• BIST 102.410
  • Altın 186,954
  • Dolar 4,4877
  • Euro 5,2816
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C

Ortadoğu'da neler oluyor?

Ortadoğu'da neler oluyor?
Mısır'da protestocular, İslamcı Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'yi 2011'de Mübarek rejimini deviren ayaklanmaya ihanet etmekle suçluyor.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 4-9 Şubat 2013
İSTANBUL -
Mısır’da İslamik hükümet ve emniyet güçleri ile karşıtları arasındaki çatışmalar devam ediyor. Tahrir meydanı ve barikatlar aktifliğini koruyor. Kahire, Suveyş, İsmailiye ve Port Said şehirlerindeki çatışmalarda enaz 50 ölü var. Başkan Mursi muhaliflere“milli diyalog” çağrısı yaptı. Askeri generallerden bazıları, çatışmalar devam ederse ülkenin bundan çok ciddi zararlar göreceğini belirttiler.
Mısır eski Mısır değil. Arap Baharı ile Mübarek’i deviren sistem yapılan seçimler sonucunda Mursi’yi başkan seçmişti. Ama Mursi’nin bazı yetki kavgaları ile ülke tekrar kaosun içine sürüklendi.

MURSİ'NİN SARAYI ÇEVRESİNDE ÇATIŞMA

2.20130203234603.jpg

Mısır'da cuma akşamı Kahire'deki cumhurbaşkanlığı sarayının çevresinde polisle protestocular arasında çatışmalar yaşandı. Çevik kuvvet görevlileri, kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullanırken, protestocuların polise taş ve molotof kokteyli fırlattıkları bildirildi. Olaylarda bir kişinin hayatını kaybettiği, en az 50 kişinin de yaralandığı haberleri geliyor.
Protestocular, İslamcı Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'yi 2011'de Mübarek rejimini deviren ayaklanmaya ihanet etmekle suçluyor.
Mursi ise, iddiayı kabul etmezken, Facebook sayfasında yaptığı açıklamada, güvenlik güçlerinin devlet kurumlarını korumak için kararlı hareket edeceğini ve ''şiddetin arkasındaki grupların da siyasi hesap vereceklerini'' söyledi.
Kahire'deki BBC muhabiri Yolande Knell, Mursi yanlılarının, protestocuların ülkenin demokratik seçimle işbaşına gelmiş cumhurbaşkanını sokağın gücüyle devirmeye çalıştıkları savını dile getirdiklerini aktarıyor.
Cuma günü kentin kuzeyindeki cumhurbaşkanlığı sarayında düzenlenen gösterilerde binlerce kişi ''Git, Git, Mursi'' sloganları attı. Bazı göstericiler daha sonra sarayın duvarlarına molotof kokteyli fırlattı. Gece geç saatlerde gelen haberlerde çatışmalar sırasında bir kişinin silahlı saldırıda hayatını kaybettiği belirtildi. Mursi'nin ayrılması talebiyle binlerce kişinin toplandığı Tahrir meydanında da zaman zaman çatışmalar yaşandı.

'TEK ADAM MODELİ'

Mısır'da yeni protesto dalgası 24 Ocak'ta Kahire'de Mübarek'in devrilmesine yol açan gösterilerin başlangıcının ikinci yıl dönümünde ortaya çıktı ve çok sayıda kente yayıldı.

3.20130203234632.jpg

Protestocular, Müslüman Kardeşler'in bir üyesi olan Mursi'nin yeni bir ''tek adam'' modeli dayattığını ve iki yıl önceki ayaklanmanın değerlerine ihanet ettiğini söylüyor.
Salı günü Mısır ordusunun başındaki isim general Abdül Fettah el Sisi, ülkedeki siyasi krizin devletin çökmesine neden olabileceği uyarısında bulunmuştu.
Port Said'de geçen sene oynanan ve 70'ten fazla kişinin hayatını kaybettiği futbol maçındaki olaylarla ilgili yargılananlardan 21'i hakkında idam cezası verilince olaylar çıktı.Geçen haftadan bu yana yaşanan çatışmalarda en az 60 kişinin öldüğü bildiriliyor.

4.20130203234707.jpg

Suriye’dei çatışmalar devam ediyor. BM Temsilci ve arabulucusu Brahmi, geçtiğimiz günlerde
Güvenlik Konsey’inde yaptığı konuşmada Suriye’nin parça parça ermekte olduğunu ifade etti. 700.000 mültecinin komşu ülkerde olduğunu, 2 milyona yakın Suriye’ninde ülke içinde yer değiştirdiğini açıkladı.

