• BIST 103.912
  • Altın 160,999
  • Dolar 3,9233
  • Euro 4,6062
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 5 °C

Nice’de ilkbaharı yaşadım-1

Nice’de ilkbaharı yaşadım-1
Paris'te yapılacak "Rendez-Vous en France” öncesi gesdigimiz Cote d’Azur’un başkenti Nice’de baharın güzelliğini gördüm

ÖZKAN ALTINTAŞ-TÜRKİYE TURİZM
NICE/FRANSA-
Fransız Turizm Ofisi Atout France'in düzenlediği Paris'te yapılacak "Rendez-Vous en France - Fransa'da buluşma " temalı, turizm profesyonellerine yönelik organizasyona katılmak üzere Türkiye’den gazeteci olarak çağrıldım. Gazeteci veya seyahat acenhtesi olarak benden başka Türk yoktu. Sadece Paris'teki organizasyona bazı Türk acentelerin katılacağını duydum.
Air France Havayolları’nın partner olduğu, 27-28 Mart 2012 tarihlerinde Paris'te yapılacak organizsyon öncesi, dünya sosyetesinin gözbebeği olan Nice’de düzenlenen “Nice Cote Azur” adlı etkinlikte yer aldım. Yaz aylarında hınca hınç insan dolu olan Nice, ilkbaharın ilk günlerinde sessizliğin ve sakinliğin hakim olduğu başka güzellikteydi.
Paris’te düzenlenen etkinlik için bana gelen davet yazısı şöyleydi :
“27-28 Mart 2012 tarihlerinde Paris'te gerceklesecek olan geleneksel "Rendez-Vous en France - Fransa'da bulusma " temali, turizm profesyonellerine yonelik bir organizasyon düzenlenmektedir. Program Fransız Turizm Ofisi Atout France'in düzenlediği ve Air France’ın partner olduğu bir organizasyon olacaktır. Turizm konusunda uzmanlaşmış bir gazeteci olarak sizi bu organizasyona davet etmek isteriz.”

nice-grup1.jpg

ÖNEMLİ ACENTELERLE NICE’DE BULUŞTUK

Paris öncesi Nice gezisi vardı. Fransız Riviera, Cote d’Azur’un başkenti Nice baharı yaşıyor. Her yer yemyeşil, çiçekler açmış. İnsanlar güneşe hasret bir şekilde sahilde dolaşıyorlar.
Dünya sosyetesinin gözbebeği Cote d’Azur, Fransız Rivierası olarak tanınıyor. Geçmişi Milattan Önce 2000’lere uzanan Nice MÖ 350’lerde Yunanlılar tarafından koloniye dönüştürüldü. Komşusu Liguria’ya karşı zafer kazanınca Zafer Tanrısı Nike’nin adını alarak Nice adını aldı. Günümüzde başta Elton John olmak üzere bir çok ünlünün evi bulunan önemli bir turizm şehri haline geldi.
Geziye katılan acentelerle Nice’de buluştuk.
Nice Cote Azur Turizm ve Kongre Bürosu’nda görevli rehberimiz Ria Kolembusova çok berrak İngilizce konuşan ve söylediklerine dikkat eden bir hanımdı.
Ekibimizde Atout France'den Amira Thabet, Thomas Cook Kahire’den Jehan Sednaoui, Mısır Midland Travel and Tours ve Al Khayyat Turizm’den Manal Attia, Kahire IttaTours’dan Christine Aziz, Air France Abu Dabi’den Manoj Bisht, Ürdün Dajani Travel’dan Mahmoud Dajani vardı.

