• BIST 93.297
  • Altın 209,181
  • Dolar 5,3165
  • Euro 6,0196
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 3 °C

Mısır vahşeti yaşıyor

Mısır vahşeti yaşıyor
İslam dünyasının bu gelişmelerden ders alması gerekirken, her tarafta müslüman müslümanı öldürmeğe devam ediyor

MURAT EMEN- EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 19-23 Ağustos 2013
İSTANBUL-
Mursi taraftarlarına şiddet uygulayan geçiçi hükümetin vahşet faturası kabardı. Ülke kaosta. Ölü sayısı konusunda değişik rakamlar telaffuz ediliyor. Dünya gereken tepkiyi göstermekte nazlı davranıyor. İslam dünyasının bu gelişmelerden ders alması gerekirken, her tarafta müslüman müslümanı öldürmeğe devam ediyor. En son Lübnan tekrar eski korkunç günlerine dönüyor. Müslüman dünyasında bu vahşete Türkiye'den başka ses çıkaran yok. Arap Birliği'nden tıs bile yok.

Başkan Barack Obama dün tatilini yarıda keserek şiddeti kesin bir dille kınadı ve ABD'nin olağanüstü hal ilanına karşı olduğunu söyledi.
Konuşmasını yaparken çok ciddi ve tavizsiz bir tavır sergiledi, çevresini saran tatil beldesi manzarasına karşın ağırlıkla sinirli ve bıkkın göründü.
"Amerika Mısır'ın kaderini belirleyemez. Bu Mısır halkının işi. Biz herhangi bir siyasi parti ya da siyasi liderin tarafını tutmuyoruz" dedi. Açıklamasında gene darbe lafı kullanmadı. Sadece Mısır ile yapılacak askeri tatbikatın ertelendiğini bildirdi.
Anlaşılan Obama ve ABD Hükümeti olayları bastırması için Mısır ordusuna zaman tanımaya çalışıyor.

emen-obama.jpg

MISIR: ABD DIŞ POLİTİKASININ İFLASI

Bugün Kahire'nin sokaklarına serilmiş yatan, sadece Mısır'ın yeni yeni filizlenen demokrasisi değil. Çoğu insanın gözünde ABD dış politikası da, en azından Amerika'nın itibarı da iflas etmiş durumda...
2011 yılında Hüsnü Mübarek'in devrilmesinden bu yana ABD, Mısır politikasında demokrasi alanındaki cılız gelişmeleri desteklemek ile kendi ulusal çıkarlarını korumak arasında bir denge kurmaya çabaladı.
Beyaz Saray Mısır'da iktidara kim gelirse gelsin onunla iş yapma anlayışını hayata geçirmek için çok uğraştı ama sonunda Kahire'de dostu da kalmadı, etkisi de.
Washington'un son zamanlarda Mısır'la ilgili bütün diplomatik çabaları birer birer başarısızlığa uğradı.
ABD, devrildiği ana kadar Mursi'yi, ordu ve göstericilerle uzlaşmaya ikna etmeye çalışıyordu. Aynı zamanda askere de Mursi'ye karşı harekete geçmeme çağrısı yapıyordu
Kimileri ABD'nin hala Mısır'a askeri yardım sağlıyor olmasının bile onun ordunun tarafında olduğu anlamına geldiğini söylüyor. Fakat, Genelkurmay Başkanı General Abdül Fettah el

SİSİ ABD'Yİ AÇIKÇA ELEŞTİRMEKTEN KAÇINMIYOR
Sisi Washington Post gazetesine verdiği mülakatta, "Mısırlıları yalnız bıraktınız. Onlara sırtınızı döndünüz ve bunu unutmayacaklar" dedikten sonra "Şimdi, hala Mısırlılara sırt çevirmeyi sürdürmek istiyor musunuz?" diye soruyordu.
Başkan Obama Mısır'da ters giden her şeyden ABD'yi ya da genel olarak Batı'yı sorumlu tutmanın kolaycılık olduğunu söyledi ve ekledi:
"Mursi yandaşları tarafından suçlandık. Sanki Mursi'ciymişiz gibi diğer tarafça da suçlandık. Bu tür yaklaşımlar Mısırlıların layık oldukları geleceği kurmasına bir katkıda bulunmaz. Biz Mısır'ın başarmasını istiyoruz. Biz barışçı, demokratik, müreffeh bir Mısır istiyoruz. Bu bizim çıkarımızadır. Fakat buna ulaşmak için gerekenleri Mısırlıların yapması gerekiyor."

TÜRKİYE RAPORU

emen-istanbul1.jpg

YEREL SEÇİM HEYECANI BAŞLIYOR. ADAYLAR MEYDANA ÇIKIYOR

Ülke eylül ayı ile birlikte siyaseten sıcak günlere adım atıyor. Artık yaz tatilinin son günleri. Yakında okullar açılacak. Ama en önemlisi 2014 Mart ayında yapılacak yerel seçimlerin adayları eylül içinde belirlenmiş olacak. Bütün dikkatler İstanbul adayları üzerinde toplanmış vaziyette. AKP'den aday kim olacak? CHP'den aday kim olacak? Muhalefet bazı şehirler için işbirliği yapacak mı? Mesela İstanbul'da CHP'nin Ankara'da MHP'nin desteklenmesi gibi. İzmir'de sorun görülmüyor. Antalya ve Eskişehir'de kapışmanın yaşanacağı şehirler. Başarının ölçüsü mevcudun muhafazası ve/veya yeni şehirlerin alınması taraflar açısından başarının ölçüsü olacak.

