• BIST 88.735
  • Altın 229,317
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 32 °C

Lefter’in ve Denktaş’ın isimleri yazılmalı

Öner Y. Ilgaz

Lefter’in adı Büyükada’ya mimozalarla, Denktaş’ın adı Kıbrıs’ta ulu bir çınara yazılmalı...
Sene 1950’lerin ortası Ankara 19 Mayıs Stadyumu…
O zamanın Şekerhilal sporlu takımının  bir oyuncusu ağabeyim maça götürdü.
Yemyeşil bir sahada çubuklu forması ile Lefter'i ilk görüşüm.
Ve ben artık Fenerbahçeliyim...
Sene 1960’ların ortası, Amerikan şirketinde çalışıyor aynı zamanda üniversiteye gidiyorum. Şirkette mali işler müdürü hasta bir Fenerbahçeli…
Ofisimiz Kabataş set üstünde, biz her Fenerbahçe maçında banko yokuz...
Bu Fenerbahçe fanatiği ağabeyimin kusuru alemci olması…
Her akşam mutlaka rakısını içecek.
İçecek ama içtikten sonra dağıtıyor…
İzmirli ağzıyla küfürler ediyor ancak kimseye dokunmuyor samimiyeti bilindiğinden…
Yine bir akşam yemeği için Tarabya-Kireçburnu taraflarında içkili lokantadayız, eşlerimizle birlikte…
O zamanın denizin üzerindeki salaş ama lezzetleri nefis lokantalarından, hemen birkaçı da yan yana olurdu...
Birden yandaki lokantaya giren Lefter ve ailesi kalabalık bir grup olarak oturdu.
Bizim fanatik Fenerbahçeli ağabeyimiz olayı hepimizden önce gördü ve fırladı diğer lokantaya, Lefterlerin masasına!
Ben yetişinceye kadar olanlar olmuş, ortalık gerilmiş, neredeyse kavga başlayacak...
Bizimkini Lefter’in yanından koparmak mümkün değil.
Her şeyi çok çabuk ve açık olarak anlattım, şahsın sadece Lefter’e taptığını anlattım.
Ve bizimki Fenerbahçe’nin hangi maçında, Lefter’in hangi dakika da hangi ayağıyla gol attığını, hangi takıma karşı hangi gün oynamadığını, ilk maçına çıktığında ne çalımları kimlere attığını anki Lefter’le o maçlarda berabermiş gibi anlattı durdu.
Anlatılanlara Lefter şaşırdı, aile bireyleri yumuşadı, sonra bizimki gözyaşlarıyla Lefter’e sarılarak veda etti...
Ben Lefter’den müsait bir zamanda ofise gelmesini, bir kahvemizi içmesini rica ettim.
Geldi, kahvemizi içti ve fanatik Fenerbahçelinin ne kadar mahcup ne kadar beyefendi olduğunu gördü....
İkisi de yoklar, umarım oralarda bir yerlerde buluşmuşlardır...

Vanderya kitabımı yazıyorum…
İsmail Şahinbaş usta fotoğrafçı…
Fotoğraflarıyla bambaşka bir  anlam yüklüyor esere…
Fotoğraf meraklısı bir Cumhurbaşkanı’na gönderiyorum kitabımdan iki adet.
Kısa sürede cevaplıyor büyük bir samimiyet ve tevazu ile başarılar diliyor beğenilerini de ileterek.
Kimbilir oralarda neler fotoğraflıyordur...
Baki kalan gök kubbede hoş bir seda imiş…

Bu yazı toplam 9171 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.