• BIST 103.235
  • Altın 197,827
  • Dolar 4,7171
  • Euro 5,5018
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 19 °C

Sosyalistler AB’yi değiştiriyor mu?

Sosyalistler AB’yi değiştiriyor mu?
AB içinde muhalifler oluşuyor. AB artık kemer sıkma ile büyüme arasındaki farkları sıkı bir şekilde irdelemeye başladı

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 21-26 Mayıs 2012
İSTANBUL
- Fransa’nın yeni Cumhurbaşkanı Hollande AB içinde yeni bir politika yaratma gayretleri ile Merkel’in başını ağrıtacak gibi gözüküyor. Merkel, kendi ülkesinde kan kaybediyor. Nedeni AB’nin yükünü Alman halkının taşımak zorunda bırakılması. Olağan bir genel seçimde Merkel’in iktidara tutunabilmesi zor görünüyor.

SOSYALİSTLER AB’Yİ DEĞİŞTİREBİLECEK Mİ?
Avrupa'da garip şeyler oluyor. Fransa önemli bir değişim yaşadı.. Sosyalistler iktidar oldu.. İlk defa bir cumhurbaşkanı seçim kaybetti. Yeni Cumhurbaşkanı Hollande değişik bir söylemle iktidarı elde etti. Kemer sıkma politikasına karşı çıktı. Merkel karşıtı ekonomik görüşler telaffuz etti. Bu tutumuyla AB içinde geniş bir muhalif taraftar bulacağı konuşuluyor. Gerçekten AB artık kemer sıkma ile büyüme arasındaki farkları sıkı bir şekilde irdelemeye başladı. Yeni bir Mer-Hol döneminin başlaması zor gözüküyor. HollandeAB içinde yeni bir politika yaratma gayretleri ile Merkel’in başını ağrıtacak gibi gözüküyor. Diğer taraftan Merkel, kendi ülkesinde de kan kaybediyor. Nedeni AB’nin yükünü Alman halkının taşıması. Olağan bir genel seçimde iktidara tutunabilmesi zor gözüküyor.
Aynı şekilde siyasi ve ekonomik kriz yaşayan Yunanistan’da güç 6 mayıs seçimlerinden ikinci parti çıkan radikal sol partiler koalisyonu Syriza'da. 37 yaşındaki genç lideri Alexis Tsipras ikinci şeçimden Syriza’nın birinci parti olarak çıkacağından emin. Yeni Demokrasi ve Pasok partilerini eriteceğine inanıyor. Koalisyon tekliflerine hayır diyor. Tamamen farklı bir ekonomik görüş sahibi ve sokaktaki adamın hislerine tercüman oluyor. Kemer sıkma politikalarına şiddetle karşı. Avrupa Birliğini ve Merkel'i”Avrupalıların hayatıyla poker oynamakla” suçluyor. Yunanistan'ın AB ve IMF ile vardığı kredi anlaşmasını yeniden pazarlığa açmak isteyen Alexis Tsipras, ''Kemer sıkma hastalığı Yunanistan'ı yere yıkarsa, Avrupa'nın geri kalanına da yayılacaktır.'' diyor. Yunan halkının kamu harcamalarında daha fazla kesintiye gücünün kalmadığını söylüyor. Eğer seçimlerden başarı ile çıkarsa AB ile Yunanistan arasında büyük kavga gözüküyor.. AB-IMF kredileri, Yunan hükümetinin sıkı kemer sıkma önlemlerini hayata geçirmesine bağlanmış durumda.

emens-2.jpg

Tsipras, BBC'ye verdiği mülakatta, bankaların on binlerce Avrupalının içine düştüğü sefaletten istifade ettiğini; Yunanistan'ın yanısıra İspanya ve İtalya'da da halkın yoksulluğa sürüklendiğini söylüyor..
Almanlar ve IMF, şayet Yunanistan kendisinden talep edilen kesintileri yerine getirmezse, kredi musluğunu durduracaklarını söylüyorlar.. Giderek artan sayıda analist, bu durumda Yunanistan'ın euro'yu terketmekten başka çaresinin kalmayacağını düşünüyor.

