• BIST 99.937
  • Altın 237,397
  • Dolar 6,1456
  • Euro 7,2414
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 28 °C

Mısır’da hayati görüşmeler yapılıyor

Mısır’da hayati görüşmeler yapılıyor
Mısır’da önümüzdeki birkaç gün Mübarek’in geleceğini belirleyici olacak. Ardından gelen güç Müslüman Kardeşler olacak.
MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 7-12 Şubat 2011

İSTANBUL- Mısır"da hayati görüşmeler yapılıyor. Uzlaşma çıkarsa kan dökmeden, Mısır istediklerine kavuşacak. Anayasa değişecek ve muhtemelen Mısır"da Mübarek dönemi bitecek. Önümüzdeki birkaç gün Mübarek"in geleceğini belirleyici olacak. Ardından gelen güç Müslüman Kardeşler olacak.



Bugün Mısır"da nüfusun %40"ı günde 2 Dolardan az bir gelirle yaşamağa çalışıyor. Artan gıda fiyatları halkı “günlük yaşar” hale getirmiş durumda. İşsizlik aynı şekilde büyük sorun. Neredeyse 1952 darbesinden buyana suskun kalmış Mısır halkı arayış halinde. Tunus darbesi olayı tetikledi. Mübarek"in yerini oğluna bırakma çalışmaları gerilime tuz biber ekti. Anlaşılan o ki Mübarek gidici gözüküyor.


Mısır'da Hüsnü Mübarek karşıtı gösterilerde iktidar, ülkenin en önemli muhalif hareketi Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) ile 50 yıl sonra ilk kez masaya oturdu. Muhalif gruplar ile Devlet Başkan Yardımcısı Ömer Süleyman arasındaki müzakerelerde anayasa değişikliği için bir komitenin kurulması konusunda anlaşmaya varıldı. Ancak Müslüman Kardeşler alınan kararlardan memnun kalmadığını belirtti.


Arap dünyası için 20 inci yüzyıl suskun ve silik bir asır olarak geçti. Ancak 21 inci yüzyıl ortadoğuda sanki bir şeylerin artık değişeceğinin sinyallerini veriyor. Iran"da dünya elbirliği ile Şah"ın gidişine çanak tutmuş ve İran devrimini alkışlamıştık. Ama eğer bilseydik ki yerine Humeyni"nin veya mollaların İslam devleti gelecek, herhalde tekrar düşünürdük. Hırsızlık yapanın elinin kesildiği, zina yapanın taşlanarak öldürüldüğü bir düzeni kimse 21inci yüzyılda düşünemez iken maalesef İran ve Suudi Arabistan"da bunun acı örneklerini hergün görüyoruz. Şimdi hepimizin merak ettiği başta Mısır olmak üzere domino etkisini yaşayacak arap dünyasını nasıl bir gelecek bekliyor. Bütün bu gelişmelerden ders alınırmı? Özellikle Mısır"daki halat çekme yarışını kim kazanacak !



Batı"nın Müslüman Kardeşlerden korkması gerekir mi? (BBC)

Kahire'deki gerginlik sürerken ülkeyi bekleyen gelecek konusunda hazırlanan senaryoların başlıca oyuncusu Müslüman Kardeşler hareketi.

Uzun yıllardır yasaklı olan Müslüman Kardeşler yine de muhalefetteki en büyük güç durumunda.
İngiliz Guardian gazetesi, bugün yorum sayfasında "İslamcı Müslüman Kardeşler'in Mübarek sonrası dönemde rol oynaması Batı'yı kaygılandırmalı mı?" sorusunu uzmanlara yöneltti:



Prof. Richard Bulliet: Hayır

ABD'deki Columbia Üniversitesi'nden Prof. Richard Bulliet, bu soruya özetle şu yanıtı verdi:

"Müslüman Kardeşler'in baskısıyla, Mısır hükümetinin İsrail'le uzun zamandır sürdürdüğü işbirliğini sona erdirmesinden kaygı duyuluyor. Bu gerçekçi olmayan bir korku değil.
"Fakat Amerikan yönetimi, yeni Mısır hükümetine İsrail'le iyi ilişkiler kurma ve Filistinli militanlara sırtını dönme şartını koyamaz. İsrail ve Amerika her zaman dost olacak. Ama Mısır'ın dostluğunun kaybedilmesi, ABD'nin yarım asırlık Orta Doğu politikasının çözülmeye başlamasına neden olur."

