• BIST 88.735
  • Altın 229,317
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 32 °C

Parite düştü, hazır giyimde ABD’ye hücum

Parite düştü, hazır giyimde ABD’ye hücum
ABD’ye ihracatı 450 milyon dolara kadar geriledi. Ancak son 6 ayda doların Euro karşısında tekrar güçlenmesiyle sektör yeniden kâr edilebilir fiyatlar bulmaya başladı.

EKONOMİK BAKIŞ
İSTANBUL-
Türk hazır giyim ve konfeksiyon sektörü 2003’te 1 Euro 1.08 dolar iken ABD’ye 1.5 milyar dolarlık ihracat yapıyordu. Parite 1.40’a kadar çıkınca 450 milyon dolara kadar gerileyen ihracatı şimdi 1.5 milyar dolara çıkarmak için düğmeye basıldı.

ABD dolarının, Euro ve TL karşısında çok güçlü atağa kalkması, hazır giyim ve konfeksiyon ihracatçılarını yeniden ABD pazarına yöneltti. 2003 yılında Euro/Dolar paritesi 1.10’un altındayken bu ülkeye yılda ortalama 1.5 milyar dolarlık ihracat yapan Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün, zamanla doların Euro karşısında zayıflayarak 1.40’ların üzerine kadar değer kaybetmesi nedeniyle ABD’ye ihracatı 450 milyon dolara kadar geriledi. Ancak son 6 ayda doların Euro karşısında tekrar güçlenmesiyle sektör yeniden kâr edilebilir fiyatlar bulmaya başladı.

İHKİB’LE 15 FİRMA
İstanbul Tekstil ve Hazır giyim İhracatçıları Birliği’nin (İHKİB) üç önemli ismi Başkan Yardımcısı Mustafa Gültepe ve yönetim kurulu üyeleri, Özkan Karaca ile Fatih Yarkın, 5 yıllık bir aradan sonra Las Vegas’ta küresel ‘üretici ihracatçı’ firmaları buluşturan Magic Sourcing’de 15 üyeyle bayrak gösterdi. İHKİB’in organizasyonu dışında da 10 Türk firmasının katılımı olunca Magic’te stant kiralayan Türk firması sayısı 25’e yükseldi. Firma temsilcileri, doların Euro ve TL karşısında çok güçlenmesi nedeniyle artık ABD pazarı için fiyatların tuttuğunu ve yeniden eski yoğunlukta ABD pazarına ihracata başlayabileceklerini söylüyor. 16-19 Şubat arasında düzenlenen Magic’te 10 sektörel fuar aynı anda gerçekleşiyor ve 60 ülkeden 1200 civarında katılımcı satın almacılarla buluşuyor.

ABD İÇİN DESTEK
İHKİB Yönetim Kurulu Üyesi ve AB, ABD, Uzak Doğu Fuarlar ve Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Özkan Karaca, “Magic Show’da aynı anda 10 sektör fuarı düzenleniyor. Çünkü, ABD yılda yaklaşık 100 milyar dolarlık hazır giyim ve konfeksiyon ithalatı yapan dev bir pazar” dedi. Karaca, şöyle konuştu: “Biz 1 doların 1 Euro seviyelerinde seyredeceğine inanıyoruz. Ekonomi Bakanlığı da ABD’yi ‘Hedef Pazar’ ilan etti. ABD’deki fuarlara katılan firmalarımıza, her 15 bin dolarlık harcamanın yüzde 70’ini hibe olarak geri ödüyor. Firma sahipleri ve personeli için de 3 adet ekonomi sınıfı uçak bileti desteği sağlıyor. Gelecek sefer, bizimle katılacak firma sayısının 50’ye yaklaşacağını tahmin ediyoruz. Bu fuara 2009’dan beri milli katılım yapmıyorduk.
Şu anda ABD’nin hazır giyim ithalatından alabildiğimiz pazar binde 5 seviyesinde. Şimdi ABD’ye odaklanıyoruz. Amerika’ya, ayrıca iki ‘ticaret heyeti’ ziyareti de yapacağız. İlkini Ekim ayı başında New York-Toronto’ya, ikincisini ise 2016’nın ilk çeyreğinde Charlotte-Los Angeles’a planladık.”

