• BIST 103.235
  • Altın 197,827
  • Dolar 4,7171
  • Euro 5,5018
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 15 °C

Önemli olan bundan sonra ne olacak?

Önemli olan bundan sonra ne olacak?
Seçimi bir kenara koyalım ve yıllarboyu gösterilen gayretle kazanılan ülke itibarı ve imajının biranda yokoluvermesini düşünelim.

MURAT EMEN- EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü- 31 Mart-4 Nisan 2014
İSTANBUL-
Bu pazar önemli bir gündü Bu satırları okuduğunuzda yerel seçimlerin sonucu alınmış, üç aşağı beş yukarı oy dağılımının kesin sonuçları açıklanmış olacak. Aylardır devam eden seçim kavgası bitti mi, bitecek mi. Yoksa kaldığı yerden devam mı edecek bunu bu hafta içinde fark edeceğiz. Malum üç ay sonra cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Gelecek sene milletvekili genel seçimleri var. Genel kabul gören tahminler RTE’nin cumhurbaşkanlığını bir tarafa bırakıp, 4.dönem kapısını açıp tekrar başbakanlığa devam etmesi şeklinde idi. Hatta bunun için erken seçim kararı bile aldırıp, ağustos ayında iki seçimi birlikte yapabileceği konuşuluyordu.

SEÇİM VE ÜLKENİN GELECEĞİ
Artık tahmin ve varsayımları bir tarafa bırakıp gerçek uygulamaları yaşama süreci içindeyiz. İşin rengi bugün yarın belli olur. Ancak yolsuzluk iddiası ile karşı karşıya olanlar hesap/ vermediği sürece Türkiye'deki gerilim devam edecektir.

untitled-2.20140330234002.jpg

Kötü bir seçim devresi yaşadığımız bir gerçek. Beklemediğimiz şeyler oldu. Yolsuzluklar ortaya döküldü. Bunları örtbas etmek için legal olmayan yollara sapıldı. Özgürlükler kısıtlandı. Twtter ve Youtube bloklandı.Polis ve adalet altüst edildi. Yüzlerce devlet memuru yer değiştirdi. Hoşgörünün h’si bile gösterilmedi. Olanlar her iki yönü ile de bir fecaatti. Dinleme ve bantlar kabul edilebilirşeyler değil. Yapanların amacını anlamakta mümkün değil. Ama diğer taraftan bu tapeler ve dinlemeler olmasaydı, ülkenin yapılan yolsuzluk ve rüşvet skandalından haberi olmayacaktı.. Bunlar bütün dünyanın gözü önünde yapıldı.Yıllarboyu gösterilen gayretle kazanılan ülke itibarı ve imajı biranda yokoluverdi. Vietnam bile bizi riskli ülke sınıfına koyuverdi.
Toplum pusulasını şaşırmış, yasadışı bir hükümet ile nasıl mücadele edileceğini öğreniyor. Bu hükümetin pervasızlıklarının aynısını bizim generasyon demokrat parti zamanında da görmüştü. Kendini hakimi mutlak gören hükümetlerin kaderidir bu.Bir bakıma siyasal islamında düşüşüdür.
Bu satırları yazarken henüz bilmediğim seçim sonucu ülkenin mevcut problemlerini çözmeyecek hatta daha da artıracak diye düşünüyorum. Ne bir balkon konuşması bekliyorum ne de bütün ülkeyi kavrayan bir başbakan konuşması Olsa da samimi olmaz zaten. Bu bir yolun artık bitmekte olduğunun işaretidir.. Mevcut olumsuz gidişatı değiştirecek hiçbir sonuç bu sandıktan çıkmaz. Bunu beklemiyorduk zaten. Ancak çıkan sonuç RTE’nin bundan sonraki kişisel tavrının ve icraatının çizgisini belirleyecek.

Ekonominin gidişatı
Türk ekonomisi seçimlere günler kala dış değerleme kuruluşlarından ciddi uyarılar aldı.Bu uyarılar 2014 yılının başında başladı ve ardı ardına geldi. Hatta kredi notumuz düşer mi söylentileri yayıldı. Herşey kırılganlığın daha da arttığına ilişkin açıklamalarla büyüdü.
Bütün bu uyarılara rağmen, notumuzun düşmeyeceğine bende dahil genel bir inanış var.Kimse ülke notunun düşmesini beklemiyor. Bu görüşün tek istisnası, seçim sonucu ülkede ciddi bir kaosa neden olursa durum farkeder.