Arap dünyasının onlarca yıl sonra büyük bir çaplı yeniden yapılanmanın eşiğinde olduğunu belirten Richard Bulliet şöyle devam ediyor:

"Ama geleceğe ilişkin kaygılar, parçalanmakta olan statükoyu sürdürmeyi denemeyi haklı kılmaz. Artık Mübarek'e gitmesi için yardımcı olmanın, Mısırlı generalleri demokratik bir sivil hükümetin işbaşına gelmesine izin vermesi için ikna etmenin ve Müslüman Kardeşler'le ilgili kaygılarımızdan bir süreliğine kurtulmanın zamanı geldi.
"Amerika'nın ideolojik tercihleri ve yaygın İslam karşıtlığını bir kenera bırakarak, İslamcı siyasi partilerin demokrasiye geçişte önemli bir rol oynayacağını teslim etmeliyiz. Çoğulcu bir seçim sisteminde nasıl yarışabileceklerini ve belki de iktidar olabileceklerini göstermeleri için onlara bir fırsat verilmeli."



Prof. Benny Morris: Evet

İsrail'deki Ben Gurion Üniversitesi'nden Prof. Benny Morris ise Müslüman Kardeşler hareketinin yüzde 30 ile yüzde 60 arasında bir halk desteğine sahip olmasına rağmen, hükümet karşıtı gösterilerde öne çıkmamayı tercih ettiğini belirtiyor ve nedenini şöyle izah ediyor:

"Müslüman Kardeşler'in geride kalmasının nedenlerinden biri, kendilerinden hoşlanmayan orduyla çatışmaya girmekten kaçınmak ve lider kadrosunun tutuklanmasını engellemek olabilir. Seküler orta sınıfı ürkütmek istememiş de olabilirler. Şimdilik, Müslüman Kardeşler, birçok üyesini tutuklayan, işkence eden Mübarek'in devrilmesiyle tatmin olabilir.
"Ama seçim kampanyası başladığında ortalık Müslüman Kardeşler'in destekçileri, pankartları, yayınları ve vaazlarından geçilmeyecek. Belki bir ölçüde şiddete başvuracak ve insanları yıldırmaya çalışacaklar."

'Türkiye'deki İslamcılar gibi olabilirler'

"Müslüman Kardeşler'in amacı iktidarı demokratik yollarla ele geçirmektir ve muhtemelen ilk icraatları İsrail'le 1979'da imzalanan barış anlaşmasını ortadan kaldırmak olacak." diyen yazar şöyle devam ediyor:

"Müslüman Kardeşler'in Türkiye'deki İslamcılar gibi demokratik normlara uymaları ve İran ile batı arasında tarafsız bir tavır takınmaları da bir olasılık. Ama Mısır'ın ve hareketin geçmişini gözönüne alınca Müslüman Kardeşler'in İran ve Hamas modelini benimsemesi daha yüksek bir olasılık. Hareket, 1928'de Hasan el Banna tarafından kurulduğundan bu yana Mısır'ı ele geçirmek istiyor. Devlet kurumları ve düşmanlarının gücü nedeniyle liderleri iktidara giden yolda şiddet karşıtı bir politika izledi. Ama Batı'daki gözlemciler boş hayallere kapılmamalı. Bu, demokrasiye değer veren bir hareket değil. Liderleri demokrasiyi sadece, demokrasiyi ortadan kaldırmayı da içeren amaçları için bir araç olarak görüyor."

Times gazetesi de halkına Mısır'da yaşananlarla ilgili olarak herşeye hazırlıklı olma çağrısında bulunan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Mısır'ın yeni bir Gazze'ye dönmesinden endişe ettiğini aktarıyor.



