• BIST 88.370
  • Altın 220,870
  • Dolar 5,8282
  • Euro 6,6283
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 33 °C

'Petrus' gibi neden olmasın?

'Petrus' gibi neden olmasın?
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın "Bizim, Petrus'u da aşan bir şarap markamız neden olmasın" demesi ortalığı toz duman etti.

İSTANBUL- Önce Financial Times şarap yazarı Jancis Robinson'un Türk şaraplarını övmesi, ardından da Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın "Bizim, Petrus'u da aşan bir şarap markamız neden olmasın" demesi ortalığı toz duman etti.

Hiçbir şeyi "Batı" kadar iyi yapamayacağımıza inananlarla, gücünü eleştiriden alanlar bu sözlerin ardındaki politikayı ya da mantığı çözmeye çalışmadılar. Yıllardır "Bizde iyi şarap yok ve üretilemez" diyenler, sanırım Günay'ın demecinin başlığı ile yetindiler. Vergilerle, üreticilerle ilgili sözlerini görmezden geldiler. "Neden yapamayız"ı ispatlamaya giriştiler.

Hatta bilimsel, sanatsal, kültürel alanlarda da ne kadar geri olduğumuz bir kez daha hatırlatıldı. Kısacası "Avrupalılardan 50 yıl, yüz yıl geriyiz" edebiyatı tekrar ısıtılıp önümüze kondu. Nasıl bir Mozart'ımız Beethoven'imiz yoksa Petrus da yapamayız. Haddimizi bilelim!

Halbuki hem Robinson'un FT'deki "The new Ottoman emperors/Yeni Osmanlı imparatorları" yazısı hem de Kültür ve Turizm Bakanı'nın sözleri Türk şarapçılığı için bir eşik. Dünyaca ünlü bir şarap eleştirmeninin değerlendirmesi üreticiler için bir itici güç ve yurtdışında Türk şaraplarının bilinirliğinin artması için bulunmaz bir fırsat. "Görüşleri abartılıydı, yedi-içti, güzel şeyler söyledi" demek insafsızlık. "Beş para etmez" demesi kimin yararına olacaktı?

Günay'ın söyledikleri de vergilerden üretici sorunlarına olumlu bir adım atılacağının sinyali gibi algılanmalı. Tabii ki şarap üreticisinin sorunları var. Vergiler yüksek, bağların bugünkü haliyle kaliteli üzüm elde edilemiyor. Alkollü içkilerin tüketilmesi, satılması üzerinde yasalarla olmasa da görünmez bir baskı var. Devlet bağcılığı ve şarap üreticiliğini desteklemeli. Şarap üretmeyen ülkelerin uyguladığı yüksek vergiler kaldırılmalı. Üniversitelerde şarap bilimi bölümleri açılmalı.

Geçen hafta Milliyet Pazar'da Mehmet Yalçın'ın söylediği gibi "Devlet şarabı alkollü içki sınıfından çıkarıp gıda maddesi sınıfına sokar, içimi ve tadımını özgürleştirir, araştırma ve eğitim desteği verirse Petrus gibi şaraplar da yaparız, Château Margaux gibi şaraplar da."

Öte yandan üreticilerin de hep şikâyet edeceğine çuvaldızı kendilerine batırması gerekiyor. Aralarında bir birlik sağlamadan, sadece kendilerinin değil tüm sektörün çıkarlarını savunmadan ilerleme kaydedemezler. Üç büyüklerin hâlâ diğerlerini ezdiği, marketlere ve restoranlara girmemesi için elinden geleni yaptığı şikâyetleri hiç bitmiyor. Restoranlara para vermeyen de şarabını satamıyor. Ama biri çıkıp da "Bu işten toptan vazgeçelim" demiyor.

Petrus gibi yapmanın anlamı sembolik. Kavaklıdere'nin, Doluca'nın, Kayra'nın, Sevilen'in, Büyülübağ'ın, Pamukkale'nin, Corvus'un gerçekten de çok iyi şarapları var. Boğazkere, Öküzgözü, Kalecik Karası, Emir, Narince gibi üzümleri olan bir ülke mutlaka sürdürülebilir kalitede şaraplar ortaya çıkaracaktır. Eğer düz mantıkla sadece yıl hesabı yürütmek doğru olsaydı Kavaklıdere'nin, Doluca'nın yanında Corvus şarapları yer alabilir miydi? Ya da Fransız şarapları yanında Şili, Avustralya, Güney Afrika şaraplarının esamesi mi okunurdu?

Biraz sahip olduklarımıza ve potansiyelimize güvenelim. Şarap üreticileri de ortak bir politika oluşturup, siyasi iradeden şarap politikalarını değiştirmesini talep etsin. On yıl içinde yüz yıllık yol da kat edilir…

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.