• BIST 96.900
  • Altın 237,298
  • Dolar 6,1401
  • Euro 7,1856
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 16 °C

Müslüman toplum acınacak durumda

Müslüman toplum acınacak durumda
Hazin arap trajedisinden ders almayanlara şaşırıyoruz. Mezhep kavgaları, iktidar mücadeleleri. fanatizm, köktendincilik müslüman toplumu batının oyuncağı haline getirdi.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftalık Ekonomik Bülten 7-12 Temmuz 2014
İSTANBUL
- Economist Dergisinin kapağında “Arap Trajedisi” başlıklı güzel bir makale var. Dikkatle okudum ve kendi görüşlerimi katarak sizlere sunuyorum.
Ortadoğu, CIA, MOSAD, KGB gibi entelijans servislerinin cirit attığı bir bölge haline geldiler. Bu yeraltı kuruluşları, her türlü tahriki ve karışıklığı planladı ve uyguladılar. İki amaç vardı. Birincisi bu bölgede İsrael'i yaşatmak ikincisi petrol reservlerini kontrol altında tutmak.
Mezhep kavgaları, iktidar mücadeleleri ve fanatizm, köktendincilik müslüman toplumu batının oyuncağı haline getirdi. Ancak bugün gelinen noktada acınacak noktadalar.
Afganistan'da Taliban, El Kaide şimdilerde İŞİD ve El Nusra dedikleri terör gruplarını kimler büyüttü, besledi ve bu duruma getirdi. Hepimiz biliyoruz. Bu hazin arap trajedisini film gibi seyrederken, bundan ders almayanlara ne demek gerekir ben bilemiyorum. Allah kimseyi o durumlara düşürmesin. Ama alınacak çok ders olduğunu da kimse unutmasın.
Durum giderek Irak’taki Kürdistan değil, Türkiye’deki Kürtlerin bağımsızlığına doğru gidiyor. Yeter ki Erdoğan Cumhurbaşkanı olsun diyen zihniyetin ödeyeceği fatura çok yüksek olacak.

2.20140705233043.jpg

ARAP TRAJEDİSİ

Asırlar öncenin masal şehirleri Bagdat, Şam ve Kahire zengin tarih ve medeniyetleri ile kendilerinden uzun zaman sözettirdiler. Tarihin sahifelerinde yeralan ve unutulmayan kral ve halifeleri ile dünyaya zaman zaman gözlerini açtılar. Aydınlığı gördüler. Ancak diğer zamanlarda da cehaletin karanlık koridorlarında kendi kendileriyle boğuştular. Sonunda da sömürgeci İngiltere ve Fransa'ya kendilerini teslim ettiler. Sonralarıda sahneye dünyanın jandarması Amerika girdi. Haritallar çizildi. İçinde Türkiye'ninrde bulunduğu topraklar adeta parsellendi. Bölge parçalanıp yeni devletler yaratılmaya çalışılırken, Türkiye'yi yönetenler sadece iktidar ve koltuk hırsına sarılıp ülkenin geleceğini unuttular.

