• BIST 105.026
  • Altın 162,784
  • Dolar 3,9187
  • Euro 4,6430
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 4 °C

KKTC turizminde planlama yok

KKTC turizminde planlama yok
Doğu Akdeniz Üniversitesi -DAÜ Turizm ve Otelcilik Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Araslı, sektörün planlamadan yoksun olduğunu bildirdi.

KKTC turizmindeki gelişimin ve kat edilen mesafenin kısır bir döngü içerisinde gerçekleştiğini söyleyen Doğu Akdeniz Üniversitesi -DAÜ Turizm ve Otelcilik Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Araslı, sektörün planlamadan yoksun olduğunu bildirdi.

Kıbrıs Gazetesi'ne konuşan Doç. Dr. Hüseyin Araslı, ülke turizminin içine düştüğü durumun belirsiz olduğunu ifade etti, planlama ihtiyacı ekseninde araştırma ve geliştirmeye duyulan ihtiyacının önem arz ettiğini bildirdi.

 

SORUNLAR ÖNERİLER

Dr. Araslı, son yıllarda az da olsa gelişme gösteren KKTC turizminin mevcut potansiyelin daha etkili ve tatminkâr kullanılabilmesi için araştırma-geliştirme (AR-GE) çalışmalarının gerçekleştirilmesini önerdi.

Ülke turizminin bilinçsiz ve sağlıksız gelişiminin artık kendisini hissettirmeye başladığını öne süren Araslı, yetkililerin turizmi kendi ayakları üzerine oturtmak için geç kalınmadan alınacak alternatif önlemleri bir an önce uygulama zamanının gelip geçtiği yolunda uyardı.

Turistik tanıtımın eksikliği, aksayan pazarlama yöntemleri, finansal politikadaki problemler, yasal düzenlemelerdeki hantallık, tamamlayıcı ve toparlayıcı bir turizm planının yokluğu ve politik istikrarsızlık gibi zayıf noktalarını ve söz konusu noktaların güçlendirilmesi olabilecek faktörlere işaret eden Dr. Araslı, seçenek olarak sunulabilecek pratik somut önerilerın var olduğunu bildirdi.

Ülke turizminin geldiği noktayı ifade ederken KKTC turizminin Türkiye Cumhuriyeti'nin yıllardır sağladığı öz verili katkılarla küçük de olsa bir gelişme kaydettiğini söyleyen Araslı şöyle konuştu:

"Bununla beraber, cevaplanması gereken iki soru var. Bu hususlardan birincisi mevcut potansiyelin ne kadar etkin kullanılabildiği, ikincisinin de geleceğe dönük gelişim sürecinde aşılması gereken sorunlar ve hayata geçirilecek stratejiler. Ülke turizminin kaydettiği bilinçsiz ve sağlıksız büyüme sonucunun artık önemli sorunları hissettirmeye başladı ve bu artçı sarsıntıları ciddiye alma zamanı gelip geçti. Bir an önce büyümeye devam edecek turizmin sağlığına kavuşabilmesi için alınabilecek önlemler üzerinde durulmasını artık şart oldu. Yapılacak planların kararlı bir şekilde tamamlanarak hızlandırılmış bir şekilde uygulanmasının zamanı geldi.

Turizm sektöründeki sağlıksız gelişim sorununun nedenlerini sıralayan Dr. Araslı, sözlerine şöyle devam etti:

 

" Bir süredir KKTC gündemine ağırlığını koyan ve turizm sektörünü yakından ilgilendiren Karpaz Milli Parkı ve çarpık yapılaşma gibi konulara ilişkin, sivil toplum örgütleri, devletin kamu sektörü ve özel sektör arasında cereyan eden gelişmeler, yılların birikimden kaynaklanıyor ve sorun henüz başlangıç aşamasında. Yani olup bitenler ısınma eksersizleri niteliğini taşıyor. Bu sıkıntıların ileriki dönemlerde çok daha ciddi boyutlara varmaması için yakın gelecekte ciddi tedbirlerin alınması gerek. "

"Sıkıntıların ileriki dönemlerde çok daha ciddi boyutlara varmaması için, yakın gelecekte ciddi tedbirler alınmalı," diyen Araslı daha sonra şöyle konuştu:

"Hastalıklı ve anormal gelişmeyle büyüyen bir çocuk misali, ülke ekonomisine önemli katkı koyabilecek turizm sektöründe ciddi rahatsızlıklar ve performans düşüklükleri görülmeye devam edecek. Örneğin turizm master planı için bazı yasaların ivedilikle hazırlanıp yürürlüğe konulması gerekiyor. Bu anlamda turizm master planının hazırlanıp işletilebilmesi öncelikli bir mesele. Planlama, yatırım ile pazarlama süreçlerinin turizm potansiyeli ile talep arasında dengede tutulmasının temel bir ihtiyaç durumunda. İşte, bunun yapılması için de en önemli araç da Araştırma-Geliştirme (AR-GE)'dir."

Yerinde gerçekleştirilecek her türlü iyileştirme çalışmasının turizmin şu anki ve gelecekteki performansını artıracağını, turizmden elde edilecek kazanımların da KKTC ekonomisinde yaklaşık 30 farklı alana çarpan etkisiyle dağılacağını bildiren Dr. Araslı "Boğaziçi Üniversitesi'nin yaptığı araştırmalara göre de gidişat benzer yönde. Mesela çiftçisinden Ressamına, acentesinden berberine ve sinemaya kadar bir çok alt sektör geniş bir ağ içerisinde kârlı çıkacak. Dediğim gibi, tedbirler alınamadan devam edecek büyüme alternatifinde ise sürekli iyileştirme yerine sürekli kötüleştirme felsefesi güdülmesi sonucu hem sorunlar artarak devam edecek hem de artan sorunların telafisi de gitgide daha güç hale gelecektir," dedi.

"Turizmde faaliyet gösteren firmaların cirolarının yüzde 3-5'ini AR-GE'ye ayırması gerekli ancak firmalar bilimsel araştırma harcamalarını 'extra large' görüyor," diyen Dr. Araslı, daha sonra şunları söyledi:

 

TÜRKİYE ÖRNEĞİ

"Bu nedenle makro planlama önem kazanıyor ve devletten de çok şey bekleniyor. KKTC'de, turizmde master planlama konusu ciddi olarak 2000'lere doğru başladı. Gelgelelim, yatırımcılar sıcak bakmadığı için, henüz pek önemli bir yol kat edilemedi. Tanıtma ve pazarlama konularında yapılan hamle ve teşviklerle turizm rekorları kıran Türkiye bugün dünyada sekizinci sıraya oturdu. Oysa çok küçük bir yatak kapasitesine sahip olan KKTC turizminin sadece politik tanınmamışlığı öne sürülerek 'yavru bebek', 'büyümez bebek' pozisyonu sürdürülüyor. Ayrıca, etrafımızdaki hızlı gelişim sürecinde planlama yokluğu nedeniyle yerli ve yabancı yatırımcıların, yöneticilerin, sivil toplum örgütlerinin gözleri bağlı olarak global yarışta birkaç kişinin telkin ve gaza getirmesiyle nereye kadar koşabileceğini, hatta koşmaya ikna edilip edilemeyeceğinin sorgulanması da kaçınılmaz. 15 yılda 17 Bakan değiştiğini hatırlarsak herhalde bulunduğumuz durumun vahametini az bile açıklamış oluruz. Tanıtma konularındaki gelişmeler karşısında son Bakanlık seviyesinde yapılan komisyon çalışmalarında önemli sorunlar ortaya konuldu. Rakip ülkeler bütçelerinin yüzde 2 veya 3'nü tanıtıma ayırdığını, örneğin Türkiye'de 40 milyon doların bile tanıtım için yetersiz kaldığını iddia edenler var."

