• BIST 103.235
  • Altın 197,827
  • Dolar 4,7171
  • Euro 5,5018
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 21 °C

Partiler turizmde yetersiz kalıyor

Partiler turizmde yetersiz kalıyor
GM'nin araştırmasında AK Parti’nin vaatlerini tam anlamıyla yerine getiremediği, CHP ve MHP’nin programlarıın turizmde yetersiz olduğu görüldü

SELÇUK MERAL
ANTALYA-
GM Turizm&Yönetim Dergisi seçimler ve turizm üzerine yaptığı araştırmanın sonuçları üzerine “Apolitik” başlığıyla yorum haber hazırladı. Partilerin turizm üzerine politikalarını, turizme bakışlarını ve parti programlarında yer alan turizm başlıklarını ele alan GM, sektörün önemli isimlerine sorular yöneltti. AK Parti’nin vaatlerini tam anlamıyla yerine getiremediği, CHP ve MHP’nin programlarında turizmi tatmin edici bölümlerin yetersiz olduğu görüldü. Kültür ve turizmin ayrılması konusuna ise sektör olumlu bakıyor. Bakan Günay’dan herkesin memnun olduğu görülürken, Antalyalı turizmciler Menderes Türel’in turizm bakanı olmasına da olumlu bakıyorlar.

PARTİLER TURİZME NASIL BAKIYOR?
GM’nin partilerin programları üzerine yaptığı araştırmada şu bilgiler yer alıyor.

Kamuoyu araştırmacılarına göre parlamentoya girmesine kesin gözüyle bakılan, ilk sıradaki üç partinin (AK Parti, CHP ve MHP) turizm politikalarında sektöre ilişkin önemli değişiklikleri içeren görüşleri yok.
Aslında politikalarının olmamasından daha kötüsü bunun bizi şaşırtmıyor olması. Seçim beyannamelerine göz atacak olursak politikasızlıkları çok net ortaya çıkıyor.
İktidar partisi AK Parti seçim beyannamesinde döneminde turizmde gerçekleşenleri öne çıkararak; sektörü iki ayrı bölümde ele alıyor.

SÖYLENENLER GERÇEKLEŞMEDİ
AK Parti, beyannamesinin girişinde; “Allah ülkemize müstesna bir tabiat ve güzellik bahşetmiştir” diyerek ülkemizin turizm potansiyelini Allah vergisi olarak görüyor ve Türkiye’nin dünya turizm sıralamasındaki yerinin önemini vurguluyor.
2002-2010 yılları arasında AK Parti iktidarının sağladığı büyümeye değiniliyor.
2002 yılında Türkiye'ye giriş yapan turist sayısının 13,3 milyon kişiden, 2010 yılında yüzde 116'lık artış ile 28,6 milyon kişiye ulaştığı dikkate alındığında; AK Parti’nin iktidarında yıllık ortalama turist sayısındaki artışın yüzde 14,5 olduğu ortaya çıkıyor.
Ancak gelirdeki artış, turist sayısında gözlenen oranın neredeyse yarısı kadar gerçekleşmiş. Aynı dönemde gelirlerdeki artış yüzde 53'te kalıyor.

İHTİYAÇLARA CEVAP VERMEYECEK GİRİŞİM
Aynı bölümde 8,5 yıllık iktidar döneminde yapılanlara değinilirken, 2003 yılında Turizm Endüstrisini Teşvik Kanunu'nda yapılan değişiklikler ve “Turizm Stratejisi 2023 ve Eylem Planı 2007-2013” çalışmasından söz ediliyor.
AK Parti iktidarının turizm icraatı olarak gösterdiği diğer iki konu ise sertifikasyon çalışmaları ile Rehberlik Meslek Yasasının TBMM'ne sevk edilmesi.
Bu iki icraatın ihtiyaç duyulan düzenlemelerin çok gerisinde olduğu herkesçe de malum. Örneğin halen herkes üst düzey otel yöneticiliği yapabilmekte, yeter ki patron gözünüzü kaşınızı beğensin.

VAATLERDEN BAŞKA BİR ŞEY YOK
İkinci bölümü ise 2023 hedeflerini ortaya koyuyor.