Yunanistan euro’dan çıkabilirmi?
Eski para birimi drahmiye geri dönecek bir Yunanistan'ın derhal devalüasyona giderek ekonomisini kurtarmaya çalışacağı düşünülüyor. Yunanistan drahmi ile birlikte daha rekabetçi bir kura kavuşabilir ve böylece cari açığını kısmen de olsa kapatabilir. Böyle düşünsek bile “satabilecek nesi var “ diye sormamız gerekiyor.. Tek düzgün gelir kaynağı turizm olan Yunanistan'ın işi AB’siz çok çok zor.
Yunanistan'ın euro'dan çıkması sanıldığı gibi euro birliğini zayıflatmaz. Bilakis çürük elmanın ayrışması euro'yu daha rekabetçi yapar diyenler çoğunlukta.
Çözülme olurmu sorusunun cevabını Yunanistan örneği gösterecektir. Yunanistan'ın ayrılması onun için kötü olursa bunu gören diğerleri susacaklardır. Yok eğer başarıyla ayrılır ve toparlarsa arkadan Eurodan ayrılacak birkaç aday daha görebiliriz.
Yorum:
Seçimlerin ve oluşturduğu parlamentonun üzerinde durulması gereken iki partisi var: Biri, önceki seçimde oylarını yüzde 4.6’dan yüzde 16.8’e yükselten SYRIZA. Parti, Türkiye’de ‘Radikal Sol Koalisyonu’ olarak biliniyor. 15’ten fazla parti, dernek ve örgütün oluşturduğu bir koalisyon. Yeni seçimlere kendine güvenli olarak giriyor.
İşlediği tema “para karşılığı haysiyetimizden fedakarlık edemeyiz.”diyorlar.
Yılların har vurup harman savuran müsrif politikasının acıları şimdi çıkıyor. Eski iki büyük parti bunun faturasını ödüyorlar. Her nekadar durum isyanları oynasada, haziran seçimlerinden Spiriza’nın tek parti çıkması bize göre zor. Sağduyu sahibi yunan halkının hala AB içinde kalmaktan yana tavır alması bekleniyor.Yunanistan’ı yeni bir koalisyon bekliyor. Ancak Spriza’nın hakim olacağı bir koalisyonun çözüm üretemeyeceğine inanılıyor.

AVRUPA BİRLİĞİ BANKALARA DAHA SIKI KURALLAR GETİRİYOR
Avrupa Birliği bankaları daha güvenli hâle getirmek ve kurtarmaları önlemek için daha sıkı kurallar koyacak. Bankaları daha güvenli hâle getirmek ve ilerideki kurtarmaları önlemek isteyen Avrupa Birliği, bankalara daha sıkı yeni kurallar getirilmesi konusunda anlaştı. 27 AB ülkesi, tüm AB bankalarının daha fazla yüksek kalitede sermaye bulundurarak, uluslararası standartları yerine getirmelerine karar verdi.
İngiltere'nin baskısıyla AB ülkeleri yeni kurallara ek olarak daha sıkı sermaye zorunlulukları uygulayacak. Yeni kurallar şimdi Avrupa Parlamentosu'na gidecek. Düzenlemelerin Haziran'da hayata geçirilmesi bekleniyor. Anlaşma, euroda belirsizlik, İspanya ve İtalya'nın kurtarılacağı korkuları ve Yunanistan'ın eurodan çıkabileceği endişelerinin baş gösterdiği zamana rastladı.
AB'deki bankacılık sektörünün direncini artırmayı hedeflediklerini, böylece bankaların ekonomik aktivitileri ve büyümeyi finanse etmeyi sürdürebileceğini savunan AB İç Piyasalar Komiseri Michel Barnier, verilecek son ödünlerin, büyüme ve istihdam için temel oluşturan finansal istikrara katkı sağlaması gerektiğini belirtti.

emens-3.jpg

MOODY'S, İSPANYA'NIN 4 BÖLGESİNİN NOTUNU DÜŞÜRDÜ

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Katalonya, Extremadura, Murcia ve Endülüs bölgelerinin uzun vadeli kredi notlarını düşürdü, kredi not görünümlerini ise “negatif” olarak belirledi.
Kuruluş yaptığı açıklamada, karara gerekçe olarak söz konusu dört bölgenin 2011 yılındaki zayıf mali performansları ile 2012 yılında mali hedeflerini tutturabilmekteki düşük olasılığı gösterdi.
Ve Bankalar