 

TANITIMDA SIKINTILAR

Tanıtım alanında karşı karşıya kalınan sıkıntılara da değinen Araslı, şöyle konuştu:

"Bölgesel tanıtma unsurunu da turizm sektörünün örgütlenememesi, finans ve organizasyonu sağlayamaması nedeniyle etkisiz düzeyde bulunuyor. Bu konuda en güçlü rakibimiz Rum kesiminin en basit örneğiyle bir Agia Napa bölgesini nasıl ön plana çıkardığına birazcık dikkat etmemiz yeter. En etkili pazarlamacılar tur operatörleridir. Operatörler, tanınmama faktörünü de göz önünde tutuğumuzda bin bir manevrayla bu ülkeye insan taşıyabilme başarısını gösterebiliyorlarsa sanırım o yiğitlere hakkını vermek lazım. Bu kadar istikrarsızlık ve belirsizlik içerisinde yıllardır çok büyük bir başarı sağladıkları inkâr edilemez bir gerçektir. Mesela Fransa 76 milyon turisti (İran nüfusunu) bir yılda ülkesine taşırken, ağırlarken ve uğurlarken KKTC'de bir turiste yılık tüm aktivitelerimizi bir kağıt üzerinde bile vermiyorsak hangi turistin net olarak hangi amaçla geldiğini, hangi ülke turistinin hangi mutfağı tercih ettiğini, gecelemelerin düşüş nedenlerinin bazı kişilerce sadece tahmin edildiği bir ülkede yaşıyorsak, tarihi eserleri kırık bira şişeleri içinde turistler geziyorsa, her köşede inşaat sivrilen ve doğanın sunduklarına sürekli olarak çıkarlar uğruna zarar veren bir toplum haline geldiysek, yağmurların bize küstüğü bir iklime kavuştuksa evet, katkı veren operatörleri kutlamak gerekir. Bunu yaparken de hayali yel değirmenlerine saldıran Don Kişot edasıyla tüm beceriksizliklere Rum ambargosunu hedef gösterip saldıranlara da sanırım garip garip bakmak gerekir herhalde. Tanık olduğumuz gelişmeler yıllardır süren bu dengesizlikler içerisinden çıktı; kurumsal ve bilinçli değil. Sadece bazı kişilerin ferdi kabiliyetleri sayesinde sürüyor. Esas gerçek bu. Bunun da uzun süre devam edemeyeceği artık gün gibi ortada.

 

Araslı, turizm sektöründe yatırım, planlama, pazarlama ve AR-GE çalışmalarının gerçekleştirilebilmesi için önerilerini sıralarken şunlari söyledi:

"En baştan sıralamak gerekirse turizm devlet politikası olarak yedek vagon statüsünden lokomotif şeklinde bir statüye kavuşturtmalı. Gerek sektörsel etkinlik ilişkileri ve gerekse dünya çapındaki konjonktürsel gelişmeler karşısında, ayrıcalıklı tutularak, özen gösterilerek, gerekli kalıcı yasal düzenlemeler öncelikli olarak gerçekleştirilmeli. KKTC turizm endüstrisi, çağdaş gereklere uygun olarak yeniden örgütlenmeli. Devlet ve özel kesim rollerinin açık bir şekilde tariflendiği yepyeni bir model geliştirilerek işler vaziyete getirilmeli. Çağdaş bir ürün niteliğinde olan "Bölgesel Kimlik" ön plana çıkartılmalı. Bugün için açık bir şekilde kanıtlanmış olan, ülkesel imaj içerisinde satılan ürününün tesisten önce 'bölge/yöre' olduğu gerçeği karşısında, mekânsal karakteri olan alt unsurların etkili bir şekilde örgütlenmesi ve gerekli piyasa çalışmalarını birliktelik içinde yapılması sağlanmalı. Özgün olarak bölgesel ve yerel çalışmalara dayanan ve ülkesel olarak sentez bulacak 'Master Plan' modeli acil olarak yaşama geçirilmeli. KKTC turizminin kısır döngülerden kurtularak düzlüğe çıkması ve başarıları hakkıyla elde edebilmesi için gerekli yöntem ve detaylarını sürekli olarak çalışılabilecek bir ortam oluşturulmasıyla özellikle T.C.'den birçok imkân da devreye sokulabilecek. Her türlü sorunun yerinde ve doğru tespit edilerek getirilebilecek teşhis ve tedavi süreci sayesinde, KKTC turizmi gerçek benliğini bulabilip ancak bu şekilde hak ettiği yerlere erişebilecek."