Diğer taraftan geçtiğimiz hafta İsrail Jetleri Şam civarında bir araştırma ünitesini bombaladılar. Buna karşılık Suriye sadece Güvenlik Konseyi’ne şikayet etmekle yetindi.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu Suriye için ” çakıl taşı atacak” gücü yok dedi.

Fransız askerleri Mali’ye çıkarma yapmışlardı. Cihatçıların elinde olan kuzeydeki üç büyük şehri ele geçirmişti. Şimdilik durum sakin görünüyor. Ancak Babakan Hollande henüz işlerinin bitmediğini ifade etti.Fransa’nın bu hareketinin bütçesi 450.milyon Euro mertebesinde bir yük getirecek.

PKK-MİT GÖRÜŞMELERİ ERBİL'E Mİ TAŞINIYOR?

(BBC Erbil Ekibinin yazısı)

Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin başkenti Erbil, son yıllarda Türkiye için git gide önem kazanan bir adres.
Kentin sokaklarında kısa bir tur atmak bu önemin nedenini anlamaya yetiyor. Erbil'in dört yanında hemen hemen her sektörde Türk şirketleri göze çarpıyor.Ama kentin adı bugünlerde Türkiye kamuoyunda sadece ekonomik değil, iç siyasal gelişmelerle ilgili de şıkça telaffuz ediliyor.Son günlerde Türk medyasında MİTve PKK arasındaki yeni temasların Erbil'de sağlanacağı yönünde haberler çıktı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da "Karşımızda bir siyasi muhatap varsa bununla ilgili de söylemiştim bizim müzakere edeceğimiz siyasi muhataplarımız olabilir. Bu siyasi muhataplarımız yerli de olur, uluslar arası da olur ve uluslar arası camiada da Erbil'deki siyasi muhataplardan istifade edeceksek onlarla da bu işi görüşürüz. Nitekim görüştük görüşüyoruz, ben de görüştüm, bakan arkadaşlarım da görüştü" sözleriyle kentin süreçte rol oynayabileceğini doğruladı.
Erbil'in siyasi ortamında söz konusu görüşmeler en önemli gündem maddeleri arasında.

'SÜREÇTE ROL OYNAMAYA HAZIRIZ'

Yönetim, ''İmralı süreci'' olarak adlandırılan son sürece tam olarak destek veriyor.

Erbil'in Türkiye için hem ekonomik hem de siyasi önemi giderek artıyor. (Fotoğraflar: Göktay Koraltan-BBC)

5.20130203234814.jpg

Özerk yönetimin başbakanlık binasında görüştüğümüz hükümet sözcüsü Sefin Dizayee, 'Türkiye'de yıllardır süren çatışmaların sona ermesi açısından son barış sürecini sonuna kadar desteklediklerini' kaydederken, "AKP hükümetinin kurulmasından sonra Türkiye'yle ilişkilerinin olumlu yönde geliştiğini belirten 'her konuda' Türkiye'yle diyaloglarının sürdüğünü" belirtiyor.
'Bu sorunun Türkiye'nin çözmesi gereken bir iç sorunu olduğunu, başka ülkelerin içişlerine müdahale etme politikalarının bulunmadığını' söyleyen Dizayee, bununla birlikte 'Türkiye'deki Kürtler'le akraba olduklarını, bu yüzden Kürt sorununun barış ve diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini' vurguluyor.
Dizayee, "Eğer bu sorunun çözümüne katkıda bulunmak için herhangi bir destek veya bir rol oynamamız gerekirse kesinlikle rolümüzü oynamaya çalışacağız" diye konuşuyor.
Hükümet sözcüsü, 'Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ndeki siyasi liderliğin, hükümetin, devlet başkanlığının, parlamentonun ve tüm siyasi partilerin bu süreçte pozitif rol oynayabileceğinin' altını çiziyor.

Peki Kürt Yönetimi bu süreçte nasıl bir rol alabilir?

'KIRMIZI ÇİZGİLERİMİZ YOK'

İktidardaki Kürdistan Demokratik Partisi'nin (KDP) Selahaddin kentindeki Dışilişkiler Ofisi'de KDP Dışilişkiler Sorumlusu Hemin Hawrami'yle buluşuyoruz ve ona soruyoruz.

