmesiyle ilgili olarak düzenlediği ticari mektuplarda ve ticari defterlere yapılan kayıtların dayandığı belgelerde, tacirin sicil numarası, ticaret unvanı, işletmesinin merkezi ile tacir internet sitesi oluşturma yükümlülüğüne tabi ise tescil edilen internet sitesinin adresi de gösterilecek. Tüm bu bilgiler şirketin internet sitesinde de yayımlanacak.
Söz konusu sitede ayrıca anonim şirketlerde yönetim kurulu başkan ve üyelerinin adları, soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı, limited şirketlerde müdürlerin adları ve soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı, komandit şirketlerde yöneticilerin adları ve soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı yayımlanacak. Bu yükümlükleri yerine getirmeyenler için 2 bin lira idari para cezası uygulanacak.
İşletmesiyle ilgili, üçüncü kişilerde yanlış bir görüşün oluşmasına sebep olacak nitelikte bulunan tacirler ile tek başlarına ticaret yapan ancak ticaret unvanlarına, bir şirketin var olduğu izlenimini uyandıracak ekler yapan kişiler, 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılacak. “Türk”, “Türkiye”, “Cumhuriyet” ve “Milli” kelimeleri bir ticaret unvanına ancak Bakanlar Kurulu kararıyla konabilecek. Aksi yönde davranan tacirler hakkında da aynı ceza uygulanacak.
Anonim veya başka bir şirket kurmak, şirketin sermayesini artırmak amacıyla ya da vaadiyle halktan para toplanabilmesi için Sermaye Piyasası Kurulu'ndan (SPK) izin alınacak. SPK'dan izin almadan halktan para toplayanlara 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilebilecek.
Kanunun göreve ilişkin hükümleri, kanun yürürlüğe girdiği tarihten önceki açılmış davalara uygulanmayacak. Bu davalar, açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olacak.
Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olacak. Fiziki ortamda tutulan yevmiye defteri, defterikebir ve envanter defteri ile defterlerin açılış onayı, kuruluş sırasında noter tarafından yapılacak.
Ticaret şirketlerinin ticaret siciline tescili sırasında defterlerin açılışı ticaret sicili müdürlükleri tarafından da onaylanabilecek. Ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması halinde bu defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter onayı aranmayacak.
Fiziki ortamda veya elektronik ortamda tutulan ticari defterlerin nasıl tutulacağı, defterlere kayıt zamanı, onay yenileme ile açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı'nca çıkarılacak tebliğle belirlenecek.
Bu düzenlemeler, uygulamada birliği sağlamak ve finansal tablolara milletlerarası pazarlarda geçerlilik kazandırmak amacıyla uluslararası standartlara uyumlu olacak şekilde, yalnız Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından belirlenerek yayımlanacak. Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, değişik işletme büyüklükleri, sektörler ve kar amacı gütmeyen kuruluşlar için, özel ve istisnai standartlar koymaya ve farklı düzenlemeler yapmaya yetkili olacak.

Türkiye Muhasebe Standartlarında hüküm bulunmayan durumlarda, milletlerarası uygulamada genel kabul gören muhasebe ilkeleri uygulanacak.

Tasfiye halindeki bir şirket,
mal varlığının dağıtılmasına başlanmamışsa ve devrolunan şirket olması şartıyla, birleşmeye katılabilecek. Söz konusu şartlar, devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne sunulan belgelerle ispatlanacak.
Sermayesiyle kanuni yedek akçeleri toplamının yarısı zararlarla kaybolan veya borca batık durumda bulunan bir şirket, kaybolan sermayeyi veya gerekiyorsa borca batıklık durumunu karşılayabilecek tutarda serbestçe, tasarruf edilebilen öz varlığa sahip bulunan bir şirket ile birleşebilecek. Şirketin, içinde bulunduğu bu durumu ispatlayan belgelerin, devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne sunulması şart olacak.
Birleşmeye katılan şirketler, alacaklılarına, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, yedişer gün aralıklarla üç defa yapacakları ilanla ve ayrıca internet sitelerine konulacak ilanla haklarını bildirecek.