Geçtiğimiz süreci kısaca hatırlarsak;
Ocak sonunda TCMB’nin inadı bırakıp, faizleri yükseltmesinden sonra 2.40’lara dayanan dolardan geri dönüldü. Mart ayında Moody’s in 10 türk bankası hakkındaki izleme kararı ortamı gerdi. İçlerinde ülkenin en güçlü bankalarıda olan bu gözetim kararı üzerinden çok geçmeden Fitch EMEA bölgesi için yayınladığı raporundayüksek döviz borcu nedeniyle en yoğun riskin Türkiye’deki şirketlerde olduğunu açıkladı. Moddy’s 25 mart tarihinde Türkiye’de dış kırılganlıkların yükseldiğini açıkladı. Arkadan S&P’nin bankalar için belirsizlik artıyor ama baskılara karşı dayanıklılık gösterebilirler diyen ve yüksek fonlama risklerine dikkat çeken raporu yayınlandı.

Özetle üç kuruluşun tesbitlerini harmanlarsak;
• Ekonomik yavaşlama var,
• Bankalar bundan etkileniyor,
• Şirketlerin borçlanması artıyor,
• Seçim sonrası politik belirsizlikler azalma yönünde eğilim sergilemesi durumunda not indirimi söz konusu olmayacaktır.
Yeni hafta ile birlikte yılın ikinci çeyreğine giriyoruz. Bu dönemde yurtiçinde siyasi tansiyon yüksek kalırken, yurtdışında FED etkisinin güç kaybettiğini göreceğiz.Rusya-Ukrayna gelişmeleri sıcaklığını koruyacak. Batının ABD dahil Rusya’ya uygulayacağı ekonomik tedbirler piyasaları etkileyecek diyebiliriz.

AMERİKA RAPORU
OBAMA : Avrupa’nın sınırları 21.inci yüzyılda Askeri güçle yeniden çizilemez

untitled-3.20140330234040.jpg

ABD başkanı Barack Obama, ABD'nin müttefiklerinin Rusya konusunda birleştiğinin altını bir kez daha çizerek, Rusya'nın Kırım'ı almasının 2. Dünya Savaşı'nın ardından büyük zorluklarla kurulan Avrupa düzenini ihlal etmek anlamına geldiğini de sözlerine ekledi.
ABD başkanı 3 günlük toplantının sonunda yaptığı konuşmada müttefiklerine Rusya'ya karşı attıkları adımları özellikle askeri güvenlik konusunda hızlandırmaları çağrısında bulundu.
Obama, "Rusya'nın liderliği birkaç hafta önce çok açıkmış gibi görünen bazı hakikatlerin önüne bariyer çekti: Avrupa'nın sınırları 21. yüzyılda askeri güçle yeniden çizilemez" dedi.
Obama, Avrupa ve ABD'nin bu prensipleri korumak için kararlı adımlar atmadıkları sürece Rusya'nın gönderdiği mesajın yalnızca Avrupa'da değil, Asya, Amerika kıtaları, Afrika ve Ortadoğu'da da ses getireceğini belirtti.

