• BIST 107.921
  • Altın 153,999
  • Dolar 3,8353
  • Euro 4,5054
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 4 °C

TCMB: Kredi muslukları açılmalı

TCMB: Kredi muslukları açılmalı
TCMB Başkanı Durmuş Yılmaz Başbakan'ın aksine: Bankalar bize güvenerek reel sektörle ilişkilerini düzenlesinler, kredi musluklarını açsınlar' dedi.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN


HAFTANIN EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ (28 Aralık 2008-02 Ocak)

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Durmuş Yılmaz Başbakanı tekzip ediyor.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Başkanı Durmuş Yılmaz, Türkiye"nin krizden tek başına çıkmasının mümkün olmadığına işaretle,  krizden bütün dünya ile birlikte çıkılacağını belirterek, krizin bizi teğet geçmediğini vurgulamış oldu.
Krizden ne zaman çıkacağımızın cevabı ABD"de diyen Yılmaz “Likidite daralmasına rağmen TCMB"nin bankaları ve mali sektörü fonlamaya devam edeceklerini, bir likidite sıkıntısı çektirmeyeceklerini belirterek, bankalar bize güvenerek reel sektörle ilişkilerini düzenlesinler, kredi musluklarını açsınlar" dedi.

 



BDDK BAŞKANI TEVFİK BİLGİN: BANKALARIN STRESİ GEÇİYOR

Bu arada bir seminerde geçtiğimiz günlerde bir konuşma yapan BDDK Başkanı Tevfik Bilgin “Bankaların stresi geçiyor” dedi.

BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, bugünkü sıkıntı ve kredi daralmasının nedeninin, bankaların son üç ayda 16 milyar dolar dış borç ödeme yükümlülüğü olduğunu, 2009"un tamamında  bu yükün  22 milyar olduğuna dikkat çekerek, takvim sıkışmasından bankaların 2008 Ekim-kasım-aralık aylarında  strese girdiklerini belirtti.

Bankalar kaynak problemi ile karşı karşıyadır diyen Bilgin” pasifte kaynak çok kuvvetli değil, gelmiyor, yurtdışı kaynaklar da kurumuş durumda. Bankalarımız bu kısa dönemin büyük yükünü atlattıklarına göre önümüzdeki yıl daha rahat olacaklardır” diyor.

 

BEKLEYEN SICAK PARAYI ÇEKMEK LAZIM
Gerçekten Başkanın söylediklerini çok dikkatle irdelersek, mevduat kaynağı çok zayıf. Bankalarımız şimdiye kadar dış kaynaklarla bu büyüklükleri yakaladıklarına göre  2009 yılında  kaynak konusunda sorunlarımız var ve işimiz zor. Bir banka genel müdürü arkadaşımın dediği gibi, “Bugün güvenli limanlarda düşük faizle bekleyen sıcak parayı en kısa zamanda tekrar çekmemiz gerekiyor. Bunun içinde IMF anlaşması ve bu kısa dönemde teknik bir hata yapmamamız gerekiyor. Olmayacak bir şey değil. Ancak dikkatli olmamız lazım. Yoksa hiçbir bankamızın 2009 hedefi, 2008 yılını aşamayacaktır. Hatta daha kötü olacaktır.”

 

CAN SUYU KREDİSİ BAŞARISIZ
Gene deneyimli bir bankacı arkadaşımın ifadesine göre, Mart 2009"da birkaç büyük bankamızın ilk defa zarar açıklaması mümkün.

Bütçe kabul edildi. Ancak  IMF anlaşmasından sonra revize edileceği de belirtildi.  Henüz Hükümet paketi konusunda bir gelişme yok. Gerçi bazı tedbirler var demiştik. Mesela “ Can Suyu” kredisi dedikleri Kobilere yönelik Halkbank"ın yönettiği kredi uygulaması var.