Turist sayısının 50 milyona çıkarılacağının ifade edildiği bu başlık, Başbakan'ın çıraklık ve kalfalık saydığı ilk iktidar döneminde elde edilen ortalama yüzde 14,5 oranındaki büyümenin, ustalık döneminde yarıdan fazla azalarak, yüzde 6,28'e ineceğini gösteriyor.
AKP Beyannamesi'nde yatak sayısında öngörülen artış ise yılda ortalama yüzde 4,16 oranında kalıyor.
Beyanname Türkiye'nin sahip olduğu termal kaynaklar ile yaylaların turizme açılmasına ilişkin vaatlerle sürüyor.
İktidar Partisinin termal gibi fiziksel tedavi amaçlı kaynakları, sağlık turizminde atılım yapacak önemli bir araç olarak gördüğü anlaşılıyor.
AKP'nin iktidar döneminde gerçekleşen sayılar, aslında uygulanan ekonomik programın turizm sektörünü olumsuz etkilediğinin göstergesi.
İthalatı özendiren aşırı değerli TL'nin, döviz gelirleri üzerinde yarattığı baskıyı gözler önüne seriyor.
CHP VE MHP’NİN YENİ BAKIŞ AÇILARI YOK
AKP'nin yukarıda özetlediğimiz yaklaşımına karşı, muhalefetteki iki partinin (CHP ve MHP) kendi programlarında, bu fırsatı değerlendirerek AKP uygulamalarını eleştiren, çözümler üreten yeni bakış açıları geliştirmeleri beklenir, ne var ki her ikisi de bundan çok uzaklar.
En azından kişi sayısı artarken, döviz gelirinin artmayışı enine boyuna irdelene bilinir.
2023 Turizm Stratejisi ve Eylem Planında ön görülenlerin neden gerçekleşemediği eleştirilir.

CHP’NİN TURİZME BAKIŞI NEDİR?
İktidardan sonra Muhalefetin politikasızlıkları ana muhalefet Partisi’nin beyannamesi’nde turizm, "Çağdaş Turizm Politikası" başlığı altında inceleniyor.
Başlıklara kısaca göz atalım;
"Dört mevsime ve ülkenin tüm potansiyel bölgelerine dağılan, sürdürülebilir bir turizm sektörü yaratacağız."
"Ucuz fiyatlandırma politikasına esir olmadan, özgün turizm ürünlerini markalaştırarak sektörün dış rekabet gücünü yükselteceğiz."
"Turizmde çevre duyarlılığını, doğal ve kültürel değerlerimizin korunmasını, kaynakların en etkin kullanımını ön plana çıkaracağız."
Kimse alınmasın ama bunlar hemen her gün duyulan iyi niyet dileklerinden öteye gitmeyen basmakalıp söylemlerin ötesine geçemiyor.

CHP’DE FARK YERLİ TUR OPERATÖRLERİNE DESTEK
Yalnız şu iki başlıkta toplanan yaklaşım diğerlerinden çok farklı.
"Turizm arzının tüm ülkeye dengeli biçimde yayılması için gelişmekte olan turizm bölgelerimizde yapılacak yatırımlara teşvik vereceğiz." Söylemi; turizmde gelişmekte olan bölgeler diye tanımlanacak yeni bir kavramı gündeme getiriyor. Coğrafi açıdan belirtilmeyen bu bölgeleri bilemediğimiz için CHP'nin bu bölgelerde sayısal olarak gerçekleştirmeyi tasarladığı yatırımları ölçme olanağı da yok.
Pazarlama konusunda CHP’yi AKP’den ayıran en önemli fark ise aşağıdaki maddede;
"Yurt dışından daha çok turist gelmesi için yerli tur operatörlerini doğrudan destekleyeceğiz."
Burada öne çıkarılan görüşler iktidara aday bir partinin çalışmasından çok, turizmle göz kararı ilgilenen, tavsiyelerden alınmışa benziyor.
Devrimsel bir hızla gelişen turizm pazarlamasındaki eğilimler dikkate alınarak, 15 yıl önce gündemde olan bir yaklaşım savunulmazdı. Artık daha iddialı daha yaratıcı olma zamanı. Yerli tur operatörlerinin önemine katılıyorum ancak burada daha ciddi ve güncel bir strateji gerekiyor. Kelle koltukta savaşan yerli tur operatörlerinin kuru bir destek sözünden çok daha fazlasına ihtiyacı var.

