• BIST 102.831
  • Altın 197,994
  • Dolar 4,7202
  • Euro 5,5094
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 27 °C

Niye mali kural düşünülmez?

Niye mali kural düşünülmez?
Devlet Bakanı Ali Babacan, Başbakanın referandum sonrası seçim ekonomisi uygulanmaması için talimat verdiğini söyledi.
MURAT EMEN-EMEN&EMEN

Haftanın Ekonomik Görünümü 18-25 Eylül 2010
İSTANBUL- Referandum sonrası OECD Genel Sekreteri ile görüşen Devlet Bakanı Ali Babacan, Başbakanın seçim ekonomisi uygulanmaması konusunda talimat verdiğini söyledi.
Babacan ”Başbakanımız bize, mali disiplinden taviz istemiyorum. Seçim ekonomisi havası oluşturacak, o anlama gelebilecek hiçbir uygulama istemiyorum” talimatını verdi. Bu çerçevede Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nu yaptık. Bu şekilde devam edeceğiz” beyanında bulundu.
Bu demeci değerlendiren Dünya Gazetesinden Alaattin Aktaş “Acaba seçim ekonomisi uygulanacaktı da veya böyle bir niyet vardı da başbakan buna müdahale mi etti. Mali disipline uyulmayacaktıda uyulsun talimatımı verdi?” diye durum değerlendirmesi yapıyor ve kafalardaki soru işaretlerinin çözmeğe çalışıyor.



IMF VE PİYASALAR AVUTULACAK Mİ?

Madem ki mali disipline uyulacaktı ülkenin elini uluslararası piyasalarda çok güçlendirecek mali disiplin kararı referandum öncesi niye ertelendi sorusu açık kalıyor...
Hatta sayın Başbakan'ın “içimizde IMF yaratmayalım” diye de konuya açıklık getiren demecine rağmen niye çarkettik! Tabii böyle bir durumun ortaya koyduğu tablo, hem mali kurala uyulacak hemde alabildiğine genişlemeci politika uygulanacak. Böylece bu konuda bizi ikaz eden IMF ve milletlerarası piyasalar avutulmaya mı çalışılacak? Acaba bizim bilmediğimiz başka şeyler mi var?

KISIR DÖNGÜ HORTLAYABİLİR
Son bütçe gerçekleşmeleri iyi bir tablo ortaya koyuyor. Faiz dışı fazlada son sekiz ayda %172 artış sağlanmış durumda. Bütçe ağustos ayında tam iki yıl aradan sonra fazla vermiş durumda. Nedeni de faiz ödemelerindeki düşüş. Geçen yılın ağustos ayında 8 milyar olan faiz ödemeleri bu yılın ağustos ayında 3.1 milyarda kaldı. Önümüzdeki aylarda da benzer tablolar mümkün görülüyor.  Aktaş “Eğer politikalar değişir, daha fazla bütçe açığı, daha fazla borçlanma gereksinimi ve bundan kaynaklanacak bir faiz artışı ki muhtemel bir seçim ekonomisinin sonuçları olacaktır, faiz deki kısır döngüyü yeniden hortlatabilir” diye de ekliyor.



Vergi borcuna af değil yapılandırma var


Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi borçları ile ilgili düzenlemeyi bir an önce çıkaracaklarını bildirerek ”Ama bu kesinlikle bir af değil. Sadece vergi borçları yapılandırılarak, mükellefe taksit ve faizde kolaylık sağlanacak” dedi.
Vergi borçları ile SSK ve Bağkur prim borçlarına ödeme kolaylığı konusunda kamıuoyunda bir beklenti oluştuğuna değinen Şimşek ”Bu vergisini muntazam ödeyenler için bir ceza niteliği ve haksızlık yaratacağından düzenlemeler kesinlikle af değil yapılandırma olacaktır” dedi.
Bu durumda beklenen, vergi borçları için bir Tecil ve Taksitlendirme Tebliğinin çıkarılarak, halen %19 olan tecil faizinin %3 olarak tesbiti. Başka bir seçenek, anaparaya dokunmadan faiz ve geçikme zammının bir kısmının silinmesi olabilir.