Euro bölgesindeki mali krize ilişkin kaygılar artarken, kredi derecelendirme kuruluşu Moody's İspanya'nın 16 bankasının notunu düşürdüğünü açıkladı.
Moody's gerekçe olarak İspanya'da süregiden resesyonu ve Madrid hükümetinin zordaki bankalara yardım olanaklarının azalmasını gösterdi.İspanya'da bankalar çöken emlak borsasının sancılarını çekiyor.
İspanyol bankalarının çöken emlak piyasasındaki kayıplarının hükümet yardımlarıyla kurtarılamayacak kadar büyük olduğu endişesinin arttığı bildiriliyor.
Bankia, emlak piyasasında zararı en büyük olan İspanyol bankası olarak biliniyor.
Bankalar konusundaki artan güvensizlik İspanyol hükümetinin piyasalara borçlanma maliyetini biraz daha tırmandırdı.
İspanya Başbakanı Mariano Rajoy çarşamba günü yaptığı açıklamada, İspanyol bankalarına olan güvensizlik sürdüğü müddetçe, ülkenin borçlanma maliyetinin ''astronomik'' düzeylere çıkabileceği uyarısında bulundu.

ASYA DOSYASI
Japonya'nın yeniden inşası büyümeyi tetikledi

Japonya ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde, bir önceki üç aya kıyasla yüzde 1,0 oranında büyüdüğü açıklandı.Büyüme oranı, geçen yılki deprem ve tsunami felaketlerinin ardından yeniden inşaya aktarılan kamu harcamalarına bağlanıyor.Japon hükümeti, bu son verilerin yıllık büyüme oranı olarak yüzde 4,1'e tekabül ettiğini söylüyor.Özel sektörde tüketimin artışının da ekonomik büyümeyi canlandırdığı düşünülüyor.
Ancak gözlemciler ABD, Avrupa ve Çin ekonomilerinde büyümenin yavaşladığı bir dönemde, Japonya'dan gelen olumlu rakamların nasıl bir çizgide ilerleyeceğinin temkinli olmayı gerektirdiğini söylüyorlar.
Tokyo'da bulunan Norinçukin Araştırma Enstitüsü'nden Takeşi Minami, ''Bu veriler ekonominin geleceği konusundaki tahminleri değiştirmiyor.'' dedi.
Takeşi Minami, tüketimin güçlenmesine karşın, ufukta istikrarlı bir ekonomik canlanmanın olup olmadığını ihracattaki hareketlenmenin belirleyeceğini kaydediyor.
Japonya'da hükümet deprem ve tsunami felaketlerinden sonra yeniden inşaat çalışmalarına yaklaşık 250 milyar dolar harcamayı vaadetti. Yılın ilk çeyreğindeki büyümenin kamu harcamalarından kaynaklandığının altını çizen Itoçu Ekonomik Araştırma Enstitüsü analisti Yoşimasa Maruyama da ''Bu veriler Japon ekonomisinin gerçek gücünü yansıtmıyor.'' yorumunda bulundu.

emens-4.jpg

ÇİN'DE ALTIN TALEBİNDE REKOR

Dünya Altın Konseyi'nin rakamlarına göre, Çin'de altına talep 2012 yılının ilk çeyreğinde Çin yeni yılının da etkisiyle rekor kırdı.Yılın ilk çeyreğinde Çinlilerin altın ve mücevhere yaptığı yatırım 255,2 ton oldu.
Dünyada altın ticaretinin ve piyasasının kurallarını belirleyen yetkili kuruluş olan Dünya Altın Konseyi, Çin'deki enflasyon ve konut piyasasındaki sınırlamaların altına rağbeti büyük olasılıkla daha da artıracağını söylüyor.
Fakat küresel düzeyde altına talepte yılın birinci çeyreğinde yüzde 5'lik, ya da 1,097 tonluk bir düşüş oldu. Dünya Altın Konseyi bu düşüşün altın fiyatlarındaki hızlı tırmanıştan kaynaklandığını kaydediyor. Kuruluşun rakamlarına göre altının ons fiyatı yılın ilk üç ayında 2011'in aynı dönemine göre yüzde 22 arttı ve 1,690.57 dolar oldu.
Dünyanın en canlı ve önemli altın piyasalarından biri olan Hindistan'da altına talepte düşüş görüldü. Bunda altın ithalat vergisindeki artış ile altın mücevherata konan yeni bir gümrük vergisinin rol oynadığı düşünülüyor.

