• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 7 °C

Süheyla Taşçıer'in şiir kitabı

Süheyla Taşçıer'in şiir kitabı
Gazeteci, şair Süheyla Taşçıer'in üçüncü şiir kitabı "Tenimin Altındaki Tanrıçalar" Payan yayınlarında çıktı.
 "Açılır imge odalarım,
hayat yolum dediğim uzun koridora.
şehrim sırtımda yürürüm."


diyen şair Süheyla Taşçıer'in üçüncü şiir kitabı "Tenimin Altındaki Tanrıçalar" Payan yayınları tarafından çıktı.
128 sayfa olan kitapta Taşçıer yine aşk şiirleriyle dikkatleri çekerken, "Babama" ve "Ayak İzleri" şiirleriyle de adından sıkça söz ettirecek.
Bize yakın ve bizden biri Süheyla Taşçıer. Keyifle okuyacağınız ve "bu benim öyküm" diyeceğinz dizelerde zaman zaman hüznün denizinden, kendinizi deli fırtınalara atacaksınız ve sessiz sakin limanlarda da dinleneceksiniz...
Bu arada, uzun aradan sonra Taşçıer'in birinci kitabı “On İki Saatlik Sevgili” ve ikinci kitabı “Yağmur Altınta Sevişsek” de yeni baskılarıyla okurlarıyla buluşuyor..
Anadolu'nun "uğruna inanıyorum" diyen şair Süheyla Taşçıer ilk imza ve söyleşisini
20 Aralık Cuma günü saat 15.00"da Eskişehir Adımlar Kitabevi"nde yapacak.
22 Aralık Pazartesi günü de Kadıköy Belediyesinin düzenlediği Kitap Fuarında, Cadde Bostan Kültür merkezinde İstanbullu okurlarıyla saat 10.00 – 19.00 arasında buluşacak.

TENİMİN ALTINDAKİ TANRIÇALAR'DAN şiirler

UTANÇ


ay gezinirken çakıl taşlarında
kanlı bıçaklarını yalıyor avcılar

karanlığın pençesinde
kütükte küçük
darağacında büyük çocuk sallanıyor
korkunç melekler genç güzelliğin
yüreğini taşırken gökyüzüne
olup bitene kusuyor tanrı

anaların ateşinde yanıyor büyücüler
eylem bildirileri düşüyor rahimlerden

sabah utancını sütçünün sesinde yıkıyor

evet
ev ödeviniz bu gece yıldızları saymak

AŞK

buralar serin diyorsan
rüzgarı kırıp
göğün ortasına açılalım
uzun bacaklı ağaçlarımızla
karnını oyalım güneşin

ete kemiğe bürünmüş
piramitlerin efendisi mısıra uzanalım

nil çekilsin gözlerimin sürmesine
afrodizyak tütsüler yaksın tanrılar
yeryüzü insin saydamlığına
tanrıçalar tenimin altında kıpırdasın

çatlasın kleopatra
kör olsun
parmaklarımdan süzülen ışıktan
büyülensin orman

utanır mı toprak ana rahminden

hadi döl
döl
döl şekillen

KADIN

asi gençliğini göz altlarında toplamış
yanaklarında utangaç gamzeler
sevda sözlerini biriktirdiği ağzı kocaman

omuzları kalçalarına tabi
kalçaları uysal hizmetçi

beli deli deniz

onun sularında yüzenler bilir
fırtınayı baştan çıkartmış

günah
günah gözlerinde sürme

YANGIN

benim de yedi yaşım vardı
çıplak ayaklarımda
cam kesiği yaralar

canım
canım en çok
babamın mezarından dönerken acıdı

şimdi
içimde yanıyor
çocukluğumda çaldığım
bir kucak odun

DÜNYA

senden
bana aktı damla

içinde

içinde dünya

BABASI BELLİ

ilk küfrümü yedi yaşında yedim

camı kıran hangi orospu çocuğu
tutun şu piçi kaçıyor

ne ana
ne ara
asfalttan yollarımız
trafikte de magandalarımız yoktu

çatısız evler sokağında büyüdüm

büyüdüm

sonra
babası belli
ne piçler tanıdım



ÖZ YAŞAM


Gözlerini, tükettiği aşklarıyla arkasına aldığı Ankara"da dünyaya açtı.
Siyasi 7 gün dergisinde yayımlanan “Türkiye"deki Bunalım”, “TRT"nin Yakasından düşün”, “Halk Eğitimi”, “Altındağ Halkını Tanıyalım” başlıklı yazıları usta yazar ve gazetecilerin dikkatini çekti.
Ankara"da gazeteciler sokağı olarak bilinen, Rüzgarlı Sokak"la 15 yaşında tanıştı. Amatör muhabirler yetiştiren Radyo Televizyon dergisinde çalıştı. Ardından “Okul” olarak nitelendirilen Barış gazetesinde çalışmaya başladı.İri siyah gözlerinde babasının gözleri yaşama kapandığında alfabeyi yeni sökmüştü.Ama verdiği sözü tutmuştu... Eve ekmek ve su götürüyordu. “Gazeteci olunmaz doğulur” diyen Şinasi Nahit Berker"den ve ustaları Nahit Duru ve Durul Salman"dan gazetecilik adına çok şey öğrendi.
Barış Gazetesinde yaptığı haberlerlerin ses getirmesi ve Ankara"da liselerarası şiir yarışmasında ikinci gelmesinden sonra, Hürriyet gazetesinin kapıları açılmıştı. “Büyük Deniz” dediği Hürriyet gazetesinde yine usta gazetecilerle çalışmaya başladı.”Yere düşen her şeyi harf olarak algıladım. Eve götürüp yeni sözcükler üretim” diyen Taşcıer" siyah okul önlüğü ile girdiği Rüzgarlı Sokak"ta, artık gazeteciydi. Basın denen organizma bu dokuyu ret etmemişti..Taşcıer, sağlık alanında yaptığı haberlerle ses getirirken ödüller de alıyordu.
12 Eylül ihtilalinde yazdığı YENİ HÜKÜMETLE YENİ ZAMLAR haberi nedeniyle İstanbul sıkıyönetim komutanlığınca, üç gün süren sorgulama sonunda 10 gün gözetim altına alındı. Ayrıca Ankara sıkıyönetim komutanlığı ASALA Esenboğa baskını haberiyle ilgili olarak Taşcıer"i günlerce sorguladı. “Gençliğimi Ankara- İstanbul- İzmir sıkıyönetim komutanlıklarında "Niye bu haberleri yazdın, sorgularıyla geçirdim” diyen Taşcıer, 7 yıl Hürriyet gazetesinde çalıştı. Kanal D- Böyle Gitmez - Prizma Show TV -Temiz Eller, Kent TV Gece Vizyon programlarında özel haber muhabiri olarak çalıştı.

Ustası Cemal Süreya “Şair İstanbul"da yaşar” deyince 1988 yılında İstanbul"a geldi.19 yıldır İstanbul"da yaşayan Taşcıer"in 17 yaşında “yaşamda annemden sonra sahip olduğum en değerli varlığım” dediği Cem adında bir oğlu var.

İlk şiir kitabı, 1990 yılında yayımlanan, On İki Saatlik Sevgili" yi, 1992 yılında yayımlanan ikinci kitabı Yağmur Altında Sevişsek izlemiştir.

Süheyla Taşçıer, 2007 yılında Kültür Bakanlığı"nın desteklediği Bacıyan-I Rum (Anadolu Kadınları) belgeselinin metin yazarlığı ve senaristliğini de yapmıştır...
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.