harita.20140705234209.jpg

Ortadoğunun önemi petrol ile başladı. Allah hiçbirşeyleri olmayan bu çöl insanlarına dünyanın en kıymetli ürününü verdi. Ancak asıl kavga bundan sonra başladı. Osmanlıdan sonra bu bölgeye gelen İngiltere ve Fransa bu ülkelere demokrasiyi yerleştirmek yerine monarşinin temellerini attılar. Kendilerine bağlı ailelere krallık, emirlik vererek bölgeyi sömürmeye devam ettiler. Bu soygun 1960'lı yıllara kadar devam etti. Daha sonra devreye Amerika girdi. Hemen hemen bütün arap ülkeleri Saddam, Kaddaki ve Esad gibi diktatörlerle, Suud krallığı veya emirlerle idare edilmeğe başlandı. Ancak bugün gelinen noktada acınacak noktadalar. Mezhep kavgaları, iktidar mücadeleleri ve fanatizm, köktendincilik bu müslüman toplumunu batının oyuncağı haline getirdi.
 CIA, MOSAD, KGB gibi entelijans servislerinin cirit attığı bir bölge haline geldiler. Bu yeraltı kuruluşları, her türlü tahriki ve karışıklığı planladı ve uyguladılar. İki amaç vardı. Birincisi bu bölgede İsrael'i yaşatmak ikincisi petrol reservlerini kontrol altında tutmak. SON ZAMANLARDA BUNA BAĞIMSIZ KÜRDİSTAN’da eklendi.
Bunlar ince ince planlar. Durum giderek Irak’taki Kürdistan değil, Türkiye’deki Kürtlerin bağımsızlığına doğru gidiyor. Şahsi hırslar için tavizler veriliyor. Pekçok şeye göz yumuluyor. Bu yolun sonunun ne olduğu konusunda ne iktidar ne muhalefet konuşmuyor. Yarın Barzani bağımsızlığını ilan ederse ki girişimler başladı. Nerede kaldı Irak’ın bütünlüğü. Petrolunu bizden geçirsinde gerisi önemli değil zihniyetinin nerelere varacağını tahmin etmek zor değil. Ama siyaset Atatürk’ün misak_i millisini nerelere götürecek bekleyip göreceğiz. Dış basında giderek bu konuyu işleyen yazılar çıkmaya başladı bile. Yeter ki Erdoğan Cumhurbaşkanı olsun diyen zihniyetin ödeyeceği fatura çok yüksek olacak.
Üç yıl önce Tunus'tan başlayıp, Libya, Mısır ve Yemen'de gördüğümüz arap baharı, arkasından hala devam eden Suriye krizini şimdide Cihad diye ortaya çıkan Sünni bir gelişim Irak'ı karıştırıyor. Bu oyuncakları kim veya kimler yarattı. Afganistan'da Taliban, El Kaide şimdilerde İŞİD ve El Nusra dedikleri terör gruplarını kimler büyüttü, besledi ve bu duruma getirdi. Hepimiz biliyoruz. Ama bugün isteselerde kurtulamıyorlar.
Demokrasiyi yaratmakta bu arap ülkeleri niye başarısız oldular. Bu konuda kitaplar yazılabilir. Ancak önemli bir realite, çöl koşullarında gelmiş ve hala orada durmakta direnen islamiyet, içtihat kapılarını açmadan durum hiçbir şekilde değişmez. 21 inci yüzyılda din adına kol, bacak kesen bir şeriat düzeninden medet uman bir toplumun daha çok yol alması lazım.
Birşey yapılacaksa da gene kendileri yapabilirler. Yoksa bu kavga yıllar boyu devam eder gider. Demokrasi ve laiklik gibi iki kavram kafalara kazınmadanda bu trajediden kurtuluş yok.
Bu hazin arap trajedisini film gibi seyrederken, bundan ders almayanlara ne demek gerekir ben bilemiyorum. Cehaleti istismar ederek bu yaşamı şiar edinen arap diktatörlerinin sonunu hepimiz biliyoruz. Allah kimseyi o durumlara düşürmesin. Ama alınacak çok ders olduğunu da kimse unutmasın.

3.20140705233112.jpg

ERDOĞAN SEÇİM GEZİLERİNE BAŞLADI

Ne umduk ne bulduk. Ben şahsen hiç değilse şeklen yeni tarafsız bir cumhurbaşkanı seçeceğimizi zannediyordum. Yasasına göre her adaya yapılacak 9bin lirayı geçmeyen vatandaş bağışları ile finanse edilecek bir propaganda dönemi olacaktı.Ama heyhat...Sn. Başbakan istifa etmeyerek bu kuralı bozdu ve propaganda dönemini başbakan olarak ve devlet imkanlarını kullanarak yapacak.
Bu konuyu şikayet konusu yapan Milletvekili Kamer Genç, YSK’ya yaptığı başvuruda devasa devlet olanaklarına ve kamu gücüne sahip bir kişinin bu olanak ve yetkilerini kullanarak gireceği cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında karşısında aday olan kişilerle makamından kaynaklanan çok üstün olanaklara sahip olacağını, seçimde adaylar arasında eşit-seçim ve dürüst-seçim olamayacağını söyledi.
Başbakan’ın istifa etmesi gerektiğini belirten Genç, aksi halde, adaylığının kabul edilmemesi gerektiğini söyledi. Ancak hükümet sözcüsü Hüseyin Çelik “Boşuna heveslenmeyin istifa yok” dedi.

