• BIST 93.297
  • Altın 210,049
  • Dolar 5,3165
  • Euro 6,0196
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 2 °C

Süreç devam ediyor: Sıra âkil insanlarda

Süreç devam ediyor: Sıra âkil insanlarda
Suriye’de oyunlar sürerken Türkiye’de âkil insanlar listesi açıklandı.Barışı arzulayan insanlar olarak, veremeyeceğimiz tavizleri saklı tutarak sürecin başarılı olmasını diliyoruz.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 08-12 Nisan 2013
İSTANBUL-
Geçtiğimiz hafta beklenen âkil insanlar listesi açıklandı. Başbakan kendileri ile Dolmabahçe'de buluştu. Benimde sonuna kadar dinlediğim güzel bir konuşma yaptı
Metin iyi hazırlanmıştı. Seçilen bazı âkillerin gönlünü okşayan değinmeler güzeldi gerçekten. Katılırsınız katılmazsınız. Onu bilemem. Ancak bu hükümetin organize ettiği, çerçevesini çizdiği bir proje ve sivil toplumun yardımcı olması isteniyor. Çok iyi düşünülmüş. Âkillerin çalışma süresi bir aydan iki aya çıkarıldı. Bu da olumlu. Barışı arzulayan insanlar olarak, veremeyeceğimiz tavizleri saklı tutarak sürecin başarılı olmasını diliyoruz.

2.20130406171503.jpg

BORSA İSTANBUL İLK GONGUNU ÇALDI

Sermaye piyasalarının üç borsasını tek çatı altında birleştiren Borsa İstanbul'un ilk gongu geçtiğimiz hafta çaldı. IMKB'nin unvanının Borsa İstanbul A.Ş. olarak değişmesi nedeniyle, “IMKB” ibaresinin yerini”BİST” yani Borsa İstanbul aldı.
Bu arada belirtelim yeni logonun mamarı Sn. Erdoğan.
Ben TSKB'de çalışırken kulakları çınlasın Genel Müdürümüz Özhan Eroğuz her yılsonu hareket olsun diye organizasyon şemasında yatay değişiklikler yapar bizi heyecanlandırırdı. Çünkü TSKB çok statik bir banka idi. Yeni fonksiyonlar ekleyerek birşeyler yapamayınca hiç değilse unvanların isimlerini değiştirirdi. Bu isim değişikliği de biraz ona benziyor. Birşey yapamadık bari ismini değiştirelim dediler.
Türkiye'de sermaye piyasasının derinliği olmadığından dem vuruyoruz. Sığ bir piyasamız ve sınırlı sayıda yatırımcımız var. Yabancılar olmasa kendi kendimize çelik çomak oynayacağız herhalde. Kalkıp isim değiştiriyoruz. Hayırlara vesile olsun diyelim.

3.20130406171542.jpg

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI FAİK ÖZTRAK : BORSA DEVLETLEŞTİRİLDİ

CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztrak, Borsa İstanbul olayı sebebiyle bir açıklama yapmış. Hükümetin küçük yatırımcının sorunlarına eğilmek yerine, borsa yönetimine el koymayı tercih ettiğini ve borsayı adeta devletleştirdiğini ifade eden Öztrak, "Oysa bu piyasaların geliştiği ülkelerde borsalar üyeleri tarafından kurulan ve yönetilen mesleki kuruluşlar niteliğindedir. AKP şimdi el koyduğu borsanın ismini alayiş, valayiş ile değiştirmekte, borsayı şirketleştirmektedir. Ortaya çıkan şirketin ortaklık yapısından borsanın iplerinin Hükümette kalacağı anlaşılmaktadır.
Öztrak, likidite uyarısı yaparak şöyle devam ediyor: "Bugün tüm dünyada ciddi likidite bolluğu var ve bu likidite kar etme hırsıyla bizim gibi piyasalara yönelmektedir. Nitekim 2012’de kendi ligimizde büyümesi en hızlı yavaşlayan 5. ekonomi olan Türkiye, borsaya gelen sıcak paraya döviz cinsiden kar verme konusunda dünya ikincisi olmuştur.
Ancak bu likidite bolluğu sonsuza kadar gitmeyecektir. Önümüzdeki bir iki yılda bu para bizim gibi ülkelerden çekilmeye başladığında zarar vatandaşın omzuna yıkılmamalıdır. Yani kar sıcak paranın, zarar vatandaşımızın olmamalıdır. “