İstanbul'da gözler Mustafa Sarıgül üzerinde toplanmış vaziyette. Ancak daha bu konuda adım atan yok. Muhalefet bir aday üzerinde anlaşabilecekmi? Bana çok zor gözüküyor. 1994 yılından ders alınmamışa benziyor. Oylerı bölerek aradan sıyrılan Refah'ın yaptığını bu sefer AKP başaracak gözüküyor. Sarıgül için dosyasını çıkarırlar deniyor. Günümüzde bu tür yıpratmalar pek işe yaramıyor. 1994 yerel seçimlerinde hatırlıyorum. Benimde mensubu olduğum bir TV kanalı tam seçimlere gün sayarken eline çok önemli bir bilgi geçirdi. Aday olan Erdoğan'ın Üsküdar'daki evi kaçakmış diye. Tam gününde alt yazılarla duyurduğu haberi bomba gibi patlattı. AAA bir baktık seçimlerde gecekondu bölgelerinde RTE önde. Sebebini bize temizliğe gelen kadın anlattı. Hepimiz Tayyip'e verdik dedi. Nasılsa kendi kaçak inşaatını hallederken bizimki de hallolur dedik demez mi. İnanıyorum ki bu balık o zaman ki Refah Partisinin bilinçli balığı idi. Ama iş gördü ve RTE Belediye Başkanlığını aldı.Tabiiki o zaman ki sorun sol oyların üç tane sol parti arasında dağılması olmuştu.

EKONOMİ

CARİ AÇIK RESERV ERİTMEĞE DEVAM EDİYOR
Yavaşlayan dış kaynak girişi süresince büyümesini sürdüren cari açık, reservleri eritmeği sürdürüyor. Haziran başından itibaren ulusal reservlerle finanse edildi.
Yılın ilk altı ayındaki cari açık tutarı 40 milyar dolarla geçen yılın %19.6 üzerine çıktı.
Altı ayın hesabında ithalat 121.6 olurken ihracat 81.1'da kaldı.Hizmetlerden gelen net 9.4 milyar dolar kalemin içinde turizm gelirleri %28.2 artışla 11.7 milyar dolar oldu.
İçerdekilerin yurtdışı turizm harcaması da %21.8 artışla 2.3 milyara ulaştı.
Ocak-Haziran döneminde toplam 3.5 milyar dolar net doğrudan yatırıma karşılık, 18.3 milyar sıcak para girişi kaydedildi. Kredi kullanımları ile yabancıların buradaki mevduatlarını kapsayan kalemde artış 25,9 milyar oldu. Net doğrudan yatırım girişi %30 küçülürken, sıcak para girişi son iki aydaki çıkışlara rağmen altı aylık dönemler itibariyle %74 arttı. Borçlanmayı gösteren diğer yatırım kaleminde ise altı aylık dönemlere göre %37 artış yaşandı. Kaynağı belirsiz sermaye hareketlerinde ilk altı ayda 5.7 milyar ile sermaye hesaplarındaki 36 milyon dolarlık çıkış düşülünce, altı aydaki toplam net sermaye girişi 42.4 milyar olarak gerçekleşti. Bunun 35.9 milyarı ile cari açık karşılanırken, net 6.5 milyar reservlere gitti. Başka bir ifade ile ilk dört aydaki reserv büyümesi, cari açık finansmanı için mayıstaki 4.5 milyar ve haziran'daki 3.3 m. dolarlık kullanımlarla birlikte altı aylık bazda net 6.5 milyar dolara geriledi.
Ciddi bir noktadayız. Aklımıza gelen başımıza geldi. Mayıs ayından itibaren cari açığı finanse etmekte zorlanmaya başladık.

YABANCI PORTFÖYÜ 2 AYDA 30 MİLYAR DOLARA YAKIN ERİDİ
Türkiye'de park etmiş kısa vadeli yabancı sermayenin 24 Mayıs'ta 170 milyar doların üstünde olan portföy yatırımlarının hacmı, izleyen dönemde 29.6 milyar dolar azalarak 26 Temmuz itibariyle 140.5 milyar dolara indi.

EN ÇOK ERİME HAZİRANDA YAŞANDI
Yabancı portföyünde en hızlı erime Türkiye'nin ülke riskinin hızla yükseldiği Haziran ayı boyunca yaşandı. FED'in parasal genişleme ile ilgili kararı beklenirken, içeride 31 Mayıs!tan itibaren patlak veren ve ülke çapında yayılan Gezi olayları ile oluşan siyasi istikrarsızlık algısı ile piyasalardaki olumsuz gelişmelere katkı yaptı.
Ancak 19 Haziran'da açıklanan ve yumuşak geçiş öngören FED kararı ile erime görece yavaşladı.

