• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 22 °C

Putin Kremlin’e sorunlarla dönüyor

Putin Kremlin’e sorunlarla dönüyor
Putin'in dünya ekonomisinin hali yanında servetlerini Rusya dışına taşıyan Rus zenginleri ile nasıl mücadele edeceği merak ediliyor.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 2-7 Ekim 2011
İSTANBUL-
Geçtiğimiz hafta Vladimir Putin arkadaşı Medvedev’e bıraktığı Başbakanlık görevine Mart seçimleri geri döneceğini açıkladı. Beklenen bir karardı. 12 yıl başbakanlık yapıp, anayasa gereği süresi dolan Putin, iplerini elinde tuttuğu Mehvedev ile yeni bir 12 yıllık dönem için Kremlin’e geri dönüyor.  Putin’i zor bir süreç bekliyor. Dünya ekonomisinin hali yanında servetlerini Rusya dışına taşıyan Rus zenginleri ile nasıl mücadele edeceği merak konusu.

Geçtiğimiz hafta Vladimir Putin arkadaşı Medvedev’e bıraktığı Başbakanlık görevine Mart seçimleri geri döneceğini açıkladı. Beklenen bir karardı. 12 yıl başbakanlık yapıp, anayasa gereği süresi dolan Putin, iplerini elinde tuttuğu Mehvedev ile yeni bir 12 yıllık dönem için Kremlin’e geri dönüyor. Putin’I zor bir süreç bekliyor. Dünya ekonomisinin hali yanında servetlerini rusya dışına taşıyan rus zenginleri ile nasıl mücadele edeceği merak konusu.

The Economist uyardı: Korkun
The Economist son sayısına bu kapakla çıktı. Kapakta "Politikacılar dünya ekonomisi için bir şey yapana kadar... korkun" ifadesi yer alıyor.
The Economıst dergisi dünya ekonomisinin geleceğiyle ilgili oldukça karamsar. Dergiye göre, ekonominin gidişatı nedeniyle 'korkmamız' gerekiyor

emen22.20111004113639.jpg

The Economıst dergisi, dünya ekonomisinin bir kara deliğe doğru ilerlediğini iddia etti. Derginin 'korkun' başlığı taşıyan makalesinde, politikacıların daha cesur adımlar atmaması halinde, felaketin kaçınılmaz olduğu belirtiliyor.

Economist'e göre bu kadar karamsar ve umutsuz olmak için üç neden var.
• İlki, Avrupalı liderlerin Euro'yu kurtarmak için varmaları gereken anlaşmadan çok uzak olmaları.
• İkinci neden, zengin ülkelerdeki kemer sıkma ve gelişen ekonomilerdeki yavaşlama nedeniyle dünya ekonomisi için beklentilerin kötümserleşmesi.
• Son neden ise, Amerikalı politikacıların mali konulardaki sorumsuzluğu ve riskli adımlarının iyileşmeyi tehdit etmesi.

Dergiye göre, bu karamsar tablonun en büyük sorumlusu Euro Bölgesi liderleri. Avrupalı politika belirleyiciler şu an krizi aşmak için daha fazlasının yapılması gerektiğini bilseler de, bunu nasıl yapacakları konusunda büyük bir fikir ayrılığı içindeler.

Yunanistan'ın borcunun yeniden yapılandırılması ve İtalya'nın etrafına koruyucu bir bariyer örülmesi gibi en acil konuların çözümü Merkel ve Sarkozy'nin şu ana kadar sergilediği siyasi cesaretin çok daha fazlasını gerektiriyor. ABD'de ise uygulanan mali politika ekonomide durgunluk riski yaratıyor.

ABD halen 2012'de büyük ekonomiler arasındaki en katı mali sıkılaştırma yolunda ilerliyor. Ancak eğer kongre mantıklı davranarak Obama'nın istihdam planını onaylar ve Kasım'a kadar orta vadeli bir bütçe kısıntısı planı üzerinde anlaşabilirse, durum değişebilir.

Diğer yandan, gelişen ekonomiler olması gerektiği gibi yavaşlıyor. Ancak bu durum gelişen ekonomilerin dünya ekonomisine sağladığı desteğin azalmasına yol açıyor.