GELIN, CIDDI FıRSATLAR VAR
İHKİB Başkan Yardımcısı Mustafa Gültepe, sektörün genel ihracatının AB’deki ekonomik sıkıntılar nedeniyle yavaşladını ancak, bu durumun pazar odaklı çalışmalarla kısa sürede tekrar yükselişe geçeceğini söyledi. Gültepe, “Eskiden ihracatının büyük bölümünü ABD’ye yapan firmalarımızın tekrar bu pazara odaklandığını gördük. Burada yeni ve ciddi fırsatlar doğuyor” diye konuştu.

ABD ILE ‘AÇıK’ BÜYÜK
TÜRKİYE ile ABD arasındaki dış ticaret hacmi 2014 yılında 19 milyar dolara yükseldi. Bu rakamın 12.7 milyar doları ABD’nin Türkiye’ye ihracatı, 6.3 milyar doları ise Türkiye’nin ABD’ye ihratından oluşuyor. Buna göre ABD, Türkiye’ye yaklaşık 6.4 milyar dolarlık ticaret fazlasına sahip. bir başka deyişle, ABD ile dış ticaret açığımız 6.4 milyar dolara yakın. Son 2 yıldır, bu açığın kapanması için iki ülkenin bürokratları ve işadamları yoğun çalışma yürütüyor.

250 MILYAR DOLARLıK PAZARA DÖNÜYORUZ
MAGIC Show’daki gözlemlerimiz üzerine görüşlerini aldığımız İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi ise, küresel hazır giyim pazarının 490 milyar dolarlık bir pazar olduğunu belirterek, “ABD’deki hazır giyim pazarı ise 250 milyar dolar seviyesinde (100 milyar doları ithalat) bu rakam 2025 yılında 300 milyar dolara ulaşacak. ABD, böyle bir potansiyele sahipken Türkiye’nin bu ülkeye hazır giyim ihracatı 2014 yılında yüzde 4.2 artışla, sadece 500 milyon dolar oldu” dedi. AB ekonomisindeki risklere ve Çin ekonomisindeki yavaşlamaya dikkat çeken Tanrıverdi, ABD ekonomisinin ise 2014’ün 3. çeyreğinde yüzde 5 gibi tarihi büyüme yaşadığını işsizlik verilerinin ise yüzde 5.5’e çekildiğini hatırlattı. Tanrıverdi, “Bu çerçevede, büyüyen bu pazarın sunduğu potansiyel ve fırsatlardan azami seviyede yararlanmamız gerekiyor. Magic Fuarı’nı tekrar milli katılım organizasyonu ile faaliyet gündemimize aldık. Şimdi ABD pazarına tekrar dönüyoruz” dedi.

merkel.20150222123614.jpg

SONUNDA MERKEL’IN DEDIĞI OLDU
Yunanistan ile Euro Bölgesi maliye bakanları sonunda uzlaşmaya vardı. Atina mali programının 6 ay uzatılmasını istedi ama Euro Bölgesi maliye bakanları 4 ay uzatma verdi. Almanya’nın istediği gibi eski program uyarınca gözetim sürecek. Yunanistan ise yüklü ödemelere karşı zaman kazanmış oldu.
Yeni Yunan hükümetinin iç politika öncelik ve vaatlerini Avrupa Birliği’ne belli kural ve dengeleri gözetmeksizin empoze ettirme çabası nedeniyle başlayan ve “meydan savaşı” kıvamına ulaşan Yunanistan ile Euro Bölgesi’nin geri kalan 18 üyesi arasındaki mali program müzakereleri sonunda anlaşmayla tamamlandı. Daha önceki iki toplantıda uzlaşı sağlayamayan Euro Bölgesi maliye ve ekonomi bakanları üçüncü kez bir araya geldikleri Brüksel’de Yunanistan’ın mali programının 4 ay daha uzatılmasına onay verdi. Yunanistan, siyasi niteliği öne çıkan onay çerçevesinde yapısal reformlara ilişkin atmayı düşündüğü detaylı adımları içeren bir belgeyi pazartesi günü Eurogroup’a iletecek.

