• BIST 93.616
  • Altın 209,685
  • Dolar 5,3232
  • Euro 6,0682
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 7 °C

Sosyal dev Facebook halka açılıyor

Sosyal dev Facebook halka açılıyor
Şubat ayında halka açılmak için başvuran Sosyal paylaşım sitesi Facebook, halka arzda hisse fiyatını 28-35 dolar olarak belirledi

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 7-13 Mayıs 2012 
İSTANBUL-
Şubat ayında halka açılmak için başvuran Sosyal paylaşım sitesi Facebook, halka arzda hisse fiyatını 28-35 dolar olarak belirledi. Bu fiyat, şirketin değerini 85-95 milyar dolara çıkarıyor. Bu, internet alanında en büyük halka arz. 2004'te Google halka 23 milyar dolarlık bir değerle açılmıştı.
Facebook hisseleri Nasdaq teknoloji endeksinde işlem görecek. Facebook'un değeri bu endekste bulunan teknoloji devi Hewlett-Packard'inkinden de fazla. Facebook'ın uzun vadeli büyüme perspektifine ilişkin kaygılara rağmen, hisselere talebin büyük olması bekleniyor.
Şirketin yüzde 10'dan fazlasının satışa çıkarılmasıyla yaklaşık 12 milyar dolarlık bir gelirin elde edilmesi hedefleniyor. 900 milyon abonesi bulunan Facebook, geçen yıl 1 milyar dolar kâr açıklamıştı.
Halka arzdan sonra da yüzde 57,3'lük oy hakkıyla şirketin kontrolü Facebook'un kurucusu ve İcra Kurulu Başkanı Mark Zuckerberg'de olmaya devam edecek.
Zuckerberg'in Facabook'ta yüzde 31'5 payı olacak. Üst fiyat sınırından bu hisselerin toplam değeri 17,6 milyar dolara ulaşıyor.
Bu rakamın Mark Zuckerberg'i Forbes'un en zenginler listesinde 33'üncülüğe yerleştirebileceği belirtiliyor.
Piyasalar bu arzla birlikte girişim sermayesi alanında büyük bir başarı sağlanmış olacak ve bu yeni girişim sermayelerine büyük cesaret verecek.

BİR BAŞKA GİRİŞİM SERMAYESİ BAŞARI ÖYKÜSÜ : INSTAGRAM
Girişim sermayesi dünyası bu halka arzı beklerken 9 Nisan'da Instagram'ın Facebook tarafından 1 milyar Dolara satın alınması basına yansıdı. 2010 yılının ekim ayında kurulan ve 13 çalışanı bulunan şirketin başarısı tüm dünyadaki girişimcilerin ve finansörlerin iştahını kabartmaya yetti.
İnstagram'ın başlangıç hikayesi girişimciler için farklı bir boyutu da ortaya koyuyor. Kurucuları şirketi yarattıklarında Burton adı altında Foursquare benzeri bir sanal ziyaret uygulaması yaratmışlardı.Kullanıcıların uygulamayı daha ziyade bir fotograf paylaşmak için kullanması üzerine iş modelini değiştiren ekip Apple'ın nispeten daha yetenekli bir kameraya sahip Iphone 4'ü piyasaya sürmesi de fırsat bilerek instagram'ı piyasaya sürdü. Dolayisiyle başarının arkasında girişimlerin piyasada “pivoting” olarak tanımlanan bu iş modeli değişikliği yatmakta.Doğru modeli bulana kadar fonlar bitmeden mümkün olduğunca çok ve hızlı model değiştirme yeteneği başarı şansını artırıyor.
Dünya girişim sermayesi hacmının %70'ni yaratan ABD'de 2012 yılının ilk çeyreğinde 758 girişim sermayesi işleminde toplam 5.8 milyar ABD doları yatırım yapılmış. Bu yatırım miktarı 2011'in son çeyreğine oranla %19'luk bir düşüş anlamına geliyor. Avrupa'da 2012'lik ilk çeyrek girişim sermayesi yatırımı 241 işlemde toplam 762 milyon dolar olmuş.
Yaşanan ekonomik çalkantı hem ABD hemde Avrupa'da girişim sermayesi yatırımlarında düşüşün devam etmesine sebep oluyor.