KÜLTÜR VE TURİZM AYRILIYOR
Örneğin muhalefet en azından Turizm ve Kültür bakanlıklarının tekrar ayrılmasını gündeme getirebilir. Her iki bakanlığa icraat yetisi kazandırarak ve bunu somut projelerle Türkiye ye sunabilir. En az 10 tane çılgın proje çıkarabilir bu iki bakanlıktan. Tabii iş bilenin kılıç kuşananın.
Tüm bu zorunlulukların ışığında yeni kabinede Turizm Bakanı olarak aslen gazeteci olan Menderes Türel, Kültür Bakanı olarak aslen hukukçu olan Ertuğrul Günay’ı görmemiz olası görülüyor.

KÜLTÜR BAKANI KİM, TURİZM BAKANI KİM OLMALI?
Aslen turizmci olarak basın sektörüne ucundan da olsa bulaşan ben ise acaba bir de hukuk okusam mı diye aklımdan geçmiyor değilim. Belki bu şekilde Meclise sızar aslen Turizmci Turizm Bakanı olarak birlikte yarınların projelerini gerçekleştirebiliriz.

Ne dersiniz?

Cüneyt Kuru- RixosLares Hotel Genel Müdürü: Sektörden biri olmalı

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı yönetecek bir kişinin nasıl olması gerektiği konusunu değerlendirecek olursak; seçilecek bakan mutlaka sektör içinden olmalı. Geçmiş senelerde sektör içinden bir isim de Turizm Bakanlığı yapmıştı. Onun döneminde turizme katkılar oldu, ama sektörü hep öne taşıyacak, sektör içindeki özellikle acentelerin ve otelcilerin sesine kulak verecek bir bakanın seçilmesi hepimize fayda sağlar. Ayrıca gelecek olan bakan, çevreye, sürdürebilir turizme değer verecek ve koruyacak, geniş çapta programlar yaparak bunları en kısa zamanda uygulayacak niteliklere de sahip olmalı. Özellikle çevre imajımız için oldukça önemli bir konu. Şuan da tanıtımlarımız iyi, ama bu konuya daha çok önem verilirse tanıtımımız daha da güçlü hale gelecektir. Geçmişte sektörün sorunları ile ilgili sektörü özendirici teşvikler yapıldı. Ama son dönemdeki vergi artışları ile sektörde gerilemeler yaşandı. Sektöre bu değindiğimiz konulara çare bulacak ve turizm süresini ileriye doğru genişletebilecek bir bakan gerekli.

Umman Çetinbaş- (CrystalGrubu Turizm Grubu Koordinatörü): Sektörden biri olmalı

Turizm Bakanı, turizmin sorunlarını bilen, turizm sektörünün içinden biri olmalı. Çünkü sektörden biri bakan olursa; bizim sorunlarımızı daha iyi anlar ve sorunlarımıza daha çabuk çözüm bulur. Bunların yanı sıra gelecek bakanın uluslararası platformda Türkiye’yi temsil edecek karizması ve lisan bilgisi olmalı, duruşu ile Türk turizminin hedeflerine uygun politikalar üretmeli. Ayrıca acil ihtiyaç duyduğumuz master planını gerçekleştirecek vasıfta olması da bizi son derece mutlu edecektir.

Ahmet İllez- MiracleResort Hotel Genel Müdür: Menderes Türel olabilir

Bugüne kadar birçok bakanla çalıştık. Kimisi çok iyiydi, kimisi ise tamamen politik ve siyasiydi. Bahattin Yücel Bakanımız sektördendi. Onun döneminde biz, sektör ve sektör temsilcileri olarak mutlu olduk, ama talihsizliktir ki onun döneminde de gazinolarımız kapandı. Onun dışında Antalyamızdan İbrahim Gürdal olmak üzere bir sürü bakan çıktı ve iyi de çalıştılar. O süreçte sektörün takipçisi ve bizlerin destekçisi oldular. Bugün ise AK Parti’den üçüncü sırada Menderes Türel’i görmekteyiz ve tahminlerime göre gelecek dönem millet meclisinde yerini alacak. Menderes Türel, çok başarılı bir yerel yönetim ve büyükşehir başkanlığı yaptı. Bakan seçilirse başarılı olur. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın birbirinden ayrılması konusunda ise; bence kesinlikle birbirinden ayrılmalı. Çünkü iki bakanlık bir arada olunca, ne hikmetse kültür her zaman ağır basıyor. Turizm Bakanlığı biz turizmcileri yeteri kadar tatmin etmedi. Sebebi de çok büyük meselelerin bakanlığın iç içe yüklenmiş olmasından kaynaklı. Türkiye kültürel geçmişi çok yüksek ve değerli bir ülkedir. Bunun yanında turizmi de sürekli gelişmekte. Onun için bakanlarımıza da haksızlık etmemek üzere bu iki bakanlığın ayrılmasından yanayım. Turizm Bakanlığı’na da Menderes Türel’in getirilmesi, Türkiye genelindeki turizme, özellikle de Antalya turizmine çok büyük katkı sağlar.