'Bu kriz Yunanistan'ı çoktan aştı'

emen23.jpg

Dünya piyasaları haftalardır teyakkuzda. Krizin merkez üssü bu kez Avrupa, özellikle de euro bölgesi.
Yunanistan yeni kredi dilimini alacak, alamayacak; İtalya kredi bulacak, bulamayacak; Fransız bankaları batık kredilere dayanacak, dayanamayacak...
Sonunda Yunanistan'ın borçlarının yarı yarıya silinmesini öngören bir planın oluşmaya başladığı haberleri geliyor. Bu, gerçekten de kaçınılmaz bir çözüm mü? Ve sonuçları neler olur?
• Yunanistan artık piyasaların başlıca meselesi değil. Piyasalar artık Yunanistan'ın borçlarını ödeyemeyeceğine kesinkes hükmetti ve bir sonraki aşamaya geçti.
• IMF ise Yunanistan'a biraz daha fon verebiliriz ama bunun için çok daha fazla şey yapması lazım. Örneğin 30 bin kamu çalışanını işten çıkardılar fakat sanırım bu sayı 100 bine çıkmadıkça, IMF onlara daha fazla para vermeyi düşünmeye bile başlamaz. Bunun için de aylarca beklemek istemezler, hemen birşey yapılsın isterler. Dolayısıyla da bence Yunanistan'ın IMF'nin koşullarını yerine getirme şansı, hemen hemen sıfır.
• Tabii asıl önemli mesele, diğerleri ne olacak? Piyasalar dikkatlerini Yunanistan'ın borçlarını ödeyememesi yüzünden diğer Avrupa ülkelerinde, hatta ABD ve Asya'daki finans kuruluşlarında oluşacak zararlara çevirmiş durumda. Birileri bu kuruluşların nasıl kurtarılacağını düşünmek zorunda. Almanlar açık konuştu: "Kendi kurumlarımıza çek yazarız ama başka kimse bizden para beklemesin." dediler.
• Bu yüzden de piyasalar hemen Fransa'ya bakmaya başladı; Fransız bankalarının hisseleri geçen hafta zor günler yaşadı. Herkes "Peki Fransızlar kendi bankacılık sistemlerini kurtarmak için çek yazabilecek mi?" demeye başladı.
• İtalyanlar, Belçikalılar, İspanyollar, Portekizliler, bunların kendi kurumlarını kurtaracak kaynaklara sahip olmadığı açık. Sorun da bu işte; euro bu yüzden değer kaybedip duruyor.
• Herkes birşeyler yapmaya çalışıyor bu konuda; hatta "İtalya Çin'in kapısını çaldı" diye bir başlık bile okuduk. Çinliler de açık açık "Kendi merkez bankanız bile devlet tahvillerini almıyorsa, biz neden alalım? " diye yanıt verdiler. Bence ne Çin, ne de ABD kendi vergi mükelleflerinin parasını alıp, başkasının sorunu için harcayacak siyasi özgürlüğe sahip.
• Hepimiz, finans sistemindeki deliklerle karşılaşmaya hazır olmalıyız. Bu tabii çok travmatik, kaotik bir durum yaratacaktır. Zaten IMF Başkanı Christine Lagarde da bu yüzden o kadar dramatik ifadeler kullandı, dünya ekonomisinde tehlikeli bir noktadan geçtiğimizi söyledi hafta sonunda.
• Ama iyi haber şu: Borç yükünden kurtulmamızın tek yolu, "Ödeyemiyoruz" demek. Bundan sonra piyasalar yeniden şekillenmeye, insanlar hayatlarını yeniden kurmaya başlayabilir. Hoş bir çözüm olmayabilir ama büyümenin ve belki enflasyonun da yolunu açacaktır bence. Çünkü şu anki haliyle bu borçların ödenmesi mümkün değil.
• Bankalarda risk var tabii ki.Bu yüzden geçen Cuma günü, tek bir günde, dünyanın en büyük bankalarından bazılarının hisse senetleri %10'a varan düşüşler yaşadı. Bazılarına Perşembe günü de aynı şey oldu. İşte piyasalar tam da bu yüzden diken üstünde.
• Sorun yalnızca bankaların iflası değil. Geçmişte de bankalar iflas etti, sonuçta birşey olmadı. Ama yakın geçmişte Lehman Brothers'ın nasıl battığını hatırlayanlar, diğer iflasların da bu kadar travmatik olmasından endişe ediyorlar.
• Ayrıca domino etkisi endişesi var. Herhangi bir Güney Avrupa ülkesinde, daha önce adını sanını hiç duymadığınız bir banka ya da bankalar iflas edebilir. Bunların hepsinin, dünyanın başka bir yerindeki başka finans kurumlarıyla bağlantıları var. Riskin onlardan büyüklere yayılması da travmaya yol açabilir.

Yunanistan'dan acı itiraf (BBC)

• Yunan hükümeti bütçe açığını azaltmaya yönelik hedeflerini ne bu yıl, ne de gelecek yıl tutturabileceğini açıkladı.
Alınan tüm sıkı tasarruf tedbirleri ve kesintilere rağmen, bütçe dengelerini istenen noktaya getirmek mümkün görünmüyor.

emen24.jpg

Hükümet, bu durumu ekonominin başta tahmin edilenden çok daha kötü durumda olması ile açıklıyor.
Yunan ekonomisinin bu yıl yüzde 5,5 oranında küçülmesi bekleniyor. Bu oran, bir kaç ay önceki öngörülerin neredeyse iki katı.
Hükümet Pazar akşamı düzenlediği olağanüstü toplantı ardından 2012 yılı için bütçe taslağını onayladı ve yeni bir dizi kesinti ve vergi artışını hayata geçireceğini duyurdu.
Ancak yapılan son açıklamalara göre, Yunanistan'ın hesaplarında bu yılki açık GSYH'nin yüzde 8,5'ine denk gelecek.
Bu geçen yılki yüzde 10,5'lik orana göre bir iyileşme ifade etse de AB ve IMF'nin talep ettiği yüzde 7,6 hedefine göre yüksek.