TÜRKİYE RAPORU
Başbakan'dan S&P'ye sert yanıt: Seni tanımıyorum

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, uluslar arası kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin kredi notu görünümünü düşürmesiyle ilgi sert açıklamalarda bulundu.
Başbakan Erdoğan, S&P’nin kararının tamamenideolojik bir yaklaşım olduğunu ifade ederek, “Belli bir süre pozitifte kalan ülkeyi neden düşürüyorsun? Ben bu kararı çok garipsedim. Gerekirse seni bir kredi kuruluşu olarak tanımıyorum. Biz yere sağlam basıyoruz, gevşemeyeceğiz” dedi.

Royal Bank Of Scotland'dan Erdoğan'ın tepkisine destek geldi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Standard & Poors’un Türkiye’nin görünümünü düşürmesine sert tepki verirken, RBS’ten Erdoğan’a destek geldi.

Kredi derecelendirme kuruluşuS&P‘nin Türkiye’nin kredi notu görünümünü düşürmesinin ardından başlayan tartışma büyüyor.
Başbakan Erdoğan'a, S&P’nin kararını ideolojik olarak değerlendirerek, Royal Bank of Scotland Ekonomisti Tim Ash’ten de destek geldi.
RBS Ekonomisti Ash, “Makul her görüşe göre Türkiye iki veya üç kademe yanlış derecelendiriliyor. Türkiye’nin notu halihazırda yatırım yapılabilir seviyede olmalı” dedi.
Ash şöyle devam etti:
“Kredi derecelendirme kuruluşları, dış finansman risklerine çok fazla ağırlık veriyor ve Türkiye’nin ödeme isteğine ise yeterince önem tanımıyor. Piyasanın Erdoğan ve Türkiye’ye sempati duyduğunu düşünüyorum.”

S&P ELEŞTİRİLERİ KABUL ETMİYOR
Kredi derecelendirme kuruluşu S&P, Türkiye’nin kredi notu görünümünü ‘pozitif’ten ‘durağan’a indirmesine yönelik eleştirilere yanıt verdi.
Eleştirilerin yanlış veriler üzerinden yapıldığını savunan S&P, kredi notu değerlendirmesinde net kamu sektörü borç stoğu verisini değil genel yönetim borç stoğu verisini dikkate aldığını ifade etti. S&P, not verdiği 128 ülke için de bu veriyi temel aldığını vurguladı.
S&P daha önce yayınlamış olduğu ülke kredi notu kriterlerinden ülkelerin borç seviyelerini ölçmek için net genel yönetim borç stoğunun GSYH’ya oranına baktıklarını belirttiğini ifade etti. Kurum bazı durumlarda net genel yönetim borcu/GSYH oranının net kamu sektörü borcu/GSYH oranından kayda değer şekilde farklılaştığına işaret etti.
Net borcun brüt yükümlülüklerden brüt varlıkların çıkarılması ile bulunduğunu belirten S&P, Türkiye’nin durumunda net kamu sektörün borcunun net genel yönetim borcundan kayda değer şekilde aşağıda olduğunu çünkü kamu sektörü varlıkları gibi Merkez Bankası net varlıkları da çıkarılarak hesaplandığını vurguladı.
Likit genel yönetim varlıklarının GSYH’nın yüzde 2′sinin altında olduğuna ve bunun genel yönetim borç stoğundan çıkarılması gerektiğine işaret eden S&P, bu yapıldığında net genel yönetim borç stoğunun GSYH’ya oranını yüzde 37 olarak hesapladıklarını vurguladı.
S&P, net kamu sektörü borcu/GSYH oranının ise yüzde 22.4 olarak tahmin edildiğini belirtti.

