Cuma, 18 Nisan 2014 00:30
15:00 Kapadokya vadileri turizmde         14:00 D-Hotel Maris Datça açılıyor         13:00 Batı Karadeniz'in doğasını gezin         12:00 Turistler İstanbul'da güvende         11:00 Çeşme, Alaçatı'ya festivaller         10:00 Turizmde dijital çağa uymalı         09:00 Türk ve Yunan aşçıları işbirliği         16:00 AHL Frankfurt’u sarstı         15:00 İtalya krizine Osmanlı kalesi         14:00 Doğuş otelleri yazara hazır         13:00 Helal gıdaya 2018’de 237 milyar$         12:30 Adana Karnavalı Rio’yu aratmadı         12:00 Otobüs devi üretimini durdurdu         11:30 Teknolojide pahalı10 satın alma         11:00 İstanbul'u tepeden seyretmek         10:30 THY yolcu sayısı 12 milyona ulaştı         10:00 TUSKON’dan Çinlilere çağrı         09:30 Yabancılar Türk zeytini için geldi         09:00 Osmanlı tabloları satıldı mı?         15:00 Turist başına 1.19 dolarlık tanıtım         14:00 Denizde av yasağı başladı         13:00 Melih Gökçek'e Koç cezası          12:00 Avantgarde Collection Taksim'de         11:00 Turgutreis'te "Vera" şenliği         10:00 Dünyanın en iyi 10 Havalimanı         
ARŞİVDE ARA
FOTO GALERİ
LİNK BANKASI
ARŞİVDE ARA
HAVA DURUMU
İstanbul
Ankara
İzmir
Antalya
Dolmabahçe Sarayı'nda 300-400 yıllık çini sobalar ziyarete açılıyor
04 Ocak 2013 Cuma 16:00
Depolara kaldırılan sanat eseri değerindeki 300-400 yıllık çini sobalar, aslına uygun restore edilerek ziyaretçilerin beğenisine açılıyor.

İSTANBUL- Dolmabahçe Sarayı'na 100 yıl önce elektrik ve kalorifer sisteminin eklenmesiyle depolara kaldırılan sanat eseri değerindeki 300-400 yıllık çini sobalar, aslına uygun restore edilerek ziyaretçiler için sergileniyor.
TBMM Milli Saraylar bünyesinde, bugüne kadar bakım ve onarım görmeyen saray sobaları aslına uygun restore edilerek ömürleri uzatılıyor. Parçalarının birleştirilmesi sonucunda boyları 1 ile 2,5 metreye ulaşan sobalar, sarayın içinde ziyaretçilerin görebileceği noktalara yerleştiriliyor.
Osmanlı'nın son dönemlerinde giderek artan Batılılaşma hareketleri sırasında pek çok şeyle birlikte Batı'dan örnek alınan soba da, Avrupa görmüş devlet adamları ve aydınlar aracılığıyla getirilerek mangalın yerine evlerin baş köşesine kuruldu. Böylece ısınma alanı biraz daha genişletilmiş olsa da, ateşin çekiciliği bu kez sobayla birlikte önemini sürdürdü. Genellikle sac ve dökümden yapılmış, içi ateş tuğlasıyla örülmüş, maden kömürü yakılan sobalar, saray, köşk ve büyük konaklardaki yerini alırken ateş, toprak ve suyun en görkemli birlikteliğinden doğan rengârenk çinilerle giydirildi. İlk kez Doğu ülkelerinde kullanılan ve Anadolu Türk mimarlığında duvar süsleme sanatının en belirgin ögesi olarak yer aldı.
Avrupa'nın en önemli çekim merkezi sayılan Fransa'yı işaret eden 'Porcelaine de Paris' damgası taşıyan çini sobalar çoğunluktaydı. Ama, içlerinde Hollanda, Avusturya, İtalya, Polonya ve hatta Amerika ile Rusya yapımı olanlar vardı. Yaşlıların hemen her kış gelişinde yâd ettikleri eski yılların çok soğuk kışları artık yok. Ama, ev ahalisinin çevresinde toplanıp ısınmaya çalıştığı içi tuğlalı ya da kovalı döküm sobalar, yaygınlaşan kalorifere rağmen hâlâ kullanılıyor. Tanzimat Dönemi'nde Avrupa'dan ülkemize getirilen ve Osmanlı yapımı döküm sobalara karşın el üstünde tutulan çini sobaların önemli bir bölümü ise, aristokrat bir edayla kuruldukları köşelerini terk etmediler
Genellikle ocak ve mangalların kullanıldığı Osmanlı saraylarında 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra mekanların kullanım amacı ve ısınma gereksinimine bağlı olarak bazı yerlerde şöminelere, bazı yerlerde de sobalara yer veriliyordu.
Milli Saraylar Isıtma Araçları Koleksiyonu'nda yer alan 300-400 yıllık çini sobalar yaklaşık 150 yıldır sarayın bodrum katında sandukaların içinde dağınık bir şekilde muhafaza ediliyordu ve
bugüne kadar herhangi bir onarım görmedi. Saraydaki çini sobalar ağırlıklı olarak Avrupa kaynaklı ve büyük bir kısmı çinilerinde kaplı bulunuyor.

Bu haber toplam 1789 defa okunmuştur

Bu yazıyı beğendiniz mi? Paylaşın!


Röportaj
Gazete Manşetleri
Özel Haber
Analiz
Yorumlananlar



Anket
TÜRSAB Başkanı kim olmalı?
Emin Çakmak
Başaran Ulusoy
Çok Okunanlar