• BIST 106.836
  • Altın 161,945
  • Dolar 3,9050
  • Euro 4,6244
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 4 °C

Swissotel ile Gökkafes yıkılmalı

Swissotel ile Gökkafes yıkılmalı
Swissotel lahite, Gökkafes ise mezar taşina benziyor" diyen Bakan Günay, bu yapıların kamulaştırılarak yıkılması gerektiğini söyledi.
İSTANBUL- Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Dolmabahçe Sarayı'nın etrafında bulunan ve havalandırma boşluklarını tıkayarak tarihi binanın zarar görmesine neden olan yapıları ağır bir dille eleştirdi. "Swissotel bir lahite, Gökkafes ise mezar taşina benziyor" diyen Günay, bu yapıların kamulaştırılarak yıkılması gerektiğini ifade etti.
Doksanlı yılların başinda noktasal turizm alanı ilan edilen Dolmabahçe Sarayı kompleksinin yer aldığı binlerce dönüm araziye dönemin yönetimlerince dünyanın önde gelen otel zincirlerinden Swissotel'in "boğaz" manzarasına komumlanmasına yeşil ışık yakıldı. Swissotel'in inşasından elli yıl kadar önce ise yine saray kompleksinin bulunduğu araziye 1940 yılında İnönü Stadyumu inşa edildi. Kamuoyunda "Gökkafes" olarak bilinen Ritz Carlton Oteli ise yoğun muhalefete rağmen birkaç yıl önce faaliyete geçti.

Boğaz hattı rant alanı haline getirildi
Dolmabahçe Sarayı'nın çevresindeki bu yapılaşmayı eleştiren Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, "Bu, kırklı yıllarla başlayan bir süreç. Stadın yapımına izin verilirken saraya etkileri düşünülmedi. Aynı durum Dolmabahçe Sarayı için de geçerli. Swissotel bir lahite, birkaç kilometre ötesindeki Gökkafes ise mezar taşina benziyor" diyen Günay, bu durumu "Osmanlı mirasını içselleştirememek" sözleriyle tanımladı ve ekledi: "Tarih duyarsızlığı Osmanlı'yı küçümseyerek başlayıp Cumhuriyet'in özgün eserlerine kadar uzanan bir duyarsızlığa dönüştü. Umarım Türkiye bir gün bu oluşumları kamulaştırarak yıkacak kadar zenginleşir."

Dolmabahçe Sarayı
Dolmabahçe Sarayı'nın can damarı sayılan havalandırma boşluklarının tıkalı olduğu yönünde söylentilerin varlığına dikkat çeken Günay, uzmanların bu konuda acilen bilimsel çalisma yapmasının önemine değindi. Swissotel'in konumlandığı yeşil alanın saraya hava sirkülasyonu sağladığını söyleyen Günay, otelin yapımıyla birlikte sarayın bu sirkülasyondan mahrum kaldığını belirterek bu durumun yaratabileceği olumsuz etkiler dolayısıyla endişelerini dile getirdi. İstanbul kentinin koruma bilincinin eksikliğinden dolayı geri dönülemez zararlar aldığına dikkat çeken Günay, doksanlı yılların başinda "Boğaz" hattının bir rant merkezi haline dönüştüğüne dikkat çekerek, "Kendi kültürel mirasınızı kendiniz koruyamazsanız, başkaları ondan yararlanır" dedi.

Acilen adım atılmalı
Balyan mimarisi uzmanı İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ögretim üyesi ve ICOMOS üyesi Prof. Dr. Afife Batur da havalandırma boşluklarının kapalı olma ihtimalini "büyük olasılık" sözleriyle özetlerken, bu görüşünü saray çevresindeki yoğun kanalizasyon kokusuna bağladı.
"Koku, otelin atıklarını usulüne uygun şekilde deşarj edememesinden kaynaklanıyor olabilir" diyen Batur, acilen gereken araştırmaların yapılmasının önemine dikkat çekerek "Havalandırma boşlukları yeni teknikler kullanılarak açılabilir, sadece bu konudaki gerekli adımların acilen atılması gerekiyor" diye konuştu.
"Dolmabahçe Sarayı aynı bir sal gibi ahşap bir zemin üzerine oturtularak dolgu araziye inşa edildi" diyen Batur, bu modeli "çok özgün bir zemin modeli" sözleriyle tanımladı. Sarayın inşasında dönemin en ileri tekniklerinin uygulandığını vurgulayan Batur, yapının yapım aşamasında en az bina kadar havalandırma konusu üzerinde titizlikle durulduğuna dikkat çekti.
"Bodrum katın havalandırmasının çok iyi olması gerekiyor, aksi takdirde rutubet kontrol altına alınamaz, havalandırma sistemi olmazsa bina aynı insan gibi ölür" diyen Batur, havalandırmanın aynı zamanda denizden gelebilecek iyot ve tuzların tahribatını da azalttığını söyledi.
Sarayın inşasının ardından düzenli olarak havalandırma boşluklarının kontrol altında tutulduğuna değinen Batur, en kapsamlı onarım sayılan 20. yüzyıl başlarındaki onarım sırasında da havalandırma boşluklarının elden geçirildiğine dikkat çekti.