Dinçer Sarıkaya- Limak Atlantis Hotel – Genel Müdürü: Vizyonu geniş ve sektörden olmalı

Turizm ve Kültür Bakanlığı’na kesinlikle turizmin içinden biri getirilmeli. Özellikle Türkiye turizminin kaynağı olan büyükşehirlerden birinin bakan seçilmesi ve tüm sorunları bilen birinin bakanlığa getirilmesi sektörümüze büyük bir katkı sağlar. Tabii bunun yanı sıra seçilecek bakanın vizyonunun da çok geniş olması gerekli. Burada bakanlıklar için bence parti kesinlikle önemli değil. Önemli olan gerçekten bu işe gönül vermiş, yürekli, turizmcinin bütün dertlerini anlayacak, onlara çözüm üretebilecek, birinin göreve getirilmesi. Ayrıca bakanımızın mutlaka birden fazla lisan bilmeli, çünkü özellikle yurtdışındaki fuarlarda ülke tanıtımlarında ve ikili diyologlarda o ülkenin dilini bilen bir kişinin Türk turizmini temsil etmesi dünyadaki vizyon artışımızı sağlar. Son olarak sektörün yıllardır konuşulan ÖTV vergileri, havaalanı yatırımları, teşvikler ve benzeri konularda birçok sorunu var. Turizmciler olarak bunlarla ilgili bölgesel anlamda elimizden geleni yapıyoruz ve bu sorunların düzelmesi için elimizi cebimize atmaya hazırız. Ama vergilerin tekrardan düzenlenip turizmcilerin gelirlerini normal düzeye düşürecek şekilde ayarlanması şart. Umarım tüm bunları düzenleyecek bir bakan seçilir.

Hamit Kuk- Kayı Tur Genel Müdürü: Turizm kökenli olmalı

Sektör olarak yeni hükümetimizin nasıl bir turizm bakanı atayacağını merakla bekliyoruz. Temennimiz yeni bakanının turizm kökenli, turizmi bilen biri olması. Bunun yanı sıra yurtdışındaki tur operatörleri ile ilgili ilişkileri sağlam zeminlere oturtabilen, yabancı dil bilen, turizmle ilgili gelecekte yapılacak olan çalışmalara öncülük edebilen ve belli bir bakış açısına sahip birinin sektörümüze bakanlık etmesini diliyorum.

Muazzez Tonguç- Khan Best Westren Hotel Genel Müdürü: Dirsek temasında biri olmalı

Bir turizm bakanı, tarihimizi ve coğrafyamızı bilen, geniş bir genel kültüre sahip, ülkesini iyi tanıyan ve tanıtan, turizmin içinden, turizm yatırım ve işletmecileri ile dirsek temasında çalışacak, özgüveni yüksek, vizyon ve misyon sahibi, karizmatik, planlamacı, dinamik, genç, aktif, lider özelliği taşıyan, iyi derece yabancı dil bilen, ülkeler arası elçilik yapabilecek pozitif ve insan ilişkileri kuvvetli kısacası tüm bu saydığımız niteliklere sahip biri olmalı.

Nuri İnce - Barut Hotels Hemera Resort Spa - Genel Müdür: İki bakanlık ayrılmalı

Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın ayrılması taraftarıyım ve bu durum turizmi de olumlu yönde etkileyecektir. İki bakanlık ayrıldığı zaman sorunlarımızın daha pratik ve daha hızlı çözüme ulaşacaktır.