Avrupalı yetkililer ise bu çağrıya Rus doğalgazına olan bağımlılıklarını azaltarak ve NATO'nun askeri gücünü artırarak cevap veriyor.
NATO genel sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Ukrayna'nın askeri güçlerini modernize etmek de dahil olmak üzere birliğin Ukrayna ile olan askeri işbirliğini daha da yoğunlaştıracağını belirtti. Rusya'yla olan ilişkilerini gözden geçireceklerini söyleyen Rasmussen, "Bir çatışma aramıyoruz, fakat bunu yapmak zorunda bırakılırsak da çekinmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Washington'da bulunan İngiltere savunma bakanı Philip Hammond ise NATO üyelerinin bu konuda bütçe sınırlamalarıyla karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
Hammond, "Bütçe sınırlamalarının her iki ülkede de gerçek bir sorun olmasından dolayı yeni işbirliği alanlarını bulmamız şu anki görevimiz" dedi.
Obama ise Avrupa ile uzun yıllardır süregelen dostluklarının altını çizerek, Rusya'nın Kırım yarımadasını işgal etmesinin bu bölgenin ötesinde sonuçlar doğuracağını belirtti.
Obama'nın Rusya'ya karşı aldığı diplomatik yönden sorunları çözme tutumu sonuçlarını vermeye başlarken, Avrupalı liderler bu noktada Rus ekonomisinin önemli sektörlerini hedef alan yaptırımları uygulamak için yetki verdiler.
Buna ek olarak G-7 liderleri Obama tarafından yapılan çağrının ardından Rusya'nın bu elit birlikten çıkarılması için anlaşmaya vardı.
NATO tarafından yapılan açıklamada doğu Avrupa'da güvenlik önlemlerini artırmanın yollarının aranacağı belirtilirken, Avrupa ve ABD Rusya'nın doğalgazına olan bağımlılığı azaltmak için alternatif yollar arayacaklarını belirttiler.

untitled-4.20140330234155.jpg

IMF, Ukrayna'ya 18 milyar dolara kadar kredi verecek

IMF, Ukrayna ile 14-18 milyar dolara kadar kredi vermek üzere anlaşmaya vardı. Ukraynalı yetkililer, ekonomik reform programının 'sancılı' değişimler gerektireceğini düşünüyor.
Bir IMF yetkilisi Kiev'de düzenlenen bir konferansta Ukrayna'nın gelecek iki yıl içinde 27 milyar dolar yardım alacağını söyledi. IMF ile sağlanan anlaşma aynı zamanda diğer donörlerden alınacak yardımların da kilidini açacak.
IMF Yönetim Kurulu'nun yardım paketini onaylaması için Ukrayna'nın bazı önkoşulları yerine getirmesi gerektiğini söyleyen IMF yetkilisi, söz konusu önkoşulların enerji sektöründe reformlar yapılması ve esnek kur rejiminin benimsenmesini de içerdiğini belirtti.Bu arada doğal gaz fiyatına %50 zam yapılması da var.
Hükümetin "popülizmden uzaklaşıp daha pragmatik şekilde çalışmaya başlaması' gerektiğini söyleyen Ukrayna Merkez Bankası Başkanı Stepan Kubiv, reformların 'sancılı' olabileceğini belirtti.

UZAKDOĞU RAPORU

Çin: İmalat sektöründe daralma devam ediyor
Genellikle daha küçük ölçekli fabrikalardaki faaliyeti izleyen yeni bir rapor, Çin'de imalat sanayinin Mart ayında da küçülmeye devam ettiğini gösterdi.

untitled-5.20140330234230.jpg

HSBC Satın Alma Müdürleri (PMI) endeksi , Çin'de Şubat ayında 48,5 iken Mart'ta 48,1'e düştü.50'nin altındaki veriler ekonomide daralmaya işaret ediyor.
HSBC verileri özel sektördeki daha küçük şirketler üzerinde yoğunlaşıyor.Çin'deki büyük ve kamu mülküyetindeki işletmeleri temel alan resmi PMI verilerinin ise önümüzdeki günlerde yayımlanması bekleniyor.
Şubat ayı PMI verileri son sekiz ayın en düşük seviyesine inerek 50,2 düzeyinde gerçekleşmiş, dünyanın ikinci büyük ekonomisindeki yavaşlama belirtilerini güçlendirmişti.Çin'de ihracat ise Şubat ayında bir önceki yıla göre %18 düşüş göstererek 23 milyar dolar ticaret açığının oluşmasına neden olmuştu.
Bu ay başlarında yapılan Ulusal Halk Kongresi'nde Başbakan Li Keqiang bu yılın büyüme hedefini geçen yılki ile aynı seviyede tutarak %7,5 olarak açıklamıştı.
Li, 2014 hedefinin esneklik gösterebileceğini, hükümetin esas olarak istihdam üzerinde durduğunu ifade etmişti.Hükümet ekonomiyi ihracata daha az bağımlı kılmaya çalışıyor; fakat yatırımcılar ülkedeki ekonomik büyümenin beklenenden daha hızlı yavaşlamasından endişeli. Çin'deki talep azalışının petrol fiyatlarını da düşürdüğü belirtiliyor.