HİSARCIKLIOĞLU “DOĞU AKDENİZ'DEKİ YENİ ENERJİ KAYNAKLARINA DİKKATİ ÇEKTİ.
Geçtiğimiz hafta İstanbul'da başlayan Türk-Arap Forumu'nda bir konuşma yapan Hisarcıklıoğlu “Görünen o ki Dogu Akdeniz'de ortaya çıkan enerji kaynakları ile bizim cografyamızda enerji ihraç eden yeni ülkeler ortaya çıkacak. Bu imkanlardan yararlanmanın en iyi yolu da bölgesel ekonomik işbirliğimizi güçlendirmekten geçiyor” diye konuştu.
On yıl önce Türkiye'yi 700.000 arap ziyaret ederken, bugün bu sayının 2.5 milyona ulaştığını belirten Hisarcıklıoğlu gene son on yılda arap ülkeleri ile ihracatımızı 11 kat, ithalatımızı ise 12 kat artırdık ve karşılıklı dış ticaretimiz 2012 yılında yıllık 50 milyar dolar seviyesine yaklaştı diyen Hisarcıklıoğlu, karşılıklı sermaye hareketliliğine dikkati çekti.

BANKALARIN SERMAYE YETERLİLİĞİ YÜZDE 17,6 OLDU
Bankacılık sektörünün sermaye yeterliliği standart oranı Şubat ayında yüzde 17.6 oldu. Türk bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü Şubat 2013 itibarıyla 1 trilyon 397 milyar 69 milyon lira oldu.

BDDK, Türk bankacılık sektörünün Şubat 2013 dönemine ilişkin konsolide olmayan ana göstergelerini açıkladı. Bankaların BDDK'nın veri tabanına gönderdikleri kesinleşmemiş geçici verilere göre;
•Türk bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü Şubat 2013 itibarıyla 1 trilyon 397 milyar 69 milyon lira oldu.
•Sektörün aktif toplamı 2012 yıl sonuna göre 26 milyar 379 milyon lira (yüzde 1,9) artış gösterdi.
•Şubat 2013 itibarıyla krediler 815 milyar 272 milyon lira ve menkul değerler 272 milyar 219 milyon lira bakiye arz etti.

2012 yıl sonuna göre krediler yüzde 2,6, takipteki alacaklar brüt yüzde 6,1 ve menkul değerler yüzde 0,8 oranında arttı.

SERMAYE YETERLİLİK ORANI YÜZDE 17,6
Bankalar açısından fevkalade önemli olan ve Temmuz 2012'den itibaren Basel-II kriterleri esas alınarak hesaplanmaya başlanan sektörün sermaye yeterliliği standart oranı, önceki yılın aynı dönemine göre 0,8 puanlık artışla Şubat 2013'te yüzde 17,6 düzeyinde gerçekleşti. Basel-I kriterine göre daha önce 8 olan kriter Basel II ile bütün dünyada %12 olarak esas alınıyor.Bu açıdan bakılırsa sermaye taban rasyosu dediğimiz sermaye yeterlilik oranımız çok iyi bir düzeydedir denilebilir.

İFLASLAR HIZLA ARTIYOR
Geçtiğimiz hafta piyasalara yansıyan Goldaş olayından sonra H&M firmasının en büyük tedarikçisi Roteks Tekstil, Afyon fabrikasını kapatarak küçülme politikası izliyor.. Mısır'danda çekildi. Hazır giyim sektöründeki zordaki firmalara her geçen gün birileri ekleniyor. Kimi perakende sektörünün ünlü markalarından biri idi, kimi Uluslar arası devlerin büyük tedarikçisi. Dünya Gazetesinin “Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden tekstil ve hazır giyimde ne oldu da rüzgar terse döndü? Haberine göz atıyoruz.
Maliyet artışı ve değerli TL. Baş rolü kapınca firmalarda sıkıntı başlıyor. Kurumsal olmayan firmaların yarattıkları rekabet, bir müddet sonra kurumsal firmaları da fason üretime yönlendiriyor. Giderek kurumsal firmalar üretimden çekiliyorlar. Kumaşlara konan vergiler, enerji maliyetleri ve sendika problemleri yaşanan tasfiyenin en büyük nedenleri. Birde AVM'ler de bu çöküşü hızlandırıyor. Sanki her marka açılan her AVM'de olmalıymış gibi yanlış bir büyüme stratejisi izleniyor. Rakibim varsa bende olmalıyım zihniyeti hakim. Buda sonu hızlandırıyor.