6.20130203234856.jpg

Hawrami cevabının içeriğini son derece geniş tutuyor.
"Kolaylaştırma, teşvik etme ve fikir verme konusunda kırmızı çizgilerimiz yok. İki taraftan hangisi olduğu önemli değil, bizden nerede olmamızı isterlerse biz orada oluruz" diye konuşuyor Hawrami.
Hawrami, 'Kürt sorununun çözümünde barış ve diyalogdan başka çare olmadığını, son sürecin devam etmesi için taraflardan ikisini de cesaretlendirdiklerini' belirtiyor.
Dizayee ve Hawrami'nin bu açıklamaları Erbil'in son görüşme sürecinde önemli rol oynayabileceğine işaret ediyor.
Türk medyasında çıkan bazı haberlerde MİT ve PKK arasında önümüzdeki hafta Erbil'de görüşmeler yapılacağı iddia ediliyor.
Haberlerde görüşmelere MİT müsteşarı Hakan Fidan'la PKK'nın önde gelen isimlerinden Sabri Ok'un da katılacağı iddia ediliyor.
Bu iddia ne kadar doğru?

Erbil'in siyasi ortamında bu iddialar reddediliyor.

DİZAYEE: HENÜZ GÖRÜŞME GERÇEKLEŞMEDİ

7.20130203234933.jpg

Kürdistan Bölgesel Yönetimi Sözcüsü Sefin Dizayee söz konusu haberleri kendisinin de takip ettiğini belirttikten sonra ekliyor: "Bu görüşmeler gerçekleşmedi ve bizim farkında olduğumuz kadarıyla şu anda planlanan gündemde yok. Ama eğer gelecekte Erbil bu görüşmeler için bir buluşma yeri olursa bunu hoş karşılarız."

AMERİKA RAPORU

Hillary’ye veda ettik

Obama’nın yeni kabinesi göreve başladı. Çok gerilerden Beyaz Saray first lady’liğinden tanıdığımız Hillary Clinton dışişleri Bakanlığı görevinden kendi isteği ile ayrıldı. Çok başarılı bir dışişleri Bakanı oldu. Yerine dost diyebileceğimiz Senatör John Kerry geldi. Hillary değişik ve karizmatik bir siyasetçi. Kocasının başarılı başkanlık döneminin arka planında kamuoyu herzaman Hillary’nin varlığını hissetmiştir. Daha onüç yaşında genç bir kız iken, NASA’ya mektup gönderip astronot olarak aya gitmek istediğini yazan bir karizma idi. Dünya kamuoyu ondan gelecek dönemin ABD başkan adayı olmasını bekliyor.
ABD’de FED yenilenmiş kadrosuyla ilk toplantısını yaptı. Politikalarda değişme yok. Yine büyümedeki zayıflığa vurgu yapıldı. 85 milyar büyüklüğündeki aylık tahvil alımına devam ediliyor.Likidite enjeksiyonunun en azından 2014 yılına kadar devam edeceği beklentisi oluştu.Karar hemen piyasalarda kendini gösterdi.Dolar/Euro paritesi 1.36 seviyelerini gördü.
Diğer taraftan pozitif ekonomik haberlerle ki başında istihdam verilerinin iyi gelmesi var, Dow Jones endeksi 14000 üstüne çıkarak son beş yılın zirvesine oturdu. Konut sektöründe genel olarak bir iyileşme var. Ancak işsizlik oranı hala sorun olmaya devam ediyor. Ocak ayında bir önceki ay 7.8 olan işsizlik oranı 7.9’a fırladı.FED’in işsizlik hedefi %6.5.
Başka bir haber borçlanma tavanı konusu mayıs ayına ertelendi. Obama nisbeten rahatladı.

AVRUPA RAPORU

Aralık 2011 yılında verilen ilk LTRO’nun bölge bankalarına sağladığı ucuz likidite yavaş yavaş dönmeye başlıyor. Bu durum euro’daki acil kaynak talebinin etkisinin geçmekte olduğunun göstergesi olarak kabul görüyor ve euronun dolara karşı güçlenmesini sağlıyor. Genel kanaat finansal güvenin oluşmaya başlamasıyla, Euro bölgesinin toparlanma süreci içine girdiğini gösteriyor.
AB’nin lokomotifi Almanya bu sene seçimlere hazırlanıyor. Merkel için çok önemli bir yıl. Bu nedenle AB içinde yeni bir sorun istemeyen bir politika izliyor. Fransa kanadından zaman zaman bozuk ve akordsuz sesler yükseliyor. Zenginlere yüksek verginin yankıları devam ediyor. Ancak Başbakan Hollande vazgeçmiş gözükmüyor. Yeni bir ekonomik seferberliğe hazırlanan Fransa özellikle dış yatırımlarına ağırlık vermeyi planlıyor.İtalya yaklaşan seçimlerde ne yapacak onu göreceğiz. Berlusconi bakalım kime destek verecek.

