Cumartesi, 05 Eylül 2015 04:16
12:00 Ever Turizm’den turizm üniversitesi         10:00 Turizm için basın ile işbirliği         09:00 Polis ABD'li kadını öldürdü         14:00 Obama: Kanun kanundur         13:00 G-20 oteli yöneticileri işten atıldı         11:00 Malezyalı işadamları İstanbul’da         10:30 Bakan Topçu'dan açıklamalar         10:00 TAV ve Mudo Concept işbirliği         09:30 Mülteci dramın, dünya utansın!         13:00 Türsab “kıl, tüy” muamelesi görüyor         12:00 “Fantastik Şehirler” boyama kitabı         11:00 Turizme 50 yıllık master plan lazım         11:00 Nar Gourmet, Anadolu yollarında         10:00 Dünya Şehri İstanbul, Monopoly’de!         09:00 Turizmciler Uzak Rota’da         19:00 Yabancıdan 10.5 yılda 65 milyar dolar         18:00 Enerjinin zirvesinde bir Türk         17:00 Otogar’da soygun var          16:00 Fransız Total’i Demirören aldı         15:00 Kenya ile 'vize itası' kalktı         14:00 Hotel Bosnalı Adana'nın gözdesi         13:00 Erdal Aksoy, ada satın aldı         11:00 Seçimler için turlar iptal ediliyor         10:00 Kos adasında mülteci dramı         09:00 Bizim turizmde bir krizimiz var        
ARŞİVDE ARA
FOTO GALERİ
LİNK BANKASI
ARŞİVDE ARA
HAVA DURUMU
İstanbul
Ankara
İzmir
Antalya
Dolmabahçe Sarayı'nda 300-400 yıllık çini sobalar ziyarete açılıyor
04 Ocak 2013 Cuma 16:00
Depolara kaldırılan sanat eseri değerindeki 300-400 yıllık çini sobalar, aslına uygun restore edilerek ziyaretçilerin beğenisine açılıyor.

İSTANBUL- Dolmabahçe Sarayı'na 100 yıl önce elektrik ve kalorifer sisteminin eklenmesiyle depolara kaldırılan sanat eseri değerindeki 300-400 yıllık çini sobalar, aslına uygun restore edilerek ziyaretçiler için sergileniyor.
TBMM Milli Saraylar bünyesinde, bugüne kadar bakım ve onarım görmeyen saray sobaları aslına uygun restore edilerek ömürleri uzatılıyor. Parçalarının birleştirilmesi sonucunda boyları 1 ile 2,5 metreye ulaşan sobalar, sarayın içinde ziyaretçilerin görebileceği noktalara yerleştiriliyor.
Osmanlı'nın son dönemlerinde giderek artan Batılılaşma hareketleri sırasında pek çok şeyle birlikte Batı'dan örnek alınan soba da, Avrupa görmüş devlet adamları ve aydınlar aracılığıyla getirilerek mangalın yerine evlerin baş köşesine kuruldu. Böylece ısınma alanı biraz daha genişletilmiş olsa da, ateşin çekiciliği bu kez sobayla birlikte önemini sürdürdü. Genellikle sac ve dökümden yapılmış, içi ateş tuğlasıyla örülmüş, maden kömürü yakılan sobalar, saray, köşk ve büyük konaklardaki yerini alırken ateş, toprak ve suyun en görkemli birlikteliğinden doğan rengârenk çinilerle giydirildi. İlk kez Doğu ülkelerinde kullanılan ve Anadolu Türk mimarlığında duvar süsleme sanatının en belirgin ögesi olarak yer aldı.
Avrupa'nın en önemli çekim merkezi sayılan Fransa'yı işaret eden 'Porcelaine de Paris' damgası taşıyan çini sobalar çoğunluktaydı. Ama, içlerinde Hollanda, Avusturya, İtalya, Polonya ve hatta Amerika ile Rusya yapımı olanlar vardı. Yaşlıların hemen her kış gelişinde yâd ettikleri eski yılların çok soğuk kışları artık yok. Ama, ev ahalisinin çevresinde toplanıp ısınmaya çalıştığı içi tuğlalı ya da kovalı döküm sobalar, yaygınlaşan kalorifere rağmen hâlâ kullanılıyor. Tanzimat Dönemi'nde Avrupa'dan ülkemize getirilen ve Osmanlı yapımı döküm sobalara karşın el üstünde tutulan çini sobaların önemli bir bölümü ise, aristokrat bir edayla kuruldukları köşelerini terk etmediler
Genellikle ocak ve mangalların kullanıldığı Osmanlı saraylarında 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra mekanların kullanım amacı ve ısınma gereksinimine bağlı olarak bazı yerlerde şöminelere, bazı yerlerde de sobalara yer veriliyordu.
Milli Saraylar Isıtma Araçları Koleksiyonu'nda yer alan 300-400 yıllık çini sobalar yaklaşık 150 yıldır sarayın bodrum katında sandukaların içinde dağınık bir şekilde muhafaza ediliyordu ve
bugüne kadar herhangi bir onarım görmedi. Saraydaki çini sobalar ağırlıklı olarak Avrupa kaynaklı ve büyük bir kısmı çinilerinde kaplı bulunuyor.

Bu haber toplam 3280 defa okunmuştur
Röportaj
Gazete Manşetleri

Özel Haber
Analiz
Yorumlananlar
Anket
TÜRSAB Başkanı kim olmalı?
Emin Çakmak
Başaran Ulusoy
Firuz Bağlıkaya
Çok Okunanlar