• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 33 °C

Obama daha kötü konuştu

Obama daha kötü konuştu
Obama, 'görüşme sürecini gölgeleyecek bir tavırdan kaçınmak istediğini' söylemişti. 'Soykırım' demedi ama demekten beter eederek daha kötü konuştu.
MURAT EMEN- EMEN&EMEN
(Haftanın Ekonomik Görünümü - 27 Nisan-03 Mayıs 2009)

Obama, 'görüşme sürecini gölgeleyecek bir tavırdan kaçınmak istediğini' söylemişti

BBC Türkçe"nin haberine göre, Obama açıklamasında 'Osmanlı İmparatorluğu'nun son günlerinde 1.5 milyon Ermeninin katledilmesi veya ölüme yürümesini anıyoruz' dedi. İşte burada gerçekler çarpıtılıyor. Obama Ermeni Diasporasının etkisinde. Bizim “Gerçek böyle değil, konu tarafsız tarihçiler tarafından incelensin” dememizi hiç kimse dikkate almıyor. Kendi bazı entellerimiz bile aksini savunurken, Obama"dan ne bekliyoruz ki!
Seçim kampanyası sırasında, 1915'teki ölümleri soykırım olarak niteleyen Obama, Türkiye'ye ziyareti sırasında bu konudaki görüşlerinin değişmediğini ancak 'görüşme sürecini gölgeleyecek bir tavırdan kaçınmak istediğini' söylemişti.



YOL HARİTASINA KARŞI TÜRK TOPLUMUNUN TUTUMU

Uluslararası Kriz Grubunun Kafkaslar Bölgesi Direktörü Lawrence Sheets"e göre:
“Tüm anlaşmazlıklar bir noktada sonuçlanır. Burada da zamanla, her iki taraf da, ilerlemede çıkarları olduğunun farkına vardı. Ayrıca son 5-6 yılda büyük bir değişim yaşandı. Örneğin Hırant Dink suikastının ardından Türk toplumunda ortaya konan üzüntü. Ermeni toplumu içinde kemikleşmiş fikirleri olan çevreler var ama kamuoyunun bu konuda esnek olmadığı yorumlarının abartılı olduğunu düşünüyorum.”
Geçtiğimiz çarşamba akşamı 'iki ülkenin ilişkilerini normalleştirme yolunda bir yol haritası belirlediği' açıklanmıştı.

TARTIŞMALAR RAFA KALKMAYACAK
Bu açıklama, geniş bir çevrede Obama'nın tartışmalı konulara girmeme kararında, elini güçlendirmeye yönelik bir adım olarak yorumlanmıştı.
Sheets, bu gelişmenin "Amerika'da 'soykırım' sözcüğünü içeren bir kararın hemen kabul edilmesi yönündeki baskıyı hafiflettiğini" söyledi.
Lawrence Sheets"e göre bu gelişme yönetimi de rahatlatarak, Türkiye ve Ermenistan arasındaki görüşmelerin devamına kapıyı açmış oluyor.
Sheets'e göre 24 Nisan tarihi ve her yıl medyada 'kriz tehdidi' türünden ele alınan Amerikan başkanının konuşması geride kalınca bu konudaki tartışmalar rafa kalkmayacak.



SOYKIRIM KONUSU DEMOKLESİN KILICI GİBİ DURACAK
Sheets bu yıl önemli bir adım atılmış olduğuna ve statükonun artık "ilelebet devam edemeyeceğine" dikkat çekiyor. İkili ilişkilerin Azerbaycan"ın muhalefetine rağmen 2009 yılında şu veya bu şekilde çözülmesi gerektiği şeklinde genel bir kanı var. Burada acı olan “1915 olaylarının hep tek yanlı ele alınması ve gerçekleri yeteri kadar anlatamamış olmamız.
Obama soykırım demedi ama arkaya dolanıp iki puan aldı. Demekten beter etti. Basınımız bunun farkında değil.
Sheets"in dediği gibi “ konu rafa kalkmayacak. Demokles"in kılıcı gibi gündemde kalmaya devam edecek.