HALİÇ KONGRE MERKEZİ ERDOĞAN’IN SEÇİM KARARGÂHI OLUYOR
Erdoğan  Belediyeye ait Haliç Kongre Merkezini karargâh olarak kullanacak.  Milyar milyar harcama gerektiren propaganda gezileri Samsun'dan başlayacak. Taşıma suyla doldurulmuş meydanlarda en büyük özelliğini güldür güldür konuşturacak. Vatandaşda ağzı açık dinleyecek. Rahmetli Aziz Nesin sağ
Adaylar yasa gereği mal beyanında bulundular. Galiba en fakiri Sn. Başbakan. Babadan kalma köyde bir tarla. Araba ve bankada para.

SERVET ÜÇ YILDA ÜÇ MİLYON tl ARTMIŞ.
Hepsi o. Hani o evler hamamlar, gemiler, gemicilikler ve sıfırlanan paralar. Eğer sn. Başbakan bizle dalgasını geçmiyorsa o zaman bu paralel dedikleri dünyanın en büyük yeraltı teşkilatı dalgasını geçiyor.Bence Sn. Başbakan'ın  yeni bileziklere ihtiyacı var.Bu da başka bir tuluat.
Neyse ki CHP Milletvekili Atilla Kart bir önerge veriyor. Mal beyanı şaibeli diyor. Benim başbakanım bu kadar seneden sonra bu kadar fakir olamaz diyor.Başbakanın kan ve sıhri hısımlarınındaki mal varlığı araştırılsın diyor. Çocuklar milyarder. Ama baba çalışsın  didinsin  hala babadan kalma tarladan ve göstermelik üçbeş kuruştan başka bir şeyi yok.Eskiden Emine hanımın Almanyadaki erkek kardeşi ile ortak, Kasımpaşa'da İşkembeci Dükkanı vardı. Şimdi o da kaybolmuş.
Hazır olun. Bu yaz ve ramazan ayı oldukça hareketli geçecek. Yeni yeni hikayeler dinleyeceğiz. Vizyon vs derken bakalım ortaya nasıl bir cumhurbaşkanlığı çıkacak.

9.20140705233141.jpg

ÇATI ADAYI EKMELEDDİN İHSANOĞLU KİMDİR

Türk kamuoyu çatı adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nu yavaş yavaş tanımağa çalışıyor. Kısmen İslam Ülkeleri Genel Sekreterliğinden tanıdığımız İhsanoğlu, gerçekten ülke için çok kıymetli bir değer. Çevresi, donanımı, kültürü , lisan bilgisi, temsil kabiliyeti ile  ile Cumhurbaşkanlığı makamını fazlasıyla dolduracak bir şahsiyet.
Eğer Anayasanın cumhurbaşkanlığına ilişkin hükümlerini dikkatli okursak, öne çıkan maksat “tarafsızlık”. Erdoğan’ın tarafsızlığı ile İhsanoğlu’nun tarafsızlığını karşılaştırmak mümkün değil. Erkler ve siyasal denge denildiğinde anayasanın ruhunu korumak istiyorsak, siyasetle oyun oynamamak gerekir. Halk iradesi bana %44 oy verdi ile bu ali işleri çözemezsiniz. O zaman Arap Trajedisinden farkımız kalmaz. Değiştir anayasayı. Ondan sonra dilediğin gibi yönet. Ama ülke çadır tiyatrosu değil ki. Yazılı kuralları var ve her milletvekili ve seçilecek Cumhur buna uyma konusunda yemin ediyor.Cumhur cumhuru kucaklayacak. Tanıdığımız Erdoğan’ın bu kalıba uymayacağını dünya alem biliyor.Ekmeleddin İhsanoğlu’na bu mücadelesinde başarılar diliyoruz.

TÜRKİYE EKONOMİSİ
Hareketli bir hafta geçirdik. Bir yandan Cumhurbaşkanlığı adaylık sürecini takip ederken, jeopolitik risklerden etkilenmiş ve düşüşe geçen  ayrışmış bir piyasa gözlemledik.

