• BIST 103.200
  • Altın 197,070
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 14 °C

Nabucco Projesi neler getirecek?

Nabucco Projesi neler getirecek?
Tek seferde Türkiye"ye gelen en büyük dış yatırım özelliğini taşıyan Nabuco Projesi inşaatında 5 bine yakın kişinin çalışması bekleniyor.
MURAT EMEN-EMEN&EMEN

Haftanın Ekonomik Gönümü-(13-19 Temmuz 2009)
İSTANBUL- Ankara"da hükümetler arasında imzalanan anlaşmayla Nabucco Projesi start aldı. Anlaşmayla ilgili ortaya çıkan detaylara göre 7.9 milyar Euro"ya mal olacak projede yatırımın 4.5 milyar Euro"luk kısmı Türkiye"ye yapılacak ve bu yatırım Botaş tarafından finanse edilecek. Tek seferde Türkiye"ye gelen en büyük dış yatırım özelliğini taşıyan projenin inşaatında ilk başlarda 5 bine yakın kişinin çalışması bekleniyor. Projenin ileri aşamasında ise istihdam 15 bin kişiye ulaşacak. 2010"da inşaata başlanacak ve 2014"te tamamlanacak.
Projenin tamamlanması için Nabucco Gas Pipeline International GmbH adlı firma 2004 yılında Viyana"da kurulmuştur. %16.65 hisseye sahip beş firma şunlardır:
OMV (Avusturya)
MOL (Macaristan)
Transgaz (Romanya)
Bulgargaz (Bulgaristan)
BOTAŞ (Türkiye)
RWE (Almanya) 6.Ortak olarak 5 Şubat 2008 de projeye katılım anlaşmasını Viyana"da imzalayarak dahil olmuştur...
Bildiğiniz gibi Rusya"nın Ukrayna ile olan her sorununda doğalgazı kesmesinin faturasını ödeyen Türkiye ve AB ülkeleri doğalgaz için alternatif projeler arayışına girdiler.
Nabucco boru hattı Türkiye"den AB ülkelerine doğal gaz taşımak amacıyla yapılması düşünülen uzun geçişli bir boru hattı taşımacılığı projesidir. Avrupa"nın en büyük doğal gaz tedarikçisi konumundaki Rusya"dan yapılan sevkiyata alternatif olması amacıyla daha çok ABD ve AB tarafından desteklenmektedir. Finansman ihtiyacının 1/3"ünün Dünya Bankası"ndan karşılanması sağlanmıştır.
Konu Türk kamuoyunda uzun zaman tartışıldı. Tabii ki aleyhinde olan görüşlerde var.
Buna göre;
■ BOTAŞ, projenin en büyük kısmının geçtiği Türkiye'deki bölümü finanse edecek.
■ BOTAŞ, iletim sisteminden izole olacak.
■ Türkiye'nin arz güvenliğine hiçbir faydası olmayacak.
■ Bu izole boru hattına ilişkin tüm haklarını devredecek.
■ BOTAŞ sadece basit bir taşıma ücretini alıp oturacak.
AB ülkelerinin çok önem verdiği bu projede Türkiye istediği %16 paydan vazgeçirilerek, proje hayatiyet kazanıyor. Basit bir taşıma ücreti için bu kadar büyük bir hattı finanse etmek doğru mu diye soranlar var.
İlgili ülkeler imza törenine başbakan ve bakan düzeyinde katılırken, AB Komisyon Başkanı Mr. Barraso ve Obama"nın özel enerji danışmanı da törende hazır bulunacak.



G-8 "DE GERGİNLİK


G-8 liderleri İtalya"nın deprem kurbanı L"Aquila kentinde yaptıkları son toplantıda birbirlerinin sırtını sıvazlayıp, iklim değişikliği konusunda alınması gereken tedbirler için ilk defa anlaştılar. Ama unuttukları bir şey, bunu nasıl gerçekleştirecekleri idi.
Bu bize yine bir müzik aşığının keman çalabilmek için pratik yapmak dışında her şeyi yapmaya razı olmasını hatırlattı. Daha alınacak çok yol var. Bir işi başarabilmek için amaç ve ilham dışında terlemekte gerekir.(economist)
G-8"de son anda ABD ile Rusya arasında gerginlik yaşandı.
IMF Başkanı Strauss-Kahn yaptığı konuşmada, halen devam eden durgunluğun devamı olarak gösterilebilecek çifte derin bir durgunlukla karşılaşılmasını beklemediği mesajını verdi.
2010"un ilk çeyreğinden itibaren dünya ekonomilerinde toparlanma beklediğini sözlerine ilave etti.
Rusya Devlet Başkanı Medvedev ABD'yi, eğer Polonya ve Çek Cumhuriyeti'ne yerleştirilecek roket savunma sistemleri konusunda anlaşamazlarsa, Polonya'nın çok yakınına roketler yerleştirmekle tehdit etti.
ABD Başkanı Obama'nın ziyareti esnasında attıkları olumlu adımlara çok ters düşen bu sert açıklama, G-8 görüşmeleri esnasında Rusya'nın eski tutumuna geri dönerek nükleer silahsızlanmaya yanaşmaması sonucu ortaya çıktı.
G-8 toplantılarında görüşülen roketlere karşı savunma sistemini kabul etmeyen Rus lider bunu Rusya'ya karşı bir tehdit olarak gördüklerini ve vazgeçilmemesi durumunda Avrupa sınırına yakın roketlerini kaldırmayacaklarını ve yenilerini konuşlandıracaklarını belirtti