ABD"DE ERMENİ POLİTİKASI

ABD Ermeni diasporasının güçlü olduğu bir ülke. Özellikle Boston ve Kaliforniya Bölgelerinde azımsanmayacak bir ermeni asıllı nüfus var. Siyaset bunlara mahkum. Özellikle Boston Bölgesi çok önemli. Harvard Kennedy School of Government"da bir derste anayasa hocası “ABD"nin Ermeni politikası Watertown"da (Boston"da Ermenilerin yoğun bulundukları yer) belirlenir” diyerek bu gücü ortaya koymuştu.



ERMENİLER: BİZ SİZE YAPTIK, SİZ DE BİZE YAPTINIZ

Bende aynı yerde ve aralarında üç yıl yaşadım. Benim ve eşimin dostları, arkadaşları ve alışveriş yaptığımız yerler çoğunlukla Türkiye"den göç eden Ermenilerdi. Hep Türkçe konuşurduk. Hala yılda bir kere bize Türkiye"ye misafir gelen yaşlı Ermeni dostumuzu gezdirmek için yolunu gözleriz. Hiçbir zaman bize karşı bir kötü niyet hissetmedik. İmkan bulsalar tekrar gelir burada yaşarlar. Her zaman “biz size yaptık, sizde bize yaptınız” derlerdi. Hatta evsahibim Charlie Mosesyan suçu “Almanlara atar ve onlar kışkırttı “derdi. O zaman 7 yaşında ve Harput"ta imiş. Ama bu kin Ermeni toplumunun çok az bir kısmında kemikleşmiş bir hastalık. Çaresi Türkiye -Ermenistan dostluğu. Sınırların açılması ve sorunların çözülmesi. Ancak o zaman bu hastalığı ve kini sürdürmek isteyenlerin sesini kısabiliriz.



ÜLKEMİZE GELİNCE:
Türkiye"de gündem hükümet değişikliğine kilitlenmiş durumda. Bir dostum “Ne değişecek ki. Cemaatin adamları nöbet değiştirecek. Başbakan görüşüyorum, diyor. Kiminle görüşüyor. Tabii ki cemaatin liderleri ile” diyor.
Politikamı değişiyor ? Hayır! Seçimden ders çıkardık mı? Şimdilik gözükmüyor. Ekonomiyi gündeme oturtabildik mi? Hayır. Tedbir alıyormuyuz ? Şimdilik dişe dokunur bir şey yok. Hele bir hükümet değişsin diyoruz ama kafalar değişmeden bir şey olacağı yok. Bilin ki gidenler, yörelerinde seçimi kazanamayanlar yoksa bakanlıklarında başarısız olanlar değil.



ÇEVİR KAZI YANMASIN

Her şeyimiz şarkvari. Ermenistan ilişkilerinde bile... Obama"ya söz verip bir yandan yol haritası yapıyoruz, 24 Nisan"ı atlatalım diyoruz. Öbür taraftan Azerilerle dostluğu tehlikeye atıyoruz. Ondan sonra çevir kazı yanmasın.
Dünya Bankası ve IMF bahar toplantısı Washington"da yapılıyor. Bakan Şimşek ve heyetimiz oradalar. Müzakereler devam edecek ve kısa sürede IMF anlaşmasının imzalanması bekleniyor. Bu arada IMF dünya ekonomik raporunu güncelledi. Rapora göre, resesyonun 2010 ortalarına kadar devamı bekleniyor. Dünya 2009 yılında 1.3 küçülecek. Krizi bilen Roubini 1.9 küçülecek diyor.

Türkiye"ye gelince, IMF kötümser bir tahminle ülkenin 2009"da %5.1 küçüleceğini ve 2008 yılında bulunduğu (729.4 milyar dolarlık) GSMH seviyesine 5 yıl sonra dahi gelemeyeceğini açıkladı. Dünya sıralamasındaki yerine koruyacak veya belki bir sıra gerileyecek olan Türkiye için iyi haber IMF Başkanından geldi.