5.20140705233225.jpg

Başbakan Erdoğan nihayet Köşk adayı olduğunu muhteşem bir törenle açıkladı. Böylece İlk turda yarışacak üç aday belirlenmiş oldu.
Erdoğan’ın adaylığının açıklanması ile birlikte BIST İstanbul negatif ayrışmaya başladı. Gerçi onun bununla bir alakası yoktu. Tersi olsaydı yani BIST yükselseydi, yandaş medya bunu ona mutlaka bağlardı.
BIST’in negatif ayrışmasının nedeni ortadoğu’daki daha doğrusu Irak’taki gelişmeler. Durumun açmaza doğru gitmesi komşu olmak açısından Türkiye ekonomisinin etkileneceği sonucunu veriyor. Komşu ülkelere olan ihracatın düşme olasılığı, petrol fiyatlarının seyri piyasalara etken oluyor.Nitekim Irak’a yapılan ihracatta %23 düşme yaşandı. İlgililer bu açığın AB ile kapatılacağını umuyorlar.

6.20140705233244.jpg

WSJ'DEN 'FAİZ' YORUMU: MB, BASKILARA BOYUN EĞDİ

Wall Street Journal, Merkez Bankası Başkanı Başçı’nın çarşamba günü "faiz indirimi sinyali"ni verdiğini belirttiği haberinde analistlerin bu aşamada bir faiz indiriminin “prematür” olabileceği uyarısını yaptıklarını yazdı

7.20140705233305.jpg

ACABA FED ERKEN FAİZ İNDİRİMİNE GEÇER Mİ?

Federal Reserve Başkanı Janet Yellen Çarşamba günü IMF konferansında yaptığı bir konuşmada kararlı bir şekilde faizlerin düşük kalacağını söylemiş ve bunun gerekli olduğunu, olmazsa istihdam ve enflasyonda dalgalanma yaşayabileceklerinin altını çizmişti.
Fakat bir gün sonra açıklanan rakamlara göre ABD’de hem istihdam seviyesi tahminlerin çok üzerinde yükseldi hem de işsizlik oranı Fed’in hedefinin altına geriledi. İstihdam ve işsizlik oranının beklentileri de aşmasının ardından ekonomistler Fed’in önümüzdeki yıl ya Mart ayı ya da 3. çeyrek itibariyle faizleri artırmasını bekliyor. St. Louis Fed Başkanı Bullard da bu ivmenin devam etmesi halinde 2015 başında faizlerinartırılabileceğini söylüyor. Dolayısıyla bizim de içinde bulunduğumuz gelişen piyasalara para akışını azaltacak olan bu faiz artışının zamanlamasına dair tartışmalar daha da merkeze alınacaktır.
 Yurtiçinde ise dün açıklanan yıllık ve aylık enflasyonun ikisi de beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Başbakan faizler düştükçe enflasyon düşer, Merkez Bankası Başkanı faizler arttıkça faizler düşer diyor. Şimdilik faizler düştükçe enflasyon yükseliyor görünüyor. Önümüzdeki dönemde ülkemizdeki faiz tartışmaları enflasyon verileriyle beraber daha da hassasiyet kazanabilir

İNGİLTERE’DE  İKTİDAR İLE MERKEZ BANKASI ARASINDA POLEMİK KONUSU OLUYOR.
Siyaset-Merkez Bankası kavgası sadece bizde değil. Dünyanın diğer bazı ülkelerinde de geçerli. Geçtiğimiz günlerde IMF Konferansında konuşma yapan Ms. Yellen’e FED’e siyasetin müdahalesinin olup olmadığı soruldu. Yellen”Ben hiç hissetmedim” dedi. Kongreye bilgi vermek amaçlı gidiyorum. Faydalıda oluyor. Benim politikama kimse karışmıyor dedi.

8.20140705233338.jpg

İNGİLTERE’DE BU KONUDA ŞİKAYETÇİ.

İktidardaki Muhafazakar Parti 2015 Mayıs seçimleri öncesinde en güvendiği konu İngiltere’nin son 1yıl içinde hemen herkes tarafından takdir edilen hızlı büyüme performansı. Özellikle son AB Parlemento seçimlerinde aldığı hezimet sonrası Muhafazakarların tek dayanağı ekonominin toparlaması olacak gibi. Bu noktada da İngiltere Merkez Bankası'nın düşük faiz ve tahvil alımı programının devamına ihtiyaç var. En azından siyasetçilerin gözünde. Yani siyasetçinin istediği ile Merkez’in görevi herzaman örtüşmüyor. İngiltere’de hane halkı borçluluğu %140 olmuş. Bu oran ABD’de %10. Hükümet hala düşük faiz ve tahvil alımı konusunda ısrarcı olmağa devam ediyor. Gözüken resim düşük faiz ve bol likiditiden kaynaklanan ve her an patlayabilecek bir konut balonunun mevcudiyetini gösteriyor. Ama hükümetler doymuyor.