BATI VE UYGUR BÖLGESİNDE OLANLAR


1989 yılını hatırlayanlarımız bilirler. Çin"de 4 Temmuz Olayı, uluslararası kaynaklardaysa Tiananmen Meydanı Katliamı olarak geçen olaylar, aslında 14 Nisan 1989"da Pekin"in çeşitli yerlerinde yapılan gösterilerle başladı. Başta Şangay olmak üzere Çin"in bazı kentlerinde de benzer gösteriler yaşandı. Demokrasi yanlısı öğrenciler ve entelektüeller gösterilerde ön plana çıktıysa da, bugün işçiler ve kırsal kesimden vatandaşların da olaylara katıldığı ve "katliam" olarak nitelenen toplu ölümlerde en çok can kaybını onların yaşadığına dikkat çekiliyor. Protestoların başlamasına, piyasa ekonomisi, demokrasi yanlısı ve yolsuzluk karşıtı Hu Yaobang"ın ölümü üzerine yas tutmak isteyenlerin sokağa dökülmesi neden olmuştu.
Gösteriler, Tiananmen Meydanı"na tankların çıkması ve kendi içinde bölünen ordudan bazı komutanların Pekin dışından özel birlikler getirerek kanlı bir bastırma hareketi başlatmasıyla sona erdi. Ölü sayısı bugün hala tartışma konusu. Çin Kızılhaçı"nın sonradan yalanlanan ilk raporlarına göre toplam 2600 kişi öldü. Olayları izleyen uluslararası medya mensupları, meydanda ölenlerin sayısınınsa 400 ila 800 kişi olduğunu öne sürüyor.
Batı o günlerde bu olayları gücü yettiğince protesto etti. Ancak o zamanlar Washington Post"ta köşe yazıları yazan eski ABD Dişişleri Bakanı Henry Kissenger , dünyatı ayağa kaldıran bu olaylarla ilgili tek satır yazmadı. Nixon döneminin Dışişleri Bakanı Kissenger, ABD_Çin dostluğunun temelleri atan bir bakandı. ABD sermayesine kısa zamanda Çin kapılarını açmıştı. Herkes Kissenger"in neden bu konuda tek kelime etmediğini merak edenler kısa zamanda durumu anladılar. Kissenger, Çin"e girmiş hemen hemen her ABD firmasının maaşlı danışmanı durumundaydı. Büyük rakamlı müşavirlik ücretleri alıyordu.

Eğer bu bakış içinde batı ülkelerinin Sincan katliamına ses çıkarmasını bekliyorsanız, boşuna beklersiniz. Başta ABD olmak üzere bütün Avrupa ülkeleri , bugünün ekonomik olarak kuvvetli Çin"ine öyle veya böyle göbek bağı ile bağlıdır. Tıpkı Kissenger"in olduğu gibi. Onun için kapitalist sistemin bu özelliğini bilerek beklentilerimizi ayarlayalım. Ama benim merak ettiğim Uygurların lideri bayana iki defa neden vize verilmediği ve ona ABD sahip çıkarken biz niye es geçtik yıllarca. Dışişleri bu konuda bir açıklama yapmalı bence. Bu sorum sadece hükümete değil özellikle konuyu es geçen medyamıza da. İki defa vize vermeyi reddeden hükümet şimdi tantanalı bir karşılama yapar herhalde.



İKİNCİ DALGA KONUŞULUYOR


Özellikle ABD"de kredi kartlarındaki borçlanma oranının %6"5"lara yükselmesi ve ABD eyalet bütçelerinin iflası, mevcut talebe etkisi yönünden dünyayı tedirgin ediyor. Beklentiler artan işsizliğe çare bulamayan gelişmiş ülkelerin Ekim"e doğru yeni bir kriz dalgasına daha yakalanacağı merkezinde. Prof. Reubini"nin başı çektiği bir grup ekonomist, filizcileri hayal görmekle suçlamaya devam ediyor.

