• BIST 86.538
  • Altın 231,112
  • Dolar 6,0993
  • Euro 6,9490
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 34 °C

Parti bitti, paranın zor günleri başlıyor

Parti bitti, paranın zor günleri başlıyor
FED Başkanı Ben Bernanke her ay 85 milyar dolarlık alımları yılsonuna kadar azaltacağını 2014 yılında sonlandıracağını açıkladı.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 24-28 Haziran 2013

İSTANBUL
- Taksim Gezi Parkı olayları.“Duran Adam” ve “Karanfil Bırakma” eylemleri ile sürüyor. Başbakan’ın kime karşı yaptığı belli olmayan “Milli iradeye saygı” mitingleri sürüyor. Başbakan mitinglerde muhalefet partisini, faiz lobisini suçlarken “onlar ve bizler” diyerek sarfettiği her sözüyle ortamı geriyor. Kullandığı her sözle Türkiye ekonomisi sıkıntıya giriyor. Dolar fırlarken, altın çöküyor. Herkesin aklında bir soru var “Başbakanın bir bildiği var herhalde” diyorlar. Ama ortada bir gerçek var. Türkiye ekonomisi, Türkiye turizmi büyük telafisi mümkün olmayan büyük yaralar alıyor. Ama durumu düzeltmek için siyasetten taviz veren yok.

BERNANKE KONUŞTU DÜNYA EKONOMİSİ KARIŞTI
FED Başkanı Ben Bernanke bütün dünyanın merakla beklediği konuşmasını yaptı ve her ay 85 milyar dolarlık alımları yılsonuna kadar tedrici olarak azaltacağını 2014 yılında da sonlandıracağını açıkladı. Tabii hemen bol paranın kalmadığı endişeleri uluslar arası piyasalarda “Parti bitti, paranın zor günleri başlıyor yorumlarına neden oldu.Başka bir ifade ile parasal genişleme politikalarının sonuna gelindi. Hemen tepki geldi. Gelişmekte olan ülkelerde faizler arttı, borsalar düştü, yerel paralar hızla değer kaybetti.

TÜRKİYE RAPORU
Haberin arkasından haftanın kapanışına kadar olan gelişmeler ;
• Borsa toplamda 107 milyar eridi.
• Dolar altı müdahaleye rağmen 1.9315 ile tarihi zirvesine çıktı.
• Altın resmen çakıldı.1300 dolar sınırına eylül 2010'dan buyana en düşük seviyesine geriledi.
• Gösterge bileşik faiz %7,61 oldu.
• 10 yıllık faizler %7.88 oldu.
• Avrupa borsalarında da %3 civarı düşüşler yaşandı.
Avrupa borsaları %3 civarında değer kaybederken BIST'in 6.82 değer kaybı Gezi direnişlerine bağlandı.
Türkiye'de piyasalar bu tür inip binmelere alışkın olduğu için yeni gelişmelere de adapte olacaktır. Borsada bir zamanlar 73 binlere kadar gerilemeler olması yabancımız değil. Kısa zamanda piyasaların toparlanması mümkün değil. Borsa için döviz ve faizlerin yüksekliği en büyük handikap.Banka kağıtlarına baktığımızda bazıları düşerken bir kısmının etkilenmemesi de ilginç.
Geçtiğimiz haftanın perşembe günü TCMB piyasalara müdahale etti ve altı ihale açtı. Toplam gelen talep 917 milyon USD olurken Merkez 350 m. dolar sattı.Son ihalede fiyat 1.9360 oldu.
Sepet 2.24 olarak kapandı. Dövize olan talebin devamı bekleniyor. Başkan Başçı “Pazartesi’den itibaren piyasaların düzeleceğini” söyledi.

GEZİ PARKI DİRENİŞİNE DESTEK VEREN ŞİRKETLER

Gezi parkı direnişindeki tutumları sebebiyle Başbakan Erdoğan'ın gözdağı verdikleri başta Koç olmak üzere Boyner gibi kuruluşların hisse senetleri hareketinde yavaşlama olduğu belirtiliyor. Örneğin Yapı Kredi Bankası hisselerindeki satış dikkat çekici.