 Ama maalesef başarısız. Bütün talepler şube bazında 5 yıl önceki sigorta borcuna veya ortaklardan birinin kredi kartını gününde ödememesi engeline takılıp geri dönüyor. Açıkçası dostlar alışverişte görsün. Bunun adı “ Can Suyu Kredisi”. Beş yıl önceki sigorta borcu yüzünden bu talebi reddederseniz sizin bu krediyi verme niyetiniz yok demektir. Şube Müdürü"de çaresiz. Önümde sistem var buna göre dizayn edilmiş. Otomatik olarak red veriyor diyor. Haklı.

Ondan sonra da Başkan” Bankaya gidemeyen yüksek tefeci faizine katlanıyor diyor. Doğru söylüyor. Vatandaş devletten bir şeyler bekliyor ama bir gazeteye çıkarıp 375 milyon dolar veren banka, benim 5 yıl önce zamanında ödemediğim sigorta borcumdan dolayı bana 15.000 YTL vermeyi reddediyor.



ROUBİNİ ÇÖZÜMLERİ SIRALAMIŞ

Geçtiğimiz hafta Ege Cansen Prof. Roubini hakkında bir yazı yazmıştı. Şaka değil. Roubini,yaşadığımız global krizi  Mart 2008 tarihinde İstanbul"da verdiği konferansta, önceden tahmin eden ve olacakları neredeyse bir, bir sayan NewYork Üniversitesinin değerli bir hocası. Ayrıca gene Ege Cansen “madem ki krizi bildi, çözümünü de bilir diyerek araştırmış. Gerçekten Roubini birkaç ay önce  çözümleri de sıralamış. 
Şöyle ki;

Faizlerin düşürülmesi,

Mevduata tam güvence verilmesi,

Hacizlerin askıya alınması,

Finans firmalarına(sadece bankalara değil) nakit desteği,

Reel sektör kredilerinin arttırılması,

Bankaların sermayelerinin takviye edilmesi,

Devletin alt yapı yatırımlarını arttırması.

ROUBİN ÇOK ŞİDDETLİ RESESYON BEKLİYOR
"Krizden önce nakit kraldır" diyen Roubini"nin önerilerini okuyunca, bu "nakdi tahtından indirme mekanizmasıdır" diyor Cansen. Öyleyse krizi bitirecek politika, harcamaları artırmaktır.

Bu sefer ben merak ettim. Krizi bilen Roubini acaba 2009 hakkında ne düşünüyor diye? Web sayfasına girdim ve 17 Aralık 2009 tarihinde Roubini"nin 2009 hakkında düşündüklerini buldum.

 

Prof. Roubini, 2009 yılını, global ekonomik dünyanın büyük bir boyutunda stagfilasyon ve  resesyon yılı olarak görüyor. Çok şiddetli bir resesyon bekliyor.

2010 yılını,  2009 yılında alınacak mücadele tedbirlerinin etkisi ve  başarısı tayin edecek. Bunun için mali ve parasal politikalar, mali kuruluşlara ( sadece bankalara değil ) nakit ve gerekirse sermaye desteğini sadece ABD"de değil dünyanın her yerinde vermek, diyor.” Bu yapılırsa 2009 yılında pozitif büyüme görebiliriz. Hacizlerin askıya alınması ve kişiler üzerindeki borç yükünü azaltacak ve ödeme imkan ve zamanı yaratmak şarttır “diyor.

 

BİZE GELİNCE;

Bankalarımız aracı olarak kullandıkları hukuk büroları aracılığı ile zamanında ödenmeyen borçlar konusunda acımasızlıklarını, bütün şiddetleri ile gerek kurum gerekse kişiler üzerinde sürdürüyorlar. Tacizlerini cep telefonlarına kadar indiren korkutucu “çilingerle evinize geliyoruz” meali mesajlar atarak, gece 12" lerde telefondan arayarak sürdürüyorlar. Karşınızda hukukçu muhatap yerine, konuşmasını ve hukuk dilini bilmeyen çoluk çocuk buluyorsunuz “kızım bunun ihbarnamesi nerde” dediğinizde bir de hakaret görüyorsunuz.