Ortakların borçlanması
İştirak taahhüdünden doğan borç hariç, pay sahipleri şirkete borçlanamayacak. Pay sahipleri, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte karı, geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirketten borç alamayacak.
Pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyeleri şirkete borçlanamayacak, pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin yakınları da belirlenen şartları taşımaları koşuluyla şirkete borçlanabilecek.
Yeminli mail müşavirler ve ticaret şirketlerinde denetim yetkisine en az 10 yıldır sahip olanlar Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'nca öngörülen eğitimi tamamlamış olmaları halinde sınav şartı aranmaksızın bağımsız denetçi olarak yetkilendirilebilecek.

emenp3.jpg

AVRUPA DOSYASI
Merkel, AB'deki uzlaşmadan memnun

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Brüksel'deki Avrupa Birliği zirvesinde zor durumdaki Euro bölgesi ülkelerine yardım konusunda vardıkları anlaşmanın tatmin edici olduğunu söyledi.
Almanya başbakanının açıklaması, AB devlet ve hükümet başkanlarının, Brüksel'de iki gün süren zirvede, ekonomik büyümeyi teşvik etmeyi amaçlayan ve 120 milyar euroyu bulabileceği söylenen bir kalkınma fonu kurulması konusunda anlaşmaya varmalarını izliyor.
Merkel, İspanya ve İtalya'nın ağır baskısı altında kaldığı, gece boyunca süren görüşmelerden sonraki açıklamasında "Sanırım iyi bir uzlaşma zemini bulduk. Yeni bir denetim organı, Avrupa Merkez Bankası'nın bankaları yakından takip etmesini sağlayacak" dedi.
Zor durumdaki İspanyol bankalarına 100 milyar Euro verilmesi kararlaştırılmıştı.
Merkel kredi anlaşmasının vergi mükelleflerinin AB kurtarma paketlerinde kullanılan paraları için yeterli güvenceleri sağlayacağını söyledi.

Borç krizine karşı fon ve batak bankalara kurtarma operasyonu
Liderlerin üzerinde uzlaşmaya vardıkları bir diğer düzenleme de varolan AB fonlarının Euro Bölgesi'ndeki batık bankaların kurtarılması için kullanılabilmesini öngörüyor.
Bunun için bir Avrupa İstikrar Mekanizması (ESM) oluşturulması ve bunun yerleşik olması konusunda anlaşmaya varıldı.ESM oluşturulana dek bankaların kurtarılması ile ilgili kaynaklar Mali İstikrar Olanağı olarak adlandırılabilecek fon devrede olacak.
Kulakların çınlasın IMF. Türkiye'de 2000 Krizi sırasında zordaki bankalara destek verelim diyenlere “olmaz” diyen IMF ve ülkemizdeki uzantıları . Nerdesiniz şimdi. IMF'nin dıştan yönetmesine ve 25 bankanın bankaya el koyanlar AB'nin ve hatta ABD'nin bu koruyucu politikasına ne diyecekler acaba?
Avrupa Birliği liderleri, kabul ettikleri uygulamaların 9 Temmuz'dan itibaren yürürlüğe girmesi konusunda anlaşmaya vardı.
Fonlar sadece bankaların kurtarılması için değil devlet tahvillerinin satın alınması için de kullanılabilecek. Örneğin, İtalya ve İspanya tahvil çıkarırsa, AB'nin İstikrar Mekanizması'ndaki kaynaklarla satın alım yapılabilecek.
AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, AB zirvesinde ilk gün toplantılarının ardından basına yaptığı açıklamada, "Acil büyüme önlemleri kapsamında ekonomimize 120 milyar avro kaynak aktarılması konusunda anlaştık" demişti.
Konsey başkanının açıklamaları 13 saatlik görüşmelerin ardından geldi.
Van Rompuy, sermayesinde 10 milyar euroluk artırımla Avrupa Yatırım Bankası'nın kredi kapasitesinde 60 milyar euroluk bir artış sağlanacağını belirtti.
Kalan 60 milyar avronun AB bütçesinde henüz kullanılmayan yapısal fonların istihdamı teşvik edecek şekilde yeniden dağıtılması ile gelecek aylarda çıkarılacak, enerji, ulaşım ve geniş bant internet yatırımlarına yönelik proje tahvilleriyle karşılanacağını dile getiren Van Rompuy, büyüme ve istihdamı teşvik amaçlı 120 milyar avronun büyük ölçüde krizdeki ülkelere yönlendirileceğini kaydetti.

Süper Mario Euro’yu rahatlattı
İtalya dün 3 ‘Süper Mario’yu konuştu. Başbakan Mario Monti’nin Brüksel zirvesinde Almanya Başbakanı Merkel’i dize getirip 120 milyar Euro’luk acil kaynağı onaylattığı dakikalarda, Gana kökenli İtalyan futbolcu Mario Balotelli de Euro 2012’nin favorisi Alman milli takımını adeta çimlere gömdü. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi ise Merkel’e karşı İtalya’yı destekleyen bir diğer ‘Süper Mario’ oldu.'