ENFLASYONDA BEKLENTİLER OLUŞMADI
TÜFE Enflasyonu Haziran'da aylık yüzde 0,31 oranında artarak beklentileri aşarken yıllık enflasyon yüzde 9,16'ya geriledi. Ancak ekonomistler beklentilerin üzerindeki enflasyon rakamlarına rağmen Merkez Bankası'nın az da olsa faiz indirimlerine devam edeceğini öngörüyor.Sanki .50 baz puan inebilir.
The Wall Street Journal'ın anketine katılan ekonomistler, enflasyonun (TÜFE) Haziran'da yüzde 0,05 düşmesini böylece yıllık olarak yüzde 8,7'ye inmesini bekliyordu.
Gıda, ulaştırma, lokanta ve oteller kalemlerindeki artışlar enflasyonun beklentileri aşmasına önemli rol oynadı.
Beklentilerin üstünde gelen enflasyon verisi gıda ve enflasyon tarafında Merkez Bankası’nı şaşırttı. Düşüş beklentisi gerçekleşmedi. Haziran aylık TÜFE 0.33 olurken, dokuz aylık ortalama 9.16, oniki aylık ortalama 8.31 oldu ÜFE haziran için 0.06 olurken, bir önceki yılın aralık ayına göre 5.12, bir yıl önceki aynı aya göre 9.70 on iki aylık ortalama ise 9.03 oldu.
PPK Toplantı özetinde; enerji fiyatlarında gözlenen yükselişin, kalıcı olması durumunda enflasyonu sınırlı ölçüde etkileyebileceğinden bahsediliyor.
Dolar 2.12-2.13  bandında dolaşıyor. Yaz ayları turstin geldiği aylar, yurtdışındaki işçilerin yurda gelişleri sebebiyle döviz rahatlığının olduğu aylar içindeyiz. Fevkaladeden bir olay olmadığı takdirde dolar/TL kuru 2.12 civarında hatta 2.10 seviyelerine kadar gerileyebilir.Tek endişe FED tarafından gelecek erken faiz artırım sinyali olabilir.Ona da şu havada olanak gözükmüyor.

FED, ZİRAAT BANKASI'NDAN 'PLAN' İSTEDİ
Fed, Ziraat Bankası'ndan New York şubesinde para aklama önlemlerinin güçlendirilmesi için plan sunmasını istedi.
ABD'de ulusal ve eyalet düzeyinde bankaların denetlenmesinden sorumlu ABD Merkez Bankası (Fed) ve New York eyaleti finansal hizmetler bürosu, Ziraat Bankası'ndan New York şubesinin kara para aklanmasının önlenmesine dair önlemlerin güçlendirilmesine dair bir planı 60 gün içinde  sunmasını istedi.
Fed'in internet sitesinde yer alan 25 Haziran tarihli anlaşma metninde, "Banka yönetim kurulu ve şube yönetimi anlaşmadan itibaren 60 gün içinde düzenleyici kurumlara şubenin banka gizlilik kanunu ve kara paranın aklanmasının önlenmesi (BSA/AML) gereksinimlerine uyumunun banka tarafından gözetimini güçlendirecek yazılı bir plan sunacaklardır" denildi.
Anlaşma kapsamında Ziraat Bankası New York şubesinde 1 Temmuz 2012 ile 31 Aralık 2012 arasında gerçekleştirilen dolar takas işlemlerinin bağımsız bir danışman tarafından "yüksek riskli müşteriler veya işlemlere dair şüpheli aktivitelerin usulüne göre tanımlandığını ve raporlandığını belirlemek üzere" incelenmesi istendi.

AVRUPA RAPORU
Fransa Eski Cumhurbaşkanı Sarkozy, "Gizli adli incelemeyi ihlal" suçlamasıyla Nanterre polisince sorgulamaya alındı. Geçtiğimiz hafta Televizyonlar, adli kaynaklara dayanarak verdiği haberde, Paris yakınlarındaki Nanterre adli polisinin Sarkozy'yisorguladığını duyurdu. Adli polis  Sarkozy'nin avukatı Thierry Herzog ile Yargıtay Başsavcıları Gilbert Azibert ve Patrick Sassoust'yı gözaltına almıştı.

