• BIST 103.235
  • Altın 197,827
  • Dolar 4,7171
  • Euro 5,5018
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 17 °C

Macar kralının evi müze oldu

Macar kralının evi müze oldu
Macaristan'ın ulusal kahramanı Lajos Kossuth'un 19. Yüzyılda iki yıl kaldığı ev ise günümüzde müze olarak hizmet veriyor.
ANKARA -Kütahya Müze Müdürlüğüne bağlı Arkeoloji Müzesinde, ildeki antik kent kazılarında gün ışığına çıkarılan eserler, Çini Müzesinde ise tarihi çini ve seramik ürünler sergileniyor. Macaristan'ın ulusal kahramanı Lajos Kossuth'un 19. Yüzyılda iki yıl kaldığı ev ise günümüzde müze olarak hizmet veriyor.
Kütahya'da Germiyanoğlu beylerinden Umur Bin Savcı'nın, Alaşehir'deki gayrimüslim erkeklerden topladığı cizye ile 1314 yılında yaptırdığı Vacidiye Medresesi, 1965'te Kütahya Arkeoloji Müzesine dönüştürüldü ve bu yapı 1999'da restore ettirildi.



Müzede geç Miyosen dönemden başlayarak Paleolitik, Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine kadarki kültür varlıkları ziyaretçilerin izlenimine sunuluyor.
Dünyadaki 27 Amazon lahdinden en sağlamı da Kütahya Arkeoloji Müzesinde korunuyor. Müzenin orta eyvan kısmındaki lahit, Çavdarhisar ilçesi yakınındaki Aizanoi Antik Kenti'nin 3 kilometre batısındaki nekropol alanında 1990 yılında yapılan kazılarda ortaya çıkarıldı.
Müze ziyaretçilerinin en çok ilgisini çeken eserlerin başında yer alan lahdin, Aizanoi Valisi Cladius Severinus'un kendisi ve eşi Berenice için ölmeden önce mermer ustalarına yaptırdığı rivayet ediliyor.
Altıntaş ilçesinde bulunan ve çağdaş kapı formlarının ilk örneklerinden sayılan kapı tipi mezar stelleri de, Arkeoloji Müzesinde tutuluyor. Romalı çiftçilerin kullandığı kara sabanın benzerlerini de müzedeki mezar taşlarında görmek mümkün.
Kütahya bölgesi aynı zamanda Friglerin ana tanrıçası Kybele'nin ana vatanı olarak biliniyor. Arkeoloji Müzesinde Kybele'nin değişik biçimlerde yapılmış heykelcik ve kabartmaları bulunuyor. Ay Tanrıçası Hekate'den Afrodit'e, Satyr'den Romalı rahiplere kadar nadir heykeltıraşlık eserleri de burada sergileniyor.
Roma İmparatorluğunca para basma yetkisi verilen 7 antik kente sahip Kütahya'da basılan sikkelerin seçkin örneklerinin muhafaza edildiği Arkeoloji Müzesinde 37 bin eser bulunuyor.
Kütahya'da, son Germiyan Beyi 2. Yakup tarafından külliye olarak yaptırılan ve uzun yıllar Vahid Paşa Halk Kütüphanesi olarak kullanılan yapı, 1999'dan itibaren Çini Müzesi olarak hizmet vermeye başladı.
İçindeki yekpare mermer şadırvandan dolayı "Gökşadırvan" olarak da isimlendirilen yapıda, topraklarını Osmanlı'ya vasiyet eden 2. Yakup Bey'in çinili sandukası yer alıyor.
İmaretin bitişiğinde yer alan ve 1960'lı yıllarda yıkılan medresenin taş vakfiye kitabesi, giriş kapısının güneyindeki niş içine alınmış. 39 satırdan oluşan kitabe, Osmanlı Türkçesiyle yazdırılmış. Üzerinde Germiyanoğlu 2. Yakup'un vakfettiği yerler, burada çalışanlara verilecek ücretler ve medreseye gelen misafirlere nasıl davranılacağı belirtilmiş.
Müzenin vitrinlerinde, 14. Yüzyıldan başlayarak günümüzde yapılan örneklerden oluşan ve "ateşte açan çiçekler" olarak tanımlanan çini örnekleri yer alıyor. El emeği, göz nuru dökülerek tek tek fırçayla yapılan bu çiniler birer sanat eseri.
Yapının iç kısmında bulunan odada en eski Kütahya çinileriyle çini yapımında kullanılan madde, boya, fırça ve desen örnekleri sergileniyor. Bu malzemeler, çiniciliğin ne kadar zahmetli bir iş olduğu konusunda ziyaretçilere bilgi veriyor.
Tarihteki ilk toplu iş sözleşmesi olan ve 1766'da Kütahya'da imzalanan Fincancılar Anlaşmasının bir örneği de bu müzede bulunuyor. Orijinali Ankara'daki Milli Kütüphanede olan, Vali Ali Paşa huzurunda yapılan anlaşmada, 24 iş yerinden başka iş yeri açılmayacağı belirtilerek, fincancı usta, kalfa ve çırakların alacağı ücretler tek tek yazılmış. Bu anlaşmaya uymayanların ölüme bedel kürek cezasına çarptırılacağı belirtilmiş.
18. Yüzyılda Macar Devlet Başkanı Lajos Kossuth, uğradıkları zulümden kurtulmak için dönemin Osmanlı Padişahı Sultan Abdulmecit'e bir mektup yazarak, kendisi ve arkadaşlarına kucak açılabilme imkanının olup olmadığını sordu. Onun onayıyla Macar mülteciler Türk topraklarına iltica etti.
Osmanlı'ya sığınan Kossuth liderliğindeki Macarlar, 1850-1851 yıllarında Kütahya'da misafir edildi. Kütahya'nın Börekçiler Mahallesi Macar Sokak'taki evde arkadaşlarıyla 21 ay kalan ve bu süreçte Macar Anayasası'nın taslağını hazırlayıp Türkçe dil bilgisi kitabı yazan Kossuth, daha sonra ülkesine döndü.
Kossuth'un kaldığı ev, 1982'de müzeye dönüştürülerek ziyarete açıldı. Burada Kossuth'un yazdığı kitabın fotokopileri, müzik aletleri, tütün kıyacağı, tabaka gibi objeler, 18. Yüzyıldan kalma piyano, porselen yemek takımları ve Budapeşte'nin eski fotoğraflarıyla klasik Türk evine ait etnografik eserler sergileniyor.
Bahçe içindeki iki katlı, 7 odalı müzenin sokağa bakan kısmında pencere bulunmuyor. Selamlık bölümünün yer aldığı birinci katta yemek odası, yatak odası ve çocuklara ait bir oda ile çalışma odası dikkati çekiyor.
Kossuth'un heykelinin de bulunduğu bahçede her yıl mart ayında Macar Özgürlük Savaşının yıl dönümünde anma törenleri düzenleniyor.
Söz konusu müzeler, pazartesi hariç haftanın her günü 09.00-17.00 saatleri arasında ziyaretçilerine hizmet veriyor.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.