AVRUPA RAPORU

Petrol fiyatında düşüş İngiliz enflasyonunu geriletti

İngiltere'de tüketici fiyatlarını esas alan enflasyon Şubat ayında da düşmeye devam ederek yüzde 1,7'e indi.

untitled-6.20140330234300.jpg

İngiltere'de enflasyon ikinci kez Tüketici Fiyat Endeksi bazında Merkez Bankası'nın hedefi olan yüzde 2'nin altına inmiş oldu. Ocak ayında enflasyon oranı yüzde 1,9’du.Ulusal İstatistik Kurumu'nun açıkladığı veriler İngiltere'de enflasyonun son dört yılın en düşük seviyesinde olduğunu gösteriyor.Perakende fiyat endeksindeki ise enflasyon yüzde 2,8’den, yüzde 2,7’e geriledi.
Enflasyondaki inişin nedeni olarak petrol fiyatlarının düşmesi gösteriliyor.
Resmi rakamlara göre Ocak ve Şubat arasında benzin fiyatları litre başında 0,8 cent (yaklaşık 3 TL) azaldı. Geçtiğimiz yıl aynı dönemde benzin fiyatları 0,4 cent (yaklaşık 1.5) artmıştı.
Giyim ve ayakkabı fiyatlarında aynı dönem geçen yıla göre daha az fiyat artışı gerçekleşmesi de enflasyonun düşmesine katkı sağladı.

İngiltere ekonomisi 2008'deki seviyesini aşacak'
İngiltere Ticaret Odası (BCC), ülke ekonomisinin bu yaz 2008 mali krizi öncesindeki seviyesini aşacağını bildirdi.

untitled-7.20140330234337.jpg

BCC, Nisan'da başlayacak olan ikinci çeyrekte, gayri safi yurtiçi hasıladaki büyüme tahminini 2,7'den % 2,8'e çıkararak 2008 başlarındaki seviyenin üstüne çıkacağını ifade etti.Fakat "kabul edilemez derecede yüksek" oranda genç işsizler sorununa dikkat çekildi.BCC ayrıca 2015 büyüme tahminlerini de % 2,4'ten 2,5'e yükseltti.
BCC, İngiltere'de uzun süredir % 0,5 düzeyinde seyreden faiz oranlarının ise, 2015'te 0,75'e, 2016'nın ikinci yarısında ise % 1,5'e çıkarılabileceği tahmininde bulundu.Ekonomiyle ilgili artan iyimserlik ve başta imalat sanayii olmak üzere, çeşitli sektörlerde istihdam artışı planlarının ekonomik büyümede etken olduğu belirtiliyor.Bu yıl ortalarından itibaren ücretlerde de enflasyon oranı üzerinde artış öngörülüyor.

İtalya tasarruf için makam araçlarını satıyor
İtalya’da hükümet, tasarruf tedbirleri kapsamında makam araçlarının bir kısmını internet üzerinde açık artırmaya çıkarıyor.
Başbakan Matteo Renzi, ekonomik kriz önlemleri kapsamında kamu harcamalarında kesintiye gidilmesi ve makam araçlarının sayısının azaltılmasını istemişti.
Başbakan Matteo Renzi, ekonomik kriz önlemleri kapsamında kamu harcamalarında kesintiye gidilmesi ve makam araçlarının sayısının azaltılmasını istemişti.
Devlete ait 59 bin makam aracından 151’inin 16 Nisan’a kadar e-bay sitesinde açık artırmayla satılması planlanıyor. Satışa çıkarılan araçlar arasında Jaguar, Maserati, BMW, Audi, Volvo, Fiat, Lancia gibi birçok farklı marka bulunuyor.