Londra Merkezli Teneo Intelligence analisti Wolfango Piccoli, 16 Haziran'da yayımladığı raporunda, protestolara destek veren iş dünyasının bilinen isimlerinin kriz sonrasında hükümetin hedefi haline gelebileceği korkularını da beraberinde getirdiğini belirtmişti.

2008 yılında Rahmi Koç'un 'bıyıklı ve sakallı birini işyerime almam' sözlerine Başbakan Erdoğan 'Ayrımcılığın yanında olmadık' diyerek tepki göstermişti.

İstanbul 1. ve 2. köprü ile bazı otoyolların 25 yıllığına özelleştirilmesi için Şubat ayında düzenlenen ihalede en iyi teklifi 5,72 milyar dolar ile Koç Holding ortakları ile vermiş fakat hükümet teklifin düşük kaldığı gerekçesiyle ihaleyi iptal etmişti.

Son olarak Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "Bir babayiğit arıyorum" diyerek başlattığı yerli otomobil tartışmasına Koç Holding adına noktayı koyan Mustafa Koç, "Yerli otomobil, ticari açıdan intihar olur" sözleriyle projeyi bitirmiş ve hükümetin tepkisini çekmişti.Gerçi Rahmi Koç yaptığı konuşmada hükümetin ekonomi politikasını methederek durumu ayar getirmeğe gayret etti..
Cem Boyner'in Taksim'i ziyaret ederek destek vermesi, Garanti Bankası Genel Müdürünün “ Bende çapulcuyum” demesi Başbakanın aynı şekilde tepkisini çekmişti. Bir başbakan'ın söylemlerinde bu tür kişiselleştirmeler yapması devlet adamlığı kişiliğine yakışmayan davranışlar.
Geçmişte medya kavgaları sırasında üzerine gittiği Doğan Grubuna 2009 yılında salınan 3.8 milyar TL vergi hatırlardadır.

AMERİKA DOSYASI

Ben Bernanke bu yılın sonunda görevini bırakıyor. Gelecek yılın politikasını selefi tayin edecek. Ancak Amerikan Merkez Bankası'nın bilançosunun bu genişleme politikası ile üç katı büyüdüğünü ve piyasaya 3 trilyon dolar para enjekte edilmesine rağmen, ABD ekonomisindeki düzelmenin ancak kıpırdama kadar olduğunu da düşünürsek FED'in içinde bulunduğu huzursuzluğun açmazın boyutu ortaya çıkar. FED governörlerinin bu gidişten rahatsızlık duydukları ötedenberi biliniyor.İşte şimdi akıtılan parayı geri çekme operasyonu başlıyacak. Daha lafı edilirken, piyasalar allak bullak. Yarın ki en yakın eylül’de artık tahvil alım duracak. Sonrada yavaş yavaş geri çekim yapılacak.

2-bernanke.20130624004120.jpg

Yavaşlama işleminin eylül ayından itibaren başlatılması düşünülebilir. Ama herşeyden önemlisi bu dönem zarfında oluşacak ekonomik veriler belirleyici olacaktır.FED elindeki tahvilleri satmasa bile alımları kesmesi durumunda ABD tahvil getirileri yükselmeğe başlayacaktır. Yani risksiz getiri olarak kabul edilen getiri yeni durumda yükselecektir.
Artık düşük ABD getirileri dönemi geçen yıl sona erdi. Paranın yönünün gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere başta da mahreçine dönmesini normal karşılamak gerekir. Gelişmekte olan ülkeler doğrudan yatırımları tutmak istiyorlarsa getirileri daha doğrusu faizleri artırmak zorundadırlar.

DÜNYA BASINI OLAYA NASIL BAKIYOR?

