• BIST 106.239
  • Altın 160,342
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 5 °C

New York'ta pazarcı Türkler

New York'ta pazarcı Türkler
Manhattan'ın belli başlı uğrak yerlerine kurulan sokak pazarlarına Türk girişimcilerin ilgisi her geçen yıl artıyor.Noel pazarında Türkler onlarca tezgâh işletiyor

NEWYORK -New York'ta yalnız mağazalar değil sokaklara kurulan tezgâhlar da Noel öncesi oldukça revaçta. Manhattan'ın belli başlı uğrak yerlerine kurulan sokak pazarlarına Türk girişimcilerin ilgisi her geçen yıl artıyor. Manhattan'da Grand Central, Braynt Park, Union Suquer ve Columbus'ta açılan Noel pazarında Türkler onlarca tezgâh işletiyor. Kimileri Türkiye'ye ait daha çok turistik malzemelere müşteri ararken bazıları da Amerikan, Uzakdoğu ülkelerinin ürünlerini satıyor.




Noel öncesi kurulmasına müsaade edilen panayır yerini andıran
pazarda bir tezgâhı yalnızca dört haftalığına kiralamak küçük bir servete mal oluyor. Tezgâh sahipleri, dört haftalığına yaklaşık üç metre kare yer için sekiz bin dolar ödüyor. Bu kadar yüksek bir kirayı 26 günlüğüne tuttukları stant için verenler buradan ciddi kazanç elde ediyorlar mı? Bu sorunun cevabı genelde olumlu; ancak kimi tezgâh sahipleri bu işin bir ek uğraş olarak düşünülmesi gerektiğini savunuyor. Bir başka ifade ile tezgâh sahipleri, Manhattan'ın en ünlü mekânlarında bir aylığına tezgâh açmayı ancak ikinci iş olarak düşünülmesi gerektiğini tavsiye ediyor.

 



TÜRKLERİN PAZARDA PAYI BÜYÜYOR

 

Türkler her yıl kurulan Noel pazarlarında daha fazla tezgâh işletiyor. Amerika'ya geldiğinin ertesi yılında tezgâh açıp işleten Cem Sarıoğlu, kiraların yüksek olmasından şikayetçi. Tezgahında sattığı şal, şapka, atkı, eldiven gibi tekstil ürünlerini Çin'den getiren Sarıoğlu, Türkiye'den alınan malın maliyetinin yüksek olduğundan yakınıyor.

 

Türkiye'de satılan birçok şal, atkı türü tekstil ürünlerinin de Çin'den geldiğini iddia eden Sarıoğlu şöyle konuşuyor: "Çin'den Türkiye'ye direkt tekstil ürününün girişi yasak ve buna gümrük izin vermiyor. Bunu bilen bazı kimseler Çin'den malı önce Kazakistan gibi Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'ne getiriyor. Bu ülkelerden de daha sonra Türkiye'ye sokarak, Kapalı Çarşı gibi yerlerde dahi Türk malı diye satıyorlar. Bu işin mafyası bile var."

 

Tezgâhların kurulmasının 5. gününde görüştüğümüz pazardaki Türk esnaflar, henüz piyasanın canlanmadığından şikayetçi. Özellikle Noel'e yakın tarihlerde pazarlara olan ilginin artacağı beklentisinde olan Bura Örer, Anadolu'ya ait çini, nazarlık, ufak hediyelik eşya ve Kütahya porseleni satıyor.

 

Manhattan'da kurulan pazarlar bölgesine göre hitap ettiği kesimde farklı oluyor. Columbus ve Braynt Park daha çok turistlere hitap ederken Grand Central orta ve zengin Amerikalıya Union Suquer'de öğrencilerin ağırlıkta müşterisi olduğu mekânlar.

 

Yaklaşık bir aylığına geçici olarak açılan pazarların başlı başına bir uğraş olarak düşünülmesinin yanlış olduğunu savunan Örer, tezgah açmak isteyenlere bunu ek iş olarak düşünmelerini tavsiye ediyor. Çalıştığı firmanın New Jersey'de hediyelik eşya satan mağazası olduğuna vurgu yapan Örer, "Burada ne satacağınız çok önemli. Bizim üç farklı yerde standımız var ve hepsinde de Türkiye'den getirdiğimiz kaliteli ürünleri satıyoruz." şeklinde konuşuyor. Noel öncesi tezgah açmayı düşünenleri de uyaran Örer, "buradan elde edeceğiniz para ile bir yıl geçinirim derseniz bu en yalın tabir ile saflık olur. Ancak, ikinci bir uğraş olarak Türk insanına tavsiye ederim." diyor.

 

Türk mallının Amerika piyasasında henüz marka olamayışının kendilerine getirdiği sıkıntıları aktaran Örer, bunun zamanla aşılacağı umudunda. Türkiye'ye ait birçok değerin Amerika pazarında başka milletlerin ürünleri gibi görülmesinden duyduğu rahatsızlığı belirten Örer, "Hala bizim nazar boncuğuna Yunan gözü ya da Kütahya porselenimize Ermeni porseleni diyorlar." şeklinde konuşuyor.

 

Her yıl Noel öncesi kurulan pazarlarda tezgah açmak isteyen Türk insanının Anadolu'dan daha farklı ürünlerle gelmesinin iyi olacağını düşünen Örer, "Bunun için ülkemiz yeterli materyale sahip. Bize düşen bunları buraya taşımak ve güzelce ambalajlayarak müşteriye sunmaktır." diyor.

 

"TÜRKLER TİCARETE ATILMALI"

 

Türkiye'de üniversite bitirmiş ve Amerika'da benzin istasyonlarında, pizzacıda ya da takside çalışanlara sitem eden Malatya kökenli Mehmet Akyol, "Okumuş insanımız nedense girişimci ruhunu kaybediyor." diye yakınıyor. Akyol, Türk insanının Amerika'da daha iyi yerlere gelebilmesi için ya akademik çalışma içinde olması ya da ticaretle uğraşması gerektiğini savunuyor. Manhattan'da iki farklı yerlerde tezgah açtığını kaydeden Akyol, buralarda Türkiye'den getirdiği bornoz ve banyo malzemeleri satıyor. Her türlü malın alıcısı olduğuna inandığını aktaran Akyol, "Yeter ki doğru ambalajlanıp iyi şekilde müşteriye takdim edilsin" diyor.

 

Türk tezgah sahiplerinden kimileri Noel'e uygun malzemeler de satıyor. Kimi Türkler Noel çam ağacı için süs eşyaları satarken kimileri de çanta, kolye, küpe gibi hediyelik takılara müşteri arıyor.

 

Manhattan'ın 5. ve Madison caddelerindeki lüks mağazaların aksine Noel için kurulan pazarlarda satılan malların ucuz olacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Ancak 5. ve Madison caddesinde bir kravatın bin dolara yakın fiyatı olduğu düşünülürse Grand Central, Braynt Park, Union Suquer ve Columbus'ta açılan pazarlardan alış-veriş imkanı kaçırılmamalı diye de düşünülebilir.

 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.