11.20140705233447.jpg

Sarkozy'nin, avukatıyla yaptığı ve dinlenen telefon görüşmeleri sırasında, kendisi hakkında açılan bir davayla ilgili olarak içeriden bilgi alabilmek için Yargıtay'dan Savcı Gilbert Azibert ile temasa geçtiği ortaya çıkmıştı. Sarkozy'nin telefonlarının gizli bir şekilde dinlendiğinin ortaya çıkması, Fransa'da geniş yankı uyandırmış ve barolar gizli telefon dinlemelerine sert tepki göstermişti.
Fransız basını, sorgu hakimlerinin kararıyla Sarkozy ve iki bakanının telefonlarının, Libya'nın devrik lideri Kaddafi'nin 2007'deki seçim kampanyasına destek verdiği iddiası kapsamında dinlemeye alındığını yazmıştı.
Fransa eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Fransa gündemine bomba gibi düşen gözaltına alınması ve sorguya çekilmesine ilişkin yaptığı açıklamada, meydana gelen olayların kendisine yönelik bir komplo olduğunu ancak kendisinin siyasi oyunlar karşısında pes edecek bir adam olmadığını söyledi.

SARKOZY, YAŞANAN OLAYLARDAN DOLAYI TAM ANLAMIYLA ŞOKE OLDUĞUNU SÖYLEDİ.
Fransa eski Cumhurbaşkanı, yargının siyasete alet edilmesinin ve 16 saate yakın sorgulanmasının komplo olduğunu ileri sürdü. Sarkozy, hakkında dava açılması kararı alındıysa mutlaka kesin bir delile ulaşıldığı için dava açılacağı düşüncesi hakim olmasına rağmen cumhuriyet ilkelerine karşı suç işlemiş olduğunu düşünmediğini belirtti. Durumun vahim ve çok ciddi olduğunu vurgulayarak, yargının bir kısmının üzerinden siyasi oyunlar olduğunu ifade etti. Sarkozy, "Fransızlar bunları bilmeli. Ben Fransızlara bu gerçeği söylemek istiyorum. Benim hakkımda yanlış bir imaj oluşturulmaya çalışılıyor. Ben Fransızların güvenine asla ihanet etmedim.  Mesela ben cumhurbaşkanıyken Sayın Hollande’ın başına böyle bir şey gelseydi bu bir skandal olurdu" dedi.

MERKEL HOLLANDE’DAN UMUDU KESTİ
Merkel ile Hollande arasındaki AB ilişkileri eskisi gibi değil. Bunda Fransa’nın ekonomisindeki sorunlar başrolü oynuyor. Merkel  istişare trafiğini İtalyan Başbakanı'na çevirdi ve konuları onunla tartışmayı tercih ediyor.
Fransa ekonomisi giderek bozulmanın eşiğinde. Ciddi tedbirler alınması gerekiyor. ECB Başkanı Draghi'nin  eylül diye ilan ettiği likidite programını öne çekmesi beklenebilir.Bu konuda belirli bir baskı oluştu. Euro/Dolar paritesinin bu yılın sonuna doğru 1.30'lae seviyesine gerilemesi bekleniyor. Doların değer kazanması bekleniyorken bu normal. Bu durumda doları 2.20 gibi euroYu 2.86 düşünmek mümkün. Herşey son ABD verileriyle değişti. ABD tarımdışı istihdam verisi çok iyi gelince, ABD ekonomisinin belini dogrulttuğu konuşulmaya başlandı. Hatta erken faiz artırımı yani 2015 ilk çeyreğini takiben gündeme gelebilir deniliyor. Draghi'ye bakılırsa “Biz FED ne yapıyor ona bakmıyoruz” dese de inanmak mümkün değil.

AMERİKA RAPORU
SHANGHAY BEŞLİSİ KALKINMA BANKASI KURUYORLAR.

