• BIST 105.026
  • Altın 162,753
  • Dolar 3,9187
  • Euro 4,6430
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 4 °C

Mandrake bu sefer gerçekten kayboldu

Kâmil Yüceoral

Türkiye nin Zati Sungur’dan sonra yetişen, en iyi ve dürüst illüzyonisti ve vantirologuydu. Duyu yanılsaması konusuna henüz çocukken ilgi duydu. "Fenni Eğlenceler" isimli bilimsel bir kitaptan, illüzyon sanatının inceliklerini ve sırlarını öğrendi. Kendi kendisini geliştirerek zevkle izlenen gösteriler oluşturdu. Onu  izleyenler, algı kusurlarını daha baştan bilerek ve isteyerek, gösteri sırasında nasıl yanılacaklarını öğrenmek ve böylece eğlenmek üzere para vererek onu izlediler. Hiç kimseyi kandırıp, onlara ait bir değeri çalmadı. Onun gösterisi için ödedikleri bilet parasını, sonuna kadar hak ederek,hem izleyicilerini neşe ile eğlendirdi,hem de  uyandırdı.

mandrake-6.jpg

Bu günkü çocukların ve gençlerin internet kahramanları gibi, 1960 lar da çizgi romanlar meşhurdu. Sihirbaz Mandrake de, yardımcısı Abdullah ile beraber sevilen çizgi roman kahramanlardandı. Organizatörü de o zamanki modaya uyarak, 1962 yılında kendisine Mandrake adını verdi. O da ismini sevdi ve benzer pozlar vererek medyadaki yerini aldı(1,2). 1965 yılında Türkiye Sihirbazlar şampiyonu oldu. Birçok yabancı ülkede gösterileri zevkle izlendi. 1979 yılında tüm bildiklerini paylaşarak yeni illüzyonistler yetiştirmek üzere, Türkiyenin ilk İllüzyon Okulunu açtı. 1985 yılında, İllüzyonisler Derneğinin Kurucu Başkanı ve 1 numaralı üyesi oldu.

mandrake-5.jpg

mandrake-2.jpg

'28 Mayıs 2014 tarihinde sergilediği son gerçek gösterisinde, bir daha sahneye dönmemek üzere, o meşhur kırmızı pelerinin altında kayboldu. 50 yılı aşan meslek yaşamında, tiyatro sanatlarının (oyuncuyu ve sahneyi orijinali gibi algılatmayı amaçlayan) anası olan illüzyonu geliştirmek için mücadele verdi. Bu sanatı küçümseyen, eğitim ve kültür dünyamızdan öteleyen, haksız eleştiriler getirenlere karşı; Türkiye deki her illüzyonist gibi, tek başına mücadele etti. Kendi okulunu kendisi açtı, gerçek göz boyayıcı hırsızlara karşı, insanları korumaya çalıştı.

Mehmet Ertuğrul Işınbark (Mandrake) nin aramızdan ayrıldığını, onu çok seven öğrencisi İllüzyonist Dr.Özlen Tuncer (TORA) nın acı dolu telefonu ile öğrendim. Daha bir hafta önce Dr.Tuncer ile Istanbul da buluştuğumuzda da benzer konuları konuşmuş, Turizm ve Gösteri sanatları içinde İllüzyonistlerin zayıflayan yeni yerini tartışmıştık. Tuncer in ABD de aldığı Dr. ünvanını kabul etmeyen ve onu akademik bir öğretim görevlisi olarak görmek istemeyen yüksek öğrenimde, illüzyonizm eğitimine hiç bir şekilde yer vermeyen eğitim sistemimizin; reklam ve pazarlama alanlarındaki çelişen gayretlerini tartıştık. Siyasal iletişim, moda,makyaj, estetik cerrahi gibi; müşterilerini, ürünlerini, olduklarından farklı ve değişik göstererek bir başka tür illüzyonla çekici kılmaya çalışan disiplinlere gösterilen ilginin yanında, izleyenlerine adeta "yanılsama aşısı" yaparak, onları kandırılmaya karşı eğlendirerek uyaran illüzyonistlerin, neden tüketim toplumundan dışlandıklarını gözden geçirmiştik.

mandrake-1.jpg

Mandrake 74 yaşında hala verimli olduğu bir yaşında, Çanakkale de ailesi ile birlikte yaşarken sessizce aramızdan ayrıldı.Önce Koca Mustafa Paşa Çevre Tiyatrosundaki resmi törene katılan sevenleri, daha sonra onu kendi semti olan Fatih camiinde kılınan öğle namazı sonrası, Topkapı mezarlığındaki ebedi istirahatgahına uğurladılar.
Ardından bir ajansın hazırladığı kısa ölüm haberi, bazı gazetelerin, arka sayfalarda küçük bir yazı şeklinde yayınlandı. Bu büyülk insanı ve uğraşısını kurucu başkanı olduğu derneği bile kendi web sitelerinde yayınlamayı unuttu. Anlaşılan gerçek illüzyonistlere karşı gösterilen ilgisizlik, onları bile yıldırmıştı artık. Bu evrensel sanat ve sanatkarlar, yok olmaya doğru giderken; başta Turizm ve Tiyatro camiamız olmak üzere geleneksel sessizliğimizi koruduk..

mandrake-3.jpg

Saygı duydukları mesleği nedeniyle, onun gerçek adını bile unutarak Mandrake diye hitap eden eşi Süheyla Işınbark taputuna sarılarak ağlarken, kızı Işın Işınbark da "onu o hep güler yüzüyle hatırlayın" diyordu.
Gerçekten de Mandrakenin o gülümseyen yüzünü hep birlikte iyi hatırlamalıyız ki, bizi gerçekten kandırarak elimizde avucumuzda ne varsa alan, geleceğimizi karartan yalanlara, yalancılara ve yanılsamalara karşı daha uyanık olmak için; illüzyonun ne olduğunu daha iyi öğrenelim

Ruhun şad olsun büyük usta  

Bu yazı toplam 8578 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.