TÜRKİYE DOSYASI
ERDEM BAŞÇI “Risk gelişirse manevra alanımız var"


emens-5.jpg

Geçtiğimiz hafta İstanbul'da Küresel Finansal Reformlar Konferansı'nda konuşma yapan Merkez Bankası başkanı Erdem Başçı, "Kriz gelişmekte olan ülkelerde geçici etkiler yaptı. Gelişmekte olan ülkeler krize karşı daha dayanıklı" dedi.
Başçı şöyle devam etti: Küresel krizin, gelişmiş ülkelerde nispeten daha kalıcı etkileri gözlendi. Bunun nedenleri konusunda zihin egzersizi yapılacak olursa, anahtar kelime 'krize karşı dayanıklılık'tır. Gelişmekte olan ülkelerde krize karşı bu yıllarda daha dayanıklı yapı olduğunu görüyoruz. Kriz sonrası mali önlemleri hızlı alan ülkelerde toparlanma daha hızlı oldu. Aşağı yönlü riskler gelişirse manevra alanımız var. Mali sistemin gelir dağılımını düzeltici yönde çalışması mümkündür.
Erdem Başçı, mali sistemin, gelir dağılımını bozucu değil dengeleyici, hatta düzeltici yönde çalışması gerektiğine dikkati çekerek, ''Bu mümkün müdür? Evet mümkündür. Nasıl mümkündür? Mantıklı, sağlıklı gözetim ve denetim ile mümkündür'' dedi.
Başçı, gelişmiş ülkelerin kriz geçtikten sonra tekrar oturup finansal sistemin zafiyetlerini nasıl giderebilecekleri yönünde çalışması gerektiğini belirterek, ''Kısmen zaten bu yapılıyor. Basel III, kısmen bununla ilgili bir düzenleme. Uygulama tarihinin 2019'a kadar ertelenmiş olması, bir yerde 'Bu krizin etkileri geçtikten sonra sıkılaştırıcı önlemleri alalım' şeklinde anlaşılabilir'

"ENFLASYON MAYIS'TA TEK HANE GELECEK"
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı Mayıs ayı itibariyle enflasyonda önemli bir düşüş geleceğini ve bu ay kesinlikle tek haneye gelineceğini söyledi. Başçı yıl sonu hedefi olan yüzde 6.5'tan emin olduklarını belirtti
TCBM Başkanı Erdem Başçı özellikle son haftalarda Euro Bölgesinde gelen haberler karşısında Türkiye’den olumlu haberler geldiğini dile getirdi. Herkesin gelecekte ne olacağını merak ettiğini kaydeden Başçı bunların önemli konularda bilinmeyenler olduğunu kaydetti.
Başçı, Türkiye’nin bu durumda karşısındaki fırsatlar ve tehditlerin çalışılması ile bir politika başlattıklarını zaman zaman bir takım değişikliklerin olduğunu belirtti. Önemli olanın karşılaşılan şokların üstesinden gelinip gelinmediğinin önem taşıdığına vurgu yaptı.
Attıkları adımları TCMB'ye verilen görevler çerçevesinde yaptıklarını belirten Başçı, birinci öncelikli hedeflerinin fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmek olduğunu kaydetti. Bu aydan itibaren fiyat istikrarı cephesinde olabilecekleri dile getirdi.
Enflasyona yol açacak bir talep baskısı olmadığını kaydeden Başkan, Lehman krizi öncesinde ekonominin çok ciddi bir toparlanmaya sahne olduğunu dile getirdi. Büyüme tarafında atılan adımlarında meyvelerin toplandığını , buradan enflasyonist bir baskı beklemediklerini söyledi. Her türlü öncü gösterge yılın ikinci çeyrekten itibaren ılımlı büyümenin devam edeceğini gösterdiğini belirtirken, üretim faktörlerinin gelişmeleri desteklediğini dile getirdi.
Enflasyonda mayıs ayında önemli bir düşüş beklediklerini belirten Başçı geçen yıl ortalama yüzde 60’a yakın meyve sebze fiyatlarında artış olduğunu bu yıl aynı durumun yaşanmayacağını mayısta enflasyonun tek haneye döneceğinie vurgu yaptı. Bu ay için yüzde 8'lerin görülebileceğinin altını çizen Başçı "yıl sonunda yüzde 6.5 konusunda kendimizden eminiz" dedi.