ALMANYA GÖLGESİNDE
Yunanistan’ın önceki gün yaptığı 6 aylık uzatma başvurusunun Alman engeline takılmasının yarattığı gergin ortamda başlayan Eurogroup toplantısında “mayın temizleme” amaçlı ikili görüşmeler sonuca ulaşılmasını sağladı. Planlanan saatinden yaklaşık üç buçuk saat sonra başlayan toplantı öncesinde Eurogroup Başkanı Jeroen Dijsselbloem, yoğun bir diplomasi trafiği gerçekleştirdi. Bir yandan Troyka’yı oluşturan AB Komisyonu, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Avrupa merkez bankası (ECB) diğer yandan da Yunanistan ve Almanya’yla temasta olan Dijsselbloem, “Troyka-Berlin-Atina” hattında ortak bir metin üzerinde anlaşılınca belgeyi Eurogroup’un diğer üyelerinin onayına sundu.

GÖZDEN GEÇİRME SÜRECEK
Uzlaşı metni, beklendiği gibi, Atina’nınkilerden çok Berlin’in taleplerini karşılayan bir içeriğe sahip. Yunan hükümetinin yasaklı kelime haline getirdiği Troyka’yı oluşturan üç kurumun mali programın gözden geçirmesi önceki dönemlerde olduğu gibi sürecek. Bunun yanı sıra Yunanistan’a kaynak aktarımında Eurogroup onayı aranmaya devam edilecek. Yunanistan tek taraflı adım atmayacak, borç indirimi talebinde bulunmayacak ve tüm yükümlülüklerine bağlı kalacak. Metindeki 4 ay vurgusu Atina’nın biraz daha zaman kazandığı anlamına geliyor. Benzer nitelikli bir uygulama iki aylık bir süre için bir önceki Yunan hükümeti için de devreye sokulmuştu. Haftalardır süren pazarlıklardan çıkan mesajı ise “Euro Bölgesi’nde seçim sonuçlarından çok, önceden üzerinde anlaşılan kurallar önemli” şeklinde özetlemek mümkün.
Programda, taahhütlere bağlı kalmak şartıyla esneklik imkanı bulunduğunu ve bunun en iyi şekilde kullanılacağını söyleyen Dijsselbloem, “Bugün yapılan çalışmalar yeniden güven oluşturulmasına yönelik ilk adımdı. Bildiğiniz gibi güven kazanıldığından daha çabuk kaybediliyor” dedi.

avdupa-birligi-euro.jpg

KOMŞU’DAN 1 MILYAR EURO ÇıKT
ı
YUNANİSTAN’da iki üst düzey bankacılık kaynağı, bankalardan mevduat çıkışının hızlanarak son iki günde 1 milyar Euro’nun üzerine çıktığını söyledi. Yunanistan’da piyasa pazartesi günü tatil nedeniyle kapalı. Bankacı, “Vatandaş üç günlük tatil ile Güney Kıbrıs’ta 2013’teki sermaye kontrolleri arasında bağlantı kurdu” dedi.

GEREKİRSE ÇIKAR
Atina’nın baştan bu yana izlediği politika Eurgroup’un diğer ülkeleri arasında tepki yarattı. Almanya’nın başını çektiği ve Hollanda, İspanya gibi ülkelerinin yanı sıra Malta’ya kadar uzanan “küçük ülkeler” arasında da rahatsızlık oluştu. Malta Maliye Bakanı Edward Scicluna da bazı ülkelerin Yunanistan’a “Terk etmek istiyorsan terk et” deme aşamasına geldiğini ifade etti.

yunanistan1.jpg

ATİNA MEMNUN

Yunanİstan Maliye Bakanı, Eurogroup toplantısının sonucunu “Yunanistan da Avrupa da yeni bir sayfa açtı” diyerek değerlendirdi. Varufakis, Yunanistan’ın kazançlarını şöyle sıraladı:
-İstediğimiz süreyi kazandık. Zaman bizim için son dönemde insafsız bir baskıydı.
-Bize dikte edilmek istenen şartlara karşı başımızı eğmedik.
-Mantık ile ideolojinin uyumunu sağladık.
-2. Kurtarma Paketi Anlaşması (Memuorandum) geride kaldı.
-Reformların listesini (ekonomik tedbirler) artık sadece kreditörler değil, birlikte belirleyeceğiz.
-Memorandum’da 2015 için yüzde 3 olması öngörülen borç hariç bütçe fazlalığı şartı ortadan kalktı. Bütçe fazlalığı Yunanistan’ın ekonomik gerçeklerine göre belirlenecek.
 