Sizce Ertuğrul Günay nasıl bir bakandı? Menderes Türel gelirse ne olur?

Ertuğrul Günay’dan sektör olarak memnunuz, Menderes Türel gelirse de iyi olur. Çünkü Türel bu bölgeyi yakinen bilen ve turizmin içinden bir kişi. Eğer seçilirse bu görevi başarılı bir şekilde yerine getirecek ve sürdürecektir” dediler.
Ayrıca şöyle değerlendirdiler: “Aslında biz yöneticiler işlerimizi iyi bir şekilde yaptığımız sürece bakanının isminin değişmesi bizim için çok önem arz etmiyor. Önemli olan gelecek bakanın sektörü ne kadar çok destekleyeceği ve bize yardım edebileceğidir. Bu koşullarda biz de ülkemiz adına çalışmaktan mutlu oluruz

Bülent Büyükyiğit- BETUYAP Bölge Müdürü: Günay’dan mumnunuz

Sektör olarak Ertuğul Günay’dan çok memnunuz. Olaylara hakim işini bilen, son derece demokrat bizlere de yaklaşımı oldukça ılımandı. Kültür Bakanlığı ile Turizm Bakanlığı birbirinden ayrılmalı mı, neden? Bence ayrılmamalı, onlar ayrılmaz bir bütün ve her zaman birlikte hareket etmeli.

Bakanlığın turizme bakış açısını değerlendirir misiniz?
Bakanlığın bölgemize bakış açısı oldukça olumlu. Diğer yerlerde de olumlu olabilir ama Ege Bölgesi’nde hala bir birlik göremiyorum. Umarım bu bölgemizde önümüzdeki senelerde bir araya gelir ve birbirleri ile uğraşmaktan ziyade bu işi nasıl yaparız diye tartışırlar. İşte o zaman Ege ve Akdeniz Bölgesi’nde turizm daha iyi olur.

Hakan Duran – Cornelia Deluxe Resort- Genel Müdürü: Günay oldukça başarılı bir bakan

Ertuğrul Günay oldukça başarılı bir bakan. İyi çalıştı ve güzel konulara değindi. Elinden geldiği sürece turizmcilere destek de oldu. Ama bence yeni birilerinin olmasında fayda var. Çünkü bakanlığa yeni bir kan gerekli, zaten seçimlerdeki gaye de bu dur. Milletvekilleri yenilenecek ki Türkiye’ye daha faydalı olsun.

Peki, Menderes Türel Turizm bakanı olur mu?

Menderes Türel kazanma ihtimali yüksek bir kişi ve başbakan tarafından da desteklenen bir isim. Eğer Menderes Türel olursa, bu bölge için çok faydalı olur. Çünkü Menderes Türel Antalya’da doğmuş büyümüş, bölgenin şartlarını çok iyi bilen biri.

Sizce, Turizm ve Kültür Bakanlığı birbirinden ayrılmalı mı?

Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın ayrılması konusu oyuncağa döndü. Bir ayılıp bir birleşiyorlar. Ayrıldığı zaman kadrolar işlerini doğru düzgün bir şekilde yerine getirdiği sürece sektöre fayda sağlar. Ertuğrul Günay ilk zamanlarda kültüre ağırlıklı gibi görünmüştü, fakat sonradan turizme doğru yoğunlaştı ve böylece dengeler sağlandı. Eğer bu iki bakanlık ayrıldığı zaman herkes görevini birebir yapacaksa ve de sürekli yöneticiler değişmeyecek ise bu iki bakanlığın ayrılması herkes için daha faydalı olacaktır.

Türkiye’de Kültür ve Turizm verileri 2002–2010 verileri ise şöyle

(TC Kültür Ve Turizm Bakanlığı’ndan alınmıştır)

Türkiye, coğrafyasının özel konumu nedeniyle dünyanın en ilgi çekici ülkelerinden birisidir. Üzerinde yaşadığımız topraklar tarih boyunca insanların büyük serüvenine, savaşlara, göçlere, nice uygarlık ve imparatorluklara ev sahipliği yapmıştır. Ülkemizin her yanına serpilmiş antik kalıntılar, şehirler, anıtlar, saraylar, kervansaraylar, bütün dinlerin en görkemli kutsal mekanları olan mabetler ev sahipliğimizin zengin mirasını oluşturmaktadır. Son yıllarda Türkiye, bütün bu zenginliğin farkında olarak, bu mirası ayrımsız sahiplenmeye ve özenle koruyarak geleceğe taşımaya çalışmaktır. Bu yeni bakış açısı Türkiye'nin engin tarihine dünyanın ilgisini yoğunlaştırırken, bu ilginin sağladığı olanaklar da halkımızın, adına genel olarak "Kültür" dediğimiz toplam yaşam kaliltesini yükseltmektedir. Bu yazıda bu gelişmelerin özet bilgilerini size sunmaktayız.