nice-air-france-ucak.jpg

HAVATAŞ YÜZÜNDEN UYKUSUZ YOLCULUK YAPTIM

Air France’nin Airbus 318 uçağı ile Paris’e uçtum. Yaklaşık 4 saat sonra da Air France’nin A 320 tipi uçağı ile Nice geçtim. Bu kadar yolu gitmek beklemek bana koymadı. En çok koyan ise Havataş’ın İstanbul’un Asya yakasını unutmuş olmasıydı. Havataş yüzünden hiç uyumadan Paris’e uçmak zorunda kaldım.
Kazasker’den Atatürk Havalimanı’na ulaşmak için Taksim’e giden sarı minibüslere bindim. Sonra Taksim’de İETT durağında oturup Havataş’ın kalkmasını bekledim. Allah’tan saatlerin bir saat ileri alınması imdadıma yetişti. Yoksa bir saat beklediğim Havataş’ın kalkmasını bir saat daha bekleyecektim.

HAVATAŞ, ASYA YAKASINI AHL’YE BAĞLAMALI
Havataş’ın bir an önce İstanbul’un turizm bölgesi haline gelen Asya yakasını Atatürk Havalimanı’na bağlaması gerekiyor. Madem bu işi aldın, hizmeti de tam yapacaksın. Yolcu uçak parasından fazlasını taksiye ödemek zorunda kalmamalı.
Atatürk Havalimanı’nda Air France görevlileri beni sıcak karşıladı. Business Class biletimi verdikten sonra Milenium Lounge giriş kartımı da verdiler. Lounge’da hiç uyumamanın acısını bir şeyler yiyerek çıkardım. Neden sonra uçağın anonsunu duyarak 225 numaralı kapıya koştum. Uçakta yerim birinci sırada ve cam kenarıydı. Başımı koyar koymaz uyudum. Ancak stewart’a talimat verilmişti herhalde, ikide bir bir şey isteyip istemediğimi soruyor, uykumu bölüyordu. Bir şeyler yiyerek onun gönlünü yaptım ve uykuya daldım.
O ana kadar hiç aksamadan yürüyen hizmet nedeniyle Atout France'a ve Air France'in İstanbul'daki TÜrkiye temsilciliğine teşekkür ediyorum. Beni hiçbir yerde yalnız bırakmayan bir düzenle Nice kadar ulaştırdılar. Air France Türkiye'nin Müdürü olen Nedime Konuksever gercekten benim için büyük bir iş yapmıştı.

nice-meridien-casino1.jpg

PARİS CGD’NİN LOUNGE’NDA ZAMAN GEÇİRDİM

Zamanın nasıl geçtiğini bilmiyorum. Uçak Paris Charles de Gaulle Havalimanı’na inişe başladığında uyandım.
Kapıda beni Air France’nin nazik bir görevlisi hanım bekliyordu. Birlikte Air France’nin lounge’na gittik. Uçağıma 4 saat vardı. Oyalanmak için dergi okudum, bilgisayarımı açtım. Bir şeyler yedim. Uykumu dağıtıp tam yazımı yazmak üzere iken Air France’dan bir görevli gelerek uçağa binmem gerektiğini söyledi ve bana kapıya kadar eşlik etti.
Bu kez Paris-Nice uçağında uyudum. Bir ara hosteslerin dağıttığı meyve suyunu içtim ve yeniden uyudum. Uçak Nice Havalimanı’na tekerlek koyarken uyandım.
Kapıda elinde adım yazılı bir bey beni bekliyordu. Siyah bir Mercedes’le Nice Radisson Blu oteline yollandık.

