• BIST 109.666
  • Altın 156,594
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara -1 °C

MDÖ'den Seka Limanı tepkisi

MDÖ'den Seka Limanı tepkisi
MDO Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Lokmanoğlu, Taşucu Seka limanı ve fabrikasının turizm alanı ve marinaya dönüştürülmesine tepki gösterdi.
MERSİN-Mersin Deniz Ticaret Odası-MDO Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Lokmanoğlu, Taşucu Seka limanı ve fabrikasının turizm alanı ve marinaya dönüştürülmesine tepki gösterdi. 
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın 30/07/2008 tarih ve 5745 sayılı yazısında, Sümer Holding bünyesindeki Akdeniz Kağıt Sanayi fabrika alanı ve limanı ile ilgili yeni bir imar planının hazırlanarak ilgili kurumların görüşüne sunulduğunu bildiren Lokmanoğlu "Söz konusu planda SEKA fabrika sahasının turizm alanı, SEKA Limanı'nın ise yat limanı olarak gösterildiğini öğrenmiş olduk," dedi.
Dünyada hızla gelişen deniz ticaretine bağlı olarak tüm ülkelerin, özellikle de Akdeniz'e kıyısı olan ülkelerin liman yatırımlarına yöneldiğini söyleyen Lokmanoğlu, Doğu Akdeniz'de Mersin ve İskenderun limanlarından sonra gelen, ekonomik ve stratejik anlamda büyük önem taşıyan Taşucu SEKA Limanı'nın ve fabrika sahasının turizm alanı haline getirilerek marinaya dönüştürülmesinin nedeninin anlaşılamadığı gibi kabul edilebilir bir durum da olmadığını söyledi.

Lokmanoğlu olanları "Bölgede altyapıları DLH tarafından tamamlanan ve üç kez ihaleye çıkılan Mersin, iki kez ihaleye çıkılan Erdemli/Kumkuyu marinaları işletmecilerini bulamamış ve altı yıldır atıl dururken son derece geniş hinterlandı ile her türlü gelişime açık bir limanın yat limanı yapılmak istenmesi akla ve bilime aykırı olduğu kadar kurumlararası iletişim sorunları ve kamu kaynaklarının amacı dışında kullanılmasının en acı göstergesidir," şeklinde eleştirdi.

Uyarılar gözardı edildi

Öncelikle böyle bir planın tersane alanı ile ilgili davanın halen devam ettiği ve davanın seyrini doğrudan etkileyeceği bir süreçte yapılmasının nedeninin anlaşılamadığına işaret eden Cihat Lokmanoğlu şunları söyledi:

"Kaldı ki SEKA fabrika sahasına olan ilgileri çok iyi bilinen belde yönetiminin istekleri doğrultusunda sanayi alanı statüsünden çıkarılması planlanan fabrika sahasının nasıl bir çalışma ve değerlendirme sonucu turizm alanı yapılmasına karar verildiği de anlaşılır değildir. SEKA Limanı'nın bir bölümünün tersane alanı olarak belirlenmesi ve limanın yolcu trafiğine açılması konusunda görev alan bakanlık, kurum ve kuruluşların yıllar süren çalışmalarının yanı sıra Denizcilik Müsteşarlığı'nın Taşucu Balıkçı Barınağı'nın yetersizliği nedeniyle yük ve yolcu trafiğinin SEKA Limanı'na kaydırılması kararı ile DPT'nin önerileri doğrultusunda Denizcilik Müsteşarlığı'nca Türk Lloydu'na yaptırılan Tersaneler Master Planı çalışmalarında, tersane alanı ile ilgili yer alan hususlar göz ardı edilemeyecek kadar önemli ve bilimsel nitelikli çalışmalardır. Ancak ne var ki Denizcilik Müsteşarlığı, imar plan teklifine ilgi (b) yazıları ile uygun görüş vererek bir yerde kendi çalışmalarını bile göz ardı etmiş bulunmaktadır."

Fabrikanın denize kıyısı yok

Mersin Deniz Ticaret Odası-MDO Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Lokmanoğlu, denize kıyısı dahi bulunmayan bir fabrika sahasının, denize sıfır beş yıldızlı Taşucu-Best Hotel'in giderek düşen turizm potansiyeli karşısında kapandığı bir beldede turizm alanı ilan edilmesinin de son derece düşündürücü olduğunu ifade etti.