Gelişmekte olan ülkelerden çıkış hızlandı (Wall Street Journal)
Fed Başkanı Ben Bernanke'nin sona eren para politikası toplantısı ardından yapılan basın toplantısında tahvil alım programını yılın ilerleyen aylarında küçültebileceklerini söylemesi nedeniyle Türkiye ve diğer gelişmekte olan ülkelerin borsa ve para birimlerinden çıkış hızlandı.
Her ne kadar Fed mevcut para politikasını değiştirmese de dünyanın en büyük ekonomisinin görünümü ile ilgili daha iyimser bir tablo çizdi. Bernanke, ekonomideki gidişatın Fed beklediği gibi sürmesi durumunda yılın ilerleyen aylarında tahvil alımlarını azaltabileceklerini 2014 ortalarında ise teşvikleri tamamen kaldırabileceklerini söyledi.
Son yıllarda gelişmiş ülkelerdeki düşük faiz oranları ve gevşek para politikaları yatırımcıları daha yüksek getiri için gelişmekte olan ülkelere yönlendirdi. Analistler Fed'in parasal çıkışı durumunda gelişmekte olan ülkelerin bir destek sütununu kaybedeceğini ifade ediyorlar. Sonuç olarak Türk lirası, Meksika pesosu, Brezilya reali ve Güney Afrika randı; ABD doları karşısında yüzde 1'den fazla kayıp verdi.
Konuyla ilgili yorumda bulunan Brown Brothers Harriman'dan gelişmekte olan kur stratejisti, "Fed'in parasal çıkışın yaşanacağından emin olması piyasaların gardını düşürüyor. Fed tahvil alımlarını ne zaman sonlandırırsa sonlandırsın sonuçta global finans piyasalarında bir sıkılaştırılma görülecek ve bu şu ana kadar fazla likiditeden yarar gören gelişmekte olan piyasalar için 'iyi bir şey' olmayacak." dedi.
Doların gelişmekte olan ülkelerin para birimleri karşısındaki gününün bir diğer nedeni de, ABD hazine kağıtlarının getiri oranlarındaki artış diye düşünülebilir. 10 yıllık tahvilin getiri oranı yüzde 2,32'ye yükseldi.
Gelişmekte olan ülkelerin para birimleri dışında borsalarından da çıkılıyor. Türkiye'nin BIST-100 endeksi şu sıralar yüzde 4,54 düşüşle 73bin 252, Meksika borsası IPC yüzde 1,05 düşüşle 39 bin 044, Brezilya'nın Bovespa endeksi yüzde 3,18'lik düşüşle 47 bin 893 puandan, Rusya'nın RTSI endeksi yüzde 2,81 düşüşle 1.255 puandan işlem görüyor.

En kırılgan ülke Türkiye
Öte yandan piyasalar ile ilgili yorumda bulunan Standard Bank'tan Tim Ash, gelişmekte olan ülkeler içerisinde en hassas durumda olanın Türkiye olduğunu söyledi. Tim yorumunda, "Dün TCMB'nin yatırımcıları ile toplantısındaydı. Banka'nın Fed'in parasal çıkışından doğacak etkileri nasıl yöneteceği ile ilgili tatmin edici bir argüman göremedim. Ayrıca son zamanlarda ülkede yaşanan gösteriler de kırılganlığı artırıyor." dedi.

