• BIST 94.571
  • Altın 209,391
  • Dolar 5,3365
  • Euro 6,1092
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 8 °C

Masalar ve düşündürdükleri

Öner Y. Ilgaz

Yemek masaları Anadolu topraklarına gireli kim bilir kaç yıl oldu?
Yer sofralarında yemeklerin yendiğini saray gravürlerinde bile gözlemliyoruz.
Çocukluğumda Artvin evlerinde sofra örtüsünün üzerine konan yuvarlak sofra etrafına dizilip,ortaya konan kazandan payımıza düşecek yemeği beklerdik edeple.
Yemek dağıtımı hep büyükten başlatılırdı, en küçüğe doğru.
Su küçüğün,sofra büyüğün deyişine uygun…

Televizyonlarımızda yapılan yemek programlarında, sofra kültürü, sofra adabı, sofra tanzimi görmek mümkün olmuyor.
Neredeyse bütün programlarda yemek bir tabakta sunuluyor.
Kamera onun üzerine zum yapıyor.
Bu yemek böyle yapılır, böyle tabağa konur..
Peki, peki anladık da bütün mesele bu mudur?
Yemek kültürü diye bir tanım yok mudur ?

Eski sofra örtülerinde hiç üçgen örtü hatırlamıyorum.
Masaya geçtiğimizde de masif ceviz masalarımız ya kare olurdu, ya da dikdörtgen.

Önemli televizyonlarımızın haber benzeri, söyleşi benzeri programlarında masalar hep Üçgen.
Bu üçgen masalar eskiden çok keskin çizgilerle yapılırdı şimdilerde köşeleri törpülenmiş,hani üçgen de,üçgen değilmiş gibi..

Herhalde bu üçgen masaları tasarlayanların bir bildiği olsa gerek.  
Acaba bizler de yemek sektörüyle uğraşanlar lokantalara, otel restoran ve barlarına üçgen masalar mı koysak?
Böyle yaparsak acaba yemek servisi daha mı  rahat olur?
Yoksa yemekte insanlar daha samimi mi olur?

Derdimizin üzüm yemek, bağcı dövmemek olduğunu bizi tanıyan herkes bilir.
Dikkatimizi çektiğinden okuyucuya aktaralım dedik.

Cevabını aldığımızda da aynen aktaracağımıza söz veriyoruz.

Bu yazı toplam 6415 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.