Bakana göre: Dış açığın temel sebebi tasarrufların düşük olması
İhracatçıya yurtdışı yardım edecek diyen Başçı “bu noktada biz karşı duracağız çünkü TL’nin güçlü kalmasını istiyoruz” dedi.
Cari açık tarafında kademeli bir zayıflama olduğunu kaydeden Başçı esas problem olarak ithalata yönelinmesi gerektiğini ve Türkiye’deki dış açığın temel müsebbibi tasarrufların az olması olduğunu söyledi.

Yorum:
Sn. Bakan'ın enflasyon konusunda bu kadar emin konuşmasını takdirle karşılıyoruz ama piyasalar başka konuşuyor. Korkarım bu senede meyva sebzede aynı %60'lara yakın yükselişi yaşayacağız. Görünen köy klavuz istemez.Hangi markete giderseniz gidin 4, 5 liranın altında meyva sebze bulmanız mümkün değil. Yolunuz Carefour'a düşerse özellikle bakın beğenmediğiniz elmanın fiyatı 4.5 lira, malta eriği 13 erik 12 lira, çilek 6 ve kiraz 13 lira.Etiketler almış başını gitmiş. İçinde bulunduğumuz ay Mayıs ayı. Nasıl düşecek bu enflasyon merak ediyorum. Benim öğlenleri aldığım sandviç bile 5 liradan durduk yerde 6 liraya çıkmış.İnşallah sayın bakan haklı çıkar.

S&P: 15.000 USD FERT BAŞI GELİR YOKSA BBB ZOR
Türkiye'nin notunu pozitiften durağana çevirdiği için Başbakanın sert eleştirilerine maruz kalan S&P ekonomistleri, İstanbul'da düzenledikleri basın toplantısında eleştirilere cevap verdiler. Toplantıda en dikkat çekici açıklama “fert başı gelir 15.000 USD'ın üzerinde olmayan ülkelerin yatırım yapılabilir ülke notu alamayacağını” idi.
Başbakanın sözlerini “olağan duygusal sözler”olarak niteleyen S&P analistleri İtalya ve İspanya'nın notunun Türkiye'den yüksek olmasını” Türkiye'nin gelir ve istihdam açısından bu ülkelerle aynı kategoride olmamasını gerekçe olarak gösterdi.
S&P'nin önemli kriterlerinden biri milli gelirdir. Türkiye 5-15.000 USD gelir grubu ülkeler içinde. Özellikle kadınların işgücüne katılımı düşük. Bu ülkeler daha üst grupta ve işgücü katılım payı daha yüksek.” diye cevaplandırdılar.

emens-6.jpg

MERRİLL’DEN TÜRKİYE İÇİN KARAMSAR TABLO

Merrill Lynch'in küresel yatırımcı anketine göre, Nisan ayında yabancı piyasa profesyonellerinin en fazla ilgisini çeken ülke olan Türkiye'ye dönük beklentiler, Mayıs ayında ciddi şekilde bozulma gösterdi.
Yatırım bankası Merrill Lynch, yatırımcılarla düzenli olarak yaptığı piyasa beklentileri anketinin sonuçlarını açıkladı. Piyasa profesyonellerinin bakışını aktaran ankette gelişen piyasalara yönelik yaklaşımdaki bozulma dikkat çekti.
Avrupa kaynaklı riskler nedeniyle önümüzdeki dönem gelişen piyasalardan para çıkışı yaşanması olasılığının yükseldiği vurgulanan ankete göre, fon yöneticilerinin yüzde 28'lik bölümü nakit ağırlığını yükselttiklerini ve nakit pozisyon ağırlığının ortalama yüzde 4.7 üzerinde olduğunu vurguladı.