ABD"NİN HALA FED"E İHTİYACI VAR

Bernanke, Ulusal Basın Kulübü'nde yaptığı açıklamada, 2011 yılında ekonomik büyümenin muhtemelen artacağını, işsizlik oranının ise inatçı bir biçimde yukarıda kalmasının beklendiğini belirtti.

Fed Başkanı Bernanke, ABD ekonomisiyle ilgili daha olumlu bir tablo çizerek, hanehalkı harcamalarındaki artışın, toparlanan güvenin ve bankaların kredi vermesindeki artışın, 2011 yılında 2010 yılına göre daha güçlü ekonomik büyüme görülebileceğinin işaretleri olabileceğini ifade etti.

Ilımlı büyüme ve ihtiyatlı işe alma döneminin, birkaç yılın güç olacağını hissettirdiğini belirten Bernanke, "Sürdürülebilir, güçlü istihdam yaratılma dönemini görene kadar toparlanmanın gerçekten kurulabildiğini düşünemeyiz" dedi. Bernanke, emtia fiyatlarındaki yükselişe karşın enflasyonun düşük kalmayı sürdüreceğini ancak işsizliğin enflasyondan çok daha büyük bir sorun olduğunu kaydetti.

KREDİ HACMI SINIRLANMAYACAK

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu"ndan (BDDK) bir yetkili, şu anda BDDK"nın elinde banka kredilerini sıkılaştırıcı yönde bir çalışma olmadığını ve ellerindeki verilerin bu tip bir özel çalışmayı gerektirmediğini söyledi.

Bazı aracı kurumlar önceki gün yayımladıkları raporlarda, BDDK"nın, kredi büyümesini yavaşlatmak amacıyla kredi kartı, tüketici kredisi ve ithalat kredilerinde karşılık oranlarını artırabileceği görüşüne yer vermişti.

Reuters haber ajansının sorularını yanıtlayan bir BDDK yetkilisi piyasanın normal bir seyir takip ettiğini belirterek, “Biz, risk görünce çalışma oluşturuyoruz; şu anda geçen seneyle karşılaştırdığımızda anormal bir durum yok.Veriler değişmezse, mevcut durumla ilgili süreç devam edecek” dedi.

Aynı yetkili, ilgili dairelerin raporlarının değerlendirilmesine göre Kurul kararlarının alındığını hatırlatarak, “İlgili daire "mevcut durum devam etsin, ya da ek önlemler alınsın" diyor; 1 Mart"ta yürürlük tarihi dolacak olan Karşılıklar Yönetmeliği ile ilgili rapor da muhtemelen Şubat ayının üçüncü ya da son haftası Kurul"a sunulur, değişiklik olup olmayacağı o zaman değerlendirilir” diye konuştu

Ülker : Doğan Yayın "a talibiz.

Ülker"i de bünyesinde bulunduran Yıldız Holding"in ABD"li KKR ile Doğan Yayın Holding"in varlık satış sürecine ortak gireceği yönündeki haberlere, holdingten onay geldi.
Yıldız Holding"in yüzde 88 payla ana hissedar olduğu Gözde Finansal Hizmetler, Kohlberg Kravis Roberts & Co. (KKR) ile Doğan Yayın Holding (varlıklarının) satış sürecinde alıcı taraf olarak potansiyel bir konsorsiyum oluşumu içinde olduğunu açıkladı. Şirketten KAP"a gönderilen açıklamada, bu girişimin, Gözde"nin yüksek büyüme potansiyeli olan kârlı işlere yatırım yapma stratejisi ile tutarlılık arz ettiği belirtildi. Gözde Finansal, SPK"ya girişim sermayesi yatırım ortaklığına dönüşüm başvurusu yapmıştı.

Olaylar Ortadoğu borsalarını vurdu 13 ülkede hisseler 49 milyar dolar eridi . Nedeni sıçrama endişesi

Tunus ile başlayan ve halen Mısır"da devam eden iktidar karşıtı gösteriler, bölge ekonomisi ile henüz toparlanmanın güçlü olmadığı dünya ekonomisi için tehdit oluşturuyor. Mısır"daki olayların ülkenin kendisine ve komşu ülke borsalarına etkilerini ölçen Kuveytli araştırma şirketi KAMCO"nun yaptığı çalışmaya göre, 13 ülkenin borsası 25-31 Ocak arasında 49 milyar dolar eridi.

