• BIST 90.665
  • Altın 214,434
  • Dolar 5,3851
  • Euro 6,1005
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 8 °C

Kültür-sanat hayatı iyiye gidiyor

Kültür-sanat hayatı iyiye gidiyor
Günay, üniversitelerin kültür hayatıyla iç içe olmasının, gerçekten kültür-sanat hayatının iyiye ve ileriye doğru gittiğinin göstergesi olduğunu söyledi.

İSTANBUL- Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, üniversitelerin kültür hayatıyla iç içe olmasının, gerçekten kültür-sanat hayatının iyiye ve ileriye doğru gittiğinin göstergesi olduğunu söyledi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ``Geçmiş yıllarda üniversite, duvarlar içinde kendisini topluma kapatırdı. Şimdi mümkün olduğu kadar çok toplumla, toplumun kılcal damarlarıyla bağlantılar kurmamız, bilgimizi, dünyadan aldıklarımızı toplumla paylaşmamız gerekiyor`` dedi.
İstanbul Aydın Üniversitesi`nde düzenlenen şiir sergisinin açılışında konuşan Günay, bir üniversitede şiir sergisini ilk defa gördüğünü belirterek, üniversitelerin kültür hayatıyla iç içe olmasının, gerçekten kültür-sanat hayatının iyiye ve ileriye doğru gittiğinin göstergesi olduğunu söyledi.
Üniversitelerin sosyal yaşamın içine girerek, onu değiştirmeye başladığına işaret eden Günay, ``Çevredeki binalara bakın. Çevredeki binalar buraya, üniversiteye uymaya başlamış. Kafe oluyorlar, sergi salonu oluyorlar... Üniversite, suya atılan bir taş gibi halka halka çevresini güzelleştirmeye, iyileştirmeye, dönüştürmeye çalışıyor. Burada tabii geçmiş yıllarda üniversitelerimizin yaptığı yanlışı yapmamamız gerekiyor. Geçmiş yıllarda üniversite, duvarlar içinde kendisini topluma kapatırdı. Şimdi mümkün olduğu kadar çok toplumla, toplumun kılcal damarlarıyla bağlantılar kurmamız, bilgimizi, dünyadan aldıklarımızı toplumla paylaşmamız gerekiyor`` şeklinde konuştu.
Günay, bugün iki üniversitede katıldığı toplantılar sırasında, üniversitelerin binalarına, yeşil alanlarına dikkat ettiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
``Ben İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum. Biz öğrencilerin bir araya gelmesinin yasaklandığı bir ortamda, bodrum katlarında, tuvalet kapılarının önlerinde bir araya gelip çay içmeyi sosyal ortam sayan bir dönemden geldik. Bugün de her şey elbette mükemmel değil. Hala yapmamız gereken çok şey var. Düşünce özgürlüğü, öğrenme özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, ifade özgürlüğü konusunda, birbirimizin yaşamına, inancına, kökenine saygı gösterme konusunda hala öğreneceğimiz şeyler var. Ben hala insanlığı, insanlığın atası çağında sayıyorum. Gerçek insanlık inşallah ileride daha güzel günler görecek. Bizim yaşamımızda maalesef 60`larda, 70`lerde, 80`lerde birtakım darbe ve kesintiler oldu, ama buna rağmen son 5-10 yıl içinde iyiye ve ileriye doğru gidiyoruz.``
Çin`e gerçekleştirdiği yorucu bir geziden dün gece yarısı döndüğünü, ancak gençlerle buluşma fırsatını kaçırmak istemediği için üniversitenin davetiyle şiir sergisi açılışına katıldığını belirten Günay, ``Gençlerle buluşma imkanı siyasetçilere az veriliyor ve gençler de genellikle beni demin kapıda karşıladığınız gibi alkışlarla değil, daha yenilebilir, içilebilir maddelerle karşılıyorlar. Umarım alkışlarla girdiğimiz gibi alkışlarla da çıkarız`` dedi.
İstanbul Aydın Üniversitesi`nde düzenlenen şiir sergisin açılışının ardından Günay, dünyanın sayılı maket, diorama ve savaş malzemeleri koleksiyonerlerinden Nejat Çuhadaroğlu`nun Yıldız Sarayı Büyük Mabeyn Köşkü`nde düzenlenen ``Yaşayan, Savaşan Osmanlı ve Dioramaları`` adlı sergisinin açılışını yaptı. Günay, bu mekânda Türkiye tarihi ve dünyanın yakın tarihinin bazı özel parçalarının sergilenmesinin önemli olduğunu kaydetti.
Günay, zengin koleksiyonun İstanbul halkıyla paylaşıldığını, şehrin kültür yaşantısına renklilik kattığını belirtti.
Serginin daha çok savaşlara dönük düzenlendiğini dile getiren Günay, tarihte savaşların inkar edilmeyecek bir gerçek olduğunu bildirdi.
Yakın zamana kadar Yıldız ve Topkapı saraylarının çok ihmal edildiğini vurgulayan Günay, şöyle devam etti:
``Şimdi Topkapı Sarayı`nda, en azından hangi objenin nerede olduğunu, hangi yapının nasıl kullanılması gerektiğini bildiğimiz bir yol haritasını önümüze koyabildik. Ve Sur-u Sultani içindeki bütün o dokuyla bağdaşmaz başka kullanımları da dışarı çıkarabildik. Sanıyorum bu dönemin sonuna kadar Topkapı Sarayı`ndaki bütün yapılar, sarayın asıl fonksiyonlarına ve oradaki zenginliklerin sergilenmesine dönük olarak kullanılmış olacak.``
Yıldız Sarayı`nda çalışma yapmakta biraz geciktiklerini kaydeden Günay, ``Yıldız`da sadece birkaç yıl içinde bu Büyük Mabeyn`in restorasyonu bitti. Burayı, devletimizin köklü bir tarihten geldiğini sergileyecek olan kabul mekanlarına ihtiyacı olduğunu görerek, devlet kabul mekanı yapmaya çalışıyoruz. Tabii aynı zamanda bir müze. Yapı tamamen kendi eşyalarıyla, kendi objeleriyle bir müze, ama üst katta cumhurbaşkanımızın, başbakanımızın ancak kabullerde kullanacağı bir kabul salonu yapma ihtiyacı hissediyoruz`` şeklinde konuştu.
Günay, tarihin iyi bilinmesi ve unutulmaması gerektiğini belirterek, ``Çünkü çok güzel bir söz var; hayat ileriye doğru yaşanıyor, ama geriye bakınca anlaşılıyor. Nereden geliyoruz, hangi kökten geliyoruz, hangi güçten geliyoruz- Bunu geriye baktığımız zaman anlıyoruz. O zaman bu mekânlarımızı, onların tarihteki özelliklerine uygun bir şekilde, bugünkü hayatımızda saygıdeğer bir yere koymamız gerekiyor`` dedi.

İstanbul Ajansı
 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.