• BIST 104.397
  • Altın 163,608
  • Dolar 3,9404
  • Euro 4,6740
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 6 °C

NZZ: Mavi yolculuk keyfini yazdı

NZZ: Mavi yolculuk keyfini yazdı
İsviçre'de yayınlanan Neue Zürcher Zeitung Gazetesi İzmir ile Antalya, Bodrum-Fethiye güzergahında düzenlenen mavi yolculuk turları anlatıldı.

ZÜRİH- İsviçre'de yayınlanan Neue Zürcher Zeitung Gazetesi'nde yer verilen bir yazıda, Türkiye'nin Akdeniz kıyılarında, İzmir ile Antalya arasında, Bodrum-Fethiye güzergahında düzenlenen mavi yolculuk turları anlatıldı.

Gazetenin 20 Mart 2008 tarihli sayısında, Claudia Diemar imzasıyla yayımlanan yazıda " İzmir ile Antalya arasındaki sahiller maviye açılmak için son derece uygun. Özellikle Bodrum-Fethiye güzergahı. Mavi yolculuğa da hemen her zaman motorlu yelkenli guletle çıkılıyor." denildi.

Mavi yolculuğa başlamak üzere Homeros'un kıyıları için "Ebedi mavi" deyimini kullandığı ifade edilen gözde tatil beldesi Bodrum'dan gemiye bindiklerini yazan Claudia Diemar, yazısında şu ifadeleri kullandı:

"Bodrum, görkemli kalesiyle Türk Nis'i olarak tanımlanıyor. Fakat biz Cote d'Azur'da değil, Şark'tayız. Marinanın hemen yanında bir cami var. Akşam hoş geldin yemeğinde kadeh şıkırtılarına ezan okuyan müezzinin sesi karışıyor ve teknedeki konukları da ilk gecenin ardından uyandırıyor. Koyun peyniri, domates ve baldan oluşan kahvaltının ardından tekne hareket ediyor. Pupada kırmızı ay-yıldızlı bayrak dalgalanıyor. Panoramanın kalanı maviden oluşan bir senfoni; gökyüzü parlak mavi, deniz koyu mavi parlıyor ve güvertede kobalt mavisi yastıklar yolcuları bekliyor.

Guletin bir keyif teknesi olduğunu söyleyen Bayram kaptan, bu motorlu yelkenlinin aslında İtalyan "Gouletta"nın alt soyu olduğunu anlatıyor.

Genişliği ve ferah güvertesiyle aşağıda konforlu kamara, yukarıda da rahat bir yaşam alanı sunan ideal bir "Charter" teknesi.

Tekne güneşlenenleri hafif hafif sallıyor. İnsan keyifli bir tembelliğe düşüyor. Bu duyguya uygun olarak teknemizin aşçısı Zeynel "İmam bayıldı" adı verilen doldurulmuş patlıcan servis ediyor.

Bayram Kaptan, güneye doğru dümdüz gidiyor. Öğleden sonra Datça Yarımadası'nı dolanıyoruz. Deniz fenerinin üzerinde yer aldığı kayalıkların gölgesinde bir çift koy var ve sahilin hemen arkasında antik kent Knidos'un kalıntıları duruyor. Karayoluyla bir zamanların Afrodit Tapınağı'na ulaşmak bitip-tükenmek bilmeyen bir zaman gerektirirdi. Fakat tekneyle gelindiğinde yürüyerek birkaç adımda, bir zamanların tapınak alanına ulaşılıyor. Karaya çıkıldıktan sonra rahatlamak için berrak denize ilk giriliyor. Yüzmek ve dalış için mola vermek her zaman mümkün. Sayısız koy demir atmak için bekliyor ve tekne yolculuğunu gezintiye dönüştürüyor. İsteyenler güvertedeki rahat yaygılar üzerinde yatıp göz kapakları düşünceye kadar yıldızlara bakabiliyor.

Dizel motorun sesi uykumuzdan uyandırıyor. Bayram kaptan, birçok yüzme molasından sonra akşama doğru Bozburun'a ulaştığımız Sömbeki koyuna doğru güneydoğu rotasında yol alıyor. Bizim guletimizin de kökeni burası. Bozburun, tekne imalatçılarının köyü. Topraklarının her yeri sanki açık hava tersanesi gibi. Neredeyse her bahçede adım adım dayanıklı bir tekne gövdesine dönüşen ahşap iskelet var.

Ertesi gün kuzeydoğu istikametinde, tam yol Türkiye'nin Akdeniz turizminin "Hot spot"u Marmaris'e kadar gidiliyor. Barlar ve butikler yan yana dizilmiş, her dükkan ve restorandan konuklara sesleniliyor. Gulet hemen kargaşadan kurtuluş mekanı haline dönüşüyor. Aşçı Zeynel, bugün bol taze salata eşliğinde kuzu servis ediyor. Marmaris'in doğuya doğru birkaç deniz mili ötesinde, yine sessizlik geri dönüyor; deniz kaplumbağalarının sahili İztuzu ile Köyceğiz arasındaki sazlık bölge zengin doğa ve kültür sunuyor. Burası çok sayıda nadir kuş türünün yaşam alanı ve Likya kaya mezarları ile dev tiyatrosu olan antik kent Kaunos da keşfedilebilecek yerlerden. Sultaniye'nin cennet gibi yeşillikler arasındaki çamur ve kükürt termalleri de dinlenme olanağı veriyor. Tekne ertesi gece Fethiye'ye yanaşırken limanda havai fişekler atılıyor. Bayram Kaptan dikkatinin dağılmasına izin vermiyor ve tekneyi iskeledeki dar boşluğa milimi milimine yerleştiriyor. Ertesi sabah bizi "Güle güle!" diyerek uğurluyor. Bu deyimin anlamı: "Güle, güle" ancak bu, yine de tekneyi terketmek için hafif bir teselli."

Satırlarına ulaşım bilgilerini vererek devam eden Claudia Diemar, yazısını mavi yolculuk ücretlerini ve Bern Kültür ve Turizm Müşavirliği'nin adres bilgilerini vererek bitirdi.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.