BANKACILIKTA YENİ DÖNEM

Geçtiğimiz hafta BDDK'nın kuruluşunun 10'uncu yılı kutlandı. Bakan Babacan ve Başkan Bilgin yaptıkları önemli açıklamalarla yeni dönemde bankacılıkta yeni gelişmelerin sinyalini verdiler.
Yeni bankalara ışık yakılıyor. Ancak yüksek sermayeli olacak talepler dikkate alınacak. Artık kanunda yazılı olduğu şekilde 30 değil, 300 milyon sermayeli talepler bekleniyor.
Bankaların müşterilerden aldıkları yüksek işlem komisyonu, harçları vergileri, havale bedellerinden şikayetler dikkate alınacak. Bilgin'in bu konuda “Bir üründen çok gelir sağlayanla bizzat ilgileneceğiz demesi önemli. Elimizde yaptırımlarımız var. Onlarda bunları biliyorlar.
Bankaların işlem ücreti taksiden pahalı, artık önlem almak gerek
Bankaların son dönemde faizlerde başlayan düşüşün de etkisiyle "işlem ücreti" adı altından vatandaşlardan çok yüksek rakamlar talep etmesine tepki gösteren Devlet Bakanı Ali Babacan, “Müşteri elime düştü, nasıl daha fazla para kazanırım” yaklaşımında olan bankalar için bir düzenleme istedi. Ali Babacan, “Ne gerekiyorsa yapılmalı” dedi.



Taksiye binse daha ucuz
Babacan, bu konuda şunları söyledi: “Ankara"nın bir şubesinden bir şubesine 15-20-25 lira havale ücretleri alınıyor. Yani, neredeyse vatandaş taksiye binse, parayı kendi götürse daha ucuz. "Müşteri benim elime düştü, ben bunun üzerinden daha fazla para nasıl kazanırım" yaklaşımı kesinlikle olmamalı. Bu konuda düzenleme... Ne gerekiyorsa bunun da yapılması gerektiğini düşünüyorum. Oligopolden bahsediyoruz ya, ben o ifadeyi kullandığımda "bizim bankacılık sektöründe öyle bir yapı yok" derler. Tamamen iyi işleyen bir serbest rekabet sistemi olsa bunlar böyle rahat olmaz, bu kadar rahat uygulanmaz.”

Rekabeti görmek istiyoruz
Türkiye"de bankacılığın rekabet açısından daha iyi bir noktaya gitmesi gerektiğinin çok açık ortada olduğunu ifade eden Babacan, 2001 krizinden bu yana dondurulmuş bir banka sayısı olduğunu, yeni lisans verilmediğini de bildirdi. Babacan, şöyle konuştu: “Neden? Biraz bilançolar toparlansın, bünye toparlansın. öncelik biraz daha istikrar tarafındaydı. Ama şimdi orada çok şükür bakıyoruz artık iyi. Kâr rekorları kırılıyor, bundan sonraki dönemde artık yavaş yavaş rekabetin de daha iyi çalışmaya başladığını görmek istiyoruz. Bu konuya mutlaka ilgili kurullarımızın bakmaları... "Elime düşmüş, müşteri nasıl olsa elimde, avucumda" gibi bir uygulamaya asla izin verilmemeli.”

Teminat kadar firmaların nakit akışına bakılsın
Bankaların tahvil ihraçlarının önü açılıyor. Bu konuda SPK incelemeleri devam ediyor.
Bankaların yurtdışına açılmaları ve kredi hacımlarını artırmaları konusunda cesaretlendirilmeleri sözkonusu.
Bilgin'in teminat kadar firmaların nakit akışına bakılması gerektiğini belirtmesi bu konuda sıkıntının özü denebilir. Özellikle KOBİ statüsündeki firmalarda teminat konusu önem arzediyor ve sıkıntı yaratıyor. BDDK"nın bu konuya değinmesi yerinde bir ikaz.



AYB'den Türk KOBİ'lerine destek var

Krizden etkilenen KOBİ'lere 150 milyon Euro kredi sağlayan Avrupa Yatırım Bankası, sürdürülebilir büyümenin, KOBİ'lerin desteklenmesine bağlı olduğunu söyledi.
Bizimde kıymetli bankalarımıza anlatmağa çalıştığımız gerçek bu. Ekonomik toparlanma isdtihdan konusunda KOBİ'ler çok önemli. AYB Avrupa'da Kobi'lere öncelik verdi ve bize de aynı mesajı veriyor.
Akbank Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hülya Kefeli kullandırılacak kredinin yatırım maliyetinin yüzde 50"sinden fazla olmamak kaydıyla sektördeki KOBİ"lere işletme sermayesi finansmanı amaçlı olarak verileceğini söyledi.
Halkbank Hazine Yönetimi ve Uluslararası Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Süleyman Aslan da 5 yıl vadeli temin edilen kaynağı KOBİ"lerin yatırım maliyeti 25 milyon euro"ya kadar olan, verimlilik, istihdamın korunması ve artırılmasına yönelik projeleri için TL cinsinden kullandırılacağı bilgisini verdi.