serpil-timuray.jpg

SERPIL TIMURAY VODAFONE VE DANONE GRUBU’NUN BAŞıNDA
İVodafone Türkiye CEO’luğundaki başarısının ardından Vodafone Grubu’nun icra kurulu üyeliğine seçilen Serpil Timuray’a bir uluslararası görev daha geldi. Timuray artık Danone Grubu’nun yönetim kurulunda bağımsız üye olarak görev alacak. Böylece geçen yıl Timuray 60 milyar Euro’luk gelir elde eden Vodafone Grubu’nun yanı sıra 21.4 milyar Euro’luk Danone Grubu’nun da yönetiminde yer alacak. Yani Timuray iki dev şirket ve 81.4 milyar Euro’luk geliri yönetenlerden biri haline geldi. Timuray, Vodafone’daki görevlerinden önce Danone Türkiye’nin genel müdürlüğünü yürütüyordu. Timuray’ın üyeliği önümüzdeki aylarda yapılacak Danone Grup genel kurulunun ardından resmiyet kazanacak.

ÖNEMLİ KAZANIMLAR
Vodafone Grubu İcra Kurulu Üyesi ve Afrika, Ortadoğu, Asya, Pasifik (AMAP) Bölge CEO’su olan Timuray’ın bağımsız üyeliğine ilişkin Danone Grubu’ndan yapılan açıklamada, “Timuray’ın bir yönetici olarak sergilediği üstün beceriler, uluslararası grupların büyütülmesinde kaydettiği başarılar ve Danone Grubu açısından kritik pazarlara yönelik kapsamlı bilgisi, Yönetim Kurulu’nun çalışmaları açısından önemli kazanımlar sağlayacaktır” denildi.
Timuray, aynı zamanda, Afrika’nın telekomünikasyon gruplarından Vodacom Grubu, Vodafone Hindistan, Vodafone Hutchison Avustralya, Safaricom Kenya ve Vodafone Katar şirketlerinin de yönetim kurulu üyesi. Profesyonel hayatına 1991’de Procter&Gamble şirketinde pazarlama alanında başlayan Timuray sonrasında P&G Türkiye İcra Kurulu’na atandı. 2002-2008 yılları arasında Danone Türkiye Genel Müdürü olan Timuray bir büyük transfere imza atarak 2009-2013 döneminde Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı olarak görev yaptı.

DÜNYANıN EN GÜÇLÜ KADıNLARı ARASıNDA
Serpil Timuray, 2014’te Fortune tarafından yayınlanan “Avrupa, Ortadoğu, Afrika’nın En Güçlü Kadınları” listesinde 15. sırada, Newsweek’in 2013 yılı için yayınladığı “Dünyanın En Etkili 125 Kadını” listesinde 79. sırada yer aldı. Timuray, 2013-15 dönemi YASED Yönetim Kurulu Başkanı ve 2012-14 dönemi DEIK-TIIK Türk-İngiliz İş Konseyi Başkan Yardımcısı olup, halen TOBB-GGK (Genç Girişimciler Kurulu) Üst Kurul Üyesi ve Koç Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesi.

1.20150222121132.jpg

2.20150222121145.jpg

KREDISINI GERI ÖDEMEDE EN BAŞARıLı IL SIIRT
Siirt, yüzde 1,33 olan takipteki alacakların toplam nakdi krediye oranıyla geçen yıl borcuna en sadık il oldu.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerinden yaptığı derlemeye göre, geçen yıl Türkiye'de takipteki alacakların toplam nakdi krediye oranının en düşük olduğu il Siirt çıktı. Buna göre Siirt, kredi geri ödemede en başarılı il oldu. Söz konusu kentin takipteki alacakları ise 26 milyon 530 bin lira olarak gerçekleşti.
Bu anlamda Siirt'i Kırşehir takip etti. Takipteki alacakların toplam nakdi krediye oranının yüzde 1,37 olduğu Kırşehir'in takipteki alacakları 28 milyon 190 bin lira. Kırşehir'in ardından yüzde 1,6 ile Rize, yüzde 1,66 ile Çankırı, yüzde 1,77 ile de Bingöl geldi.