ASYA RAPORU

JAPON NİKKEİ ENDEKSİ 5 YILIN EN YÜKSEK SEVİYESİNDE
Japonya borsası, Merkez Bankası'nın ekonomiyi canlandırmak amacıyla hazırladığı teşvik paketini ikiye katlaması üzerine, son beş yılın en yüksek seviyesine çıktı.

4.20130406171655.jpg

Japonya Merkez Bankası, ülkenin para arzını iki katına çıkararak büyümeyi teşvik edeceğini ve fiyat düşüşlerini durduracağını açıklamıştı. Yükselişi, bankanın önlemlerinin beklenenden çok daha kapsamlı olması ve büyümenin desteklenmesi için daha güçlü bir yaklaşımın yürürlüğe konacağı beklentisi tetikledi. Bu arada, Japon yeni, Amerikan doları karşısında düşmeye devam etti. Yen’in düşüşü son iki günde yüzde 4.5 seviyesine ulaştı.
Japonya'nın yeni başbakanı Abe ile birlikte uyguladığı yeni politika, piyasaya para sürerek para birimini zayıflatmak ve ihracatı artırmak olarak özetlenebilir.
Gözüken o ki dünya ülkelerinin merak etmelerine gerek yok.. Amerika'nın arkasından gelen Japon Genişlemeci politikası, Amerika vazgeçse bile bir müddet daha dünyayı rahatlatmaya devam edecek.
Dünya sıralamasında üçüncülükte olan Japon ekonomisi ihracattaki daralma nedeniyle resesyonda bulunuyor. Uzmanlar, Japonya'da son 10 yılda gerçekleşen deflasyonun ekonomideki durağanlığa katkıda bulunduğu görüşünde. Tüketiciler daha fazla fiyat düşüşü umuduyla harcamalarını ertelediğinden, iç talepte de bir daralma söz konusu.

JAPONYA'NIN ELEKTRONİK DEVLERİNE NE OLDU
Japonya'nın elektronik şirketleri bir zamanlar dünyaya hükmediyordu. Sony, Panasonic, Sharp herkesin bildiği markalardı. Bugün zor durumda olan bu şirketler her yıl milyarlarca dolar zarar ediyor. Ne oldu da bu güçlü Japon şirketleri bu hale geldi?

5.20130406171737.jpg

BBC Tokyo'nun bu konudaki araştırmasından satır başlarını veriyoruz.
Japon elektronik sanayisine ne olduğuna dair fikir sahibi olmak için Tokyo metrosunda bir yolculuğa çıkmak gerekiyor.
Tokyo metrosunun büyük bölümünde 3G cep telefonları kullanılabiliyor.
Ama Japonya'da toplu taşıma sisteminde telefonla konuşmak yasak olduğu için herkes telefonunu yalnızca mesaj yazmak için kullanıyor.
Peki hangi marka telefonları kullanıyorlar? Bindiğim tren kompartımanındaki yolcuların %80'inin elinde Apple iPhone vardı.
Bu elbette bilimsel bir gözlem değil, ama bir ortalamayı ifade ediyor. Eskiden herkesin elinde bir Sony Walkman görmek mümkün iken bugün Apple ve Samsung'un hakimiyeti sözkonusu.
Bu göstergeler şirketlerin bilançosuna da yansıyor elbette. Japon elektronik devlerinin bilançoları bugün eksilerde seyrediyor.
Sony bu yıl belki az bir kâr yapabilir. Bu 2008'den bu yana ilk olacak. Panasonic'in (eski adıyla Matsushita) ise bu yıl 9 milyar dolar zarar etmesi bekleniyor. Daha küçük bir şirket olan Sharp, nakit pompalanmazsa bir yıl daha ayakta kalabilecek güce sahip değil.