ABD İLE AB ARASINDA EN BÜYÜK TİCARET ANLAŞMASI İÇİN PAZARLIK BAŞLIYOR

Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri, 'tarihin en büyük ticaret anlaşması' olarak tanımlanan bir işbirliğiyle ilgili planları açıkladılar.
Anlaşma, taraflar arasındaki ihracatı arttırmayı ve ekonomik büyümeyi teşvik etmeyi amaçlıyor.
Kuzey İrlanda'da biraraya gelen G8 liderler zirvesinde bir açıklama yapan İngiltere Başbakanı David Cameron, bu konuda resmî görüşmelerin başladığını ve görüşmeler olumlu sonuçlanırsa bunun bugüne kadar yapılan tüm ticaret anlaşmalarından daha büyük bir etki yaratacak bir anlaşma olacağını söyledi.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama, ticaret anlaşması konusundaki ilk tur resmî görüşmelerin Temmuz ayında Washington'da yapılacağını duyurdu. Obama, 2014 yılı sonuna kadar sürmesi beklenen görüşmelerin bir anlaşmayla sonuçlanacağına inandığını da belirtti.
David Cameron da, bu anlaşmanın Avrupa Birliği için 155 milyar dolar, Amerika Birleşik Devletleri için 125 milyar dolar, dünyanın geri kalanı için de 130 milyar dolar hacminde olacağını söyledi.
Avrupa Birliği, varılacak anlaşmayla, taraflar arasındaki vergilerin azaltılmasının ve serbest ticaretin önündeki diğer engellerin kaldırılmasının hedeflendiğini ve ticarete bir standart getirilmesinin amaçlandığını söyledi.

Türkiye bu konuda endişeli
Bu anlaşma Türkiye'yide yakından ilgilendiriyor. Bizim AB ile gümrük ve ticaret anlaşmamız var. AB'nin imzaladığı her anlaşmaya bizde tabiyiz. Eğer bu anlaşma gerçekleşirse, ABD malları Türkiye'ye gümrüksüz gelecek ancak bizim ihracatımız ABD'de gümrüğe tabi olacak.
Son Erdoğan-Obama görüşmesindeki konulardan biriside bu idi. Ancak ABD’ye bu konuda hazırlıklı giden misyonun bu girişimi akim kaldı.

AB DOSYASI

MERKEL VE PUTİN

Rusya’nın Davos’u sayılan San Peterburg’da yapılan Ekonomi Forum’unda biraraya gelen iki lider, iki ülkenin ticari bağlarını kuvvetlendirme konusunda mutabık kaldılar.

3-merkel-putin.jpg

Dünya ekonomisinin yatırıldığı ekonomik forumda AB ilişkileri ve Rusya gündemin başkonusu idi. Merkel’in konuşması merak ediliyordu. İkili ilişkiler bakımından
verimli bir görüşme olduğu ifade edildi.

MERKEL, FED'İN LİKİDİTEYİ AZALTMA KARARINA DESTEK VERDİ

.FED'in yerinde adım attığını ifade eden Merkel “Yüksek likidite geçmişte kriz yaratmıştı” dedi. Küresel ekonomide hala istikrar olmadığına işaret ederken” Avrupa bankalarına ne yapacaklarını biz söyleyemeyiz “dedi.

4.20130624004327.jpg

Diğer taraftan :
AB zayıf üyelerinin sıkıntıları ile uğraşmaya devam ediyor. G.Kıbrıs mevcut tedbirler paketinin uygulanamaz olduğunu açıkladı. Sırada Yunanistan var. Bir taraftan bu sorunlar diğer taraftan dünya ekonomilerindeki sarsıntı birliği zorluyor. Euro gücünü Merkel sayesinde şimdilik koruyor. Merkel'in bu eylül'de seçimi var. Marc Faber'e bakılacak olursa AB'nin durumu çok kötü. Ancak Almanya'nın direnci ile ayakta. Bundan sonra üyelere yeni yardımlar biraz zor gündeme gelecek gibi gözüküyor. Ülkeler başlarının çaresine bakacak.

İngiltere RBS Bankasını ikiye bölüyor
İngiltere Maliye Bakanı George Osborne, hükümetin yüzde 81'ine sahip olduğu Royal Bank of Scotland Group'u parçalara bölebileceğini açıkladı.
Yaptığı açıklamada hazinenin bankayı iki parçaya bölmek için acil olarak "durumu" inceleyeceğini söyleyen Osborne, bu bölümlerden birinin bankanın sağlıklı varlıklarını diğerinin ise sorunlu krediler ve menkul değerleri kapsayacağını belirtti.