EN BAŞARıSıZ BATMAN
Geçen yıl kredisini geri ödemede en başarısız il ise Batman oldu. Yaklaşık 138 milyon liralık takipteki alacağı olan kentin, bu alacaklarının toplam nakdi krediye oranı yüzde 5,74 olarak gerçekleşti.
Batman'ı yüzde 5,21 ile Zonguldak takip etti. Zonguldak'ın ardından ise yüzde 4,74 ile Adana, yüzde 4,5 ile Diyarbakır ve Bilecik geldi.
11 milyar 729 milyon lirayla takipteki alacak miktarı en fazla olan İstanbul ise yüzde 2,31'lik takipteki alacakların toplam nakdi krediye oranı ile kredi ödemede en başarılı 18. kent oldu.
Takipteki alacağı 5,3 milyar liraya varan Ankara'da ise söz konusu oran yüzde 3,4 olarak gerçekleşti. Böylece Ankara sıralamada 60. oldu. 2,9 milyar liralık takipteki alacağı olan İzmir ise yüzde 4,35'lik oran ile 76. sırada yer aldı.

"BÖLGESEL RISKLERIN ARTMASı IHRACATı OLUMSUZ ETKILEDI"
İstanbul Üniversitesi Bankacılık Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Kadir Tuna, yaptığı değerlendirmede, takipteki alacakların yüksek olduğu iller incelendiğinde, bu oranda etkili olan sektörün tekstil olduğunun görüldüğünü söyledi.
Batman, Zonguldak, Adana ve Diyarbakır'daki takipteki alacak içinde tekstil sektörünün önemli bir paya sahip olduğunu belirten Tuna, Batman'da diğer illerden farklı olarak turizm ve gıda sektöründe ticari alacakların yüksek olduğunu kaydetti.
Son bir yıldır bölgesel risklerin artmasının özellikle ihracatı olumsuz etkilediğini aktaran Tuna, "Bu firmaların birçoğu fason çalıştığı için dış talepteki daralmadan çabuk etkileniyor. Sektörde irili ufaklı çok sayıda firma var ve bu firmaların birçoğunun öz kaynak yapısı zayıf ve yoğun rotatif kredi kullanıyor. Firmaların kaynak yapısının kısa vadeli olması da çalışma sermayesi yetersizliğine neden oluyor" dedi.
Takipteki alacakları en düşük olan Siirt, Rize ve Kırşehir'de dahi takipteki alacaklarda en büyük payı tekstil sektörünün aldığının altını çizen Tuna, sözlerine şöyle devam etti:
"Rekabette önemli bir yeri olan tekstil sektörünü oluşturan firma sayısı çok fazla. Bu firmaların birçoğu 40-50 çalışanı bulunan küçük aile işletmeleri. Sektöre giriş çıkışların fazla olması, sektörün kurumsallaşmasını güçleştiriyor. Birçoğu büyük firmalara fason iş yapanlar, karlılığı düşük işletmeler. Yönetim ve işletmecilik açısından zayıf olan bu firmalar, piyasa şartlarındaki değişimden çok hızlı etkileniyorlar.
Bu arada takipteki kredi oranını konuşurken çek ile ilgili düzenlemeyi de konuşmak gerekir. Mevcut durumda karşılıksız çekin yaptırımı olmadığı için yaptığı iş karşılığı aldığı çekin tahsilatında sorun yaşayan işletmeler yükümlüklerini yerine getirmekte zorlanıyor. Çek kullanımının en yoğun olduğu sektörün başında tekstil sektörü geliyor. Siz dürüst bir satıcı olarak malınızı satıyorsunuz ve karşılığında aldığınız çek tahsilatında problem yaşadığınızda bilançodaki pasif denge bozuluyor. Bu nedenle takipteki alacakların azalması için başta tekstil olmak üzere bazı sektörlerde daha fazla kurumsallaşmaya ve ticari hayatta dürüst satıcıyı koruyacak düzenlemelere ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum."

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.