Turizm Alanında Gelişmeler

Turist sayısı ve turizm gelirleri

Türkiye 2002 yılında gelen turist sayısı bakımından dünyada 17. sırada yer alırken 2009 yıllında 7. sıraya yükseldi. 2002 yılında turizm geliri bakımından dünyada 12. sırada yer alan Türkiye 2009 yılında 9. sıraya yerleşti.

2002 yılında 13,2 milyon olan yabancı ziyaretçi sayısı, %116,7 artarak 2010 yılında 28,6 milyona yükseldi. 2002 yılında 11,9 milyar dolar alan turizm geliri %76,5 artarak 2010 yılında 20,8 milyar dolara yükseldi.

TANITIM ÇALIŞMALARI

• 2002 yılında yaklaşık 44 milyon TL alan yurtdışı tanıtım bütçesi 3,5 kat artarak 2010 yılında 153 milyon TL'ye ulaştı.
• Türkiye 2002 yılında 100 uluslararası turizm fuarına katılırken 2010 yılında 150 fuara katıldı.
• 2002 yılında 127 Mavi Bayrak ödüllü plaja sahip olan Türkiye, 2010 yılında 314 Mavi Bayraklı plaj ile dünya 4.sü oldu.
• 2002 yılında 7.685 alan turist rehberi sayısı 2010 yılında 12.517'ye yükseldi.
• 2002 yılında 4.344 alan belgeli seyahat acentesi sayısı 2010 yılında 6.045'e ulaştı.

OTEL SAYISI VE YATAK KAPASİTESİ

2002 yılında 396.148 işletme belgeli yatak kapasitesine sahip olan Türkiye, %62,9 oranlarında bir artış kaydederek, 2010 yılında 645.267 yatak kapasitesine ulaştı. Yatırım belgeli konaklama tesisleri ile birlikte toplam yatak kapasitesi 893.326'ya yükseldi.

2002 yılında Türkiye'de işletme belgeli 419 adet 4 ve 5 yıldızlı otel bulunurken bu rakam %106,4 oranında artarak 2010 yılında 865'e ulaştı.

2002 yılında işletme belgeli 4 ve 5 yıldızlı otellerde 167.633 yatak kapasitesine sahip olan Türkiye, %138,5 oranında bir artış kaydederek 2010 yılında 399.788 yatak kapasitesine ulaştı.

Turizm Altyapı Destekleri

Turizm altyapısını desteklemek amacıyla yerel yönetimlere aktarılan ödenek, 2002 yılında 24,5 milyon TL iken bu rakam 8 kattan fazla artarak 2010 yılında 203,7 milyon TL’ye ulaştı.

KÜLTÜR ALANINDAKİ GELİŞMELER
2002 yılında Türkiye'de Bakanlık eliyle yapılmış 42 kültür merkezi varken 2003'ten bu yana hizmete açılan 36 yeni kültür merkezi ile bu sayı 2010 yılında 78'e ulaştı. 2011 sonuna kadar 20 yeni kültür merkezi daha açılarak kültür merkezlerinin sayısı toplamda 98'e ulaştırılacak

ARKEOLOJİ
2002 yılında 57 yerli arkeolojik kazı yapılmaktayken, 2010 yılında bu sayı ikiye katlanarak 111 'e ulaştı.

MÜZE VE ÖREN YERLERİ
2002 yılında müze ve ören yerlerini ziyaret edenlerin sayısı 7.422.208 iken 2010 yılında 3,5 kat artarak 25.854.341 'e ulaştı.
2002 yılında müze ve ören yerlerinden elde edilen gelir 26 milyon TL’den 2010 yılında 6,5 kat artarak 171 milyon TL’ye yükseldi.
 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.