'Kendi ülkelerinde yapamazlar'
"Saray tek başina bir mimari harika, yazık ki böyle bir oluşumun ardında bir taş kafes yükseliyor" sözleriyle düşüncelerini özetleyen Batur şöyle devam etti: "Swissotel tarihi çevre koruma açısından yüz karası ve utancımız. Bahsettiğimiz bu büyük sermayeler kendi ülkelerindeki saray komplekslerinin çevresine bu tür oteller asla inşa edemezler" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Batur şöyle devam etti: "Aşirı milliyetçi bir toplumuz, fakat unutmamalı, milli sarayların tam ortasına böyle oluşumlara bizzat kendimiz izin verdik. Üç kuruş para için kent sattık, bu ne tür milliyetçilik" sözleriyle düşüncelerini özetledi.
Yeşil alan kalmadı Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Restorasyon Anabilim Dalı ögretim üyesi Can Binan ve Kültür Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Restorasyon Anabilim Dalı ögretim üyesi Prof. Dr. Nur Akın ise sarayın tüm sorunlarını kanalizasyon sorununa indirmenin yanlış olacağına dikkat çekerek asıl sorunun artık geri dönüşü mümkün olmayan yeşil alanın yok edilmesi olduğunu vurguladı.
"Dolmabahçe Sarayı gibi son dönem sarayların en görkemlisinin ardında böyle bir otelin yükselmesine izin verilmesi inanılmaz" sözleriyle düşüncelerini dile getiren Binan ve Akın, doksanların öncesinde denizden bakıldığında yeşil yamaçlarla birlikte sarayın eski kent dokusuna özgün bir görünüm sergilediğini söylediler.

Balyan mimarisi nereden geliyor?
Balyanlar Kayserili mimar bir Ermeni ailesi. 18. ve 19. yüzyıl Osmanlı-Türk mimarlık sanatına damgalarını vurmuşlar. Saray mimarı ailesi olarak İstanbul'un en güzel yapılarına imza atmışlar. Balyanlar'ın yapılarında Doğu sanatının Batı Rönesans'ı ile uyumlu bir biçimde örtüstügü de görülür. Bu ailenin yapılarındaki en güzel özellik, inşa ettikleri eserlerinin dayanıklı olmalarıdır. Ailenin inşa ettiği eserler arasında Dolmabahçe Sarayı, Çiragan Sarayı, Yıldız Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Ihlamur Kasrı, Selimiye Kışlası, Taşkışla, Nusretiye Camii, Ortaköy Camii, Üç Horan Kilisesi, Tophane Saat Kulesi ve Darphane sayılabilir.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mandarin Bodrum’un Genel Müdürü’ne ödül15 Kasım 2017 Çarşamba 17:00
  • Ascott, The Somerset Maslak ile İstanbul’da15 Kasım 2017 Çarşamba 16:00
  • Doktorun Oteli'nden diyet mutfağı15 Kasım 2017 Çarşamba 10:00
  • Burak Aydın: 2018, turizmde atılım yılı olacak15 Kasım 2017 Çarşamba 07:00
  • Otellerde istihdam yüzde 15 arttı13 Kasım 2017 Pazartesi 12:00
  • Uzungöl’de yıkımlar başlıyor 12 Kasım 2017 Pazar 18:00
  • ‘Hotel Bomonti’ye ‘hizmette mükemmeliyet’ ödülü12 Kasım 2017 Pazar 07:00
  • Oteller israfı animasyon ve panelle durduracak11 Kasım 2017 Cumartesi 18:00
  • Tamince'nin 8 off-shore şirketi çıktı08 Kasım 2017 Çarşamba 20:40
  • İstanbul sıcak lezzetlerini Hyatt’larda08 Kasım 2017 Çarşamba 20:20
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.