• BIST 102.572
  • Altın 193,134
  • Dolar 4,6369
  • Euro 5,4757
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 23 °C

Kurumların otorite kavgası mı?

Kurumların otorite kavgası mı?
Sorgulanması gereken, özel yetkili savcıların bu özel yetkilerinin boyutumu yoksa devlet içindeki bazı kurumların otorite kavgası mıdır diye sormak gerekir.

.MURAT EMEN-EMEN&EMEN
HAFTANIN EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ 13-18 Şubat 2012

MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve teşkilat yöneticilerinin özel yetkili savcılıkça şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılması ve ardından gelen restleşmelerle olayın kavga boyutu kazanması medyada değişik yorumlara yol açtı. Cumartesi günü yetkili özel savcı apartopar görevden alındı. Ancak bu olayın yankıları bir müddet daha devam edecek gözüküyor. Bu arada Sn. Başbakan’ın ikinci ameliyatı devreye girdi.
Bu olayda sorgulanması gereken, özel yetkili savcıların bu özel yetkilerinin boyutumu yoksa devlet içindeki bazı kurumların otorite kavgası mıdır diye sormak gerekir. Bu ülkede her savcı bilir ki, yetkisi ne olursa olsun belirli makamları ki kritik konumdaki MİT Müşteşarını sorgulamak istiyorsanız, mevzuatın ötesinde gerekli mercilerle istişare zorunluluğunuz vardır. Bu hiçbir şekilde ihmal edilemez. Aksi hareket ediliyorsa burada mutlaka başka nedenler aramak gerekir. Olay bizce bir savcının görevini kötüye kullandı dedirtmenin ötesindedir. Bekleyip göreceğiz.

emen2a.20120213044337.jpg

TÜRKİYE DİNAMİZMİNİ AKP'YE DEĞİL ATATÜRK'E BORÇLU"

Financial Times gazetesinde yer alan bir yorumda, Türk ekonomisinin dinamizmini AKP'ye değil, Atatürk reformlarına borçlu olduğu vurgulandı.
Ayaan Hirsi Ali tarafından kaleme alınan makalede, Arap baharı sonrası baskıcı rejimlerden kurtulan ülkelerin, kendilerine rol model olarak AKP'yi almaları irdelendi.
Yazıda, batılı yorumcuların büyük bir bölümünün, Arap baharı sonrası güç kazanan İslamcılar içinde sadece bazı küçük grupların "aşırı" ve "şiddete başvuran" İslamcılar olduğuna, genelde İslamcıların böyle olmadıklarına dair bir "aldatmacaya" inandıkları öne sürüldü.
CNNTürk'te yer alan FT makalesinde, geçtiğimiz günlerde Almanya dışişleri bakanı tarafından ileri sürülen, "İslamcılar, batı Avrupa'nın Hristiyan demokratları gibi görülmelidir" şeklindeki açıklamasına da gönderme yaptı ve bu İslamcıların belki de daha çok Türkiye'yi yöneten İslamcılar gibi olduklarını yazdı.
Günümüz İslamcılarını savaş sonrası Avrupa'nın Hristiyan demokratları ile karşılaştırmanın "abes" olduğunu savunan Ali, "Ülkelerini Türkiye'deki İslamcılar gibi yönetecekleri şeklindeki sözlerine inanmak da işe yaramıyor. Avrupa'nın Hristiyan demokratları İncil'den ilham aldıklarını savunabilirler ama doğrudan kutsal kitaptan alınan bir yasayı teklif etmeyi tahayyül dahi etmezler. Oysa, kuzey Afrika ve Ortadoğu'nun İslamcıları onlarca yıldır yasaların Kuran'daki surelerden ve başka İslami kutsal yazıtlardan gelmesi gerektiğini savundular" diye yazdı.
Ali, Mısır, Fas ve Tunus'taki Müslüman Kardeşler hareketi liderlerinin ısrarla Türkiye'deki Adalet ve Kalkınma Partisi'nden farklı olmadıklarını savunduklarını vurgulayarak, "AKP ile aynı ekonomik politikaları benimseyeceklerini söylüyorlar. Pew ve diğerleri tarafından yapılan araştırmalara göre, Ankara'daki hükümet kuzey Afrika'nın her tarafından rol model olarak görülüyor" diye yazdı.
"Ancak Türkiye'nin şartları ile kuzey Afrika ülkeleri arasında radikal farklılıklar var" yorumunu yapan Ali, Türkiye'nin 1920'li yıllarda Kemal Atatürk yönetiminde aralıksız olarak batılılaşma politikası uyguladığını hatırlattı.
"Türk ekonomisinin Müslüman dünyasındaki en dinamik ekonomilerden biri olmasının açıklaması, AKP'nin yaptığı işlerden daha çok Atatürk reformlarıdır" diyen Ali, AKP'nin İslamcı heveslerinin asker, yargı ve basın tarafından kontrol altında tutulduğunu, ancak bunun daha ne kadar böyle sürebileceğinin belirsiz olduğunu savundu.