 

Araslı sözlerini şu ifadeyle sona erdirdi:

"Turizm devlet politikası olarak yedek vagonluktan gerekli yatırımlarla, yapılanma ve karalılıkla yıllardır yeri olduğu iddia edilen lokomotif pozisyonuna getirilmeli ve samimi olarak öncelikli sektör şeklinde ele alınmalıdır."

 



KKTC turizmindeki gelişimin ve kat edilen mesafenin kısır bir döngü içerisinde gerçekleştiğini söyleyen Doğu Akdeniz Üniversitesi -DAÜ Turizm ve Otelcilik Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Araslı, sektörün planlamadan yoksun olduğunu bildirdi.
Kıbrıs Gazetesi'ne konuşan Doç. Dr. Hüseyin Araslı, ülke turizminin içine düştüğü durumun belirsiz olduğunu ifade etti, planlama ihtiyacı ekseninde araştırma ve geliştirmeye duyulan ihtiyacının önem arz ettiğini bildirdi.

SORUNLAR ÖNERİLER
Dr. Araslı, son yıllarda az da olsa gelişme gösteren KKTC turizminin mevcut potansiyelin daha etkili ve tatminkâr kullanılabilmesi için araştırma-geliştirme (AR-GE) çalışmalarının gerçekleştirilmesini önerdi.
Ülke turizminin bilinçsiz ve sağlıksız gelişiminin artık kendisini hissettirmeye başladığını öne süren Araslı, yetkililerin turizmi kendi ayakları üzerine oturtmak için geç kalınmadan alınacak alternatif önlemleri bir an önce uygulama zamanının gelip geçtiği yolunda uyardı.
Turistik tanıtımın eksikliği, aksayan pazarlama yöntemleri, finansal politikadaki problemler, yasal düzenlemelerdeki hantallık, tamamlayıcı ve toparlayıcı bir turizm planının yokluğu ve politik istikrarsızlık gibi zayıf noktalarını ve söz konusu noktaların güçlendirilmesi olabilecek faktörlere işaret eden Dr. Araslı, seçenek olarak sunulabilecek pratik somut önerilerın var olduğunu bildirdi.
Ülke turizminin geldiği noktayı ifade ederken KKTC turizminin Türkiye Cumhuriyeti'nin yıllardır sağladığı öz verili katkılarla küçük de olsa bir gelişme kaydettiğini söyleyen Araslı şöyle konuştu:
"Bununla beraber, cevaplanması gereken iki soru var. Bu hususlardan birincisi mevcut potansiyelin ne kadar etkin kullanılabildiği, ikincisinin de geleceğe dönük gelişim sürecinde aşılması gereken sorunlar ve hayata geçirilecek stratejiler. Ülke turizminin kaydettiği bilinçsiz ve sağlıksız büyüme sonucunun artık önemli sorunları hissettirmeye başladı ve bu artçı sarsıntıları ciddiye alma zamanı gelip geçti. Bir an önce büyümeye devam edecek turizmin sağlığına kavuşabilmesi için alınabilecek önlemler üzerinde durulmasını artık şart oldu. Yapılacak planların kararlı bir şekilde tamamlanarak hızlandırılmış bir şekilde uygulanmasının zamanı geldi.
Turizm sektöründeki sağlıksız gelişim sorununun nedenlerini sıralayan Dr. Araslı, sözlerine şöyle devam etti:

" Bir süredir KKTC gündemine ağırlığını koyan ve turizm sektörünü yakından ilgilendiren Karpaz Milli Parkı ve çarpık yapılaşma gibi konulara ilişkin, sivil toplum örgütleri, devletin kamu sektörü ve özel sektör arasında cereyan eden gelişmeler, yılların birikimden kaynaklanıyor ve sorun henüz başlangıç aşamasında. Yani olup bitenler ısınma eksersizleri niteliğini taşıyor. Bu sıkıntıların ileriki dönemlerde çok daha ciddi boyutlara varmaması için yakın gelecekte ciddi tedbirlerin alınması gerek. "
"Sıkıntıların ileriki dönemlerde çok daha ciddi boyutlara varmaması için, yakın gelecekte ciddi tedbirler alınmalı," diyen Araslı daha sonra şöyle konuştu:
"Hastalıklı ve anormal gelişmeyle büyüyen bir çocuk misali, ülke ekonomisine önemli katkı koyabilecek turizm sektöründe ciddi rahatsızlıklar ve performans düşüklükleri görülmeye devam edecek. Örneğin turizm master planı için bazı yasaların ivedilikle hazırlanıp yürürlüğe konulması gerekiyor. Bu anlamda turizm master planının hazırlanıp işletilebilmesi öncelikli bir mesele. Planlama, yatırım ile pazarlama süreçlerinin turizm potansiyeli ile talep arasında dengede tutulmasının temel bir ihtiyaç durumunda. İşte, bunun yapılması için de en önemli araç da Araştırma-Geliştirme (AR-GE)'dir."
Yerinde gerçekleştirilecek her türlü iyileştirme çalışmasının turizmin şu anki ve gelecekteki performansını artıracağını, turizmden elde edilecek kazanımların da KKTC ekonomisinde yaklaşık 30 farklı alana çarpan etkisiyle dağılacağını bildiren Dr. Araslı "Boğaziçi Üniversitesi'nin yaptığı araştırmalara göre de gidişat benzer yönde. Mesela çiftçisinden Ressamına, acentesinden berberine ve sinemaya kadar bir çok alt sektör geniş bir ağ içerisinde kârlı çıkacak. Dediğim gibi, tedbirler alınamadan devam edecek büyüme alternatifinde ise sürekli iyileştirme yerine sürekli kötüleştirme felsefesi güdülmesi sonucu hem sorunlar artarak devam edecek hem de artan sorunların telafisi de gitgide daha güç hale gelecektir," dedi.
"Turizmde faaliyet gösteren firmaların cirolarının yüzde 3-5'ini AR-GE'ye ayırması gerekli ancak firmalar bilimsel araştırma harcamalarını 'extra large' görüyor," diyen Dr. Araslı, daha sonra şunları söyledi:

TÜRKİYE ÖRNEĞİ
"Bu nedenle makro planlama önem kazanıyor ve devletten de çok şey bekleniyor. KKTC'de, turizmde master planlama konusu ciddi olarak 2000'lere doğru başladı. Gelgelelim, yatırımcılar sıcak bakmadığı için, henüz pek önemli bir yol kat edilemedi. Tanıtma ve pazarlama konularında yapılan hamle ve teşviklerle turizm rekorları kıran Türkiye bugün dünyada sekizinci sıraya oturdu. Oysa çok küçük bir yatak kapasitesine sahip olan KKTC turizminin sadece politik tanınmamışlığı öne sürülerek 'yavru bebek', 'büyümez bebek' pozisyonu sürdürülüyor. Ayrıca, etrafımızdaki hızlı gelişim sürecinde planlama yokluğu nedeniyle yerli ve yabancı yatırımcıların, yöneticilerin, sivil toplum örgütlerinin gözleri bağlı olarak global yarışta birkaç kişinin telkin ve gaza getirmesiyle nereye kadar koşabileceğini, hatta koşmaya ikna edilip edilemeyeceğinin sorgulanması da kaçınılmaz. 15 yılda 17 Bakan değiştiğini hatırlarsak herhalde bulunduğumuz durumun vahametini az bile açıklamış oluruz. Tanıtma konularındaki gelişmeler karşısında son Bakanlık seviyesinde yapılan komisyon çalışmalarında önemli sorunlar ortaya konuldu. Rakip ülkeler bütçelerinin yüzde 2 veya 3'nü tanıtıma ayırdığını, örneğin Türkiye'de 40 milyon doların bile tanıtım için yetersiz kaldığını iddia edenler var."

