• BIST 102.410
  • Altın 187,721
  • Dolar 4,5497
  • Euro 5,3359
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 16 °C

Pazarda eksen kayması kavgası

Pazarda eksen kayması kavgası
TOBB'DA “Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) hazırladığı “AB Pazarındaki İhracat Kayıpları” raporu yayınlandı ve ortalık karıştı.
İSMAİL EMEN- EMEN&EMEN

Haftanın Ekonomik Görünümü (2-7 Ağustos 2010)
İSTANBUL- Türkiye dünya ihracatında yaşanan toparlanmaya eşlik edemiyor. AB"den diğer pazarlara eksen kayması yaşanıyor. TOBB bünyesindeki kuruluşlardan “Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı"nın (TEPAV) hazırladığı “AB Pazarındaki İhracat Kayıpları” raporu yayınlandı ve ortalık karıştı.
Rapor içeriğini üç ana başlıkta toplayabiliriz.
•Türkiye dünya pazarında yaşanan toparlanmaya eşlik edemiyor.
•AB"den diğer pazarlara eksen kayması yaşanıyor,
•Parası değer kaybeden Türkiye"nin Pazar payı gerilerken, parası değer kazanan Çin"in artıyor

TEPAV Türkiye"nin kriz sonrasında dünya ticaretinde yaşanan toparlanmaya eşlik edemediğine dikkat çekerek, ihracatın AB ülkelerinden diğer pazarlara doğru kaydığını açıkladı.

TEPAV Kamu Politikaları Eğitim ve Araştırma Enstitüsü Direktörü Doç. Dr. Ümit Özlale ile Araştırmacı Ayşegül Dinççağ tarafından hazırlan “AB Pazarındaki İhracat Kayıpları” başlıklı politika notu yayımlandı.

TÜRKİYE GERİDE KALDI
Not"ta, 2008 küresel kriziyle beraber Türkiye'nin ihracat performansının çok olumsuz etkilendiği, kapsamlı bir ihracat stratejisinin eksikliği sonucunda ihracatçıların yaşadığı finansman sıkıntısı gibi birçok olumsuzluğun krizden toparlanma sürecinde Türkiye'yi dünyanın gerisinde bıraktığı ifade edildi. Ekim 2008-Eylül 2009 döneminde önceki yılın aynı dönemine göre dünyadaki toplam ihracatın yüzde 26, Türkiye"nin ihracatının ise yüzde 27 azaldığı kaydedilen çalışmada, “Ancak, kriz dönemindeki paralel daralma kadar dikkat çeken nokta, 2009 yılının son çeyreğinden itibaren dünya ihracatında yaşanan toparlanmaya Türkiye'nin eşlik edememesidir.
Bu dönemde dünyada toplam ihracat yüzde 27 arttığı halde Türkiye"de sadece yüzde 7'lik bir artış kaydedilmiştir” denildi.



EKSEN KAYMASI

TEPAV politika notunda, ihracatın bölgesel dağılımında 2008-2009 arasında AB'nin payının yüzde 48"den yüzde 46"ya düşerken, Orta Doğu, Asya ve Kuzey Afrika'ya yapılan ihracat payının artmış olmasına dikkat çekildi.
Konuya ilişkin olarak şu ifadelere yer verildi:
“Bu dağılımdaki değişmenin nedenlerinden biri dünya ticareti içinde AB pazarının payının düşmesi ve AB pazarındaki daralmaya politika tepkisi olarak Hükümet"in ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi yönündeki faaliyetleridir. Üzerinde hak ettiği kadar fazla durulmayan bir başka etken ise çok uluslu şirketlerin ya da bu şirketlerle iş yapan yerli firmaların uzmanlaşma stratejilerindeki değişim sonucunda üretimlerini AB pazarından diğer pazarlara kaydırmalarıdır. Bu açıdan, küreselleşme sürecinde yeniden tanımlanan şirket stratejileri sonucunda AB'den diğer pazarlara doğru bir eksen kaymasının yaşandığından da söz edilebilir.”