Rusya, Çin, Brezilya, Hindistan ve Güney Afrika’dan oluşan Şhanghay Beşlisi 15 Temmuz’da Brezilya’da bir araya gelip yeni ve önemli bir projeyi devreye sokacaklar. Beşli 100 milyar dolar sermayeli yeni bir kalkınma Bankası kuracalar.
Bankanın ismi BRICKS Kalkınma Bankası olacak. Gerçekleşirse ABD’nin ikinci dünya harbinden sonra kurduğueğemenliği dengeleyecek yeni bir ekonomik güç olacak. Muhakkak ki bu oluşum IBRD ve IMF hegomanyasının kurduğu eğemenliği etkileyecektir. Gerçi BRICKS’in sermayesi 100 milyar dolar, IBRD’nin ise 223 milyar dolar. Ancak neresinden bakarsanız bakın dünya dengeleri yavaş yavaş değişiyor. Önemli soru henüz yolunu bulamamış Türkiye nerede yeralacak. AB kapıları kapalı. Bizim gibi 55 yıl önce müracaat edipte alınmayan üye yok. Ortadogu’yu yüzümüze buladık. Ruslarla ayrı bir kalkınma bankası  kuracaktık. Beceremedik. Türk Dişişleri Cumhuriyet döneminin en zayıd dişişlerini yaşıyorken biryerlere gelebilmek çok zor.

10.20140705233545.jpg

ABD EKONOMİSİ DÜZELME YOLUNDA

ABD ekonomisinde düzelmenin daha koyu renkleri gözükmeğe başladı. Son tarımdışı istihdam beklentilerin üstünde gelmeğe başlayınca ABD'de yüzler gülmeğe, gelşmekte olan ülkelerde gerilmeğe başladı.
ABD ekonomisi 2008 yılı ile başlayan büyük krizini atlatmışa benziyor. Bunda da başarı uygulanan genişlemeci para politikasında. Eğer FED veya ABD siyasileri, 1929 krizi gibi bir politika gütmüş olsaydılar. ABD para sistemi çökebilirdi. Bankaları batabilirdi. Ancak ustalıkla yönettikleri krizden para basarak ve piyasaya ihtiyacı olan likiditeyi vererek kurtuldular ve dünyayıda kurtardılar. Eğer IMF'nin klasik tavsiyelerine baksaydılar bu başarıyı gösteremezlerdi.
Avrupa başka bir ifade ile AB ve ECB aynı yolu tuttu. İngiltere Merkez Bankası aynı yolu tuttu, tahvil alarak piyasayı paraya boğdu ve faizleri sıfırladı neredeyse. Sonunda ABE'nin iktidara gelişiyle Japonya aynı yolu tuttu. Bir tek IMF ne derse onu yapan Türkiyenin 2.000 yıllarındaki Merkez ankacıları IMF tavsiyesine uyup, piyasaya para vermediler. Önce 25 tane bankayı batırdılar. Arkasından bu bankalardan fonlanan binlerce firmayı batırdılar.
Ecevit Allah rahmet eylesin. İyi politikacı idi belki ama ekonomiden anlamak zannetmiyoruz.ayrı bir özellik.O dönemin birkaç üst bürokratı ve kalıpsız politikacıları yüzünden ülke çok şey kaybetti. Gerçi halk onlara ilk seçimlerde cevabını çok acı şekilde verdi ama çok şey kaybedildi.

PİYASALAR

BORSA
BIST İSTANBUL haftabaşındanberi negatif ayrışmasına devam etti. Bunda da temel neden Jeopolitik risklerin artması oldu. Ülke Irak pazarından %23 pay kaybetti. AB ülkeleri ile telafi edilmeğe çalışılıyor.Borsa geçtiğimiz haftanın son gününü yatay geçti ve Irak endişeleriyle 1.76 geriledi . Haftayı 77.535 den kapattı.
Bu haftada aynı paralelde aynı band içinde geçecek denilebilir. Piyasanın heran derecelendirme kuruluşlarından bir gol yiyecekmiş gibi bir tedirginliği var.

FAİZLER
Merkez bu ay faiz indirimi yapacak mı tartışması yapılıyor. Enflasyonda umduğunu bulamayan Merkez gene de .50 baz puan indirecek havası yaygın.Baskılar had safhada.
Geçtiğimiz hafta 2016 vadeli tahvilde  faizler 8.16’da tutunamadı.8.18’den kapandı.Bu hafta 8.15-8.20 aralığında hareket bekleniyor.

DÖVİZ
Dolar ABD istihdam verisinin çok iyi gelmesi ile 2.14’lere çıktı.Haftayı biraz gerileyerek 2.1295 olarak kapattı. Euro 2.8935 oldu. Yaz ayları turist mevsimi, Avrupalı işçilerin tatil ve bayram gelişleri ile döviz piyasası  rahat geçecek.

Esenlikle Kalın.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.