5.20130624004348.jpg

RBS ile ilgili değerlendirmenin bu sonbahara kadar biteceğini belirten Osborne nihai kararın bankanın bölünmesinin iş dünyasına ve hane halkına kredi akışını artıracağı yönünde çıkacak bir değerlendirmeye bağlı olduğunu ifade etti.
Değerlendirmeden çıkacak sonuç ne olursa olsun Osborne'un açıklaması hükümetin RBS konusundaki değişimini de yansıtıyor. Osborne, kendisi ve diğer hükümet üyelerinin yıllar önce bu bankanın kötü varlıkları ile sağlıklı varlıklarını ayırmamakla hata yaptıklarını da sözlerine ekledi.
Ekonomistler tarafından İngiliz tüketicilerine yeterince kredi vermediği için eleştirilen RBS'nin geleceğinin ne olacağı İngiliz siyasileri arasında ciddi bir tartışma konusu.
Ancak bu değişiklikler RBS'nin durumunu düzeltmeye yeterli olmadı. İngiltere Merkez Bankası Başkanı Mervyn King daha önce yaptığı açıklamada hükümetin RBS ile ilgili kararlarının "mantıksız" olduğu eleştirisinde bulunmuş ve bankanın bölünmesi gerektiğini söylemişti.
Konuya yakın kaynaklar, hazine yetkililerinin aylardır RBS'yi İngilizlere kredi vermeye odaklanacak "iyi banka" ve tamamen kamulaştırılacak "kötü banka" olmak üzere iki parçaya bölmek için çalışmalar yaptığını ifade ediyor.

YUNANİSTAN'DA KOALİSYON TEHLİKEDE

Yunanistan'da kapatılan devlet televizyonu ile ilgili koalisyon ortakları arasındaki görüşmelerden bir sonuç çıkmaması koalisyon hükümetinin parçalanma tehlikesini ortaya çıkardı.
Üç partili koalisyonun küçük ortağının hükümetten desteğini çekme ihtimali ülkenin şu ana kadarki en ağır iç krizi olarak değerlendiriliyor.

6-yunanisten.20130624004500.jpg

Üç parti başkanının katıldığı bu haftaki üçüncü toplantı ardından konuşan Demokratik Parti'nin lideri Fotis Kouvelis "Bir anlaşmaya varılmadı" dedi.
Kouvelis, bugün parlamentodaki milletvekilleri ile yapacağı toplantıda partinin koalisyon hükümeti içerisindeki geleceğine karar verecek.
Yunanistan, Samaras'ın geçen hafta ERT olarak bilinen Yuan Devlet Radyo ve Televizyonunu kapatma ve 2 bin 700 çalışanının işine son verme kararı ardından siyasi kriz yaşıyor.

Yunanistan'ın işi gerçekten zor.
ERT'nin kapatılması ile Yunanistan, Troyka'nın Haziran ayının sonuna kadar 2 bin devlet çalışanının işine son verilmesi şartını yerine getirmiş oluyor. Troyka ayrıca bu yılın sonuna kadar 2 bin, 2014 yılının sonuna kadar da 11 bin kişinin işten çıkarılmasını istiyor.

UZAKDOĞU DOSYASI

JAPONYA

Abe ve Japon Merkez Bankası'nın uygulamayı planladığı program, japon tahvillerindeki yüksek volatalite sebebiyle sıkıntıda. Tahvillerin fiyatları yükseliyor. Bu da vergi gelirleri sabit kalırken borçlanma ve yüksek maliyet anlamına geliyor. Bu da zaten sıkıntıda olan Japon ekonomisini daha da zorluyor.
Ekonomistler, FED genişleme politikasını sonlardırsa bile Japonya'nın bu boşluğu kısmen dolduracağı inancını taşıyorlar. Abe'nin politikası bu olmakla birlikte şu sıralar çok zorlanıyor.