OLAĞAN ŞÜPHELİ: DÖVİZ KURU
TEPAV"ın çalışmasında kurun dış ticaret dengelerini olumsuz etkileyecek ölçüde değerli olduğu savı da ele alındı. Türk lirasının, 2008"in son çeyreğinden 2009"un ilk çeyreğine kadar diğer para birimleri karşısında reel bazda değer kaybettiği, sonraki dönemde kurda değerlenme olsa da TL"nin henüz kriz öncesindeki değerine ulaşamadığına dikkat çekilen araştırmada şu ifadelere yer verildi:
“AB'ye ihracatta kur dinamiklerinin etkili olduğu savı, en azından kriz öncesi ve sonrasını kapsayan dönem için desteklenmemektedir. Para birimi değer kaybeden Türkiye, Tayvan ve Kore"nin pazar paylarının azalması, para birimi değer kazanan Çin, Endonezya ve Singapur"un ise pazar paylarının artması ihracatın döviz kuru dışında yapısal faktörler tarafından da etkilendiği anlamına gelmektedir. Bu sonuç, ihracat kayıpları için kur politikası dışında da çözümler aranması gerektiğini göstermektedir.”
Bu dönemde dünyada toplam ihracat yüzde 27 arttığı halde Türkiye"de sadece yüzde 7'lik bir artış kaydedilmiştir” denildi.
Referans Gazetesinin haberine göre; yukarıda özetlediğimiz rapor hem Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) hem de Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan"ı kızdırdı.
İhracatın AB ülkelerinden diğer pazarlara kaymasını eksen kayması olarak yorumlayan raporu topa tutan TİM, ayrı bir rapor hazırlattı. Bakan çağlayan ise raporun belli bir amaçla hazırlandığını belirtti.
Oysa bu oran yılın ilk çeyreğinde yüzde 3,7'ydi.Yüzde 2,4 Amerika Birleşik Devletleri'nde üç aylık bir dönem için bir yıldır görülen en büyük büyüme oranı. Açıklanan veriler ise şimdlik sadece ilk hesapları yansıtıyor ve bu rakam önümüzdeki aylarda iki yönde de değişebilir.
Amerika Birleşik Devletleri'nde büyümenin yavaşlamasının temel nedeni olarak, ülke ekonomisindeki toparlanmanın ne derece güçlü olduğuna ilişkin kaygıların artması gösteriliyor. Bu noktada tüketici harcamalarının istenilen seviyede olmaması ve ithalatın artması endişe yaratıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde işsizlik oranı halen yüzde 9,5.
'Bu büyümeyle işsizlik azalmaz'
Uzmanlar ekonominin mevcut düzeyde büyümesinin işsizliğin azaltılması için yeterli olmadığı görüşünde. Amerikan ekonomisinin beklenenden az büyüdüğünün açıklanması sonrası ise Amerikan Doları diğer önemli para birimlerine karşı bir miktar değer yitirdi.
ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke, geçen hafta ülke ekonomisinin görünümünün "olağandışı şekilde belirsiz" olduğu uyarısında bulunmuştu. Amerikan Senatosu Bankacılık Komisyonu'nda konuşan Bernanke, ülke ekonomisinin kalkınmasını desteklemek için gelecekte de halen rekor düzeyde düşük olan faiz oranlarının muhafaza edilmesi gerekeceğini söylemişti.
Bernanke toparlanma sürecinde sorunlar görülmesi durumunda, ABD Merkez Bankası olarak ekonomiyi canlandırmak için yeni politikalar uygulamaya da hazır olduklarını belirtmişti.
Amerika Birleşik Devletleri'nde 2008'deki mali krizden bu yana, kredileri ve harcamaları artırmak için faiz oranları, yüzde 0 ile 0,25 arasında tutuluyor.