TANITIMDA SIKINTILAR
Tanıtım alanında karşı karşıya kalınan sıkıntılara da değinen Araslı, şöyle konuştu:
"Bölgesel tanıtma unsurunu da turizm sektörünün örgütlenememesi, finans ve organizasyonu sağlayamaması nedeniyle etkisiz düzeyde bulunuyor. Bu konuda en güçlü rakibimiz Rum kesiminin en basit örneğiyle bir Agia Napa bölgesini nasıl ön plana çıkardığına birazcık dikkat etmemiz yeter. En etkili pazarlamacılar tur operatörleridir. Operatörler, tanınmama faktörünü de göz önünde tutuğumuzda bin bir manevrayla bu ülkeye insan taşıyabilme başarısını gösterebiliyorlarsa sanırım o yiğitlere hakkını vermek lazım. Bu kadar istikrarsızlık ve belirsizlik içerisinde yıllardır çok büyük bir başarı sağladıkları inkâr edilemez bir gerçektir. Mesela Fransa 76 milyon turisti (İran nüfusunu) bir yılda ülkesine taşırken, ağırlarken ve uğurlarken KKTC'de bir turiste yılık tüm aktivitelerimizi bir kağıt üzerinde bile vermiyorsak hangi turistin net olarak hangi amaçla geldiğini, hangi ülke turistinin hangi mutfağı tercih ettiğini, gecelemelerin düşüş nedenlerinin bazı kişilerce sadece tahmin edildiği bir ülkede yaşıyorsak, tarihi eserleri kırık bira şişeleri içinde turistler geziyorsa, her köşede inşaat sivrilen ve doğanın sunduklarına sürekli olarak çıkarlar uğruna zarar veren bir toplum haline geldiysek, yağmurların bize küstüğü bir iklime kavuştuksa evet, katkı veren operatörleri kutlamak gerekir. Bunu yaparken de hayali yel değirmenlerine saldıran Don Kişot edasıyla tüm beceriksizliklere Rum ambargosunu hedef gösterip saldıranlara da sanırım garip garip bakmak gerekir herhalde. Tanık olduğumuz gelişmeler yıllardır süren bu dengesizlikler içerisinden çıktı; kurumsal ve bilinçli değil. Sadece bazı kişilerin ferdi kabiliyetleri sayesinde sürüyor. Esas gerçek bu. Bunun da uzun süre devam edemeyeceği artık gün gibi ortada.

Araslı, turizm sektöründe yatırım, planlama, pazarlama ve AR-GE çalışmalarının gerçekleştirilebilmesi için önerilerini sıralarken şunlari söyledi:
"En baştan sıralamak gerekirse turizm devlet politikası olarak yedek vagon statüsünden lokomotif şeklinde bir statüye kavuşturtmalı. Gerek sektörsel etkinlik ilişkileri ve gerekse dünya çapındaki konjonktürsel gelişmeler karşısında, ayrıcalıklı tutularak, özen gösterilerek, gerekli kalıcı yasal düzenlemeler öncelikli olarak gerçekleştirilmeli. KKTC turizm endüstrisi, çağdaş gereklere uygun olarak yeniden örgütlenmeli. Devlet ve özel kesim rollerinin açık bir şekilde tariflendiği yepyeni bir model geliştirilerek işler vaziyete getirilmeli. Çağdaş bir ürün niteliğinde olan "Bölgesel Kimlik" ön plana çıkartılmalı. Bugün için açık bir şekilde kanıtlanmış olan, ülkesel imaj içerisinde satılan ürününün tesisten önce 'bölge/yöre' olduğu gerçeği karşısında, mekânsal karakteri olan alt unsurların etkili bir şekilde örgütlenmesi ve gerekli piyasa çalışmalarını birliktelik içinde yapılması sağlanmalı. Özgün olarak bölgesel ve yerel çalışmalara dayanan ve ülkesel olarak sentez bulacak 'Master Plan' modeli acil olarak yaşama geçirilmeli. KKTC turizminin kısır döngülerden kurtularak düzlüğe çıkması ve başarıları hakkıyla elde edebilmesi için gerekli yöntem ve detaylarını sürekli olarak çalışılabilecek bir ortam oluşturulmasıyla özellikle T.C.'den birçok imkân da devreye sokulabilecek. Her türlü sorunun yerinde ve doğru tespit edilerek getirilebilecek teşhis ve tedavi süreci sayesinde, KKTC turizmi gerçek benliğini bulabilip ancak bu şekilde hak ettiği yerlere erişebilecek."

Araslı sözlerini şu ifadeyle sona erdirdi:
"Turizm devlet politikası olarak yedek vagonluktan gerekli yatırımlarla, yapılanma ve karalılıkla yıllardır yeri olduğu iddia edilen lokomotif pozisyonuna getirilmeli ve samimi olarak öncelikli sektör şeklinde ele alınmalıdır."

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.