 

SOKAKTAKİ ADAM HÜKÜMETİN KRİZ POLİTİKASINI KRİTİK EDİYOR
Prof. Roubini finans kuruluşlarına nakit desteği verilmeli derken, sektördeki faktoring ve finansal kiralama şirketlerini de işin içine sokuyor. Bizimkiler krizde mevcut kredileride kapatıyorlar.

Can Suyu Kredisi diyorlar su bir türlü akmıyor.

Daha mevduat garantisinden haber yok. Roubini” mevduata tam garanti “ diyor.
TCMB Başkanı mevduat kaynağının ürküntüsünden bahsediyor ama daha tıs yok. Muhtemelen dağ fare doğuracak.

 

Sonuç olarak; sokaktaki adam, hükümeti uyguladığı veya uygular gözüktüğü kriz politikası bakımından ciddi olarak kritik ediyor. Bizden söylemesi.

 

2008 yılını kapatırken, önümüzdeki birkaç günün pozitif bir seyir geçirmesini bekliyoruz. Borsamız endeks olarak biraz daha yükselecektir. Dolar kurunun  1.47-1.50 bandında kapanmasını bekliyorum. Faizler biraz daha yumuşayabilir. Perşembe piyasalar kapalı. Cuma hafif geçer. Bu hafta fazla bir veri olmadığı için takvimi vermeğe gerek görmüyoruz.

 

Ancak geçtiğimiz haftanın verileri arasında yer alan; mevcut konut satışları 17 yılın en düşük seviyesini yakalayarak, ekim ayına göre %8.6 düştü.

 

İş arayan  sayısı 26 yılın en yüksek düzeyine çıkarak 586.000 oldu.

 

Şahsi gelir ve harcamaları, Kasım ayında %0.2 ve %0.6 oranında düştü.

 

Dayanaklı tüketim siparişleri 51 oranında düştü.

 

Veriler olumsuz bulundu.

 



DOLAR VE EURO"YU BEKLEYENLER
Son olarak; 2009 yılına ilişkin bütçe parametreleri hakkında bilgi vermek isteriz.

Piyasa araştırmalarımıza göre, özellikle finans kesiminde tahminler, önce  dolar/euro beklentileri ile başlıyor. Bu konuda iki görüş var. Birincisi doların 2009 da güçleneceğini bekleyen Obama"cılar. Bunlar Obama"nın öngördüğü ekonomik tedbirlerle başarılı olacağını ve doları güçlendirmesini bekliyorlar.

Diğerleri Euro"nun değer kazanacağına inananlar. ABD ekonomisinin sırtındaki yükleri önemseyen ve çözümde zorluk görenler.

 

Bu konuda 1.30-1.40 aralığı esas alınıyor. Doları güçlü görenler tabanda yani 1.30"u alyorlar. Euro"yu güçlü görenler tavanı esas alıyor. Ortalama uygulama 1.35 civarında.

Dolar/YTL konusuna gelince, genel beklenti 1.40-1.50 bandında görülüyor. Bütçelerde 1.45 hakim.

Enflasyon konusunda 2008 yılının %11 lik kapanmasına karşılık, 2009 yılında Tüfe"de %8 veya 9 gibi müspet bir beklenti var. Bunda petrol fiyatları kadar doğalgaz"da beklenen %40"a kadar çıkmasına  mümkün gözle bakılan ama %20 bile olsa fark etmez denilen indirim etken oluyor. Talep düşüklüğünün de etkisiyle fiyatlar umumi seviyesinin fazla yükselmeyeceği de tabii ki varsayımlar arasında.

 

İktisadi büyüme açısından reel sektörde 2008 hedefleri korunuyor. Özellikle bankalar likidite sorunu çözülmeden kendilerinde büyüme öngörmüyorlar.

 

Hepinize sağlıklı ve mutlu bir yıl diliyoruz.

 

Saygılarımızla   

 

 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.