• BIST 102.488
  • Altın 200,756
  • Dolar 4,8421
  • Euro 5,6715
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 27 °C

Olmaz denileni başardı

Olmaz denileni başardı
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin 1986 yılında ilk seyahat acentesini kuran kadın girişimci Ayşe Nur Yılmazer, bölge turizminin kaderine yön verdi.
GAZİANTEP- Güneydoğu Anadolu Bölgesi"nin 1986 yılında ilk seyahat acentesini kuran kadın girişimci Ayşe Nur Yılmazer, bölge turizminin kaderine yön verdi.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin 1986 yılında ilk seyahat acentesini kuran kadın girişimci Ayşe Nur Yılmazer, bölge turizminin kaderine yön verdi.
Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Ayşe Nur Yılmazer, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin mücevher değerindeki tarihi ve kültürel zenginliklerini turizme kazandırıyor. Yılmazer, turizmin gelişmesine öncülük ederek, bölge ekonomisinin canlanmasına da katkı sağlıyor.
Yılmazer, babası ve annesinin Gaziantep Turizm Derneği'nin ilk kurucuları olduğunu belirterek, kendisinin de üniversitede okurken turizm derslerinin ilgisini çektiğini ifade etti.
Üniversiteyi bitirdikten sonra, dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan ve Türkiye'nin 6'ncı büyük şehri konumundaki Gaziantep'te seyahat acentesi olmadığını gördüğünü belirten Yılmazer, şöyle konuştu:
''Bunun üzerine okulu bitirdikten sonra, seyahat acentesi kurmaya karar verdim. "Çıldırma, deniz yok kum yok, bu memlekette ne yapacaksın?" dediler. 1986'da Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Gaziantep'in ilk seyahat acentesi olan Arsan Seyahat Merkezi'ni kurdum. 6 yıl boyunca beni izlediler, sonra acenteler açılmaya başladı. Şu anda Gaziantep'te 45. acente kuruldu ve Güneydoğu'da 100'ü geçti. Bu beni inanılmaz mutlu ediyor.''

-''KÜLTÜR TURLARI, TURİZM PASTASININ KREMASIDIR''-

Seyahat acentelerinin çok iyi çalışarak bir sinerji yarattığını belirten Yılmazer, ''Gaziantep, bölgede mücevher gibi en ön plana çıktı ve zevkle tanıtılması gereken ürün halini aldı. Yıllar önce ilk beş yıldızlı otel açıldığında sevinçten ağlamıştım. İnsanlar günü birlik kalıyor, kebap baklava yiyip gidiyordu. Şimdi en az 3 gece kalmaları, sadece müzeleri gezmeleri için bir gün gerekiyor'' dedi.
Kültür turları ağırlıklı çalıştığını anlatan Yılmazer, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Kültür turları, turizm pastasının kremasıdır. Kültür turu yaptığınızda, bölgenizdeki ayakkabı boyacısından diş hekimine kadar herkesin cebine para girer ve sıcak paradır. Kültür turlarını çok önemsiyorum. Bölgede inanılmaz zenginlik var. Çift destinasyonu uygulamaya soktuk; yurt dışından gelenler Güneydoğu Anadolu'yu geziyor arkasından Suriye'ye gidiyor. En çok turist getirdiğimiz ülkelerin başında Amerika, Meksika, Avrupa"dan birçok ülke, Japonya var.''

-''YENİ PAZARLAR KEŞFEDİYORUM''-

Yılmazer, hedeflerinden bahsederken, kimsenin bilmediği yeni pazarı keşfetmeyi ve ürün geliştirerek satmayı çok sevdiğini söyledi.
Ayşenur Yılmazer, ''Suriye-Lübnan-Ürdün ülkelerinin kültür potansiyelini ön plana çıkaran kültür turları yapmak istiyorum. İkincisi, kültür turizmini 12 aya yaymaya çalışıyorum. Şu anda 'Nostaljik Halep' diye bir programı başlatıyoruz. Gaziantep'ten Halep'e trenle gidilecek'' dedi.
GAP bölgesinin kültür ve inanç turizmi açısından önemini vurgulayan Yılmazer, konaklama ve ulaşım altyapısı iyi olmasına rağmen bölgenin tanıtım eksikliğinden dolayı yeterince turist çekemediğini söyledi.
Antalya'ya 2009 yılında yaklaşık 8,8 milyon turistin geldiğine işaret eden Yılmazer, ''Bu sayıyı bizim de bulmamız lazım. Gelir ve istidam yaratmak için en önemli sektör turizm. Daha yapılacak çok şey var'' diye konuştu.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.