En büyük düşüş Körfez"de

KAMCO"nun çalışmasına göre 25 Ocak"ta 991 milyar doları geçen söz konusu 13 Arap borsasında işlem gören şirketlerin değeri 31 Ocakta 942 milyar dolara geriledi. En büyük kayıp, 32 milyar dolarla Körfez bölgesindeki 9 ülke borsasında görüldü. Söz konusu 9 ülkedeki borsada işlem gören şirketlerin değeri 750 milyar dolara düştü.
Sıçrama endişesi tetikledi

Arap dünyasının en önemli borsası Suudi Arabistan"da 21 milyar dolar, Mısır Borsası"nda da gösterilerin ilk iki gününde 12 milyar dolar kayıp yaşandı. Tunus ve Mısır"daki yönetim karşıtı gösterilerin diğer bölge ülkelerine de sıçrayacağı endişeleri, yatırımcıların bölgeden sermayelerini çekmelerine neden oldu. Global kriz süreçinde de düşüş yaşayan bölge borsalarında işlem gören şirketler toparlanmanın başladığı 2010 yılında 100 milyar dolar değer kazanmıştı.



Petrol fiyatları arttı

Ortadoğu"daki gösterilerin etkisiyle Brent petrolün fiyatı da dün son 28 ayın en yüksek seviyesine ulaşarak 102 doları buldu. Brent petrolün fiyatı hafta başında olayların etkisi ile psikolojik sınır olan 100 doları aşmıştı. Borsalarında ciddi düşüş yaşayan Arap ülkelerinin petrol zengini olmaları yaşanan krizin ekonomik boyutunun daha da büyümeyeceği yönünde yorumlanmasına yol açıyor.

PİYASALAR

Geçtiğimiz hafta açıklanan Ocak ayı enflasyon verileri ile birlikte yıllık enflasyon %4.9"a geriledi.

Bu oran temmuz 1970 tarihinden buyana kaydedilen en düşük seviye.
Yıllık enflasyondaki bu hızlı düşüşe rağmen manşet enflasyon beklenenin üstünde geldi ve piyasaları menfi etkiledi. Beklendiği kadar iyi olmasa da Ocak enflasyon verisi için kötü demek mümkün değil. Birincisi %0.41"lik bir artış mevcut Tüfe serisindeki en düşük ikinci Ocak enflasyonu. Ayrıca manşet enflasyonu açıklayan en önemli faktör gıda enflasyonu. Bundan önceki iki ayda toplam 4.5 düşen gıda fiyatları Ocak"ta 1.6 artmış oluyor ve manşet enflasyona 0.43 puan katkı yapmış oluyor. Yani gıda dışı enflasyon sıfır gerçekleşti denebilir.
Döviz kurundaki hareketliliğin enflasyonist etkisinin sınırlı olduğunu anlıyoruz. Petrol fiyatlarındaki artış ulaştırma sektörü fiyatlarında 1.4 lük bir artışa yol açmış iken, döviz kuruna çok hassas olan eğlence sektöründe bilakis düşüşe yol açmış.

Çekirdek enflasyona baktığımızda orada da olumlu bir tablo var. Merkez"in yakından takip ettiği çekirdek göstergeler 0.2 artarak sırasıyla TÜFE(H) 3,7, TÜFE(I) 3,2 olarak gerçekleşti. Esasen Merkez çekirdek"te belli bir artışı bekliyordu. Yükseliş bu öngörüye uygun gerçekleşti.

Netice olarak yeni yılın ilk ayında yıllık enflasyonda düşüş, çekirdek enflasyonda ise sınırlı bir artış gözüküyor.

Dövize gelince;

Bankalararası piyasada satışta dolar kotasyonları en düşük 1,5970 lira, en yüksek 1,6020 lira seviyesinde bulunuyordu.Dolar kotasyonları Cuma sabah saatlerinde alışta en düşük 1,5910 lira, en yüksek 1,5930 lira, satışta en düşük 1,5970 lira, en yüksek 1,6020 lira seviyesinde işlem gördü.