Atin ve Lüksemburg'da durum değerlendirmesi
Bu açıklama IMF, AB ve Avrupa Merkez Bankası yetkililerinin Yunanistan'a aktarılacak bir sonraki kredi dilimi için koşulların yerine gelip gelmediğini inceledikleri bir döneme rastladı.
Yunanistan'ın gelecek ay vadesi gelen ödemelerini yapabilmesi, 8 milyar euro tutarındaki kredi diliminin vaktinde hazineye aktarılmasına bağlı.

emen25.jpg

Yunanistan'ın borçlarını ödeyemeyerek temerrüde düşmesi euro bölgesi üzerindeki baskıları artırabileceği yaratacağı gibi, dünya ekonomisi açısından da olumsuz sonuçlar yaratabilir.
Euro'yu ortak para birimi olarak kullanan 17 ülkenin maliye bakanları bugün Lüksemburg'da bir araya gelerek Yunanistan'ın durumunu ve AB bünyesinde oluşturulan kurtarma fonu konusunda yapılacak düzenlemeleri değerlendirecek.
Yunan Maliye Bakanlığı halkın tepkisini çeken kemer sıkma önlemlerini uygulama dışında bir çözüm olmadığını savundu.
"2011'in bitmesine 3 kritik ay var ve devlet mekanizmaları ile vatandaşlar üzerlerine düşeni yaparsa GSYH'nin yüzde 8,5'u oranında açık şeklindeki son tahminler gerçekleştirilebilir." denildi.
Açıklamada, 2012 bütçe açığı için de AB ve IMF'nin koyduğu GSYH'nin yüzde 6,5'i yerine, yüzde 6,8'lik bir hedef verildi.

Onbinlerce memur kızağa çekiliyor
Kabine toplantısında ayrıca 30 bin memurun sene sonuna dek 'istihdam yedeği' statüsüne alınması kararlaştırıldı.
Bu memurlar, sene sonuna dek maaşlarının yüzde 60'ını alacak; 2011 sonu itibariyle yeni bir görevlendirme yapılamaması halinde ise kadroları kapatılacak ve işsiz kalacaklar.
Yunan anayasası memurların doğrudan işten çıkarılmasını engelliyor. Kızağa çekme uygulaması, buna alternatif olarak görülüyor.
Yorgo Papandreu hükümetinin aldığı kesinti kararları aleyhinde aylardır protesto gösterileri ve grevler düzenleniyor.
Halkın bir bölümü, kesintilerin gerekli olduğunu kabul etse de, kesintilerin ekonominin toparlanma şansını iyice baltaladığı görüşü de hayli yaygın.Ama işten çıkarmalar
çok karamsar bir hava yaratıyor.

PİYASALAR

Geçtiğimiz hafta Washington'da Dünya Bankası Toplantısı vardı. Bankalarımıxın üst düzey yöneticileri orada idiler. Görüştüğümüz bankacı dostlarımızın söyledikleri en önemli şey”Kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Durum endişe verici” dediler. Tatsız bir Dünya Bankası Toplantısı olmuş anlaşılan. Hepsi vadesi gelecek sendikasyonlarını nasıl re-run edecek onun hesabı içinde idi. Bu yıl ve önümüzdeki günler özellikle bankalar açısından zorlu günler olacak.
Borsamız geçtiğimiz hafta iyi bir rally yakalar gibi idi. 60.000'ni gördü ve haftayı biraz altında kapattı. Bu hafta daha umutluyuz ama AB'den kötü haber gelmez ise.azarımız AB'den ayrışmasına rağmen temkinli konuşmak gerekiyor. Ancak bankacılık sektörü gene liderliği bırakmıyor
Faizler 8.20'de direniyor. Başçı'nın rahatlatıcı demeci biraz alım getirsede faizleri etkilemedi.
Açıklanacak enflasyon etken olabilir. Ancak gene ÜFE'nin yüksek TÜFE'nin düşük gelmesi bekleniyor. Makas açılıyor.
Dolar 1.85'lerde dolaşıyor. Kısa vade de biraz bu seviyelerde dolaşacak. Ancak Erdem Başçı'ya göre uzun vade de TL değerlenecek. Haftayı dolar 1.85 Euro ise 2.49 ile kapattı. Parite haftanın son günü 1.36'dan 1.33'lere geriledi.
Piyasalar AB ülkelerindeki gelişmeleri yakından takip edecek. Merkel +Sarkozy görüşmesi önemli.
Esenlikle Kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.