İspanya bu faizleri kaldıramaz'
İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, İspanya'nın mevcut borçlanma maliyetini daha fazla kaldıramayacağını söyledi. 10 yıllık tahvil faizi kritik eşik olarak kabul edilen yüzde 7'ye yaklaşarak 6,8'e çıktı.
Perşembe günkü Avrupa Birliği zirvesinden önce açıklamalar yapan Rajoy, "En acil konu, mali kaynak bulunması" dedi. İspanya bankalar için kurtarma paketi istemesine karşın kamu maliyesi için böyle bir talepte bulunmamıştı. Euro bölgesi ülkeleri İspanyol bankalarına 100 milyar Euro'ya kadar destek sözü vermişti. Bu para yakında devreye girecek.
Salı günü Avrupa Birliği yetkilileri parasal birlik için vizyonlarını ortaya koymuş ve bunun yatırımcıları Euro bölgesine borç verme konusunda cesaretlendireceği ve kurtarma paketlerine ihtiyacı ortadan kaldıracağı umudunu dile getirmişti.
Rajoy İspanyol parlamentosundaki konuşmasında "Piyasalara giremeyen kurumlar var. Bu İspanya'da oluyor, İtalya'da ve başka ülkelerde de" dedi.

'Resesyon derinleşiyor'
Bu arada İspanyol Merkez Bankası yılın ikinci üç aylık döneminde resesyonun daha da derinleşmiş olabileceğini açıkladı. İspanya ekonomisi 2011'in son çeyreğinde yüzde 0,3 bu yılın ilk üç ayında da yüzde 0,3 oranında küçülmüştü. Merkez Bankası'nın açıklamasında ekonomideki daralmanın yılın ikinci çeyreğinde hızlandığı belirtildi.
İtalya bugün yüzde 2,957 faizle 9 milyar Euro değerinde altı aylık tahvil ihalesi gerçekleştirdi. Mayıs sonundaki ihalede faiz oranı yüzde 2,104 olmuştu. Euro bölgesi içinde, üye ülkelerin borçlanma maliyetlerini aşağı çekmek için ortak tahvil çıkarılıp çıkarılamayacağı tartışılıyor.
Ancak bu konu Merkel'in kesin taraftar olmadığı bir konu. Genel olarak AB liderler toplantısında alınan kararlar piyasalarda çok olumlu bir hava yarattı.

LIBOR skandalında ikinci hedef RBS
Dünya bankacılık tarihinin en büyük yolsuzluklarından biri sayılan ve en çok kullanılan faiz oranı LIBOR’un manüple edilmesini araştıran skandal genişliyor.Bilindiği gibi Libor oranı ingilterenin önde gelen bankalarının her gün saat 10.30 a kadar bildirdikleri faiz oranlarının ortalaması olarak ilan ediliyor ve bütün dünya bu oranı uyguluyor.
Barclays, her iki ülkede 453 milyon dolar ceza ödedi. İngiliz Times gazetesi, soruşturmanın hedefindeki ikinci bankanın Royal Bank of Scotland (RBS) olduğunu yazdı. RBS ingilterenin en büyük dünyanın sayılı bankalarında. Kriz sırasında devletleştirilmişti.Times, RBS’nin de Barclays’e benzer nedenlerle 233 milyon dolar ceza ödeyeceğini belirtti. Bu arada faizlerin manüple edildiği belirtilen 2005 - 2009 yılları arasında Barclays’in yatırım bankacılığı kolunun başında olan Barclays CEO’su Bob Diamond üzerindeki baskı da artıyor.
The Sun gazetesi Bob Diamond için ‘Bob the Rob’ (Soyguncu Bob) başlığını attı. Diamond görevini bırakmayı düşünmediğini açıkladı. LIBOR dünya genelinde 360 trilyon dolarlık kredi ve finansal işlemi etkiliyor.

AMERİKA RAPORU
OBAMA İÇİN BÜYÜK BAŞARI : SAĞLIK REFORMU ÜST MAHKEMEDEN ONAY ALDI
Obama için fevkalade önemli olan sağlık reformu yapılan itirazlar üzerine Federal Mahmemeye taşınmıştı. Supreme Court dedikleri bir bakıma anayasa mahkemesi olan kurul, anayasaya mani bir durum olmadığını açıkladı. Obama'nın seçim şansını fevkalade etkileyuen yasa saplık siğortasını her ABD vatandaşına mecburi hale getiriyor. Büyük bir reform olarak tanımlanıyor.

