• BIST 116.856
  • Altın 160,984
  • Dolar 3,7699
  • Euro 4,6154
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara 0 °C

Krizin biteceği zaman belli değil

Krizin biteceği zaman belli değil
“2008 yılının Nobel Ekonomi Ödülü parasını harcamayarak kumbarasında biriktiren: Bayan Jones’a layık görülmüştür”
MURAT EMEN- EMEN&EMEN

HAFTANIN EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ (26 Ekim-02 Kasım 2008)

Şaka bir yana;

Bakan Şimşek, kamu finansman dengelerinin sağlam olduğunu belirterek, "Kendi yağımızla bir süre kavrulabiliriz" dedi.
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı, küresel mali krizde Türkiye'nin başka ülkelerle aynı kefeye konulmasının yanlış olduğunu belirterek, "Türkiye eski Türkiye değil" dedi. Şimşek, "Yenilenebilir Enerjide Fırsat ve Beklentiler" konulu konferansta, Türk bankacılık sektörünün krize sağlam temellerle yakalandığını söyledi. Şimşek, şöyle devam etti: "Eylül ayına kadar bile sermaye yeterlilik oranında, Avrupa ve dünyada yüzde 8 yakalanamazken, bizde yüzde 17-18 ler civarında. Bankaların aktiflerle ilgili problemi yok. Problemli kredilerin oranı net baz da yüzde 0,6 civarında."

Kamu finansman dengelerinin son derece sağlam olduğunu vurgulayan Şimşek, "Çok uzun bir süre biz uluslararası piyasalardan borçlanmazsak bile kendi yağımızla bir süre kavrulabiliriz. Hazine'nin 21, Merkez Bankası'nın 76 milyar doların üzerinde nakdi var" diye konuştu.
Para kaybeden fonlara da çıkmak isterlerse izin vermek gerektiğini belirten Şimşek, "Yani hedge fonlar ya da başka fonlar eğer Türkiye'den çıkacaklarsa çıkar. Siz ne yaparsanız yapın" dedi.

KRİZİN NE ZAMAN BİTECEĞİ BELLİ DEĞİL
Son zamanlarda siyasetçi olarak “en aklı başında konuşma” bu. Boş ve manasız laf üretmek yerine gerçek değerlendirme içeren bir konuşma. Gerçekler meydanda. Dünyada yangın var. Sıcak para ayrılıyor. Yapılacak şey, soğukkanlı bir şekilde gemiyi yönetmek ve ülkeyi “safe heaven” tutabilmek. Bakanında dediği gibi, uzun bir zaman dışarıdan borçlanma olanağımız olmayacak. Krizin ne zaman biteceği belli değil. Yol haritasını o na göre yapmak gerekiyor.

ÖZYEĞİN: SAROS 6 AY ÖNCE HABER VERDİ
Geçtiğimiz hafta, Lütfü Kırdar"da “Perakende Günleri” vardı. Son günün son konuşmacısı Hüsnü Özyeğin idi. Bankacılığı yanında yurtiçi ve dışı AVM ve Tekstil Sektöründe de sivrilen Özyeğin, “realist” bir konuşma yaptı. Dolar 1.70"i geçmez derken, krizin ciddiyetine ve uzun zaman alabileceğine dikkat çekti. ABD"deki mortgage ve türev ürünlerinin hikayesini yalın bir şekilde ders verir gibi (Üniversitesinin talebeleri de dinleyiciler arasında idi) ama bütün açıklığı ile anlatan Özyeğin, bu krizin sinyalini 6 ay önce Davos"ta veren ve “ 60 yılın en büyük krizi olacak” diyen George Soros"a hayranlığını da belirtmeden geçemedi

Dünya toz duman. Kriz ABD"de başladı ama gene kendini en çabuk tedbiri alarak toparlayan ABD oldu. Dünya kağıttan çıkıp, dolara ve ABD Hazine Bonolarına hücüm ediyorsa burada da bir başarı var demektir. ABD paketi yeterli idi yetersizdi bir yana, ama ABD hükümeti bu konuda gerekecek her tedbiri alma niyetini bütün açıklığı ile ortaya koyuyor. Bu kaybolan güveni kazanma konusunda çok önemli bir adım.

Küresel mali krizin en kötü günlerinden biri yaşanıyor. Dolar yen dışında hemen hemen tüm para birimleri karşısında değer kazanırken, hisse senedi ve emtiadan kaçış sürüyor. Euro karşısında yüzde 3 değer kazanan dolar, 1.25 olurken, pound karşısında 1.54 ile 37yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bugün yüzde 6 yükselen yen ise 91.50 ile dolar karşısında 13 yılın en yüksek değerine çıktı.

Sıcak para" olarak da adlandırılan kısa vadeli yabancı finansal sermayenin Türkiye'deki portföyünün büyüklüğü, küresel mali krizin kasırgaya dönüştüğü son haftalarda rekor hızla eridi. 2007 sonunda 107 milyar doların üzerinde bulunan sıcak para 10 Ekim itibariyle 59.5 milyar dolara kadar indi. Sıcak parada yılbaşına göre erime 47.6 milyar dolara ulaştı.