EN FAZLA AZALTILAN ÜLKE
Türkiye ise Mayıs ayı içinde ağırlığı en fazla azaltılması düşünülen ülke olarak dikkat çekti. Nisan ayında Çin, Rusya ve Brezilya ile birlikte yatırımcıların en iyimser oldukları piyasalar arasında başı çeken Türkiye, Mayıs alında hala ilgi çekici bulunmasına rağmen yatırımcıların önemli bir şekilde beklentilerini geri çekmesine sahne oldu. Ankete göre Nisan ayında Türkiye hakkında iyimserlik katsayısı 55'ler düzeyinde bulunurken, Mayıs ayında bu rakam 10'lara kadar düştü.

Ancak Türkiye diğer gelişen piyasalar ile karşılaştırıldığında, yine de artıda kalmayı başaran beş ülkeden biri oldu. Şili, Malezya, Hindistan, Polonya, Brezilya gibi gelişen ülkelerde yabancı yatırımcıların beklentileri ciddi şekilde satışa işaret ediyor.

DEUTSCHE BANK : TCMB GÜVEN KAYBEDEBİLİR"
Deutsche Bank’ın son aylık yükselen piyasalar raporunda Türk ekonomisiyle iki önemli çarpıcı tespit yer aldı. Birincisi “Türkiye 2008-2009 krizini iyi atlattı, fakat şu andaki geleneksel olmayan politika bileşimlerinin bu kazanımlardan ödün vermesi riskini taşıyor.
İkinci önemli tesbit ; Türkiye “enflasyon hedeflemesinden uzaklaşma yönünde kanıtlardan rahatsızlık duyuyoruz” saptamasında bulundu.
• DB ayrıca 2011 yılında makro düzenlemelerin gecikmiş olduğunu iddia ederek, “Bununla ilgili soru, Türkiye’nin 2012’de yumuşak inişi yönetim yönetemeyeceğidir
• Cari işlemler açığı azalıyor ve enflasyonun dördüncü çeyreğe doğru düşmeden önce hedeflenenden önemli ölçüde yüksek kalma olasılığı bulunurken, ekonomi iç talepteki yavaşlamayla yeniden denge buluyor.
• Son dönemdeki kimi iyileşmelere rağmen karşın, reserv varlıkları önemli ölçüde azalırken, sermaye akışları geçen birkaç ay boyunca yetersiz oldu. Büyüme ve enflasyon üzerindeki görünüm ağırlıklı olarak akışlardaki istikrar ve döviz kurlarına bağlı.

PİYASALAR
Haftanın öne çıkan piyasa gelişmelerine göre Euro Bölgesi’ne yönelik artan endişeler ve ABD’de beklentilerin altında kalan makroekonomik veriler riskten kaçınma hareketini hızlandırdı.
USD’nin değerlenmesinin yanı sıra, güvenli liman olarak görülen ABD ve Almanya tahvil faizlerinde hızlı düşüş kaydedildi...
Moody’s on altı İspanyol bankasının kredi notunu düşürdü. Kurum not indirimi için kredi kayıplarındaki artışı, yaşanan resesyonu, fonlama problemlerini ve İspanya hükümetinin bankaları destekleme yeteneğinin azalmasını gerekçe olarak gösterdi...
Fitch ise Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nden çıkabileceğine yönelik artan riskleri gerekçe göstererek ülkenin kredi notunu düşürdü...

GÖZLER G-8 ZİRVESİNDE OLACAK...
EUR/USD’de aşağı yönlü eğilim sürebilir. USD favori

USD/TL paritedeki geri çekilmeyle destek buluyor. Risklerin artmasıyla yukarı yönlü hareketin hızlanması durumunda TCMB TL’nin kontrolü için adım atacaktır...
TL’nin değer kaybı bono faizlerine de sınırlı değer kaybı yaşattı. Avrupa odaklı endişeler faizlerde yukarı yönlü eğilimin sürmesine neden olabilir…
İMKB’de kan kayıplarının sürmesini bekliyoruz. Endeks haftayı 56.935 ile kapandı.Dolar 1.8360, Euro 2.3467 ve Dolar/Euro paritesi 1.2780 olarak kapandı.
Bu haftadan itibaren dolarda yavaş yavaş gerileme bekliyoruz. Bununda nedeni FED politikasının beklentilerden farklı seyretmesi. Bernanke akademik tandansı yüksek bir insan. Hükümet yanlısı olmaktan çok doğruları yönünde giden bir insan.
Esenlikle kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır) 
 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.