• BIST 105.268
  • Altın 163,674
  • Dolar 3,9702
  • Euro 4,6602
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 3 °C

Merhaba Budapeşte!-2

Merhaba Budapeşte!-2
Bir bayan şöförün kullandığı ve Kappatur için kiralanmış iyi bir otobüs ile önce otele gidip yerleştik, sonra da şehir turuna çıktık

CAN PULAK- GEZİ NOTLARI (2)
BUDAPEŞTE / MACARİSTAN - Havalimanlarından yurtdışına çıkış ve girişleri rahatlatmak gerek. Bunun için pasaport polislerinin sayısını arttırmalı ve boş kabinlere görevli koymalıyız.
Budapeşte’ye gitmek üzere çıkışta yarım saat, dönüşte ise 40 dakika kuyruklarda bekledik. Gerçi biz alışkınız ama, turistlere ayıp oluyor.
Yüzbinlerce polise sahip olup da,40-50 polise giriş ve çıkışta görev veremiyorsak eğer, basit sorunları çözmede çok tembel davranıyoruz demektir.

hindistan-do-co--ikram-3.jpg

UÇAKTA HER CİNS İÇKİ VARDI

Bindiğimiz THY uçağı, personeli ve yemekleri, gidişte de dönüşte de mükemmeldi.
Haksızlık yapmayalım, yanlışları olabilir, iktidarın siyasi politikasına paralel yürüyebilir, personelini çağın gerisine atacak uygulamalar yapabilir. Ama THY’nin genel çizgisinde değişiklik olduğu, uçaklarda içkilerin kalktığı ve personel kıyafetinin ilkelleştiği iddiaları doğru değil.
Uçakta her cins içki vardı, yemek servislerinde kırmızı ve beyaz şarap da ikram ediliyordu. Hostese sordum, Avrupa’ya giden uçaklarda her şey eskisi gibi, ancak bazı Arap ülkeleri ve iç hatlardaki çok kısa mesafeli uçuşlarda içki servisi yokmuş.

ucak-havalimani.jpg

ORTA AVRUPA’NIN EN BÜYÜK İKİNCİ ŞEHRİ

İki saatlik çok rahat ve konforlu bir uçuştan sonra Macaristan’ın başkenti Budapeşte’ye indik. Bir bayan şoförün kullandığı ve Kappatur için kiralanmış iyi bir otobüs ile önce otele gidip yerleştik, sonra da şehir turuna çıktık. Otelimiz merkeze biraz uzaktı ama, 4 yıldızlı ve temizdi.

budapeste-5.jpg

Budapeşte, Berlin’den sonra Orta Avrupa’nın en büyük ikinci şehri. Tuna nehrinin iki yakasındaki şehrin sağ tarafı Buda ve sol bölümü de Peşte kıyısı şeklinde ikiye ayrılmış.
Tuna’nın sol kıyısında şatolar, parklarla süslü modern caddeler ve tarihi semtler var. Şehrin beyni ve merkezi ise, nehirin sağ tarafında yer alıyor.
Erszebet köprüsü, Gellert tepesi, Balıkçılar kulesi, St.Mathias katedrali, meşhur zincirli köprü, müthiş görkemli Parlamento binası ve Kahramanlar Meydanı mutlaka görülmesi gereken yerler arasında…

macaristan-miting.png

AKILLI VE USLU MİTİNG YAPIYORLAR

Kahramanlar Meydanı’nda kendimizi bir mitingin ortasında bulduk. Son seçimde 6 mebus çıkaran sağ parti, iktidarın aleyhinde bir toplantı düzenlemişti. Hayli kalabalık vardı ama, polis filan göremedik ortalıkta. Üstelik dünyanın en fazla biber tüketen bu ülkesinde, biber gazını tanıyan da yoktu. İnsanlar ellerindeki bayraklarıyla konuşmaları efendice dinliyorlar ve ölçülü bir şekilde alkışlıyorlardı. Ne bizdeki gibi görsel şölenleri vardı ne de şovları. Akıllı ve uslu bir miting yapıyorlardı.
Macaristan 10 milyonluk bir ülke. Nüfusun 2 milyonu Budapeşte’de yaşıyor. Gelen vurmuş, giden vurmuş, harbin her türlüsünü ve işgalin her çeşidini yaşamışlar. En çok da bizden yani Osmanlı’dan çekmişler.