EURO BÖLGESİ YUNANİSTAN'DAN EK KOŞULLAR TALEP ETTİ
Brüksel'deki euro bölgesi maliye bakanları toplantısında, Yunanistan'a 130 milyar euro'luk ikinci yardım dilimini serbest bırakmadan önce Atina hükümetinin yerine getirmesi istenen yeni koşullar öne sürüldü.

emen3a.20120213044424.jpg

Toplantının başkanı Jean-Claude Juncker, Yunan koalisyon liderlerinin üzerinde anlaştığı son kemer sıkma politikalarının pazar günü parlamentonun onayını almasını bekleyeceklerini söyledi.
Ayrıca, Yunanistan'ın 2012 yılı için bütçesinde 325 milyon euro tutarında ek tasarruf yapması gerektiği belirtildi.
Euro bölgesi maliye bakanları, Yunanistan'ın siyasi liderlerinin reformları nisan ayında planlanan seçimlerden sonra da sürdüreceklerini taahhüt etmelerini de istiyor.
Yunanistan'da teknokrat Başbakan Lukas Papadimos'un liderliğindeki ulusal birlik hükümetini oluşturan koalisyon ortakları, haftalardır süren müzakerelerin ardından maaşlarda büyük çapta kesinti dahil yeni bir dizi kemer sıkma önlemi konusunda dün anlaşmaya varmıştı.
Yunanistan, piyasalara mart ayındaki bono ödemelerini yapabilmesi için, AB ve IMF'nin kemer sıkma politikaları karşılığında taahhüt ettiği 130 milyar euro'luk kredi dilimine muhtaç.
Yunan liderlerin bu hafta üzerinde anlaşmış olduğu kemer sıkma önlemleri arasında asgari ücretin yüzde 22 oranında düşürülmesi, çalışma yasalarının serbestleştirilmesi ve kamu sektöründen 15 bin kişinin işten çıkarılması gibi önlemler yer alıyordu.
Fakat IMF, AB ve Avrupa Merkez Bankası'nın kilit taleplerinden biri olan emeklilik sisteminde reform konusunda Yunan liderler uzlaşmakta zorlandı.
Ek kemer sıkma önlemleri Yunan kamuoyunda öfkeli tepkilere neden oldu. Sendikalar, cuma günü başlayacak 48 saatlik genel grev çağrısında bulundu.

emen4a.jpg

ÖLÜM SARMALINDAN ÇIKIYOR MU?

Yunanistan'ın almayı kararlaştırdığı kemer sıkma önlemleri Parlamento'ya oylamaya gönderildi
Yunanistan'da, hükümetin yeni yardım karşılığında AB ve IMF'nin talepleri doğrultusunda almayı kararlaştırdığı sert tedbirler içeren yeni ekonomik kalkınma programıyla ilgili yasa tasarısı bakanlar kurulunda kabul edilerek Parlamentoya gönderildi.
geç saatlere kadar süren toplantı sonunda oy birliği ile kabul edilen tasarının Parlamentoda Pazar günü oylanması bekleniyor.
AB maliye bakanlarının Perşembe günü Brüksel'de yaptıkları toplantıda öne sürdükleri koşullar gereğince hazırlanan tasarı, tahvil takası planı (PSI), bankaların sermayelendirilmesi ve Başbakan Lukas Papadimos ile Başbakan Yardımcısı Evangelos Venizelos;a yeni yardımla ilgili memorandumu imzalama yetkisi veren üç maddeden oluşuyor.
Papadimos ve Venizelos'un AB ve IMF yetkilileriyle imzalayacağı memorandumun uygulanmasıyla ilgili yasanın ise 15 gün içinde Yunan Parlamentosu tarafından onaylanması gerekiyor.
Bu arada, hükümetin yardım paketi karşılığında almayı kararlaştırdığı ek önlemlere karşı halkın tüm kesimlerinden tepkiler sürerken, Cuma gününden itibaren 48 saatlik grev başlatan Yunanistan İşçi Konfederasyonu (GSEE) ve Yunanistan Kamu Çalışanları Konfederasyonu (ADEDY) Pazar günü Parlamentonun bulunduğu Sintagma meydanında bir gösteri düzenleyeceğini açıkladı.

emen5a.jpg
İTALYAN BANKALARA NOT DARBESİ

Standard&Poor's, İtalya'daki 34 bankanın kredi notunu düşürdü.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poor's (S&P), aralarında UniCredit, Intesa Sanpaolo, Banca Nazionale del Lavoro ve Mediobanca gibi önemli bankaların da bulunduğu 34 İtalyan finansal kuruluşun notunu düşürdü.
Kuruluştan yapılan açıklamada, kararın Ocak ayında İtalya'nın uzun vadeli kredi notunun iki kademe düşürülmesinin sonucu olduğu belirtildi. Kuruluş ayrıca, not indirim kararının İtalya'nın mali kırılganlığı ile bankaların düşük kar beklentisini yansıttığını vurguladı.
Kuruluş ayrıca bankacılık sektörü ülke risk değerlendirmesini ''3'' seviyesinden ''4''e indirdiğini bildirdi.
S&P, 13 Ocak'ta yüksek kamu borcu nedeniyle İtalya'nın uzun vadeli kredi notunu ''BBB ''ya çekmiş, kredi not görünümünü ise ''negatif'' olarak belirlemişti.
İtalya'nın 1 trilyon 900 milyar euroya ulaşan kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı yüzde 120'lere ulaşmış bulunuyor.
Hükümet, kamu borcunu azaltmak için bu yıl düzenleyeceği farklı vadeli tahvil ihaleleriyle 450 milyar euro borçlanmayı hedefliyor. Ancak piyasalarda ciddi bir güven sorunu yaşayan İtalya'nın borçlanma maliyeti çok yüksek seviyelerde bulunuyor.

