• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C

Marinalarda yer yok, fiyatlar uçtu

Marinalarda yer yok, fiyatlar uçtu
Denize çıkma hayallerini gerçekleştirme yolunda ilk adımı atan ve “ tekne sahibi olmayı başaranları şimdi marina fiyatları kara kara düşündürüyor.

SERDAR BAPOĞLU-TURKSAIL


İSTANBUL- Denize çıkma hayallerini gerçekleştirme yolunda ilk adımı atan ve “bir şekilde” son derece “mütevazı” olsa da bir tekne sahibi olmayı başaranları şimdi marina fiyatları kara kara düşündürüyor.
Zira İstanbul"da tüm marinalar tıka basa dolu. Bu da marina fiyatlarına “zirve” yaptırdı. 2009 yılı için açıklanan zam oranı euro bazında yüzde 60-85 arasında değişiyor.

FİYAT ARTIŞI ŞOK YARATTI
Marinalar tarafından açıklanan son zam oranları “orta halli” tekne sahipleri arasında “şok” etkisi yarattı. Tartışmalar, çözüm önerileri, görüşler, fikirler ortalarda uçuşuyor. Marinaların içinde “ucuz bağlama yeri sağlayabilmek için yat kulüplerinin kurulması”ndan, “balıkçı barınaklarının ıslahına” kadar pek görüş ortaya atılıyor. Hatta tekne sahiplerinin toplanıp kooperatif kurarak kendi marinalarını inşa etme projeleri bile tartışılan görüşler arasında.
Bir grup ise daha “gerçekçi” ve “olabilir” bir tavır sergiliyor ve “Toplanalım, Büyükşehir Belediye Başkanı"na gidip derdimizi anlatalım, destek” isteyelim diyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi"nin bir süre önce “marina işletmeciliğine” el atıp, İstanbul"un belli yerlerindeki marina veya koyları elden geçirip “İSPARK” şemsiyesi altında hizmete sokacağı fikri şimdi yat sahiplerinin en büyük beklentisi durumda.

MARİNALARA “OPEC” BENZETMESİ
Bu tartışmalar “kapalı devre” bir ortamda sürerken, Gezgin Korsan grubunun somut bir adım atarak “marina zamlarını protesto etmek” amacıyla bir yarış düzenlemesi konuyu yeniden alevlendirdi.
“Holding” destekli bazı marinaları Petrol Üreten Ülkeler Toplukluğu “OPEC” olarak adlandıran tekne sahipleri yer yokluğunun “daha fazla getiri için fırsat” olarak değerlendirildiği görüşünde. “Yüzde 85"lere varan bağlama fiyatlarındaki artışı daha farklı değerlendirmemize olanak yok” diyorlar.

FİYATLAR NEDEN EŞİTLENDİ?
Tartışılan bir diğer nokta da fiyat ayarlamalarının çeşitli marinalar arasında “eşitlik” sağlamaya yönelik olması. Fiyatlarını aynı seviyeye çeken marinaların “birbirlerinden tekne çalmamak” adına böyle bir “eşitleme” yaptıkları görüşü oldukça yaygın.
Yapılan son ayarlamalarla birlikte 7-10 metrelilk bir teknenin yıllık marina bağlama fiyatı yaklaşık 5-6 bin euro arasında. Fiyatlandırmada teknenin tipi ya da cinsinin dikkate alınmaması tekne sahipleri arasında “sıkıntı” yaratan bir diğer noktayı oluşturuyor.
“Marinalar, süperlüks bir motoryatla, mütevazı bir tekneyi aynı kefeye koyuyor” diyen tekne sahipleri “dışlandıklarını” ve “sahipsiz kaldıklarını” düşünüyor.

“BİZE "GİDİN" DİYORLAR”
Adını açıklamak istemeyen bir tekne sahibinin bu konudaki sözleri oldukça ilginç.
“Özellikle İstanbul"un en büyük iki marinası Monaco olma derdinde. Bunun için "yer açmaya" çalışıyorlar. Fiyatlarını da bu tip teknelere uygun bir düzeye çekiyorlar. Bize verdikleri mesaj da şu: "Ya o tip teknelerle aynı parayı ödersiniz, ya da çeker gidersiniz." Gidelim, tamam. Ama nereye?”

SONUÇ
Bir yanda “yer yokluğu”, diğer yanda “bir işletmenin para kazanma” düşüncesi…
Diğer kanatta hayallerini gerçekleştirme adına “kelepir” fiyatla aldığı teknesini bağlayabilecek yer bulamayan tekne sahibi..
Şimdi bu iki cephenin görüşünü birden değerlendirebilecek bir otoritenin ortaya çıkıp “ağırlığını hissettirmesi” gerekiyor. Zira “Denizci bir ulus olma” hedefi “sözde” kaldığı takdirde insanların “denizden uzaklaşacağı” kesin.
Neler yapılabileceği konusunda kısır tartışmalarla zaman harcamak yerine, “denizci” olan ülkelerde neler yapıldığını incelemek ve bunları uygulamak en doğru çözüm gibi.

DENİZCİ ÜLKELER NE YAPIYOR?
Örneğin İsviçre.. Denizi yok, en yakın denize ulaşabilmek için “ülke geçmek” gerekiyor. Elinde olan sadece "deniz" olarak adlkandırdıkları birkaç “göl”. Ama “sularında dolaşan” tekne sayısı neredeyse Türkiye kadar. Göllerin kıyısı yüzer marinalarla dolu. Dünyanın en zorlu mücadelesi America"s Cup"ı iki yıl üst üste kazanması da bu “kültür”ün bir sonucu.
Örneğin İngiltere… Minicik bir sahil kasabası olan Poole'da bile onlarca marinası ve binlerce teknesi var.
Örneğin Fransa… Sadece İstanbul"un Etiler bölgesi kadar bir alanda yer alan Cannes"da her biri Ataköy Marina'dan büyük iki marinası bulunuyor.
Örneğin İtalya, İspanya, Yunanistan…
Ya da gelir seviyeleri daha düşük olan Romanya, Bulgaristan, Hırvatistan…
Çözüm arayışı için örnek alacağımız pek çok ülke var.
Ancak bu “kültürü” benimsemiş olmamız gerekiyor.
Biz kıyılarımızı toprak dökerek otopark yaparken, Hollanda toprağı kazıp “denizi içeri alarak” marina alanı yaratıyor.
Söz ettiğimiz “denizci kültürü” işte bu.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.