nice-promenade-des-anglais-1.jpg

nice-sahil-gezi1.jpg

nice-sahil-paten-bisiklet1.jpg

nice-sahil-kiralik-bisiklet2.jpg

Otel Nice’nin en ünlü sahil caddesi olan Promenade des Anglais üzerindeydi. Odamin balkonundan uçsuz bucaksız Akdeniz ve Nice’nin upuzun sahilini izledim. Sahilde bisiklete binenler, patenle dolaşanlar veya çakıllı sahilde oturanlar vardı. Hava sıcaktı ama henüz denize giren yoktu. Yaz aylarında bu sahilin tıklım tıklım dolduğu söylenmişti. Hatta kaldırımda yürüyecek yer bile kalmıyordu.
O sırada odanın telefonu çaldı. Fransız Turizm Ofisi Atout France'in Dubai Ofisi’nde görevli Emira Pasha Thabet saat 04.00’te lobide buluşacağımızı bildirdi. Saat henüz 03.00’tü. Elimi yüzümü yıkayıp açılmaya çalıştım. Hava sıcaktı ama üzerime ince kazağımı alarak lobiye inerek bekledim.
Neden sonra Emire Thabet geldi. Genç, güzel ve neşeli biriydi. Grubun diğer üyelerini beklerken lobide sohbet ettik.
Daha sonra grubun üyeleri gelince aynı araçla sahilde Nice’nin eski şehrinin olduğu bölgeye gittik.

nice-grup2.jpg

nice-palais-meridien1.jpg

Le Meridien Boscolo, Palais de la Mediterrenae ve Negresco otellerini gezdik. Palais de la Mediterrenae tarihi bir yapı üzerine kurulmuştu. Otelin giriş bölümü korunmuş, diğer bölümler yeni yapılmıştı. Son gezdiğimiz Negresco ise muhteşem bir müze oteldi.

nice-negresco-hotel-1a.jpg

nice-negresco-hotel11.jpg

NEGRESCO OTELİ’NİN HİKAYESİ

Nice’da Promenade des Anglais üzerine saray yerine 1912 yılında inşa edilen Negresco Oteli 1913’te açıldı. Bir hancının oğlu olan Romanya Bükreş doğumlu Henri Negresco, 15 yaşında evini terk ederek önce Paris’e gitti. Sonra gittiği Fransız Riviera'sında çok başarılı oldu.
Belediye Casino’sunda müdürü olarak, çalışırken en zengin müşterileri çekecek bir otel inşa etmek istedi. Edouard-Jean Niermans ile finansmanı çözünce, otel tasarımı için Gustave Eiffel’e başvurarak ünlü pembe kubbeyi yapmasını istedi.
Ancak birinci dünya savaşında otel bir hastaneye dönüştürüldü. Savaş sonunda, Riviera’ya gelen zengin ziyaretçiler otel mali sıkıntı içinde olunca otel kapalı kaldı. Alacaklıları tarafından el konulan, Negresco Belçikalı bir şirkete satıldı Henri Negresco bir kaç yıl sonra 52 yaşındayken Paris'te öldü.
Yıllar boyunca, otelin işletilmesinde inişler çıkışlar yaşandı.1957 yılında Augier ailesine satıldı. Jeanne Augier’in bir sanat koleksiyonu ve vizon yatak örtülerinden oluşan lüks dekorasyon ve mobilyalar ile otel yeniden canlandırıldı.
2003 yılında, Hotel Negresco bir Ulusal Tarihi Bina olarak Fransa Hükümeti tarafından tescillendi. Negresco’da 119 oda vc 22 suit bulunuyor.
Negresco Oteli’nin içersindeki tarihi koleksiyonlar ise paha biçilmeyecek değerdeydi. Madam Jeanne Augier ölünce otelin tamamı şirketlerin yönetimine geçecekti.

nice-negresco-ozkan-1.jpg

İSTANBUL’U SEVİYORUM

Oteli yaşatmaya çalışan madame Jeanne Augier, tekerlekli sandalye ile dolaşıyor. Negresco Oteli’nin kapısında yaptığımız görüşmede İstanbul için “Çok güzel şehir. İstanbul’u seviyorum. Bir kaç kez geldim. Ama artık yürüyemiyorum.Yürüseydim bir kez daha görmek isterdim” dedi.