YILLIK ENFLASYON REKOR KIRDI
Elektrik ve doğalgaza yapılan zamlar nedeniyle enflasyon TÜFE’de yüzde 1.52 arttı. ÜFE’deki artış yüzde 0.08′de kaldı. Yıllık enflasyon 3.5 yıl sonra yüzde 11′in üzerine çıktı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan açıklamaya göre, 2012 yılı Nisan ayında 2003 Temel Yıllı Üretici Fiyatları Endeksi’nde bir önceki aya göre %0,08, bir önceki yılın Aralık ayına göre %0,73, bir önceki yılın aynı ayına göre %7,65 ve on iki aylık ortalamalara göre %10,72 artış gerçekleşti.
Aylık değişim tarım sektöründe %-0,70, sanayi sektöründe %0,24 olarak gerçekleşti.
Tarım sektörü endeksinde, bir önceki yılın Aralık ayına göre %0,94, bir önceki yılın aynı ayına göre %1,92 ve on iki aylık ortalamalara göre %4,01 artış gerçekleşti. Sanayi sektörü endeksinde ise bir önceki yılın Aralık ayına göre %0,69, bir önceki yılın aynı ayına göre %8,92 ve on iki aylık ortalamalara göre %12,18 artış gerçekleşti.
ÜFE sonuçları sanayinin alt sektörleri bazında değerlendirildiğinde en yüksek aylık artış %4,39 ile ham petrol ve doğalgaz çıkarımı alt sektöründe gerçekleşti.
Sanayinin üç sektöründen, madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %2,56, imalat sanayi sektöründe %0,18 artış, elektrik, gaz ve su sektöründe %-0,05 düşüş gerçekleşti.

AVRUPA RAPORU
Avrupa Merkez Bankası faizi değiştirmedi

ECB’nin bugünkü toplantısının ardından, faiz oranlarının yüzde 1.00 olarak devam etmesi kararı verildi. Analistlerde, ECB Para Politikası Kurulu’nun faiz oranlarını değiştirmeyeceğini tahmin ediyorlardı.
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi toplantı cuma günü ile ilgili basın toplantısı düzenledi.

AB'DE SIKINTI VAR
İspanya AB'nin başını ağrıtmaya devam ediyor.Bugüne kadar ECB'nin akıttığı paralar derman olmamış gözüküyor. Belirli bankaların notunun düşürülmesi, devlet kağıtlarının satıcılı işlem görmesi, halkın hala kemer sıkma tedbirlerine direnmesi
durumu ciddi hale sokuyor.Kısa vade de tek bir seçenek kalıyor. O da Avrupa Merkez Bankasının kesenin ağzını tekrar açması ki bu da yükün önemli kısmını taşıyan Almanya'nın direncini kırabilir.
Bütün bu gelişmeler Euro'nun değer kaybına sebep olabilecek gelişmeler olarak yorumlanabilir. Kısa vade de bu sorunları aşmak mümkün gözükmüyor. Enflasyon baskısı ve yükselen faizlerin yaratacağı istikrarsızlık AB ekonomilerini nereye götürür şimdiden tahmin etmek mümkün. Bazı AB ülkelerinden başlayarak yayılan, daralan ekonomiler görmemiz mümkün.

ABD ENDİŞELİ
Ekonomistler İspanya'nın temerrüte düşmesinin, ABD hisselerine yüzde 20 değer kaybettireceğini düşünüyor.

İspanya'nın durumu ekonomistleri endişelendiriyor. Ekonomistler, İspanya'nın temerrüte düşmesinin, ABD hisse senedi piyasalarından yüzde 20 sileceğini söylüyor.
Ekonomisinin 2011'in son çeyreği ve bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 0.3 daralmasıyla İspanya resmi olarak resesyona girdi.
Kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's da ülkenin ve 16 bankanın notunu indirdi. Ülkedeki faizler de yükselerek, yatırımcıları endişelendiriyor.
"Büyük çöküntü yakın" kitabının yazarı ekonomist Harry Dent, İspanya'nın temerrüte düşeceğini, piyasaların ise şimdilik bunu inkar etmeyi sürdürdüğünü söyledi.

