• BIST 91.686
  • Altın 211,744
  • Dolar 5,3854
  • Euro 6,1343
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 8 °C

Şu Uludağ meselesi...

Can Pulak

Akil adamlar galiba her konuda lazım.
Siyasi kadrolar, sık değişen bürokratlar, hızlı tırmanan yetkililer, sağlıklı ve ülkenin ihtiyacı olan kararları almakta acele ediyorlar.
Öyle kararlar var ki, akıllara estiği gibi alındı mı, faydadan çok zarar verir.
Bilgi, vizyon, deneyim gerektiren konularda karar verileceği zaman, mutlaka meseleyi iyi bilen insanlara danışmak gerek.
Öyle yapılırsa, ülkenin çıkarına çok yararlı sonuçlar alınır.
Şu Uludağ meselesinin içinden uzun zamandır çıkılamıyor.
Kış turizmimizin gözbebeği, yıllardır sıkıntı içinde.
Evet, zamanında yanlışlıklar yapılmış olabilir, projelerin dışına çıkılmış olabilir, kurallara aykırı gelişmeler yaşanabilir. Bunların hepsi olabilir. Ama çözümü yıkmak mıdır, yoksa düzeltmek midir?
Yapılan yanlışlar varsa, devlet neredeydi?
Projelerin dışına çıkılmışsa, neden göz yumuldu?
Aklına esen yapmadı ki o tesisleri dağa, yaparken devlete danışıldı.
”Sen başla, yapmana bak” denildi ki, tesisler herkesin gözü önünde genişletildi.
Aynen böyle oldu…
Başbakan helikopterle Uludağ’ın üzerinden geçerken, “Ne bu dağınıklık? Burası Davos gibi olmalı. Hemen çalışmaları başlatarak, gerekeni yapınız’’ talimatını vermiş.
Gerçekten doğru bir talimat bu, ama kayaktan, dünyadaki kış turizmi merkezlerinden ve gelişmelerden haberi olmayan bürokratlar, yapıcı değil yıkıcı kararlar alarak, Uludağ’a hem de tam sezon içerisinde balyozu vurmuşlar.
Geçen yıl olanları anlatıyorum.
Oteller iyice traşlandı. En büyük otellerin 50-70 arasındaki odaları yıkıldı. Binbir zorlukla yapılan tesislere her türlü zarar, hem de sezonda verildi.
Bu arada planı, programı olmayan devlet tesislerinden bazıları da göstermelik yıkıldı.
Bunlar geçen yılın olayları…
Bu yıl daha da fecisi yaşandı.
Ağaoğlu’nun oteli tam sezonun ortasında, herkes kayağın keyfini çıkarırken, yıkılmak istendi.
İş makineleri, elde kazma işçiler, jandarma önlemleri filan… Sanırsınız deprem tatbikatı oluyor.
Yıkım kararı mı var, sezon öncesi yıkarsınız.
Haydi diyelim görevinizi ihmal ettiniz.
O zaman da sezon sonunu beklersiniz.
Burası dağ başı mı?
Evet dağ başı ve hem de Uludağ’ın tepesi.
Ağaoğlu Oteli’ni yenileyeceği zaman, yetkililer diğer otellere de yaptıkları gibi, ’’başla’’ iznini verdiler.
O izin verildi ki, Ağaoğlu da 20 milyon dolara oteli yenileyerek, ülkenin kış turizmine çok güzel bir tesis kazandırdı. Ayrıca o otel yıllarca çalıştı da.
Şimdi bu güzelim oteli yıkmak mı akıllılık, yoksa düzeltmek mi?
Hiç kimse kanunsuzluğa prim veremez.
Yasalara aykırı ne varsa, yasalara uygun hale getirilir. Bu, devletin görevidir.
Ama yasaların çiğnenmesini devlet teşvik etmişse, yapılanlara göz yummuşsa, yıllarca seyirci kalmışsa ne olacak?
Devlet kendi suçunu yatırımcılara yükleyerek kurtulabilecek mi acaba?
Uludağ’ı düzeltmek gerek.
Ama düzeltme görevi Orman Bakanlığı’nın hayatında ayağına kayak geçirmemiş, dünyadaki hiçbir kayak merkezini görmemiş, çocukluğunda şamriyelle kaydığını anlatan bürokratlarına bırakılamaz.
Bugün ülkenin milli parklarını yönetenlerin, kış turizmine ilişkin mercimek kadar bilgileri yoktur.
Olsaydı zaten, Uludağ’da bu rezaletler yaşanmazdı.
Ülkede bu işleri bilen, inceleyen, dünyadaki gelişmeleri izleyen çok sayıda yetişmiş insanımız vardır.
Bunlardan yardım istenebilir.
Dünyanın ünlü kayak merkezlerini plânlayanların görüşlerine başvurulabilir.
Aslında Davos çok iyi bir örnek değildir. Ondan çok daha güzel ve modern merkezler vardır. Bunlar örnek alınabilir.
Türkiye’de dağ ve kayak otelleri en fazla 2-3 ay çalışabilir. Böylesine kısa bir sezonda turizme yatırım yapanları kızdırmamak ve küstürmemek gerek. Avrupa’nın yaptığı gibi, bu yatırımcıları teşvik etmemiz, kendilerine bazı kolaylıklar sağlamamız lazım.
Erzurum’a olimpiyat diye trilyonları gömdük.
Şimdi orada in cin top atıyor.
Kayseri Belediyesi Erciyes’te müthiş bir kış turizmi plânlamış. Alt yapısına 160 milyon euro harcamış.
Otel yapmak isteyenlere bedava arazi tahsis ediyor.
Biz ise Uludağ’da yapılanları düzeltmek varken. Başbakanın gözüne girmek için bilinçsizce yıkıyoruz.
Allah akıl fikir versin.

Bu yazı toplam 2211 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.