nice-kebap-yasar-durmaz1.jpg

nice-kebap-yasar-durmaz2.jpg

nice-kebap-yasar-durmaz3.jpg

NİCE’DE ADANA OSMANİYE’DEN KEBAPÇI YAŞAR DURMAZ

Daha sonra Nice sokaklarında yürüdük. Kafeler, bistrolar, lokantalar arasında gezerken gözüme İskender Kebap tabelası takıldı. İçeri girdiğimde tezgahın arkasında harıl harıl çalışan ve döner kesen   Mustafa Durmaz’la tanıştım. 24 yıldan beri Nice’de yaşayan ve kebapçılık yapan Mustafa Durmaz, Adana Osmaniye’den… “Her yıl fırsat bulunca gidip memleketimi görüp hasret gideriyorum” diyor. Mustafa Durmaz bir yandan benimle konuştu bir yandan da servis yaptı. Fransızların İskender kebab’ı çok sevdiğini söyleyen MustafaDurmaz “Türk mutfağını sevmeyen yok. Ama tanıtım eksik” dedi.

nice-ozkan2.jpg

nice-massena-caddesi-12.jpg

nice-place-massena-2.jpg

nice-place-massena-1.jpg

Yol boyunca yürürken pizzacıların çokluğuna şaşırdım. Londra’nın Covent Garden Meydanı’nda da çok pizzacı vardı. Massena Caddesi üzerindeki pizzacıların çokluğu beni şaşırttı. “Allah’tan İskender Kebapçı Mustafa Durmaz dükkanının açıp onların fiyakasını bozmuş” diye düşünmeden edemedim.

nice-boccacio1.jpg

nice-boccacio11.jpg

nice-tarak.jpg

nice-boccacio22.jpg

KORSAN GEMİSİ GİBİ LOKANTA: BOCCACIO

Place Massena’ya çıkmadan önce Boccacio adlı balık lokantasına girdik. Üskt kata çıkarken merdivenlerin kenarında ünlü denizcilerin vitray şeklinde çizgi resimleri vardı. Kiristof Kolomb’un merdivenin başında durduğunu fark ettim. Korfu Adası’nda evine gittiğim Kolomb gerçekten dünyayı değiştiren isimlerden biriydi. Hindistan diye Amerika’ya gidip yeni kıta bulmuş ve kıymeti bilinmemişti.
Rehberimiz bizim için vejetaryen mönü istedi. Bu arada yan masalara koca tepsiler içinde altı alevli balık çeşitleri geldiğinde şaşırdım. İncecik insanların o koca tepsileri silip süpürdüklerini görünce nasıl kilo almadıklarına hayret ettim.
Bize önce salata geldi. Sonra izgara balık. Balık çok güzeldi. Pide işliğinde doyasıya yedik. Sonra tatlı geldi, ama ağır geldi. Üzerine çay içince rahatladım.
Place Massena’ya doğru yürürken Nice sokaklarının ışıl ışıl görüntüsü muhteşemdi.
Ertesi gün 11.00’de otelden çıkarak havalimanına gidecik ve Paris’e uçacaktık. Herkes yorgundu. Odalarımıza çekilerek istirahat ettik.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • Kadir Uğur’a Kuşadası’nda veda21 Ağustos 2017 Pazartesi 13:00
  • Salda Gölü, turistlerin yeni gözdesi10 Temmuz 2017 Pazartesi 22:00
  • Türklerin yeni gözdesi Ukrayna05 Temmuz 2017 Çarşamba 15:00
  • Egzotik ve romantik balayı rotaları05 Temmuz 2017 Çarşamba 14:00
  • AB için 3. kuşak pasaport30 Mayıs 2017 Salı 14:00
  • Legoland Malezya’da %25 indirim08 Mayıs 2017 Pazartesi 18:00
  • Türk turizmciler Hindistan’da-126 Eylül 2016 Pazartesi 09:00
  • Hindistan gezisi öncesi canlı23 Eylül 2016 Cuma 09:20
  • Kıbrıs turizminde bayram sevinci03 Eylül 2016 Cumartesi 10:00
  • Tebriz’den Evliya Çelebi iyi sözeder26 Ağustos 2016 Cuma 15:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.