YUNANİSTAN'DA VE FRANSA'DA SEÇİM VAR
Bilindiği gibi Yunanistan'da da bizdeki gibi parti sayısı fazla. Tam 32 parti var. Parlementoya girmek için gerekli bizdeki %10'luk baraj oyu onlarda %3. seçime katılan 32 partiden 5-10 arası (ana beklenti 9) partinin barajı geçmesi bekleniyor. Ufukta her halukarda koalisyon gözüküyor.Birinci parti Yeni Demokrasi, ikinci parti Pasok. Toplam oyların %40'nı almaları bekleniyor. Geri kalan oylar 6-7 parti arasında paylaşılacak. Anlaşılan o ki seçim Yunanistan için çözüm getirmeyecek.
Fransa ise iki lider arasında seçim yapacak. Sarkozy zorda diyenlerde var. Gidici diyenlerde var. Ama netice farklıda çıkabilir. Adaylardan Bayrou Hollande'a destek veriyor. Marine La Pen boş oy atacağını söyleyerek Sarkozy'e destek vermeyeceğini belirtmiş oldu. Sağçı oylara göz diken Sarkozy'nin işi gerçekten zor. Bu satırlar okunduğunda seçim sonuçları alınmış olacak.Hollande alırsa AB yönetimi veya Sarkozy'e destek veren Merkel ilişkileri ve Euro değeri etkilenebilir.

ement-2.jpg

EURO BÖLGESİNDE ÖZEL SEKTÖR DARALIYOR

Bir araştırmaya göre, Euro bölgesinde özel sektör Nisan ayında öngörülenden çok daha büyük bir daralma gösterdi. Markit'in euro bölgesi satın alma müdürleri endeksi Mart ayında 49,2 iken Nisan'da 46,7'ye düştü. Bu endekste gösterge 50'nin altına düştüğünde daralmaya işaret ediyor.
Bu, endekste geçen Ekim ayından bu yana gözlenen en büyük düşüş olduğu gibi, son üç yılın da en keskin düşüşü oldu. Markit bu düşüşü "yeni işletme sayısında belirgin azalma" ve imalat sektöründe ihracatın zayıflamasına bağladı.
İtalya'nın imalat ve hizmet sektörlerinde üretim son üç yılın en düşük seviyesinde seyrederken Avrupa'nın motor gücü olan Almanya'da da "stagnasyona doğru" kaydı.
Yeni açılan işletme sayısı son dokuz ayın en düşük rakamına ulaşırken, istihdam da dört aydır ard arda düşüş gösteriyor.
IHS Global Insight adlı kuruluştan Howard Archer bu durumu "gerçekten korkunç" olarak nitelendirdi.
Markit'in baş ekonomisti Chris Williamson, iş dünyasının ve tüketicilerin piyasaya güveninin "bu yıl başlarındaki canlanmanın ardından bir bütün olarak bölgede büyük inişe geçtiği"ni vurguladı.
Williamson, "Endeks göstergesi beklenenin çok altında gerçekleşti; çeyrek dönem bazında ekonominin yüzde 0,5 oranında daralması, böylece de üçüncü çeyrekte de inişlerin devam etmesi sözkonusu" dedi.
Baş ekonomist, özellikle Almanya'da büyümenin durduğunu ve Fransa'nın da İtalya ve İspanya'daki ekonomik iniş kervanına katıldığını vurguladı.

ement-4.jpg

ÇİN DOSYASI
Çin : Çen ABD'ye okumaya gidebilir

Çinli muhalif Çen Guangçeng'in ev hapsinden kaçtıktan sonra sığındığı ABD elçiliğini terk edişiyle ilgili tartışmalar hakkında açıklama yapan Amerikalı büyükelçi, Çinli aktivisti elçilik binasını terk etmeye zorlamadıklerini söyledi.
Çen ailesinin resmi makamların tehdidi altında olduğu için elçilik binasından ayrıldığını söylemişti. Çen ile ilgili bu gelişmeler, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın da katıldığı Pekin'deki üst düzey görüşmeleri gölgede bıraktı.
Çen, ABD'nin CNN televizyonuna yaptığı açıklamada Başkan Obama'dan kendisine yardımcı olmasını istedi. Çen "Sayın Obama'ya şunu söylemek istiyorum: Lütfen ailemi ülkeden çıkarmak için elinizden gelen her şeyi yapın" dedi.
Çinli insan hakları savunucusu, ABD'li yetkililerin kendisine muamelesinden hoşnutsuz olduğunu da anlattı. "Elçilik yetkilileri benim binadan ayrılmam için girişimlerde bulundu. Elçilik yerine hastanede kalmamı ve yanımda mutlaka birinin olacağını söylediler. Ama sabah hastaneye gittikten sonra ABD'lilerin hepsi ortadan kayboldu."
Çinli yetkililer, Çen'in yurtdışında okumak için başvuruda bulunabileceğini belirterek ABD ile arasındaki diplomatik krizden çıkış yolu gösterdi.
Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Chen'in "yasalara uygun olarak normal kanallardan başvuru yapabileceği"ni söyledi.
Geçtiğimiz hafta Hilary Clinton ve Hazine Bakanı Timothy Geitner'ın Pekin ziyareti bile bu olayın gölgesinde kaldı.