Bu arada Sarkozy"nin son girişimleri özellikle AKP iktidarına ve bizim verecek paramız yok diyen Sn. Başbakan"a önemli mesajlar içeriyor.

Zor durumdaki bankalarını küresel mali krize karşı desteklemek için açıkladığı yardım paketini uygulamaya koyan Fransa, stratejik önem taşıyan şirketler için 'müdahale fonu' oluşturacağını duyurdu.

Fransız Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, kredi krizinin ülkedeki pek çok bankayı iflasın eşiğine getirmesi nedeniyle ülkedeki stratejik önemde olan şirketlere müdahale için ülke varlık fonu oluşturulacağını açıkladı. Bu fonun 200 milyar Euro'luk büyüklüğe sahip olduğu tahmin ediliyor.

Haftanın kapanışını özetlersek;

Uluslararası piyasalar yine karıştı. Asya'da Sony ve Samsung önderliğindeki teknoloji hisseleri ile yaşanan çöküşün ardından Avrupa borsaları da dibe vurdu. Kayıplar bir ara yüzde 10'a kadar çıktı.

İMKB: İlk seansı yüzde 3.8 kayıpla 24 bin 81 puandan tamamladı. Ancak ikinci seansın başlamasıyla birlikte satışlar arttı. Borsadaki kayıp bir ara yüzde 6'ya kadar çıktı. Seans sonuna doğru hafif bir toparlanma yaşanırken endeks günü yüzde 3.45 düşüşle 24 bin 176 puandan noktaladı.
DOLAR: Merkez Bankası'nın döviz satış ihalelerine başlaması sabah piyasayı sakinleştirdi. Ancak öğleye doğru gelen alım dalgası doları yine 1.72 YTL seviyelerine taşıdı. Kapanışa doğru ise dolar 1.68 YTL'ye indi.
Asya Borsaları: Yüzde 9'u geçen düşüşler oldu. Japon Nikkei endeksi son 26 yılın dibine çok yaklaştı.

Avrupa borsaları: Güne yüzde 6'yı aşan düşüşlerle başladı. Öğleye doğru yeni bir satış dalgası gelirken dev borsaların kaybı bir ara yüzde 10'a dayandı. Kapanış saatlerinde ise kayıplar yeniden yüzde 6 seviyelerine geriledi.

ABD Borsaları: Güne hızlı bir düşüşle başlayan Wall Street'te kayıp bir ara yüzde 7'ye kadar ulaştı. Dow Jones saat 17.40 itibariyle yüzde 5'e yakın kayıpla 8 bin 250 seviyelerinde dengelendi.

EURO/DOLAR: Doların euro karşısındaki değer kazanması sürüyor. Parite gün içinde 1.25'in altına sarkarken, son iki yılın en düşük seviyelerinde hareket etti.

Tedbir olarak, TCMB borçlanma limitlerini %100 artırdı. Döviz satışını tekrar başlattı.

Ancak bankalar kredi kullandırmakta çok temkinli. Likit kalmaya çalışıyorlar. Bu da piyasada özellikle Kobi çevrelerinde sıkıntı yaratıyor. Bankaların bu kesimi fonlayan faktoring şirketlerini desteklemelerini sağlayacak tedbirler düşünmek gerekiyor.

Sarkozy gibi bu konuda bizim için kritik olan küçük ve orta ölçekli firmaları destekleyecek bir fon oluşturulabilir. 1970"li yıllarda Hükümet bankaları yatırım kredisine zorlarken, girmek istemeyen bankalardan gelen karşı öneri ile, bir fon kurulması ve bankaların bu fona katılımı teklif edilmişti. Bu proje gerçekleşti ve 11 bankanın iştiraki ile bugün bile hayatiyetini devam ettiren “Yatırım Finansman A.Ş.” kurulmuştu.

Gene böyle bir fon kurulabilir ve faktoring şirketleri bu fondan müteselsil sorumlu olacak şekilde, çek ve senet karşılığı desteklenerek, bankaların girmediği küçük ve orta ölçekli işletmelere destek sağlanabilir. Bu fona bankaların koyacağı veya başka bir kaynaktan sağlanacak paraya gerekirse hükümet garanti sağlayabilir.

Sektörün ihtiyacı olan tedbirler şimdilik bu türdendir ve küçük piyasalarda akışkanlığı sağlayacaktır. Büyükler şimdilik başlarının çaresine bakıyorlar. Ama çaresiz olanlar küçük ve orta ölçekli işletmeler olup, bankalara sokulamayan bu işletmeler faktoring şirketlerinden bugüne kadar fonlandılar. Faktoring şirketleride bankalardan fonlandılar. Bu akışkanlığı sağlamak gerekiyor.

Bu hafta neler olur sorusuna cavap vermek zor. Dolar 1.63-1.69 bandında bir müddet daha gider ta ki gidecek sıcak para gidene kadar. Faizler yükselmek durumunda. YTL. ihtiyacı var. TCMB bankalara döviz vermeye devam edecek. Toz duman bir hafta daha bekliyoruz.

Esen kalın

Merak edenler için belli başlı endekslerin son kayıpları :



27 Ekim – 31 Ekim 2008 Ekonomik Veri Takvimi


Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.