• BIST 109.050
  • Altın 153,876
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -2 °C

Mücevhere formlar işliyor

Mücevhere formlar işliyor
Viktor Öcal, geliştirdiği "negatif heykel tekniği" ile değerli taşların içine Atatürk'ten Mevlana'ya, tarihi figürlere kadar her türlü formu işliyor.
İSTANBUL -Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı olan mücevher ustası Viktor Öcal, geliştirdiği "negatif heykel tekniği" ile yüzük olarak kullanılacak değerli taşların içine Atatürk'ten Mevlana'ya, tarihi yapılardan fantastik figürlere kadar her türlü formu işliyor.
Günümüzde yavaş yavaş yok olan meslekler arasında yer alan sadekarlığın son temsilcilerinden Öcal (38), 26 yıl önce bu mücevher sanatıyla tanıştı.



Döneminin önemli ve önde gelen ustalarının yanında çıraklık yaparak sadekarlığı öğrenen Öcal, sırasıyla Varujan ustadan tombak tekniğinin devamı olan yaldızcılığı öğrendi. Papken ustadan Fransız stilinde, Onno ustadan anturaj, Civan ustadan ardeco, Osgiyan ustadan alaturka, Herman ustadan modern stilde mücevher yapımı üzerine eğitim alan Öcal, yetiştiği dönemde emekli olan Edmon ustanın desteğiyle platin üzerine çalışmalar yaptı. Öcal, Kadim Biros ustanın desteğiyle kendini geliştirdi.
Sanayileşmeye başlayan firmalara prototip (kalıp) çalışmaları yapan Öcal, ilerleyen dönemlerde yaylı mekanizmalarla işleyen kilit sistemleri üzerine çalışmalarda bulundu.
Gelişmekte olan 30'a yakın firmaya araştırma ve geliştirme alanında destek veren Öcal, ayrıca dönemsel olarak plastik rekonstruktif ve estetik cerrahi alanında cerrahların ihtiyacı olan alet, araç ve aksamları, altın, platin ve çeliği işleyerek üretti.
"Negatif heykel tekniği" ile ilgili bilgi veren Öcal, bu tekniğin 2 boyutlusunun günümüzden 300 yıl önce dönemin mücevher ustaları tarafından uygulandığını, bu tasarımlarda yalnızca işlenen formların yükseklik ve genişliklerinin yer aldığını anlattı.
Bu 2 boyutlu tasarımları geliştirerek, değerli taşların içine 3 boyutlu figürler işlediğini, "pozitif heykel tekniği"nin tam tersi bir uygulama olması nedeniyle de bu tekniğe "negatif heykel tekniği" adını verdiğini belirten Öcal, şunları söyledi:
"Negatif heykel tekniğini uygulamaya 7 yıl önce başladım. İnsanlara hasar görmeden uzun yıllar saklayabilecekleri bir şey vermek istedim. İlk olarak bir taşın içine camiyi işledim. Bu tekniği, şeffaf ve 8 sertliğe kadar olabilen değerli taşların üzerine uygulayabiliyorum. Tasarımlarımı yaparken, yaşam içindeki her şeyden etkilenebiliyorum. Bu tekniğin yanı sıra değerli taşlar üzerine rölyef tarzında da çalışmalar yapıyorum."
Taşın, içinde oyulmuş olan objeyi koruyan bir kılıf olduğunu ifade eden Öcal, taş kırılmadığı sürece yaptığı formların ölümsüzleştiğini belirtti.
"Negatif heykel tekniği"ni tamamen elde gerçekleştirdiği için ikinci kez birebir aynısını yapmasının mümkün olmadığını dile getiren Öcal, "Sahip olunan özgün sanat eserinin, yalnızca bir kişide olması bile bir mutluluk kaynağı" dedi.
"Sevgiliye", "Savaş koleksiyonu", "Selçuklular", "Mevleviler", "Bizans", "Tapınak şövalyeleri", "Yunan mitolojisi", "Hristiyan mitolojisi"nden esinlendiği çalışmalar yaptığını anlatan Öcal, Mevlana'yı, tarihi yapıları, camileri, kiliseleri, fantastik figürleri, peri kızlarını değerli ve yarı değerli taşların içine işlediğini ifade etti.
Öcal, Mevlana figürlü yüzükten 4 adet çalışacağını ve bu koleksiyona dünyada yalnızca 4 kişinin sahip olacağını söyledi.
Yaptığı tasarımlar için gerekli olan taşları işlemenin aslında çok zor olduğunu, ancak yılların birikimi ve tecrübesi sayesinde artık daha hızlı çalışabildiğini, buna rağmen hiç ara vermeden çalıştığında bile her birini en az bir günde tamamladığını belirten Öcal, "Ama bu yoğun tempo beni hırpalıyor. Taşı kırmamak için maksimum direnç gösteriyorum" dedi.
Kendisini bir çeşit 3 boyutlu tasarım yapan heykeltıraş olarak tanımlayan Öcal, tasarımlarındaki farkın, malzeme olarak değerli taş ve metal kullanarak heykeli taşın kütlesinin içine doğru oluşturması olduğunu ancak taşların facetlerinin (kesitlerin) çalışmayı zorlaştırdığını belirtti.
Öcal, tasarımlarının fiyatının bin ile 5 bin dolar arasında değiştiğini, bu fiyatın yurt içindeki ve dışındaki mağazalarda 4-5 katına çıktığını ifade etti.
Türkiye'de 15 mücevher mağazasında satışa sunulan ürünlerinin yalnızca 8 mağazada kendi ismiyle satıldığını belirten Öcal, bundan sonra yalnızca kendi ismini ve patentini kullanacağını, özgün tasarımlarının da Kültür ve Turizm Bakanlığınca arşivlendiğini söyledi.
Kültür ve Turizm Bakanlığına kendi alanında geleneksel metal işlemeciliği ve süs taşları işlemeciliği kategorisinde başvurduğunu kaydeden Öcal, bu başvurudan 1,5 yıl sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı olduğunu belirtti.
Öcal'ın tasarımları, aralarında Paris Hilton ve Bülent Ersoy'un da bulunduğu birçok ünlü kişinin parmağını süslüyor. Öcal, değerli taşlar ve pırlantalarla işlenmiş 2 güvercini, kanatlarını açmış bir şekilde su içerken tasvir ettiği bir yüzüğü de Hrant Dink'in anısına eşi Rakel Dink'e hediye etmişti.
Öcal, sanatını ve bilgisini yeni yetişen nesillere aktarabilmek adına önce Takı Tasarım Stüdyosu, ardından Kadıköy Anadolu Meslek Lisesinde gönüllü olarak bir yıl süreli dersler verdiğini anlattı.
Pera Güzel Sanatlar Akademisinde ve dönemsel olarak farklı okullarda metal sanatları, mücevher tasarımı, tas işleme, negatif heykel tekniği ve mum modelaj alanlarında eğitimler verdiğini belirten Öcal, firmalara yaptığı çalışmaların yurt içinde ve dışında dereceler aldığını ifade etti.
Sektörde, yaklaşık 60'a yakın öğrencisinin çalıştığını kaydeden Öcal, 1,5 yıldır da 26 seneden bu yana emek verdiği sanatının tüm detaylarıyla ilgili bir kitap hazırlığı içinde olduğunu sözlerine ekledi.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.