• BIST 103.328
  • Altın 193,634
  • Dolar 4,6527
  • Euro 5,4829
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 26 °C

Portekiz nitelikli turiste odaklandı

Portekiz nitelikli turiste odaklandı
Fado müziği ve Porto şaraplarıyla ünlü olan Portekiz, komşusu İspanya'nın hatasına düşmeyerek turizmde nitelikli turiste odaklandı.
LİZBON- Türkçe'de kader anlamına gelen fado müziği ve Porto şaraplarıyla ünlü olan Portekiz, komşusu İspanya'nın hatasına düşmeyerek turizmde nitelikli turiste odaklandı. Ülke turizmde kontrollü bir gelişmeyi hedefliyor.
Portekiz kadınlarının denize açılan gemici eşlerine özlemlerini yansıttığı müzik türü "fado"lar, bugün Lizbon'da halen söylenmekte. Kentin turizm ekonomisini besleyen ve kelime anlamı "kader" olan fadoları, Porto şaraplarının şöhreti izliyor...
İngiltere ve Fransa başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesine satılan Porto şarabı uzun yola dayanıklı oluşu nedeniyle tarih boyunca denizcilerce çok miktarda içilmiş.
Bu alışkanlığın getirdiği tüketim bugün de sürüyor.
Porto şarabı ve şişe mantarı ülkenin önemli ihraç maddeleri arasında.
Portekizliler, bir tür morino balığı olan bacalaoyu ise yılın 365 günü farklı farklı pişirebildiklerini öne sürüyor.
Ülkede kişi başına düşen yıllık balık tüketimi 60 kilo, yerli üretimin yanı sıra ithal de ediliyor.
Daha önce İtalya'ya ihraç eden pek çok balık üreticisi, daha yakın ve ucuz olan Yunanistan'a bu pazarı kaptırınca yalnızca iç pazara satar olmuş.

AB balıkçılığı vurdu
Portekiz 1986 yılından beriAB üyesi. Balıkçılık için daha önce deniz suyundan tuz elde eden küçük ve orta ölçekli işletmeler, teknolojinin değişmesiyle birlikte, yatırımlarını AB fonlarıyla balık çiftliklerine dönüştürmüş.
Avrupa Komisyonu ile Avrupa Gazetecilik Merkezi'nin düzenlediği bir dizi seminer için Portekiz'e giden Türk gazetecilere Müdürü olduğu çifliği tanıtan Jose Alexandre, işletmelerini AB'nin 2 milyon euroluk hibesiyle tuzlama işinden balık çiftliğine dönüştürdüklerini söylüyor.
Alexandre, satışlarını iç pazarda gerçekleştirdiklerini söylerken doğal park içinde, nehir kıyısında yer alan işletmenin yasal olarak yılda iki kez su ölçümlerinde çıkan kimyasal oranlarına göre vergi ödediğini anlatıyor.
Portekiz, bir yandan da geleneksel sektörü balıkçılığı belli ölçütlere getirmek amacıyla nitelikli işgücü yetiştirme çabasında.
Harcamalarının yüzde 40-60'ı AB'ce karşılanan ForMar Merkezi, bu amaçla üç yıldır, aralarında 15 yaşın üzerindeki gençlerle sahada bu çalışan yetişkinlerin yer aldığı yüz binlerce kişiyi eğitiyor.
Merkezin yetkilileri, Portekizli gençlerin balıkçılığı sosyal statü açısından düşük bulduğunu ancak işi bırakanların bir süre sonra tekrar sektöre dönmek zorunda kaldığını da söylüyor.
Diğer yandan, balıkçılığın AB üyeliğinin ardından ekonomideki payı da düşmüş. Örneğin 1986'de yüzde 9,4 olan payı 2006 yılında 3,9'a kadar gerilemiş.

Kontrollü turizm
12 milyonun üzerinde kişinin gezdiği Portekiz'in gelirlerinin yüzde 11'ini turizm sektörü sağlıyor. Avrupa Komisyonu yetkililerinden verilen bilgiye göre Portekiz'de 2000 ile 2006 yılları arasında, AB fonlarının yüzde 14'ü turizm sektörüne kullandırılmış.
Portekiz Turizm Bakan Yardımcısı Isabel Araujo ise 7,5 milyar euroluk cirosu olan sektörde İspanya'dan farklı olarak daha nitelikli turiste odaklandıklarını söylüyor.
Araujo, İspanya ile ortak tanıtım çalışmalarının olduğunu da anlatıyor.
Yanlış politikalarla bazı kıyıların talan edilmesi konusunda İspanya ile benzer hatalara düştüklerini kabul eden Araujo, ancak doğal alan, milli park ve tarım alanı gibi bölgelerde turizme izin vermeyerek kendilerinin bu konuda daha kontrollü davrandıklarını söylüyor.
Turist çekilen ülkeler arasında Portekiz'in bir dargın bir barışık komşusu İspanya da var.
Ülkede çok bilinen atasözlerinden biri şöyle: "İspanya'nın ne gelininden ne rüzgarından hayır gelir." Türkler ise Portekiz'den vize almakta çok zorlanıyor. Bir süre önce bir uyuşturucu kaçakçılığı olayı sorunu büyütmüş. Eskiden ayda bir gelen Türk turist gruplarının sayısının altı ayda bire düştüğü söyleniyor.

Ortaçağ köyünde yeniden yaşam peşinde
Turizm Bakanlığı'nın turizmde öne çıkardığı merkezler arasında yer alan Ortaçağ'dan kalma Obidos köyü çarşılarından modern sanat merkezlerine kadar pek çok açıdan ilgi uyandırıyor.
"Sur içi" anlamına gelen Obidos köyü hakkında 15 Portekiz üniversitesi araştırma yürütürken Obidos kökleri bulunanların hayat ağacının oluşturulması için de bilgi sistemi kurulması amacıyla bir proje yürütülüyor.
Burada köyü, tarihi dokusunu bozmadan okulları, üniversiteleri ve teknoloji merkezlerinin yer aldığı bir yaşam alanı haline getirmek planlananlar arasında.

Bu amaçla AB hibelerine başvurulmuş bile.
Turizm Bakanlığı'nın en çok öne çıkardığı üç turizm merkezi arasında güney sahilleri ve Madera adasının yanısıra Başkent Lizbon da var.
Arnavut kaldırımlı dar sokakları, tarihten gelen Arap etkisiyle dış kaplamaları çinilerle bezeli binaları ve sevimli sarı tramvaylarıyla dikkati çeken Başkent'te sanattan eğlenceye pek çok seçenek mevcut.
Avrupa'nın o hep sözü edilen yaşlı nüfusu bu kentte dikkatten kaçmayacak biçimde şehir yaşamının içinde, sokaklarda.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.