ABD'de Ekonomik Görüntü
Geçen yıldan bu yana işsizlikte meydana gelen bir puanlık düşüş hesaba katılmazsa ABD ekonomisinde çok fazla bir şey değişmedi. Petrol fiyatları ve enflasyon düşük seviyelerde seyrederken, işsizlik en önemli sorun olarak gündemdeki yerini koruyor. Mayısta yüzde 8.2 oranında gerçekleşen işsizlik, FED Açık Piyasa İşlemleri Komitesi'nin 20 Haziran'daki toplantısında gündemin önemli konularından biriydi. FED Başkanı Bernanke, işsizlik oranında bir azalma olmaması halinde duruma seyirci kalmayacaklarını söylemişti. Yılın tamamı için büyüme oranının yüzde 1.9-2.4 aralığında gerçekleşmesi beklendiğinden, işsizlikte bir azalma beklemek pek gerçekçi olmaz. FED'in kendisine yasayla verilen görevleri arasında fiyat istikrarını koruma dışında tam istihdamı teşvik edici politikalar izlemenin de olması müdahale olasılığını arttırıyor.
Toplantıda kısa vadeli gösterge faiz oranının yüzde 0 - 0.25 aralığında tutulması dışında, uzun vadeli faizlerin düşürülmesine yönelik politikaya yıl sonuna kadar devam edilmesi kararı da alındı. "Twist" olarak bilinen bu politikayla FED, uzun vadeli faizleri düşürerek hem konut piyasasındaki tıkanıklığı açmak, hem de yatırımlarda artışı teşvik etmek istiyor. Bunun için de kısa vadeli hazine bonolarını satarken, uzun vadelileri satın alıyor.
Geçtiğimiz eylül ayından bu yana devam eden bu politika sonucu, konut kredileri üzerindeki faizler son altmış yılın en düşük seviyesine gerilemiş bulunuyor. Ancak, bunun beklenen neticeyi verdiği söylenemez. Konut piyasasında henüz bir canlanma yok. Ağırlaşan kredi koşulları, halkın düşük faizlerden faydalanmasını engellerken, işsizliğin yol açtığı gelir kayıplarından dolayı taksitlerini ödeyemeyip evlerini kaybeden insanların sayısı artıyor.
***
Bu durum doğal olarak akla FED'in önümüzdeki aylarda parasal bir genişlemeye gidebileceğini akla getiriyor. Daha önceki operasyonlarla piyasaya toplamda yaklaşık 2.4 trilyon dolar kaynak aktarılmıştı. Böyle bir politika, muhtemelen enflasyonun şu andaki seviyesi yaklaşık yüzde 2'nin üzerine çıkmasına yol açacak.

Peki, enflasyondaki artışın ekonomiye katkısı olabilir mi?
Enflasyonun arttırılmasından yana olan iktisatçılara göre yüzde 4-6 aralığında gerçekleşebilecek bir enflasyon, talebi arttırarak ekonomik büyümeye ivme kazandırabilir. Nobel ödüllü iktisatçılardan Paul Krugman bu tezi işleyenlerin başında geliyor.
IMF'nin Başekonomisti, Massachusetts Institute of Technology (MIT) öğretim üyesi Olivier Blanchard da hemen hemen aynı kanıda. Blanchard'ın, 2010'da Giovanni Dell'Ariccia ve Paolo Mauro ile birlikte kaleme aldığı makalede (*) bu görüşe yer veriliyor. Resesyonun etkisini göstermeye başladığı 2008'de toplam talebin süratle azaldığını, birçok merkez bankasının buna faizleri yüzde sıfır oranına kadar düşürerek cevap verdiklerini, ancak bunun bile yetmediğini söyleyen Blanchard ve arkadaşları şöyle devam ediyorlar: "Kriz öncesi dönemde hedef enflasyon yüzde 2'den daha yüksek bir oranda tespit edilmiş olsaydı, merkez bankaları ekonomiler krize girdiğinde faizleri azaltma konusunda daha geniş bir esnekliğe sahip olurlardı." Bu ifadeyi biraz açalım. Öncelikli amaçları fiyat istikrarının korunması olan önde gelen merkez bankalarının hedef enflasyon oranını yüzde 2 olarak tespit etmeleri- kriz halinde faizlerin yüzde sıfırın altına düşmeyeceği gerçeği altında - kendilerine fazla hareket alanı vermiyor. Fakat hedef enflasyon oranı yüzde 2 değil de, örneğin yüzde 4 olarak belirlenmiş olsaydı faizleri daha fazla düşürebileceklerdi.