Merkez, faizi yüzde 6,25'e indirdi
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, geçtiğimiz hafta yaptığı eylül ayı toplantısında gecelik borçlanma faizini yüzde 6,5'ten yüzde 6,25'e çekti.
Böylece Merkez Bankası, 9 ay aradan sonra gecelik borçlanma faizlerinde değişikliğe giderek 0,25 puanlık indirim yaptı. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının ise yüzde 7 ile sabit tutulmasına karar verdi.



VAKIFBANK TAKSİM OTELCİLİK'TEKİ PAYININ SATIŞINDA İŞ YATIRIM'I SEÇTİ

VakıfBank, iştiraki Taksim Otelcilik'teki banka payının satışında danışman firma olarak İş Yatırım Menkul Değerler'i seçti.
Vakıflar Bankası'nın Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan özel durum açıklamasında, bankanın dün yapılan Yönetim Kurulu toplantısında, iştiraklerden Taksim Otelcilik A.Ş.'nin sermayesinde yüzde 51 oranındaki Vakıfbank payının yurt içi ve yurt dışında yerleşik yatırımcılara blok satış yöntemiyle satılmasına ilişkin çalışmalarda İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'nin danışman firma olarak seçilmesine karar verildiği kaydedildi.



Japonya'dan döviz piyasasına altı yılda ilk müdahale

Japonya, para birimi Yen'in ABD Doları karşısında değerini düşürmek amacıyla altı yıldır ilk kez döviz piyasasına müdahale etti.
Borsa açıldıktan hemen sonra adım atan Japonya Merkez Bankası, yen satarak dolar satın aldı. Müdahale sonrası Nikkei indeksi yüzde 2'den fazla değer kazandı.
Maliye Bakanı Yoshihiko Noda, kurlardaki hareketleri yakından takip ettiklerini ve hızlı hareketlerin önüne geçmek için müdahalede bulunduklarını ifade etti.Yetkililer, mali piyasalara istikrar kazandırmak için müdahale ettiklerini söylüyor.



Pahalanan ihraç malları
Bölge muhabirleri, güçlü bir yen'in, Japonya'da kritik önem taşıyan ihracata özellikle otomobil ve elektronik mal ihracatına zarar verebileceğine dikkat çekiyor. Bununla beraber Merkez Bankasının piyasaya ne kadar yen sürdüğü konusunda bir rakam dile getirilmedi.
Japon para birimi Yen, Ağustos ayı içinde Amerikan doları karşısında son 15 yılın en yüksek değerine ulaştı. Yenin dolar karşısında değerlenmesi, Japonya'nın ihraç ürünlerini daha pahalı hale getiriyor. Birçok Japon şirketi, yenin bu derece yüksek kalması durumunda, üretimi ülke dışına kaydıracağını söylüyor. Japon hükümetinin yakınlarda düzenlediği bir kamuoyu araştırması da şirketlerin bu yöndeki eğilimini ortaya koydu.



'İslami bonolar' Batıya örnek olabilir (BBC)
İtalyan iktisatçı ve gazeteci Loretta Napoleoni, Türkiye'nin ilk kez geçen hafta başladığı ve “İslami bono” olarak bilinen Sukuk'un, Batı"daki ekonomik krizin tekrar etmemesi için yeni yollar sunduğunu söyledi.
Türkiye'de hukuki alt yapısı geçen aylarda hazırlanan Sukuk ihracatı, ilk kez Kuveyt Türk bankası tarafından başlatıldı.
Faizi, paradan para kazanmayı yasaklayan İslam hukukuna uygun olduğu belirtilen Sukuk, yapılan yatırıma sabit bir kazanç getiren bir finansal yatırım aracı olsa da faizden ayrı görülüyor ve katılım sertifikası olarak niteleniyor.
Napoleoni, sukukun neden Batı"ya örnek olabileceğini şöyle açıklıyor. Bir yatırım aracı olarak sukuk, hükümetlerin ya da şirketlerin piyasaya sürdüğü bonolardan çok farklı bir şekilde yapılandırılıyor. Sukuku piyasaya süren ve yatırım yapanlar arasında daha net bir karşılıklı bağlılık gerektiriyor. Dolayısıyla, Batı"daki geleneksel hükümet bonolarından daha güvenli yönleri var.
Şeriat kaideleri beraberlerinde iş dünyasını kapsayan bir etik davranış kuralları bütününü de getiriyor. Bu da yasadışı ekonomi ve suç ekonomisi faaliyetlerinin sınırlandırılmasını sağlıyor.
Bilindiği gibi İslam hukukuna uygun olarak biçimlendirilen yatırım araçları, emlak piyasasında başlayıp finans dünyasını sarsan küresel krizin de dışında kalabildi. Ayrıca, hukukun Şer"i hukuka uygun olup olmadığını denetleyen bir kurulun olması da ayrı bir kontrol mekanizması sağlıyor.