Mersin Limanı'nın özelleştirme sonrası hızlı gelişimi ile global deniz taşımacılığının lokomotifi olan konteyner taşımacılığına ağırlık vererek yatırımlarını bu yöne kaydırdığına işaret eden Lokmanoğlu, "JICA-Türkiye Cumhuriyeti Ulusal Liman Gelişim Master Planı-Ulimap nihai raporunda da vurgulandığı üzere Akdeniz'in en güçlü aktarma limanı olma yolunda hızla ilerlemektedir. Konteyner trafiğindeki artışa paralel artış gösterecek olan Akdeniz için genel kargo ve dökme yüklerin stratejik öneminin yanı sıra, GAP projesinin 2010 yılında tamamlanması ile toplam kapasitenin iki kat artacağı değerlendirilmektedir ki bu durumda Mersin Limanı'na alternatif olarak kullanılacak olan SEKA Limanı ayrı bir önem kazanacaktır. Yine JICA tarafından hazırlanan raporda belirtildiği gibi, uzun vadede ihtiyaç duyulacak yatırım tahminine göre, mevcutlara ilaveten, Akdeniz Bölgesi'nde beş adet konteyner rıhtımı ve on adet genel yükler için çok amaçlı rıhtım yapılması gerekmektedir. Böyle bir durumda SEKA-Taşucu Limanı'nın mevcudiyetinin önemi ve gereği bir kat daha artmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.

Lokmanoğlu, yapısı, konumu, ulaşım kolaylığı, rıhtımlarının durumu, geri sahası, mevcut ekipmanları ve mendirekler ile korunmuş deniz sahası gibi kriterler göz önünde bulundurulduğunda, hali hazırda bu şartlara sahip SEKA-Taşucu Limanı'nın işlerliğinin arttırılarak genel kargo ve dökme yüklerin de bu limana daha yoğun bir şekilde yönlendirilmesinin uygun olacağını söyledi.

Lokmanoğlu, ayrıca Mersin Deniz Ticaret Odası'nın öncülüğünde, Mersin merkezli denizcilik şirketleri ile oluşturulan Mersin Ortak Girişim Grubu'nun Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın SEKA Limanı için 2003 yılında açmış olduğu ihaleye katıldığının ve en yüksek bedeli önerdiğinin de göz ardı edilmememesini istedi.

Limanlar teşvik edilmeli

"Avrupa Birliği'ne üye ülkeler ile aday ülkelerin ve AB'ne coğrafi yakınlığı olan ülkelerin katılabileceği Marco Polo II Programı dahilinde karayollarında taşınan yükün kısa mesafe deniz yolu taşımacılığı-KMDT ve liman imkanlarının geliştirilmesi programına ülkemizin taraf olması konusundaki çalışmaların da Denizcilik Müsteşarlığı'nca sürdürüldüğü bilinmektedir. Hal böyleyken ülkemizin deniz ulaşımı ve deniz ticaretinin dışa açılan kapısı olan limanlarımızın ve tersaneciliğimizin gelişmesi yönünde çok değerli çalışmaları olan Denizcilik Müsteşarlığı'nın ilgili yazılarıyla hazırlanan imar planının salt seyir emniyeti ve deniz güvenliğiaçısından değerlendirilmesinin de nedeni anlaşılamamıştır," diyen Lokmanoğlu, SEKA-Taşucu Limanı'nın Suriye, Lübnan, İsrail gibi ülkelere yakınlığı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne en yakın Türk Limanı olması, Doğu Akdeniz çanağının lojistik üssü olma özelliği gibi nedenlerden dolayı Türkiye'nin güvenlik stratejisi açısından da son derece önemli olduğunu ifade etti.

Lokmanoğlu "Kurumsal yapıları yıpratan bu ve benzeri popülist yaklaşımlarla ve zorlama kararlarla yapılan planların, ne turizme, ne sanayiye ne de denizciliğimize hiçbir katkısı olmayacağı gibi, mevcut bir limanı, atıl duruma getirerek ekonomi dışında bırakılmasına yol açacaktır ki, kamusal yarar göz ardı edilmiş olacaktır," şeklinde konuştu.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.