Kahn yaptığı konuşmada “ Türkiye"nin genel ekonomik dengeleri ve mali yapısının sürdürülebilir bir kapasiteye sahip olduğunu” belirtti. Ülkenin doğu ve güney Avrupa ülkelerinden daha iyi olduğunu belirten Kahn, “ IMF"nin mali kaynak destek anlaşmalarında, ülkelerin, aynı şirketler gibi bilançolarına bakacağını, bu çerçevede, Türkiye"nin yeterli konumda olduğunu ifade etti.
Diğer taraftan Washington"da bulunan Bakan Şimşek, IMF ile üç yıllık bir Stand-by için anlaşmaya çalıştıklarını belirtti. Kesin tarih vermedi.

PİYASALARA BAKARSAK;
Dolar geçtiğimiz haftanın sonunda iniş trendine başladı. Bunda değişen euro/dolar paritesinin etkisini gördük.
Çarşamba günü 1.6455/80 ile kapanan dolar kotasyonu Cuma günü 1.6110/55 lira oldu. Etkileyen euro/dolar paritesi 1.3268/75 seviyesindeydi. Bu hafta bu iniş trendinin biraz daha devam edeceğini söyleyebiliriz.

Tahvil/bono piyasasında Çarşamba günü %12.41 olan 2011 vadeli tahvil faizi, Perşembe tatilini geçerek Cuma kapanışa yakın 12.32 oldu.

Borsanın eski canlılığına tekrar kavuştuğunu görüyoruz. SPK"nın hazırlık yaptığı değeri 1.-TL.nin altında olan hisseler için getireceği sermaye azaltma tasarısının müsbet netice vereceğini söyleyebiliriz.

ABD Hazine Bakanı Geithner geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, birçok bankanın yeterli sermaye tabanına sahip olduğunu belirterek gelecekte ortaya çıkabilecek kayıpları karşılayabilecek kapasitede olduklarını ifade etti.

Son günlerde piyasalarda dolaşan dedikodular kapsamında hala devam eden stres testlerinden birçok bankanın başarısız çıktığı söylentisi mali piyasalar üzerinde satış baskısına yol açmıştı. Stres testlerinde kullanılan metodun bugünlerde açıklanması ve sonuçların da 4 Mayıs"ta yayımlanması bekleniyor. Stres testlerinin ardından sermaye açısından yetersiz görülen bankaların batmasına izin verilmeyip devlet desteği sağlanacak.

Öte yandan ABD Hazinesi, Kongre"ye gönderdiği açıklamada 700 milyar dolarlık teşvik paketinden 109.6 milyar dolarlık harcanmayan kaynağın kaldığı bildirildi. Teşvik paketinin, borç alan kurumların geri ödemeleriyle 134.6 milyar dolara çıkacağı tahmin ediliyor.

IMF Başkanının “ Düzelme ABD"den başlayacak” açıklaması da olumlu bir etki yarattı.

Esen kalın.

ABD VERİ TAKVİMİ 28 Nisan-03 Mayıs 2009



Bu haftanın gelir açıklayacak şirketleri :

Pazartesi: Humana, Qualcomm, Verizon, Whirlpool
Salı: Bristol-Myers Squibb, Coca-Cola, Coca-Cola Enterprise, Office Depot, Pfizer, U.S.St Valero Energy, Sun Microsystems
Çarşamba: Aprtna, Arcelor Mittal, Baker Hughes, General Dynamics, Goodyear Tires, Wyeth, Starbucks, Visa.
Perşembe : Colgate-Polmalive,Cardinal Health, Comcast, Kellog, Motorola, Safeway, Hartfurd Financial, Met Life, Exxon Mobil, International Paper.
Cuma: Aon, Chevron, Clorox, Dean Food, Fortune Btands, Mastercard.

FOMC (Federal Open Market Committe) 28-29 nisan tarihlerinde toplanacak. Faizlerde bir değişiklik yapması beklenmiyor. Açıklamaları merak ediliyor.
Diğer önemle beklene açıklama ise 1Q GDP açıklaması olacak. Genel olarak 1.5% gibi bir küçülme bekleniyor. Ama bununda iyileşme işareti gibi görülmemesi gerekiyor. Çünkü yüksek tüketimden geliyor ve sürekliliği yok.

Diğer önemli bir veri Nisan ayı için “Tüketici güven endeksi “olacak. Mart ayının şahsi gelir ve harcamaları açıklamalarıda önem arzediyor.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.