GİTTİKLERİ GİBİ GELİRLER Mİ ?
Haizrin'dan buyana risk primi yükselen ülkemizden giden sermaye muhtelif nedenlerle ülkemizden ayrıldı. Bir kısmı gerçekten FED etkisi ile bir kısmı Gezi endişesinin yarattığı ortamdan ürkerek ayrıldı. Önümüzdeki dönemde ülkemizde olağanüstü terslikler yaşanmadığı takdirde, bölgesel huzur özellikle Suriye ve Mısır sorunları düzelme sürecine girince, daha iyi bir piyasa bulamadıkları sürece tekrar geri geleceklerdir.
Ancak unutmamamız gereken nokta yatırımcıların gelişmekte olan ülkelerde cari açık sorunu yaşayanlara biraz farklı yaklaştıklarını unutmayalım.

untitled-4.20130817093132.jpg

TÜRKİYE'DE MEDYA TİRAJININ %59'U HÜKÜMET YANLISI

Türkiye gazetelerinin hükümet söylemlerine muhalif yayınları Ocak 2011’den sonra ciddi bir düşüş yaşadı. S Bilişim Danışmanlık’ın yayınladığı rapora göre Türkiye’deki gazetelerin yayın politikasına ve tirajlarına bakarak oluşturduğu endekste hükümet söylemine paralel içerik oluşturan gazeteler toplam tirajın yüzde 59’unu oluşturuyor.
Raporda “İktidar medya desteğinin iç siyasette işlevsizleştiği, siyasi karar üretme ve yürütme güçlüklerine yol açtığı anlaşılmıştır. Küresel siyasi denklemde; iktidar medya desteğinin işlevsizliği bir yana işleyişiyle iktidarı olumsuzlatıcı olduğu da anlaşılmıştır” analizine de yer verildi.
Zaman, Türkiye, Star, Yeni Şafak, A. Vakit, Milli Gazete, Bugün, Yeni Asya, Milat ve Today’s Zaman, Akşam, H.O Tercüman, Güneş, Haber Türk, raporda hükümetin söylemine paralel yayın yapan gazetelerden sayılıyor. Hükümet söylemlerine muhalif yayın kuruluşları ise Sözcü, Cumhuriyet, Aydınlık, Evrensel, Birgün, Yurt, Sol,Yeniçağ, Ortadoğu gazeteleri olarak veriliyor.
İlginç bir detay da, raporda Posta, Hürriyet, Radikal, Hürriyet Daily News Ocak 2012’ye kadar muhalif grupta yer alırken, bu tarihten sonra nötr yayın politikası izlediği belirtilmiş. Erdoğan Demirören’in sahibi olduğu Vatan ve Milliyet gazeteleri de nötr yayın politikası izleyen grupta sayıldı.
Bu sınıflandırmaya bakıldığında Temmuz 2013’te 4,34 milyonluk ortalama günlük tirajın yüzde 59,14’ü hükümet söylemine yakın gazetelere ait olurken, yüzde 14,84’ü muhalif gazetelere, yüzde 26’sı da nötr gazetelerce sağlanıyor.

PİYASALAR
Bütün piyasalar FED Parasal Programına endeksli hareketlerine devam ediyorlar. Bir kulakları Washington'da. Eylül ayınfa gelecek habere hazırlanıyorlar. FED Politikasıda yılsonu başına kimin geleceğine odaklı yürüyor. Bernanke'nin yardımcısı gelirse ki şansı yüksek üç aşağı beş yukarı bu politika piyasaları incitmeden devam edecek. Ama Summers gibi daha rijit tahmin edilen biri ile huzursuzluk tekrar tırmanabilir.

Borsa
Borsa İstanbul geçtiğimiz hafta perşembe günü gelen kar satışları ile gerileyerek 73.825 puanı gördü. Üç günlük yükselişin ardından borsa 76.000 lerde tutunamadı.
Esas neden tahvil faizlerinde yükselme diyebiliriz. ABD 10 yıllıklardaki yükseliş diğer ülkeleride etkiledi. Cuma günü 74.173 seviyelerinde olan Borsa'nın bu hafta 73-74.000 bandında hareketi normak karşılanabilir.

Faiz
Haftaya %9 seviyesinin altnda başlayan piyasada genel olarak tahvile gelen düşük talep kendini gösteriyor. Faizi 2.70'lere çıkan ABD 10 yıllık faizleri sebep gösteriliyor. Perşembe günü 9.13 görüldü. Valörlü piyasada faiz 9.37 oldu. Cuma günü bileşik faiz 9.21 civarında oluştu. Bu hafta sanki faizlerde yükselme bekleniyor havası var.

Dolar
Eylül ayında FED'in azaltmaya başlayacağı beklentisi kuru yükseltti. Dolar perşembe günü 1.94 cuma günü ise 1.9356 görüldü. Gelişmelere göre hareket edecek dövizlerde parite 1.3356 civarında. Hareket olursa dolar lehinde olacak. Euro ise haftayı 2.5872'den kapattı.
Esenlikle Kalın.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.