Neden daha güvenli?
Bunun en temel nedeni İslamın faiz konusundaki tavrı. Sukuk yatırımının paradan para kazanmanın bir aracı olarak görülmesi İslam anlayışına ters. Paranın yatırıma yönelmesi gerekiyor. Dolayısıyla Sukukun, üretimi hedefleyen, üretime bağlı bir yatırım aracı olarak uygulanması esas alınıyor. Maddi karşılığı olmayan bir bononun bu sisteme göre kabul edilmemesi gerekli. Oysa küresel finans piyasalarında krize yol açan unsurlardan biri de buydu.



BASELIII-Bankacılık sisteminde rezerv eşiği yükseliyor
Anlaşmanın G20 liderlerince onaylanması gerekecek.
Dünyanın önde gelen merkez bankaları, bankacılık sektörü temsilcileri ve düzenleyici kuruluşlar, iki yıl önceki küresel mali krizin bir benzerinin yeniden yaşanmaması için mali sistemde bir dizi değişikliğe gidilmesini kararlaştırdı. İsviçre'nin Basel kentinde varılan uzlaşma, bankaların rezervlerini neredeyse üçe katlamasını öngörüyor.
Buna göre, riskli varlıkların en az yüzde yedisi oranında sermaye rezervi tutulması isteniyor. Bankacılık sisteminin temel taşını oluşturan Basel anlaşmalarının kriz koşulları ışığında gözden geçirilmesi ve "BASEL III" olarak adlandırılan yeni bir yapı oluşturulması uzun zamandır tartışılıyordu.
BBC Ekonomi Editörü Robert Peston, değişikliklerin tarihi önem taşıdığını ve küresel bankacılık sistemini güçlendirmek için 2008'den bu yana atılan en iddialı adımlar olduğunu belirtiyor. Önerilerin Kasım ayında düzenlenecek G-20 liderleri zirvesinden onay alması öngörülüyor.
Onay ardından, yeni kurallar 2013'te yürürlüğe girmeye başlayacak.

Kredinin bedeli artar mı?
Uzlaşma, dünya genelinde banka hisselerinin değer kazanmasını sağladı. Tamamlanması sekiz yıla yayılacak değişiklikler kapsamında, bankaların özsermayesi için belirlenen alt seviye, kredi ve yatırımlar gibi yükümlülüklerinin yüzde 2'sinden yüzde yedisine yükseltiliyor. Mali sistemi tehdit etme potansiyeli bulunan dünyanın en büyük bankaları için ise bu oran daha da yüksek olacak.
Merkez bankaları da bundan böyle belirli piyasaların, örneğin konut sektörünün aşırı ısındığı yolunda sinyaller alırlarsa; bankaları kredi vermekten caydırmak için daha da yüksek oranda sermaye tutulmasını isteyebilecek.

PİYASALAR

TCMB faizleri 0.25 indirdi. Başbakan TCMB'nin döviz reservini artırması gerektiğini söyledi. Bunun ardından lokal alım beklentisi doğdu. Dolar/TL 1.50 seviyesine yükseldi. Lokal alım beklentisi devam ettiği sürece enaz bu seviyelerde işlem görmesi bekleniyor.
Bir süredir 8.1 sınırında sıkışmış olan gösterge faiz, gelen satışlarla yukarı hareket etti. 8.08-8.16 aralığında işlem gördü.

Yeni alımlarla tahvil piyasası rahatladı.
Referandum sonrasında ciddi bir çıkış yakalayan borsa'da kar satışlarının arkasından da ralli devam etti. Büyüme rakamlarının iyi gelmiş olması ve bu yılı iyi bir büyüme rakamı ile kapatacak olmamız, yurtdışı ilginin devam edeceğini gösteriyor. Faizler halen dünya genelinde yüksek. Referandum sonrası rahatlayan ve istikrar gören yabancı yatırımcının ilgisi artarak devam edecek.
Gözler 2011 yılında yapılacak genel seçimlerde. Hükümetin seçim ekonomisi uygulanmayacak mesajına ne derece güvenilir bilinmez. Bekleyip göreceğiz. Bütçe rakamlarının iyi gidişi, özellikle tüketimin artarak vergi gelirlerini artırması piyasalarda müsbet etki yarattı.

Siyaset sahnesi şimdilik rahatladı. CHP"de iç hesaplaşma var gibi. Ancak Genel merkez kurultay yok mesajı verdi. Baykal çıkışının arkasından yumuşadı. MHP sesiz. Referandum sonuçlarını değerlendiriyorlar. DP tarafında hiçbir hareket yok. O kadar yok ki, Menderes"e bile sahip çıkamadılar. Kasım ayında kurultay yapılacak. Ama ortada aday yok.

Esenlikle kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.