İstanbul serbest piyasada da dolar 1,5970, avro 2,1750 liradan güne başlamıştı.Kapalıçarşı'da 1,5910 liradan alınan dolar 1,5970 liradan satıldı. 2,1680 liradan alınan avronun satış fiyatı ise 2,1750 lira olarak belirlendi. Bu trendlerin bir müddet daha devam etmesi bekleniyor.

Borsada neler oluyor ?

Yiğit Bulut"un IMKB"deki“Kör Havuz” uygulamasını irdeleyen yazısından alıntı yapıyorum.

Değerli dostlar, İMKB'nin "kör havuz" uygulamasından önce ve sonra defalarca "yapmayın" diye uyarmış ve olanları da net bir şekilde "korunmanızı" önererek paylaşmıştım...
Geldiğimiz noktada durum çok açık: Türkiye'yi kör ettiler, çakıyorlar, alıyorlar, sonra yine çakıyorlar! Sahibi olmayan piyasa oyna istediğin gibi!
Bu noktada "cuma günü olanları" anlamak adına kasım sonuna dönmek ve "o dönemde yapılanlar" sonrası yazdığım yazıdan bir bölümü aktarmak istiyorum:

"...TÜRK Borsası 70.000 üstünden % 10 düştü ama kimin sattığını göremedik! Nasıl görelim, hepimizi kör ettiler! Bu köşede ve TV programlarımda kendimi parçaladım, "Yapmayın, mal satmak isteyen yerli ve yabancıların önünü açarsınız" diye... Dinlemediler, İMKB'yi kör ettiler! Ne oldu? Hani daha çok mal alırdı yabancılar?.. İMKB yönetimi 2001 krizi sonrası Türkiye'de Derviş'ten sonra atılan en yanlış adımı atarak, bilerek-bilmeyerek, Türk borsasının bacağına ve Türk halkının göğsüne kurşun sıktı! Piyasa kör, kimse kimin alıp-sattığını görmüyor, birileri habire mal satıyor... İMKB, bu düzenleme yapılana kadar DOW'un % 22 üstünde olumlu yönde ayrışmıştı, şimdi DOW'dan kötü duruma düştü. DOW düşmüyor, İMKB % 10 çakılıyor! Ne olacak ki; daya malı gitsin, nasıl olsa kimse kimin sattığını bilmiyor...Türk hükümetine buradan bir kere daha sesleniyorum; durdurun bu yanlışı! Durdurmazsanız başımıza özellikle Ortadoğu'da restleştiğimiz ülkelerin küresel sermayeleri tarafından planlanacak çok kötü şeyler gelebilir... Satacaklar, yapmayın dedim, sattılar! Şimdi tekrar ediyorum: Eğer spekülatif bir atak planlıyorlarsa ve bunu tam da seçim öncesi yapmak isterlerse; onlara yol açıyorsunuz! Sermaye piyasamız öyle bir hale geldi ki; Türk hükümetine, Türk devletine-milletine zarar vermek isteyenler için "altın fırsatlar" sunuyor! Düzeltin bunu! Mavi Marmara'yı veya başka bir Türk unsurunu vurmaya gerek yok, sermaye piyasamız açık hedefhaline
geldi... "