ement-3.jpg

JAPONYA'DA NÜKLEER SANTRALLERE VEDA

Bir zamanlar 54 nükleer santrali olan Japonya, geçtiğimiz hafta son santralini de kapatıyor. 54 nükleer tesise sahip olan ve bunlarla enerji ihtiyacının üçte birini karşılayan ülke, geçen yılki tsunami felaketinin ardından bunları birer birer kapatmaya başladı. Santrallerin çoğu "bakım için" kapanıyor. Ama yeniden açılıp açılmayacakları ülkede büyük tartışma konusu.

PİYASALAR
Önümüzde giderek tekrar karışmaya hazır bir AB var. Onun etkilemesi ile yayılması muhtemel bir ekonomik küçülme gündemde. Merkez üssü Euro Bölgesi olan bir istikrarsızlık dalgası az veya çok tüm ekonomileri olumsuz yönde etkiler.Bu olumsuz gelişmeleri öngören spekülatörlerin çabaları ile her şey daha da süratlenebilir.
Bu tür bir ortam başta TL olmak üzere bazı gelişmekte olan ülke paralarını değerlendirecektir.
Küresel düzeyde emtia fiyatları yükselişe geçer. Eurodan kaçanlar genel olarak güvensizlik ortamını geliştirir. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin bu tür ortamlarda çok dikkatli olmaları gerekir. Parası değerlenen, cari açığı artan, varlık değerleri balonlaşan ve rekabet gücü hızla eriyen gelişmekte olan ülkelerin durumu merak konusu olabilir. Bu nedenle Türkiye açısından çok dikkatli olunması gereken bir döneme giriyoruz.
Durum orta vade de ne olur diye düşünürsek gene olumlu şeyler pek söylenemiyor. Sanki bugünkünden daha istikrarsız bir ortam gözüküyor gibi. Ortam risk almak için değil, riskten korunmak için önemli.

BORSA
Geçtiğimiz hafta IMKB ilginç bir seyir izledi. Ardarda gelen ve ABD etkili satışlı geçen iki günün ardından toparlanma sürecine giren borsa, perşembe gününü 59.285, cuma gününü ise 59.015'den kapattı. Bu seyirde enflasyon rakamının yüksek gelmesinin etkiside vardı. Piyasada dolaşan dedikodulara göre endeksi 56.000 tabanına oturtmak isteyenler var. Oradan tekrar yükselterek ivme kazandırmak isteniyor deniyor.

FAİZLER
Enflasyon ile dalgalanan bir faiz ortamı yaşadık.Hernekadar nisan ayı beklentilerin üstünde geldi isede mayıs ayında enflasyonda gerileme beklendiği için etkisi hafif oldu. 9.33/9.30 seviyesinde arasında gitti geldi. Hafta 9.37'den kapandı. Uzun vadeli tahvillere talep yüksek. Piyasalar mayıs'tan başlayarak bir aldatıcı bahara girebilir.

KURLAR
Enflasyon yüksek geldi. TCMB sıkı para politikası izleyecek. Bu iki gerçek TL.yi geriletti. Piyasada TL için uzun pozisyon var. Dolar 1.76 euro ise 2.3170 civarında dolaştı.Piyasalar haftayı dolar 1.7578, euro 2.3096 parite 1.3137 olarak kapattı. Bu hafta dolarda 1.74'leri sepette 2.0190 fedef seviyeler olacak.görebiliriz. Altının kapanışının 1.644 olduğunuda belirtelim.
Esenlikle Kalın

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.