Yeni Supermodel : Kuzey Ülkeleri

8.20130203235012.jpg

Bu haftaki Economist Dergisi ister sağ ister sol olsun bütün politikacıların kuzey ülkelerinden öğrenecekleri çok şey olduğuna dair güzel bir rapor yayınlamış. İsveç, Norveç, Danimarka ve Finlandiya bu kuzeyin dört başarılı ülkesi, reformistler için yeni bir rolemodel olma yolundalar. Bir zamanların Singapur’u gene reformistler için böyle bir modeldi. Şimdi aynı rolemodel anlayışını kuzeyin bu dört ülkesinde görüyoruz. Onlar Kuzey Avrupa’nın ekonomik sıkıntılarını, Amerika’nın aşırı gelir adaletsizliğini kendilerine göre başarı ile çözmüş durumdalar. Bu kapitalizmi yorumlama tekniklerinde yatıyor.
İlgili raporun önemli detaylarını gelecek hafta değerlendirmek üzere diyelim.

TÜRKİYE RAPORU

Uzmanların görüşüne göre : 21 Mayıs 2012- 21 ocak 2013 tarihine kadar global likiditenin bol olması ve türkiye özelinde kredi not artış beklentisine bağlanarak boğa piyasasını yaşadık. Endeks 54.809 seviyesinden 84.755 seviyesine çıktı Özellikle Fitch’in yatırım yapılabilir notundan itibarende hız kesmeden yükselişine devam etti.

9.20130203235052.jpg

Analistler bu yükselişi iç piyasanın büyümede önemli bir rol alacağı hedefine odaklanmayı gösteriyorlar. Araştırma raporlarında görüşler 90.000 hedefine kilitlenmişti. Onuda görebilirdi. Ancak Moddy’s’in kısa vade de çözülmesi zor olan kırılganlıklara vurgu yapması ile esasen not artışının gelmeyeceği sinyalleri verilmişti.
Nedir bu kırılganlıklar diye araştırırsak, ilki cari açık ve bunu ezberledik. Bunun dışında neler olabilir denince akla maalesef mevcut terör ve Suriye olaylarına Türkiye’nin yakınlığı olacaktır. Özetle Moddy’s değerlemelerinde siyasi kırılganlıklara önem atfediyor.

BORSA
Geçtiğimiz hafta ilginç bir hafta idi. İki günlük sert düşüşün ardından, Çarşamba günü gelen tepki alımları ile toparlanan bir borsa vardı. Endeks 82.178’den kapandı. Ancak global piyasalardaki negatif hava, bankalara gelen satışlar ve israel’in Suriye’yi bombalaması ile IMKB endeksi sert satışlar sonucu %3.89 düşüşle 78.982 puandan kapandı. Burada Turkcell hisselerindeki düşüşte etken oldu.
İşte bu noktada gelen veriler devreye girdi. Dış ticaret açığının beklenenin altında gelmesi ve tepki alımlarıyla 80364’e yükselen endeks tutunamadı ve günü 78.783’den kapattı.
Haftanın son günü ABD piyasasından gelen iyimserlik havaları yükselişe geçen endeks haftayı 80.221.88 puandan kapatmayı başardı.
Borsamızla ilgili bir tesbit, yabancı yatırımcıların Türk hisse senetlerini çok sevdikleri merkezinde. Bu kadar tatlı parayı başka ülkelerde kazanamadıkları muhakkak. Yakında borsaya tamamen yabancılar hakim olursa hiç şaşırmayalım.
Bu hafta ne olacak?
Yeni bir yükseliş dalgasını yakın zamanda yakalamanın emareleri yok. Bu nedenle yatay seyir en akıllı tahmin gibi gözüküyor.

FAİZ
Dış ticaret açığının beklentilerin altında gelmesi ile gösterge faiz%5.80’nin altını test etti ancak haftayı 5.84 olarak kapattı. Kırılırsa 5.66 görülebilir.

DÖVİZ
Cuma günü Londra kaynaklı girişler vardı. Döviz girişlerinin 2013 yılında uluslararası piyasalardan Türkiye’ye devam edeceği konusunda kesin bir kanaat mevcut. Bu da TL nin değerlenmesine yol açabilecek. Kur Perşembe gününü 1.7590’dan Cuma gününü 1.7489’dan kapattı.
Diğer güzel bir haber İMF borcunun son taksiti mayıs ayında. Artık alan değil veren konumundayız. Tabii kendimizi aldatmayalım. Hala alıyoruz ama IMF’den değil.
Ülkenin siyasi gündeminde tutuklu askerler konusu var. Başbakan sistemli olarak son günlerde bu konuyu gündemde tutuyor ve yargıyı suçluyor. Bu davaların savcısı benim diyen kişi olarak biraz değil bayağı fazla ileri gidildiğinin farkına vardı galiba.
Esenlikle Kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır) .

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.