Yanlış giden neydi?
Tokyo'da yaşayan ekonomist Gehard Fasol, Japon devlerinin dijital devrimin gerisinde kaldığına inanıyor.
Fasol'a göre, bu şirketler renkli televizyon, radyo, kaset çalar, buzdolabı, çamaşır makinası gibi karmaşık elektrikli aletler üretme olgusu üzerinde yükseldiler.
Bunlar elektronik parçaları olsa da, genel olarak mekanik aletlerdi.

6.20130406171857.jpg

Daha sonra yaşanan dijital devrimle dünya değişti. Bu devrim sadece elektronik aygıtların çalışma biçimini değil, üretim biçimini de değiştirdi.
İmalat modeli değişti, şirketler üretimi ucuz ülkelere kaydırdı. Bu durum Japon imalatçı şirketlerin kâr marjının düşmesine neden oldu.
Fasol, "Apple'a bakın. iPod ve iPhone üretiyor. Bu ürünlerdeki kâr marjı %50. iPhone'lar Çin'de yapılıyor, ama iPhone'un değerinin belki sadece %3'ü Çin'de kalıyor. Yani Panasonic gibi büyük şirketler bugün yalnızca imalat yaparak zengin olamaz" diyor.

'Beyin ülkesi olmak'
Hitachi'nin başkanı 66 yaşındaki Hiroaki Nakanishi 2010'da 100 yıllık şirketin başına geçtiğinde şirket zarar ediyormuş. Nakanishi Japonlara özgü olmayan bir şey yaparak şirketin çoğu tüketici elektronik eşyası alanındaki zarar eden birimlerini satışa çıkarmış ya da kapatmış.
Nakanishi, "Dijital teknoloji herşeyi değiştirdi. Bugün küçük bir çip ile yüksek kalite televizyon görüntüsü elde edilebiliyor. Yani bu işi herkes yapabiliyor. Bu da Kore ve Çin gibi ülkelere kapıları açtı. Şimdi avantaj onlarda" diyor.
Hitachi en iyi teknolojiye sahip olmakla ün yapmıştı. Fakat bugün rekabet konusu, satış ve pazarlama stratejisine, reklam bütçesinin büyüklüğüne kaymış bulunuyor.

7.20130406171949.jpg

Japon şirketlerin bu gelişmelerin gerisinde kaldığını ifade eden Nakanishi, Hitachi'yi en güçlü olduğu alana, ağır sanayi mühendisliği alanına yoğunlaştırdı. Gaz ve buhar tirbünleri, nükleer enerji istasyonları, hızlı trenler gibi alanlarda, özellikle gelişmekte olan ülkelerde Hitachi'nin bir numara olmasını hedefliyor.
"Sadece makina satışı değil, mühendislik, planlama, hatta bazen projenin finansmanı gibi topyekün bir süreç bizim avantajımızı oluşturuyor" diyor.
Nakanishi'nin stratejisi sonuç veriyor. Hitachi yeniden kâra geçti. Fakat diğer şirketler açısından işler bu kadar kolay yürümeyecek.
En güçlü şirketlerden biri olan Sony bile kârını elektronik eşya satışından çok hayat sigortası satışından sağlıyor. Ama Panasonic ve Sharp'ta bu da yok.
Gehard Fasol, tıpkı 1950 ve 60'larda olduğu gibi Japonların Amerikan şirketlerinden ders alması gerektiğine inanıyor.
Japonya'nın program yazılımı alanını ihmal ettiğini ifade eden Fasol, "Bugün en başarılı şirketlerin Silikon Vadisi'nde olması tesadüf değildir. Cisco ya da Oracle gibi şirketler Kore'nin rekabetinden etkilenmiyor.

EN ÇOK ÇİNLİ TURİSTLER HARCIYOR

7.20130406172045.jpg

Çinli turistlerin geçen yıl gittikleri ülkelerde toplam 102 milyar dolar harcadıkları açıklandı.