Değerli dostlar, bu yazıyı kasım sonunda yazmıştım... Şimdi temmuz ayına dönelim ve düzenleme yapılmadan yazdıklarımı alıntılarla paylaşalım, bakın neler yazmışım:
"...Bildiğiniz gibi Türk borsasındaki sistem, alanı-satanı-takası çok detaylı gösteren bir yapı! Kim, nereden, ne alıyor, kaça alıyor, takasında ne kadar var gibi detaylar son noktasına kadar servis ediliyor... Son derece sağlıklı ve şeffaf piyasa olma yolunda üzerinde çok çalışılmış, çok acılar yaşanarak elde edilmiş bir ortam...
İşte değiştirilmek istenen de bu!
İMKB yönetimi, 'dünya bilgi çağına giderken' bilgiyi daha da artırmak ve piyasayı daha şeffaf hale getirmek yerine; 'amatör yatırımcıyı' kör edecek şekilde 'paylaşımı' kaldırmak ve 'alanı-satanı-mal sahibini' bilinmez hale getirmek istiyor! Yılların birikimini yok edip yabancıların ve büyük para-mal sahiplerinin hareketlerinin 'piyasa tarafından görünmez' hale getirilmesine çalışıyor!
Söylemleri de çok ilginç: Yabancılar istiyor! Aslında kötü niyetli olduklarına veya gerçekten yapmak istediklerine de inanmıyorum; küresel sermayenin baskısı altındalar. Piyasa zirvede, yabancılar 'boğazına kadar malda' ve 'nereden ne aldıkları-ne sattıkları-ne tuttukları' belli olsun istemiyorlar!
Çakıp gitmek için böyle bir düzenlemeye ihtiyaçları var! Önümüz referandum ve seçim! İMKB şimdi bu özelliğini kaybetmek üzere... Aynısını daha önce Yunanistan'da yaptılar ve Yunan halkını soydular! Böyle bir yapıya izin verilirse daha doğrusu 'var olan mükemmel yapı' bozulursa, aynen 2001 krizinde olduğu gibi 'siyasi tercihlerimizi kökten değiştirecek' finansal dalgalara maruz kalabiliriz..
. Önümüzdeki günlerde içeride ve dışarıda var olan yapıyı değiştirmek isteyenler; 57. Hükümeti 'götüren dalga' benzerini yaratmak isteyebilirler! Dikkatli olmamız ve özellikle amacı farklı olan ama sonuçları bizi etkileyecek 'finansal kırılmalara' karşı tedbirli olmamız gerekli...
57. Hükümet 'yıkılan finansal kuleler' altında kaldı! Türkiye'nin son 60 yılı şu tezi kanıtlıyor: Siyasi tablodaki 'büyük paradigma kaymaları' ekonomik-finansal tabanlı gelişmeler sonrası ortaya çıkıyor, buna askeri müdahaleler de dahil... Şimdi 'aynı değişimi isteyenler' bu ipe sarılabilirler. Türk ekonomisini düzenleyen resmi kurumlar dikkatli olmalı..."
HABERTURK

Bilmiyorum Yiğit Bulut ne kadar haklı. Ancak kör havuz uygulaması kimin ne sattığının bilinmediği bir uygulama. Neticesi %10 düşüş. Üstelik herkes çıkarken biz düşüyoruz. Demek ki maniplasyon kokusu yanında bilinmeyenlere oynamak var. IMKB ne düşünüyor acaba?

Geçtiğimiz hafta Sofya"da idim. Sabah ayazını unutmuştum. Sofya"da tekrar hatırladım. -12 derecede eldiven içinde ellerinizin donduğunu hissettiniz mi bilmiyorum. Ama akşama doğru ısınan bir havası var. Yani -12 den – 5-6"lara iniyor. Yerlerde kar var ama biz sonuna yetişmişiz. Buzlar erimeğe başlamış.
Sofya"ya bu ikinci gidişim. Bundan 21 sene önce 1989 yılında resmi heyetle gitmiştim. Jivkov"un devrildiğinin hemen ertesinde ziyareti gerçekleştirmiştik. İki ziyareti ve gördüğüm iki Sofya"yı karşılaştırdım. Görülür bir fark bulamadım. Türkiye çok çok ileride. Daha henüz AB üyesi olmanın nimetlerini görmemişler anlaşılan. Yol yapmakla mesafe alınmıyor. Kitap okuyan insanlar ülkesi. Marketlere girdim. Galiba bizden pek çok şeyde ucuzlar. Daha henüz Euro"ya geçmemişler. Eğer geçerlerse işte o zaman hayat pahalılığı denen şeyi yaşayacaklar. Her şeye rağmen sakin ve huzurlu bir şehir.

Esenlikle kalın

Humeyni Devrimi‚nin ulkede yeni bir hayati baslattigi yillarda Iran‚da bir aileye soruluyor:
- Devrim hayatinizda neyi degistirdi?
Aile yanitliyor:
- Eskiden disarda icer evde ibadet ederdik, simdi evde iciyor disarda ibadet ediyoruz.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.