İNGİLİZ BASININDA 30 TEMMUZ 201 CAMERON ÖZETLERİ

İngiltere Başbakanı David Cameron'ın Türkiye ve Hindistan ziyaretlerinde verdiği mesajların yankısı sürüyor.
Cameron'ın Ankara'da Gazze'yi bir hapishaneye benzetmesi, Bangalor'da da Pakistan'ı terörü desteklemekle suçlaması tartışma yaratmıştı.
Guardian'ın dış politika yazarı Simon Tisdall, Cameron'ın bu tavrını Amerika Birleşik Devletleri'nin mesajlarını dünyaya iletmek olarak yorumluyor. Yazıda dikkat çeken satırlar şöyle:
"Cameron'ın açık sözlülüğünün ardında ne yattığının ipuçları, geçen hafta Washington'da Barack Obama ile yaptığı görüşmede bulunabilir. İngiltere'yi Amerika'nın küçük ortağı olarak tanımladığı ziyaretti bu. Görüşmelerde Cameron'ın bu hafta gündeme getirdiği hemen hemen tüm başlıkların provası yapıldı."
"Obama bir süre surat astığı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya bu aralar iyi davranmak zorunda kaldı. Obama bir yandan Gazze'ye yardım gemilerine saldırı sırasında verdikleri kayıplar konusunda Türklerin acısını paylaşırken, bir yandan da Cameron'ı İsrail üzerindeki baskıyı arttırmaya teşvik etmiş olabilir."
"Cameron'ın Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkan Almanya ve Fransa'ya yönelik çıkışları ise ABD Savunma Bakanı Robert Gates'in son dönemdeki çıkışlarını hatırlatıyordu. Ankara ile İran konusunda yaşanan derin görüş ayrılığının giderilebileceği yönündeki teskin edici sözlerine gelince, bunlar zaten doğrudan Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nın söyleminden alınma."
"Aynı kalıp Cameron'ın Hindistan ziyaretinde de tekrarlandı. Bush yönetimi Çin'in nüfuzunu dengelemek için, nükleer teknoloji ve silah satışları üzerindeki sınırlamaları kaldırarak Hindistan ile stratejik ortaklığa gitmişti. Cameron da bu siyaseti izledi. Pakistan'ın bölgede teröre destek verdiği iddialarıyla ilgili kaygılarını dile getirirken, sanki Obama yönetimi adına konuşuyordu."
"Ancak Cameron ABD değil, İngiltere adına konuşmalıdır. Ne var ki konu büyük uluslararası meseleler olunca, küçük ortak olmak bunun tersini gerektiriyor galiba.
"Mesajı taşıyor, cezasını siz çekiyorsunuz. Sonuçta da İngiltere'nin İsrail, Pakistan ve Avrupalı ortaklarıyla ilişkileri biraz daha çetrefil hale geliyor. Bu tablo göz önüne alındığında, Cameron cesur bir kahinden çok, kullanışlı bir ahmaktır."

BP Felaketzedelerle Hukuk savaşı verecek
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki petrol sızıntısı nedeniyle milyarlarca dolar zarar ettiğini açıklayan petrol devi BP, yönetim kurulu başkanını da değiştiriyor. BP'nin yeni patronu, 'yaşananlardan ders alacağımıza şüphe yok' derken, görevden alınan Tony Hayward, şirketin felaketten daha güçlenmiş çıkacağını söylüyor. Ancak, çevreye verdiği büyük zararın yanı sıra, yüzbinlerce kişinin geçim kaynaklarını tehlikeye atan felaket, BPyi petrol endüstrisi tarihinin en uzun ve maliyetli hukuk mücadelesiyle karşı karşıya bırakabilir.



BRITISH AIRWAYS 164 MİLYON STERLİN ZARAR ETTİ

British Airways son üç ayda 15 iş gününü grevlerle kaybetti
İngiliz havayolu şirketi BA, yılın ilk çeyrek döneminde kabin ekiplerinin grevleri ve volkanik kül bulutunun yol açtığı aksamalar nedeniyle yüklü miktarda zarar ettiğini açıkladı.
BA, vergi öncesi kaybını 164 milyon sterlin olarak ilan etti. Nisan- Haziran arasını kapsayan rakamlar, geçen yılın aynı döneminde kaydedilen zarardan da büyük. Vergilerden sonra ise, şirket hala 122 milyon sterlin (190 milyon dolar) zararda.

YURTİÇİ HABERLER

Yasaklılar listesi temizlendi,

SPK geçtiğimiz cuma günü işlem yasağı kurallarını değiştirerek daha önce yasaklı duruma düşen 153 kişinin işlem yasaklarını 1 Ekim 2010 itibarıyla kaldırdı. Kurul, sığ hisselerin borsa kotundan çıkışıyla ilgili düzenlemenin de esaslarını belirledi.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) cuma günü yaptığı toplantıda, işlem yasağı uygulama kurallarının değiştirildiğini ve bugüne kadar haklarında işlem yasağı getirilen tüm gerçek ve tüzel kişilerin (153 kişi) işlem yasaklarının 1 Ekim 2010 tarihi itibariyle kaldırılmasına karar verildiğini açıkladı.
SPK'dan yapılan açıklamada, "Bu kararın alınmasında kurulumuzca piyasaların gerçek zamanlı takibi yapılarak piyasa bozucu işlem ve faaliyetlerin oluşum aşamasında engellenmesi ve İMKB Hisse Senedi Piyasasının işleyiş esaslarına getirilen ve getirilecek yeni düzenlemeler ile işlem kuralları açısından piyasanın manipülatif işlemleri en aza indirecek şekilde yapılanacağı göz önünde bulundurulmuştur" denildi.