budapeste-4.jpg

BİR KAHVE İÇİN 150 YIL

Macarlar esprili insanlar… Biz Türkleri görünce (Bir kahve içmeye geldiniz,ülkemizde 150 yıl kaldınız) diye takılıyorlar. Macar ekonomisi pek güçlü değil. Avrupa Birliği bu yüzden (hele bir iktisadi istikrarı kazanın, sonra euro’ya geçersiniz)
demiş. Günlük hayatta euro da kullanılıyor ama, piyasaya Macar parası daha hakim. Turizmden ve tarımdan iyi kazanıyorlar. Küçücük ülkeye yılda 14-15 milyon turist geliyor.
Fert başına düşen milli gelirlerini 13.000 dolar diye ilan ediyorlar ama,bu rakam gerçek değil ve halka hiç yansımamış. Tıpkı bizdeki gibi… Zengini de fakiri de çok ama orta sınıfı kalmamış gibi. Otomobil sahibi olmak çok kolay ve ucuz. Ayda 50 euro taksitle oto alabiliyorsunuz, ancak benzin çok pahalı..Yiyecek de ucuz sayılmaz.

gulas-muzik.jpg

GULAŞ ÇORBASI VE MÜZİK

Budapeşte kimliğini mükemmel korumuş, çok güzel bir şehir. Tarihi binaları muhteşem, değerli birer tablo gibi. Hele geceleri öylesine güzel bir aydınlatma yapıyorlar ki, şehir gözalıcı bir mücevher gibi pırıl pırıl parlıyor. Bu manzarayı Tuna üzerinde çalışan turistik teknelerden izlemek gerek.
Müzik ve gulaş çorbası, halkın dikkati çeken iki tutkusu.
Gece gündüz Gulaş içiyorlar, bu çorba her yemekte var. Müzik ise gerçek gıdaları. Komünizm döneminde 56 bin müzisyenleri varmış. Demokrasi gelince hepsi serbest çalışmaya başlamışlar. Bu yüzden bol ve kaliteli sanatçıya sahipler. Ayrıca Roman’lar da Çigan müzikleriyle çok ünlü. Gece gittiğimiz bir restoranda görevli Çigan orkestrası, her milletin müziğini rahatça çaldı. Bizim Türk olduğumuzu öğrenince de, Ayten Alpman’ın (Bir başkadır benim memleketim) şarkısını hem çalıp, hem söylediler.

Üçüncü Yazı: Tek kurşun atılmadan bölünen ülke
 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kadir Uğur’a Kuşadası’nda veda21 Ağustos 2017 Pazartesi 13:00
  • Salda Gölü, turistlerin yeni gözdesi10 Temmuz 2017 Pazartesi 22:00
  • Türklerin yeni gözdesi Ukrayna05 Temmuz 2017 Çarşamba 15:00
  • Egzotik ve romantik balayı rotaları05 Temmuz 2017 Çarşamba 14:00
  • AB için 3. kuşak pasaport30 Mayıs 2017 Salı 14:00
  • Legoland Malezya’da %25 indirim08 Mayıs 2017 Pazartesi 18:00
  • Türk turizmciler Hindistan’da-126 Eylül 2016 Pazartesi 09:00
  • Hindistan gezisi öncesi canlı23 Eylül 2016 Cuma 09:20
  • Kıbrıs turizminde bayram sevinci03 Eylül 2016 Cumartesi 10:00
  • Tebriz’den Evliya Çelebi iyi sözeder26 Ağustos 2016 Cuma 15:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.