Bernanke başkalarına sattığı aklı kendine uygulayabilecek mi?
Blanchard, Dell'Ariccia ve Mauro'nun makalesinin, FED Başkanı Bernanke'nin 1999'da Princeton Üniversitesi'nde görevliyken Japonya Merkez Bankası'nın para politikası üzerine yazdığı makaleyle önemli benzerlikleri var.
Japonya Merkez Bankası'nın, deflasyona karşı güçlü politikalar geliştiremediğini ileri süren Bernanke makalesinde, FED'in şimdi uyguladığı "twist" politikasına ilaveten döviz piyasasına müdahale edilerek ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerinin düşürülmesi, yani devalüasyon yapılmasını, ayrıca hedef enflasyon oranının orta vadede yüzde 3-4 oranına yükseltilmesini önermiş.
O zaman Japonları bu politikaları uygulamadıklari için eleştiren Bernanke, Başkanı olduğu FED'de Cumhuriyetçilerin sert muhalefetine rağmen şimdi bunları uygulamaya koyabilir mi ? Twist politikası ekonomiyi canlandırmaya kafi gelmedi. Bu açık. Geriye, geçen yıldan kalma parasal genişleme politikasına devam etmekten başka bir yol kalmıyor. Bunlara, hedef enflasyon oranının yukarıya çekilmesi de ilave edilebilir.
Sadece yaklaşan seçimler değil, ABD ekonomisindeki gelişmeler de dünyayı yakından ilgilendiriyor. Bakalım, Bernanke'nin başında olduğu FED, yılın geri kalan kısmında para politikasına dair ne yenilikler getirecek. Belirsizlikler enflasyonist eğilimleri arttırıyor. Bu
büyümenin yolunu açar mı derseniz? Tabii ki, bir garantisi yok.

PİYASALAR
Borsa
AB Teşvik paketi İMKB'yi coşturdu

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) 100 endeksi haftanın son gününe 678,33 puanlık yükselişle 61.500,90 puandan başladı. İMKB'de hisse senetleri açılış fiyatları ile önceki kapanışa göre ortalama yüzde 1,12 oranında değer kazandı.
Analistler AB liderler zirvesinden gelen haberlerin etkisiyle yükseliş trendini koruyan İMKB 100 endeksinin, 61.700 - 62.000 seviyelerinin gün içi direnç 60.900 ve 60.500 seviyelerinin ise destek olarak takip edileceğini belirtiyorlar.
İMKB'de ise önceki gün sert yükselişinin kar satışlarına, Fitch'den gelen açıklamalar da eklenince satış baskısının arttığı, ancak İMKB 100 endeksinin 60.500 puan seviyelerinden destek bularak değer kaybının yüzde 0,6 ile sınırlı kaldığı görüldü.
Avrupa borsalarında ise İspanya'da faizlerin tekrar yüzde 7 seviyesinin üzerine çıkmasıyla borsalar satıcılı seyretti. İspanya yüksek faizden müşteki. İspanya'da 10 yıllık tahvil faizleri 7,0130'a kadar yükseldikten sonra günü 6,9410 seviyelerinden tamamladığı görüldü.
Piyasalar, AB liderler zirvesinde sorunlu ülkelere yardım koşullarını gevşetme, istihdam ve büyümeye yönelik teşvik paketi konusunda liderlerin anlaştığı yönündeki açıklamalarla yükseliyor.

Döviz
Euro/dolar paritesi uluslararası piyasada AB açıklamalarının ardından cuma günü 1,2627 seviyesine kadar yükseldikten sonra 1,2570 - 1,2590 aralığında dengelendiği görülüyor. Euro/dolar paritesi perşembe günü 1,2407'ye kadar düştükten sonra 1,2440 desteği seviyelerinde günü kapatmıştı.

Perşembe'yi piyasalar genelde AB liderler zirvesine yönelik beklentilerin olumsuza dönmesi ve risk almak istemeyen yatırımcıların satışlarıyla günü düşüşlerle kapatmıştı. Dow Jones endeksi gün içinde kısa vadeli destek seviyesi konumunda olan 12.450 puana kadar geriledikten sonra son bir saatte gelen alımlarla 12.602'ye kadar yükselse de günü önceki kapanışa göre yüzde 0,2 oranında değer kaybıyla kapattı.
Esenlikle Kalın

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.