ÇİN

“ÇİN EKONOMİSİ TEKLERSE KÜRESEL EKONOMİDE TEKLER”

Geçtiğimiz günlerde değerli dostum Ercan Kumcu'nun Çin ile ilgili önemli bir yazısı yayınlandı.Sn. Kumcu bu yazısında dünya ekonomisi için Çin’in önemini vurguluyordu.
“Yıllık yüzde 10'lara varan reel ekonomik büyümesiyle Çin ekonomisi her zaman dikkat çekti. Çin çoğu zaman dünya ekonomik şartlarından bağımsız, kendi başına büyüyebilen bir ekonomi izlenimi verdi. Küresel resesyon dönemlerinde Çin yüzde 10 değil, yüzde 7-8 büyüdü. Büyümesi her zaman diğerlerinin 3-5 katı oldu.”
Çin’de şimdiye değin uygulanan devlet kapitalizmi dediğimiz model bugüne kadar başarılı oldu diyen Kumcu, bunu çok basit özetliyor.
.” Paranın değerini düşük tut. İhracat malları ucuza satılsın. Yabancı sermayeyi çek, dünyanın büyük şirketleri üretimlerini memleketine çeksin. Ekonomi çok ısınıp enflasyon artar gibi olursa, paranın biraz değerlenmesine izin ver. Yatırımları kıs. Faizleri artır. Ekonomik büyüme yüzde 7'ye doğru düşerse, paranın değerini biraz daha düşür. Yatırımlara hız ver. Faizleri düşür. “
Bu modelin giderek verimi düşen bir trend çizdiğini belirten yazar, artık Çin ekonomisinin küresel ekonominin bir parçası olduğu gerçeğinin kabul edilmesi gerekir diyor.Eskiden Çin ihracat yapabilmek için tüm dünyaya mecburdu. Artık bütün dünya ihracat yapabilmek için Çin'e mecbur.

PİYASALAR

Türkiye hareketli bir haftayı geride bıraktı. FED'in likiditeyi azaltma kararının yansımaları bütün dünya ekonomilerini etkiledi. En büyük etkilenmede gelişmekte olan ülkelerde oldu. Zamanında yüksek verim nedeniyle bu ülkelere gelen para yön değiştirdi. Türkiye'de bundan payını aldı. Tahvil ve borsadan yabancılar çıkıyorlar.
Faizler yükseldi. Borsa 73 binlere geri döndü ve en önemlisi dolar 1.94'lere kadar çıktı.

BORSA

BIST haftayı 73.143 gibi düşük bir seviyeden kapattı. Haftaya biraz daha erime beklenebilir.

FAİZ

Merkez sıkılaştırma politikasına devam ediyor.Haftanın son günü gösterge birleşik faiz %8.05'i gördü. Fonlama maliyeti düne göre biraz daha artarak 5.50 seviyelerine geldi. Pazartesi günü Merkezin 6.5 olan üst bandı biraz yükselterek sıkılaştırma olayına devam etmesi bekleniyor.
Dolar
Dolar haftanın son günü yükselişine devam etti ve 1.9460 seviyelerine çıktı. Merkez 50 milyon dolarlık ihale yaptı. Pazartesi biraz durulması bekleniyor. Sepet 2.26 olurken euro 2.5534'de seviye buldu. Bu hafta 1.90-1.95 bandında seyredecek bir dolar paritesi var. Müdahale bile olsa daha çıkacak para var. ABD ve AB ülkelerinde bankerlerde yaz tatili yapıyorlar. Pozisyonlarını belirleyip tatile çıkacaklar.
Ülke kırılganlığını koruyor. Cari açığın yüksekliği bu kırılganlığı artırıyor. Dikkat edilmesi gereken günlere giriyoruz. Mevcut resevlerimize güveniyoruz ama bir gazetenin yazdığı gibi reserv dediğiniz Amerika'nin tek bir zengininin Bill Gates'in serveti kadar. Aman içeri ve dışarı dikkat edelim. Ortalığı germeyelim.

Esenlikle Kalın.
 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.