Açıklamada, yeni kurallar çerçevesinde uygulama şöyle açıklandı:
- İlk defa işlem yasağına konu fiili işleyenlere 6 ay süreyle işlem yasağı tedbiri uygulanabilecek. Eski uygulamada, bu süre 2 yıl olarak benimsenmişti.
- İkinci defa işlem yasağına konu fiilin işlenmesi durumunda, işlem yasağı süresi 2 yıla çıkacak.
- 6 ay ve 2 yıllık işlem yasağı tedbirleri "geçici işlem yasağı" olarak tanımlandı.
- Üçüncü defa işlem yasağına konu olan fiilin işlenmesi durumunda ise, "sürekli işlem yasağı" olarak tanımlanan 5 yıllık tedbir uygulanabilecek.
1 Ekim 2010 itibarıyla Türk sermaye piyasalarında yeni bir dönemin başlayacağı vurgulanan SPK açıklamasında, "Yeni dönemde işlem yasağı uygulamalarında 30 Temmuz 2010 öncesindeki işlem yasağı verileri geçerli olmayacaktır.
Ayrıca, 1 Ekim 2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, işlem yasakları kaldırılan kişilerin işlem yasağına konu olan paylarının yasaklı pay statüleri de kaldırılmaktadır. Ancak, işlem yasağı kaldırılan kişiler aleyhine Kurulumuzca açılmış davalar, bir tedbir olan işlem yasağı uygulamasından bağımsızdır ve Kurulumuzun bu davalarla ilgili uygulamalarında bir değişiklik olmamıştır. "

Tüketici elini cebine attı çift haneli büyüme geldi
Sanayi üretimindeki çift haneli artışın ardından bir olumlu sinyal de tüketim cephesinden geldi. İlk 6 ayda AVM ciroları % 16 arttı. Tüketimdeki artış, ikinci çeyrekte yüksek büyüme beklentilerini güçlendirdi
Yılın ilk çeyreğinde yüzde 11.7 büyüyen Türkiye ekonomisinde ikinci çeyrekte de çift haneli büyüme umutları artıyor. Büyümenin öncü göstergesi sayılan sanayi üretiminin mayısta yüzde 15.6 artmasının ardından bir olumlu sinyal de tüketim cephesinden geldi. Alışveriş merkezlerinin (AVM) cirosu yılın ilk yarısında yüzde 16 arttı. Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği (AYD) ile Akademetre Research tarafından oluşturulan AVM Endeksi"ne göre ilk 6 ayda AVM"ler 12.5 milyar lira ciro yaptı. AYD Başkanı Hakan Kodal, yıllık ciro beklentisinin 25 milyar iken, 6 aylık rakamların yıllık hedefin aşılacağını gösterdiğini söyledi.

İkinci yarıda ciro patlaması yaşayabiliriz
Kodal, yılın ilk 6 ayını "iyi bir dönem" olarak tanımlarken, ikinci yarıda okulların açılması, yıl sonu alışverişi, Ramazan ve bayramların etkisiyle rekor yaşanabileceğini ifade ederek, “Geçen 2-3 yıla göre, önümüzdeki 6 ayda en iyi ciroları yapmayı bekliyoruz” dedi. Son 9 ayda en yüksek cironun haziranda yapıldığını belirten Kodal, ilk yarı ciro endeksi ortalaması 114 iken, 2009 yılı ilk yarı yılı ortalamasına göre yüzde 16 artış görüldüğünü anlattı. Kodal, Anadolu"da AVM"lere yönelik talebin giderek artığına ve bu artışın cirolara yansıdığına dikkati çekerek, Anadolu"da Haziran 2009"a göre Haziran 2010"da ciroların yüzde 20 arttığını söyledi. Kodal, 256 AVM için toplam yatırım tutarının 35 milyar dolar olduğunu ve 350 bin kişiye istihdam sağlandığını açıkladı.

Turistlerin de ilgi odağı oldu
Verilere göre AVM"lere gelen turist sayılarında da önemli artışlar yaşandı. Daha çok şehir merkezlerindeki AVM"lerde Kuveyt, Mısır, İran, Tunus, Cezayir, BAE"den gelen turistler gözlenirken, geçen yılın 2 katından fazla ciro yapıldığı ve tax free işlem sayısının geçen yılın 4 katı civarında olduğu tespit edildi.

Ziyaretçi sayısı 500 milyon
AYD verilerine göre Anadolu şehirlerinde gerçekleşen 6 aylık ziyaret 270 milyon kişi, İstanbul"da ise toplam 225 milyon kişi. 2010 yılı için tahmin edilen ziyaretçi rakamı 1.1 milyardı. 2010 yılının ilk 6 ayında 500 milyon ziyaretin gerçekleşmiş olması ise yıl sonuna kadar yeni açılacak AVM"lerin de sektöre eklenmesi ile hedeflerin tutturulacağının göstergesi olarak görülüyor.

