• BIST 90.186
  • Altın 234,351
  • Dolar 6,1028
  • Euro 6,9689
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 30 °C

Siyasi istikrar büyük teşviktir

Siyasi istikrar büyük teşviktir
Malatya 18. Genel Sanayi ve Ticaret Fuarı ile Uluslararası Kültür Sanat ve Kayısı Şenlikleri’nin açılışını Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün yaptı.
ÖZKAN ALTINTAŞ-TÜRKİYE TURİZM

MALATYA- Malatya 18. Genel Sanayi ve Ticaret Fuarı ile Uluslararası Kültür Sanat ve Kayısı Şenlikleri"nin açılışını yapan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, "Siyasi istikrar ve güven ortamının sağlanması en büyük teşviktir" dedi.



Malatya Valisi Doç.Dr. Ulvi Saran, Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır, bölgede bulunan komşu illerin valileri belediye başkanlarının katıldığı Mişmiş Parkı"ndaki fuarı açan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, daha sonra standları gezdi.



Vali ve Belediye Başkanından sonra Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün şöyle konuştu."Eğer ülkenin istikrarı ülkenin geleceğe güvenle bakması konusunda, hukukunda, demokrasinin de, insan haklarının da, özgürlüklerinde ciddi bir sorun meydana çıkarsa, bu ihtimaller değerlendirilmeye başlanırsa o zaman arsa da para etmez, vergi de para etmez, enerji teşviki de para etmez. Çünkü insanı motive eden ortam yok olmuştur. "



Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye'nin tarım, turizm, hizmet veya sanayi sektörleri arasında hiçbir ayrım yapmadan ekonomik gücünü artırmak durumunda olduğunu söyledi. 2002'de sadece 36 milyar Dolar ihracat yaparken 2008'de 132 milyar Dolar ihracat yapmayı başardıklarını kaydeden Ergün, 2002'de 71 milyon Dolar ihracat yapan Malatya'nın, bu yılın sadece ilk beş ayında 96 milyon Dolar ihracat yapmayı başardığını bildirdi. Ergün, Malatyalı çiftçilerin yıllardır inanılmaz güzel lezzeti olan kayısı yetiştirdiğini, bu kayısıların ihraç edildiğini söyledi.
Kayısı üreticilerinin kazandıkları paranın, harcadıkları emek ve kayısının kalitesine kıyasla düşük kaldığına değinen Ergün, "Fındık örneği her zaman kullanılır, biz yıllarca fındığı 50 kuruşa Avrupa'ya sattık. Avrupa onu çikolatayla birleştirip, bize 5 liraya sattı. İşte katma değer üretmek derken kastettiğimiz şey budur. Bir ülkenin ekonomisinin bu şekilde ayakta kalması elbette mümkün değildir" diye konuştu. Herkesin "Kayısıyı nasıl daha etkin kullanabiliriz, nasıl yeni ürünlere dönüştürebiliriz, nasıl markalaştırabiliriz?" gibi soruları kendisine sorması gerektiğine dikkati çeken Ergün, bu konularda mutlaka araştırma yapılması gerektiğini dile getirdi.



Malatya Teknoloji Geliştirme Bölgesinin, Malatya ekonomisinin her yönüne olduğu gibi tarımın gelişmesine de katkı sağlayacağını anlatan Ergün, şöyle devam etti:
"Bakanlık olarak, her yıl 100 genç girişimcimize, teknolojik fikirlerini ürüne dönüştürmeleri için 100 bin lira hibe desteği veriyoruz. Bugüne kadar destekten yararlanan 180 genç arkadaşlarımızdan biri iş yerini Malatya'ya kurdu. Bu arkadaşımızın kurduğu firma, meyve çekirdeklerini kırıp içi ile kabuğunu ayıracak yeni yöntemler üzerinde çalışacak. Malatya ekonomisinde kayısının ne kadar önemli olduğunu düşünürsek, bu firmanın geliştireceği yeni model, tüm şehir için önemli bir fırsat olacak. Bu ülkenin, dünyanın en önemli üretim ve teknoloji merkezlerinden biri olmasını hedefliyoruz."



Bakan Ergün, iktidar partisi aleyhine açılan kapatma davasının Türkiye'ye zarar verdiğini savunarak, "İki de bir önümüze koyuyorlar. 'Acaba iktidar partisine bir kapatma davası daha açılır mı'; zaman zaman gazetelerde bu tartışmalar var. Böyle bir tartışma bile ayıp. Böyle bir tartışmanın Türkiye'de kimsenin akıllarına gelememesi lazım. Türkiye'ye bunun ne kadar zarar verdiğini gördük. 2008 yılının 14 Mart'ında bir dava açıldı. Bütün yatırımlar hop, istop. Durdu hepsi. Neden? Belirsizlik, kaos, ne olacak gelecekte? Niye yatırım yapsın adam? İki sene herkes erteledi. O dava hızlı bir şekilde sonuçlansın diye bütün süreçleri hızlandıran adımlar attık. Türkiye bu çalkantıdan zarar görmesin diye çalıştık. Millet adımlarını yavaşlatır. Hakkında kapatma davası açılan partiler, çok yavaş hareket ederler. Savunma süresi isterler, şunu yaparlar bunu yaparlar. 'Türkiye bu ortamdan çok hızlı şekilde çıkmalıdır' dedik. Her şeyi en kısa sürede neticelendirmek istedik. Sonunda dava olumsuz neticelenmedi ama Türkiye'nin öyle bir sürece sokulabilmiş olması bile başlı başına bir faciadır. Bu gibi facialara Türkiye'nin bir daha uğramaması lazım" şeklinde konuştu.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.