EN ÇOK HARCAYANLAR
1.Çin 102
2.Almanya 83,8
3.ABD 83,7
4.İngiltere 52,3
5.Rusya Federasyonu 42,8
6.Fransa 38,1
7.Kanada 35,2
8.Japonya 28,1
9.Avustralya 27,6
10.İtalya 26,2
11.Singapur 22,4
12.Brezilya 22,2
13.Belçika 21,7
14.Hong Kong 20,5
15.Hollanda 20,2
Milyar dolar
Kaynak: Dünya Turizm Örgütü

Bu sonuçla Çinliler, küresel turizmin ana gelir kaynağı haline geldi ve en çok harcayanlar sıralamasında birinci oldu.
Çinli turistleri Almanlar ve Amerikalılar izliyor
Dünya Turizm Örgütü'nün açıkladığı rakamlara göre, Çinli turistlerin harcadıkları para, bir önceki yıla göre yüzde 40 oranında arttı.
Örgüte göre bu artışta gelirlerin yükselmesi, seyahat sınırlamalarının azalması ve Çin parasının değerlenmesi rol oynadı.
Ruslar beşinci sırada
Diğer yükselen ekonomilerin turizm harcamaları da arttı.
Rus turistler 2012'de 43 milyar dolar harcadı.
Ruslar yüzde 32 artışla en fazla harcayanlar listesinde yedincilikten beşinciliğe çıktı.
"Yükselen ekonomiler, turizmde büyümenin başını çekiyorlar. Çin ve Rusya'daki turizm harcamalarında görülen müthiş büyüme bu ülkelerdeki orta sınıfın giderek artan bir şekilde turizm pazarına girdiğini gösteriyor. Bu da dünya turizm pazarını değiştirmeye devam edecek"
Geleneksel pazarlardaki harcamalar da arttı. Alman ve Amerikalı turistlerin harcamaları yüzde altı yükseldi. İngilizlerin turizm harcaması da yüzde 4 artarak 52 milyar dolara ulaştı.

AVRUPA DOSYASI

İTALYA'DA İBRE BERLUSCONİ'YE DÖNDÜ

İtalya'da ülkenin yeniden seçime gitmesi olasılığı karşısında yapılan anketler, Berlusconi'yi önde göstermeye devam ediyor.

8.20130406172127.jpg

Berlusconi'ye kamuoyu desteği SWG tarafından yapılan ankette yüzde 31.4 oldu. Merkez soldaki Demokrat Parti'nin lideri Bersani'ye destek yüzde 29.3 olurken, 5 Yıldız Hareketi'nin kamuoyu desteği ise yüzde 25.4 olarak gerçekleşti. Ancak Berlusconi ile Bersani arasındaki fark geçtiğimiz haftaya göre 0.8 puan azalarak 2.1 puan oldu

KRİZ ÜLKELERİNDE ALMANYA ALEYHTARLIĞI ARTIYOR

AB'nin krizli ülkelerinde Almanya aleyhtarlığı artıyor. Almanya ise kırıcı eleştiriler karşılığında susmayı tercih ediyor. Bütün kriz ülkelerinde Merkel'in hitler bıyıklı ve nazi üniformalı resimleri yayınlanıyor.

9.20130406172225.jpg

Şansölye Merkel sıkı kemer sıkma politikasından taviz vermediği ve verdirmediği için Avrupanın korkulu rüyası” olarak tasvir ediliyor.
Bu aşağılanmalara “herkes fikrini söylemekte serbesttir” diyerek karşılık veren Merkel, ben eski Doğu Almanya'da iken böyle özgürlükler yoktu diyor.

10.20130406172307.jpg

Bu arada Merkel yukarıdaki pozu sebebiyle Godfather filminin Don Carleone'sinede benzetildi. Merkel'in elini öpen Polonya Başbakanı Donald Tusk.