untitled-8.20140330234420.jpg

Başbakanlıktan yapılan açıklamada, “kurumsal görevlerin yerine getirilmesinde artık ihtiyaç duyulmayan ve masraf yaratan” araçların satılmak için seçildiği belirtildi. Satış işleminin “şeffaf ve kamuya açık” şekilde yapılabilmesi için de internet ortamında yürütülmesine karar verildi.
Satışa çıkarılan araçların çoğunun eski ve çok kullanılmış olması yüzünden “kayda değer” bir gelir beklenmiyor. Ancak makam araçlarının elden çıkarılması sembolik bir önem taşıyor.
Başbakan Renzi, geçen Ocak ayında Twitter’a yazdığı bir mesajda “Bir bakanlık müsteşarının neden makam aracına binmesi gerekiyor? Müsteşarlar yürümeli” demişti. Başbakan Renzi, makam araçlarını azaltmanın yanı sıra yönetim kademelerindeki isimlerin maaşlarının düşürülmesini de planlıyor.
İtalya tasarruf tedbiri olarak fazla kamu araçları satışa çıkarken, bizimkiler fazlaları yandaşlara kullandırıyor. THY Yönetim Kurulu Başkanı’na Başbakanlığın lüks arabalarından tahsis yapılmış. Başbakan Savcı Zekeriya Öz’üde Başbakanlığın lüks arabası ile ödüllendirmişti. Hatta Eski Genel Kurmay Başkanı Büyükanıt emekli olunca kendi zırhlı arabalarından birini tahsis etmişti. Sanki Başbakanlıkta araba fabrikası var.Sayıştay’ın bu konulara değinmesi gerekir bildiğim kadarıyla.
1980’lerde rahmetli Özal uçak gerekir dediğinde yer yerinden oynamıştı.Şimdilerde uçaklardan geçilmiyor. Cumhurbaşkanının ayrı, Başbakanın ayrı birden fazla uçakları var. Erdal İnönü ve Ecevit gibi devlet adamları yerli makam aracı kullanıyorlardı tasarrufa örnek olsun diye. Şimdilerin envanteri çıkarılsa her valinin enaz 4-5 aracından başlayın yukarılara çıkınca kurşun geçirmez mercedesler, 4x4 Land Rover’ler cennetine girersiniz. Eskiden sık sık tasarruf tebligleri yayınlanırdı. Globalizasyonla birlikte devlette tasarruf zihniyeti kalmadı. Birden gevşedik. Bırakın gevşemeyi arap etkisi olacak herhalde abartılı bir lüksün içine bile girdik.Bunların acısı biryerlerden çıkacak.İthalat furyasına devlette kendini kaptırdı.İtalya Başbakanı devletin müşteşarının arabasına takmış vaziyette. Yürüsünler diyor.izde bırakın Müşteşarı üç kademe altına kadar özel araba saltanatı var.

PİYASALAR

Borsa

PPK Tutanakları ile başlayan rally iki günde %6.3 artış getirdi. Ancak youtube internet sitesine erişimin engellenmesi kararının ardından siyasi tansiyonun yükseleceği endişesiyle endeks perşeme gününü -1.1 ekside ve 67.048 olarak kapattı.Ayın ve haftanın son iş gününde sıçramasını yapan endeks %3 artışla 69.117 seviyesine tırmandı. Böylece Mart ayında endeks %10.5 artış göstermiş oldu.

Faiz
Yabancı girişleriyle gösterge faiz %11in altına geriledi. Sebep olarak AKP’nin %40’ın üzerinde oy alacağı ve mevcut siyasi yapının bozulmayacağıbeklentileri ileyabancı girişleri devam etti.Gösterge faiz 11’in altına gerilerken valörlü işlemlerde 10.86 oluştu. 6 Mart tan buyana ilk defa 11’in altı görüldü. Haftanın son günü gösterge faiz 10.79 oldu.

Döviz
Yabancı girişlerinden bizde nasibimizi aldık.Bu durum doları 2.18’in altına çekti.Sepet bazında 2.59 oluştu. Haftaqnın son iş gününde dolar piyasayı 2.1941 ile kapatırken, euro 3.0170 paritede 1.3751 oldu. Piyasa kendini 31 Mart sabahına hazırlıyor.
Euroda 1.38 etrafında mücadele devam ediyor. 1.3750 ila 1.3850 arasında oluşacak. Orta vadede durum Euro’nun lehine gözüküyor.
Herkesin sandığa gitmesi dileğiyle,
Esenlikle kalın.
 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.