Avrupa"da da işler iyi gitmiyor. İngiltere zorlanıyor. Bize gelince ciddi bir küçülme yaşayan ekonomimizin rayına oturması için çok şeye ihtiyacı var. IMF ile geçte olsa çaresiz kalan hükümet anlaşacak. Şimdilik piyasaları bununla idare ediyor. Ancak Ekim ayında İstanbul"daki IMF-Dünya Bankası yıllık toplantısından önce anlaşma olacak gibi gözüküyor. Bütçe disiplini o kadar bozuldu ki toparlamak için ülkenin uzun zaman kemer sıkma politikası uygulaması gerekecek.

Ülkede daha ziyade siyaset konuşuluyor. RTE"nin bildiğimiz ve alıştığımız söylemleri artık ilgi uyandırmıyor. Dolar indi, bindi yahut faizler fazla dikkati çekmiyor. Anlaşılan o ki bu ülkeye yabancı sermaye gelmeden fazla bir şey olması mümkün değil. Onunda şimdilik ışığı gözükmüyor.



PİYASALAR


TCMB, Temmuz ayının ilk yarısına ait beklenti anketini açıkladı. Buna göre enflasyon beklentilerinde bir miktar daha iyileşme var. 12 aylık Tüfe artış beklentisi sırasıyla %6.58"den %6.50"ye, 24 aylık beklenti ise %6.44"den %6.40"a geriledi. Bu ay TCMB"nin 0.25 baz puan indirim yapması bekleyenlerden, indirimlere ara verileceğini söyleyenler daha fazla. Bu yıl GSMH daralmasının yıl bazında %14.9 olacağı, ancak 2010"da %2.5 büyüyeceği ümit ediliyor.
Geçtiğimiz haftanın son iki gününde 1.5550 seviyelerinden başlayan dolar kotasyonları gün içinde 1.54"lü seviyelere gevşese de orada tutunamadı ve haftayı 1.55"den kapattı. Bu hafta dolar kotasyonlarının 1.5350-1.5550 aralığında seyretmesi bekleniyor.



DIŞ PİYASALAR


Yurtdışı piyasalarda ABD 2. çeyrek bilanço sezonunun başlangıcı ile birlikte temkinli seyir devam ediyor. Dün ABD borsalarında finansal sektör hisselerinde yüzde 1 in üzerinde yükselişler gözlemlenirken sağlık sektöründeki eksiler ile Dow Jones yüzde 0,06, Nasdaq yüzde 0,31, S&P yüzde 0,35 günü kapadı.
Amerikan Hazinesi geçen hafta gerçekleştirdiği tahvil ihraçlarıyla 30 yıllık vadede $11 milyar % 4.30 seviyesinden borçlanırken, ihraçtaki talep karşılanma oranı % 2.36 olarak gerçekleşti. Haziran'da yapılan son ihalede bu oran 2.68 olmuştu. İhaledeki talep oranın nispeten düşük olması hem hisselere hem de tahvillere satış getirdi. Tahviller ihale sonrasında 3,42 seviyesine kadar yükseldi.
İngiltere Merkez Bankası % 0.50 olan gösterge faiz oranında değişikliğe gitmedi ve toksik varlıkları satın alma planında genişleme olmayacağını açıkladı.İngiltere Merkez Bankasından gelen bu açıklamalar Sterlin"in dolar karşısında yüzde 1,5 un üzerinde değer kazanmasına neden oldu.

Bu hafta ABD piyasalarında 2.çeyrek kar açıklamaları başlıyor. Bu haftanın önemlileri Goldman Sachs, JP Morgan Chase, Bank of America, Citigroup, Johnson&Johnson, Intel, IBM, Google ve GE.
Ayrıca Perakende satışlar, yeni konut rakamları, sınai üretim ve Çarşamba günü açıklanacak FED- FOMC toplantı notları açıklanacak. Ülke yaz rehavetine giriyor.



PARİTEYE GELİNCE


G8 zirvesinde USD"nin rezerv para statüsü ve prestijinin tartışılması ve Almanya"dan gelen olumlu veriler EUR"nun değerlenmesine neden olurken 1,4050 seviyesinden gelen kar satışları ile yeniden parite 1,39 seviyesine doğru geri çekildi. Kısa vadede USD lehine değerlenmeleri normal karşılıyor ancak orta-uzun vadede ABD bütçesinde yaşanabilecek sorunlar nedeni ile EUR"nun güçleneceği beklentimizi koruyoruz. paritenin bu hafta 1,3880-1,4000 bantında dalgalanmasını bekliyoruz.

Esen kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır.
İzinsiz kopyalanıp kullanılamaz.
Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)
 
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.