AVM"de hamle yapan Anadolu İstanbul"u geçti
Anadolu illerine hizmet veren AVM"ler yılın ilk 6 ayında büyük bir hamle yaptı ve elde ettiği ciroyla İstanbul"u geride bıraktı. Anadolu"daki AVM"lerin toplam cirosu 6.5 milyar lirayken İstanbul"da 6.1 milyar TL oldu. 2009 Haziran ayında 101 puan olan Anadolu ciro endeksi, 2010 Haziran ayında 20 puan artış kaydederek 122 puana ulaştı.
Bu oranla İstanbul"daki ciro artışlarını geride bıraktı. Anadolu"da AVM"lerde gerçekleşen ciro 6.5 milyar TL"ye çıkarak ilk kez İstanbul cirolarını geçti. İstanbul"da da toplam AVM cirosu ise ilk altı ayda 6.1 milyar TL oldu.



TOBB MESA Hastanesini Satın Aldı

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB-ETÜ), Mesa Hastanesi"ni tıp fakültesi kurmak üzere devraldı.
Fakülte için YÖK"e başvuracak TOBB-ETÜ, halen 100 yatak kapasitesine ve 8 ameliyathaneye sahip hastaneyi uluslararası standartlarda bir araştırma merkezine dönüştürecek.
Fakültenin dünyaca ünlü bir araştırma merkezi olmasını hedeflediklerini belirten TOBB-ETÜ Mütevelli Heyet Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, tıptaki beyin göçünü de tersine çevirmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Hariri Grubu T_Bank"ta dengeyi sağladı.
Mehmet Nazif Günal"ın kalan %8 hissesini alan Hariri Grubu diğer ortak Arab Bank ile 50-50 oldular. Deneyimli bir yönetime sahip olan, T-Bank sessiz ve derinden gidiyor. Yakında büyüme hamlelerini duyabiliriz.

P İ Y A S A L A R

ABD Ekonomisiyle ilgili olumsuz veriler ve son günlerde küresel piyasalardaki iyimser havanın tersine dönmesi, bizi de olumsuz etkiledi ve IMKB"deki dört günlük yükselişin ardından cuma günü, 870 puan kaybeden borsa haftayı 59.866 ile kapattı.
Hisseler 1.43 değer kaybederken bankacılık sektörü kagıtları 2.56 geride kaldı.

Gelişmekte olan piyasalara para yağıyor.

Yanlış anlaşılmasın. İlgi sadece bizim kagıtlara değil. Genelde yüksek faiz veren gelişmekte olan ülkeler bundan nasibini aldı. Özellikle bu paralara çok iyi reel faiz bırakan devlet tahvilleri bundan payını fazlasıyla aldı. Brezilya ile aynı vade ve koşullarda satışa sunduğumuz tahvillerde Brezilya kagıtlarına %20 daha fazla talep gelirken, borçlanma maliyetleri bize göre .75 daha ucuz oldu. Reel faiz olarak yatırımcıya 4..5 verdi.

İçerde faizler 8.35"den kapandı. Salı günü açıklanacak enflasyon bekleniyor. Eğer beklenenden düşük gelirse faizlerin 8 sınırına kadar gerilemesi beklenebilir.

Dolar 1.50"yi test etti ve 1.51"den kapandı. Bu hafta ABD verilerine bağlı olarak dar bir şeritte hareket edecek ama 1.50"nin altına düşmeyecek.
AB"de banka test sonuçları beklenen ilgiyi görmedi. Politik bir adım olarak nitelendirildi. Stres testinde yüklediğiniz risk önemli. O bakımdan güven vermedi.
Siyaset referanduma kilitlenmiş durumda. 12 Eylül"de AKP güven oyu oylanacak. Kimsenin anayasa ile veya değişen maddelerle ilgisi yok. 30 yıl öncenin hesabı sorulmaya çalışılıyor. Meydanlarda bunun sömürüsü yapılıyor. Bir taraftanda YAŞ Toplantısı Balyoz"un gölgesinde başladı. Balyoz"da ilginç. 112 yüksek rütbeli subay için tutuklama kararı çıkarıyorsun. Bunların yarısı halen görevde ve çoğu kritik yerlerde. Sanki birileri birilerinin bam teline basmaya çalışıyor gibi. En önemlisi terör azmış ve şehirlere inmiş gibi. Birileri işi çorbaya çevirdi ama kim. Ülke ilginç günler yaşıyor.

Esenlikle Kalın

(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)


Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.