PİYASALAR
Geçtiğimiz hafta iki olumsuz gösterge yayınlandı.
•Birincisi 2012 yılında ekonomi %2.2 büyümüş. Beklentilerin çok altında kaldı.Dolayisi ile 2012 kötü bir yıl olarak geçti dememiz gerekir. 13.5 milyar dolarlık altın ihracatınıda düşersek, büyümemiz muhtemelen ekside olacaktı.
•2013 Mart ayında ihracat artışı %0.3 oranında kalmış.Yılın ilk üç ayında ihracat artış oranı 3.3 olmuş.

Öncelikle üzerinde durmamız gereken büyüme niçin yavaşladı?
Rakamlara bakarsak iç talep frenlenmiş, mevcut 2.2 artışında ihracattan yani dış talepteki artıştan kaynaklandığını görüyoruz. İhracatın büyümeye katkısı %4.1 olmuş. Buradaki iç talep freninin etkisini görebiliriz.
Aynı durum 2013 yılında da devam eder ve ihracat o kadar artmaz ise 2.2 gibi bir büyümeyi bile arar hale geliriz diyor ekonomistler. Yavaşlama var demek istiyorlar. Bununda iyi olmadığını belirtmeye çalışıyorlar.
Bakan Çağlayan geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada büyüme rakamına değinirken “Büyümede daha fazlasını hakediyorduk. Biraz “acı fren” oldu.2023 hedefimiz ilk 10'a girmek. 2 trilyon dolar GSMH'ya çıkabilmek. Bunun için en az %6,6.5 arasında büyümemiz gerekiyor. Büyümede fren olmaz” değerlendirmesinde bulunarak topu başkalarına attı.
2013'ün ilk ayları tatmin edici değil gözüküyor. 2023 hedeflerini bir tarafa bırakırsak, 2013'ün hedeflerini kurtarabilmek için bile yeniden oturup düşünmemiz gerekiyor. Bir müddet sonra global likiditenin çekilme ihtimalini dikkate alırsak, stratejimizi ona göre hesaplamamız gerekiyor.

Bugünlere bakarsak;
Mart ayı genelinde sermaye çıkışlarının arttığını ve hazinenin önemli boyutlarda itfalarının olduğunu dikkate almak gerekiyor. Diğer taraftan cari açığa ilişkin beklentileri bozan bir kredi artış hızının yüksekliği nedeniyle hem para politikasının sıkılaştırılması hem de faizlerin yükselmeye devam edeceği veya yüksek düzeyini koruyacağı öngörülüyordu. Fakat TCMB herkesi şaşırttı Tavan faizi 100 base point indirirken, reserv opsiyon katsayısını marjinal ölçüde yükseltti.

Bundan çıkan sonuç:
•Öncelikler değişmeye başlamış,
•Kredi faizlerinin ve hazine borçlanma maliyetlerinin yükselmesi istenmiyor.
•Büyüme ve bütçe endişesi ile iç talep ve kredi hacmını sınırlayan anlayıştan uzaklaşma eğilimi zorunlu olarak kapıyı çalıyor.
•Kısa vadeli faizlerde yaşanacak eğilim bundan sonraki trendlerde belirleyici olacak
•S&P'nin not yükseltmesi hem durum tesbiti hemde destek anlamı taşıyor.
•Dikkat,,,,dikkat,,,,dikkat....

BORSA
IMKB yok artık. Karşımızda Borsa İstanbul var. Kısaca BİST diyeceğiz. Gong vuruldu. Hayırlı olsun. 86.700'lerdeki tarihi çıkışlardan iniş devam etti ve haftayı 82.071 puandan kapattı. Bu günlerde yeni bir çıkış beklenmiyor. Dış piyasalara bağlı bir gelişme sözkonusu olabilir.

DÖVİZ
Enflasyona faizler kadar tepki vermedi.Başçı'nın REK'in 120'yi aşması halinde ölçülü faiz indirimi gelebilir açıklamasının ardından kur ve sepet bir miktar arttı. Dolar haftayı 1.7982, euro 2.3386, parite 1.3004 olarak kapattı.

FAİZ
Özetle enflasyon açıklaması ile yükseldi. Başçı'nın açıklaması ile gevşedi ve haftayı 6.07 olarak kapattı. Başçı'nın demecinden sonra artış beklememek gerekir diyebiliriz.

Esenlikle Kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır) .

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.