GOLDMAN SACHS TÜRKİYE İÇİN İYİMSER
Goldman Sachs, Türkiye'nin genel ekonomik aktivitesinde hızlanma işaretleri doğrultusunda Türkiye için 2011 ve 2012 yılı ortalama büyüme tahminlerini yükselttiğini bildirdi.
Goldman Sachs, 2011 yılı için daha önce yüzde 8.1 olarak açıkladığı büyüme tahminini yüzde 8.5'e yükseltirken, yüzde 0.8 olarak duyurduğu2012 yılı ortalama büyüme tahminini de yüzde 2.5'e yükseltti.

emen6a.jpg

2013 yılı büyüme tahmini ise yüzde 4.5 olarak korundu.
Goldman Sachs ayrıca, TCMB'nin uygulamakta olduğu faiz koridoru politikasını üst sınırı olan yüzde 12.5'i, 2012 2. çeyrekte yüzde 10'a çekmesini ve 2012'de ortalama fonlama maliyetinin yüzde 6-7 civarında olmasını beklediğini de vurguladı.
Goldman Sachs, Türk Lirası'nın kısa vadede 1.90 seviyesine kadar gerileyeceği yönündeki tahmininde de değişikliğe gitti. Goldman Sachs, ABD Doları/Türk Lirası paritesinin önümüzdeki 3 ayda 1.75, 6 ayda 1.80, 12 ayda ise 1.85 olacağını öngördü.

PİYASALAR

BORSA

Ünlü işadamı Warren Buffet, verdiği demeçte günümüzde borsanın en uygun yatırım alternatifi olduğunu belirtti.
Dünyada ve Türkiye'de İyimser hava devam ediyor. Bernanke'nin piyasalara verdiği mesajla artan parasal genişleme beklentileri ve Yunanistan'da mutlaka bir çözüm bulunacak anlayışı ile içerde 61.247 puanı gören endeks, gelen satışlarla biraz kaybetti ancak çarşamba gününü 61.117'den kapattı. Herşey iyi giderken birden Yunanistan'dan gelen haber piyasaları düşürdü.
Yunanistan'ın kurtarma paketini garantileyememiş olmasıyla değer kaybeden piyasalardaki düşüş öğle saatlerinde Yunan Sağ Parti Lideri'nden gelen açıklamalar sonrasında hız kazandı. LAOS Partisi lideri, kurtarma paketi üzerinde varılan anlaşmayı desteklemeyeceklerini, Papademos Hükümetinde değişiklikler yapılmasını ve Troyka anlaşmasının Yunanistan'ı koloni haline getireceğini söyledi. LAOS Partisi'nden bakanların istifalarını sunduğu belirtildi.
İçerde de Akbank dördüncü çeyrek rakamları beklenenden düşük gelince borsa haftayı beklenmedik şekilde 59.332'den kapattı.

FAİZLER
Spot piyasada 9.25'den açılan piyasa dar bantta hareket ediyor. Yerli piyasa faizi düşük buluyor. Alıcı olmayabilir. Yabancılar için bu faizler çok iyi. Bu hafta ihaleler var.Goldman faiz tahmininde faiz aralığının 2012 2.ci çeyreğinde %10'a çekilmesini bekliyor.

DÖVİZ
Dış haberler olumlu gelince geçtiğimiz hafta dolar 1.74'e doğru geriledi. Ancak hafta içi gelişmeler doları içerde 1.7651'e taşıdı. AB gelişmeleri önemli. Piyasalar daha fazla düşme beklemiyor.Ancak 1.79'a doğru sert bir çıkışta söz konusu olabilir. Goldman TL/dolar'ı 3. ayda 1.75, 6 ayda 1.80 ve 12 ayda 1.1.85 olarak tahmin ediyor.
Bernanke geçtiğimiz hafta ABD Kongresinde yaptığı konuşmada, ekonomilerini Avrupa'daki finansal krizin etkisinden koruyacaklarını söyledi.Ayrıca daha önce söylediği düşük faiz uygulamasının 2014 sonuna kadar korunacağı söylemini de tekrar etti.
Euro geçtiğimiz hafta biraz da olsa yükseldi ve 1.3270 seviyelerine çıktı.Bu son sekiz haftanın en yüksek seviyesi. TL/Euro haftayı 2.3282 olarak kapattı.

Esenlikle Kalın.


 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.