• BIST 93.297
  • Altın 208,487
  • Dolar 5,3165
  • Euro 6,0196
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 4 °C

Kılıçdaroğlu'ndan ders almamız gerekir

Kılıçdaroğlu'ndan ders almamız gerekir
Ders almamız gereken bir olay: Kılıçdaroğlu’nun İzmir'de bekçilik yapan kardeşi sayesinde bu ülkede bunu da gördük

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 12-19 Ocak 2013
İSTANBUL-
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun kardeşinin İzmir’de bekçilik yaptığı haberi medyada geniş yer buldu.
Tarafsız değerlendirme yapanlar durumun içeriğindeki” dürüstlük” ve “alçak gönüllülük” hatta “özgüven” olayını ön plana çıkarıp takdir duygularını belirtmeden geçemiyorlar. Buna karşılık yandaş basında konuya değişik yorumlar yapılıyor. Özetle “kardeşine bakamayan bana nasıl bakacak” diyecek kadar ileri gidenler var. Torpille yaşamağa alışmış toplumumuzda böyle bir gerçeği kabullenmek çoğumuza ters geliyor.
Türkiye siyasilerin çocukları, kardeşleri ve yeğenlerinden çok çektiği için, bu kadar dürüstlüğün çoğumuzun garibine gitmesi normal. Ama tanıdığım Başkan Kılıçdaroğlu için
gayet normal bir davranış. Hiç hayret etmedim. Olay gerçekten takdire şayan ve bazılarının ibret ve ders alması gereken bir durum. Bu nedenle 2013 yılına girdiğimiz günlerde ortaya çıkan bu durumu Kılıçdaroğlu ailesi ve ülkemiz açısından “Bu ülkede bunu da gördük” diyerek siyaset tarihinin sayfalarına yazmamız gerektiğine inanıyoruz.

TCMB BAŞKANI ERDEM BAŞÇI “YILIN EN BAŞARILI MERKEZ BANKASI BAŞKANI” SEÇİLDİ.

Dünya çapında okunan The Banker Dergisi Erdem Başçı’yı yılın en başarılı Merkez Bankası Başkanı seçti. Başçı’nın dünyada ilk kez uygulanan faiz koridoru uygulaması ve aldığı diğer önemli tedbirlerle yumuşak inişi başarı ile uygulaması nedeniyle başarılı buldu. Bizde Sn. Başçı’yı candan kutlarız. Merkez Bankalarının bağımsızlıklarının ciddi tartışma konusu olduğu günümüzde, üstlendiği görevi bağımsızlığına halel getirmeden ve hükümetle uyum içinde götürmesi yanında piyasaların güvenini kazanması gerçekten takdire değer.

KONUTLARDA KDV TARTIŞMASI DEVAM EDİYOR

Müteahhitler KDV değişikliğine ilişkin itirazlarını sürdürüyorlar. Onlara göre “Bürokratlar hükümeti bu konuda yanıltıyorlar”.
1 ocak 2013 tarihinden sonra alınacak ruhsatlarda geçerli olacak uygulamanın, inşaat sektöründe durgunluk yaratacağı konuşuluyor. KDV yasasının özellikle kentsel dönüşüm atağını önleyeceği belirtiliyor.

2B’DE DURUM
2B Uygulamasında 100.000hak sahibinin başvuru bedelini henüz yatırmadığı açıklandı. Yatırma süresi bir ay uzatıldı. Devletin ‘B satışlarından 4.8 milyar TL tahsilet beklediği bu arada konuşuluyor.

ORTADOĞU DOSYASI

ÖZERK KÜRT BÖLGESİ İLE BAĞDAT YÖNETİMİ ARASINDA PETROL SORUNU

Özerk Kürt Yönetimi, Irak Merkezi Hükümetinin izni olmadan ilk defa Türkiye üzerinden petrol satışına başladı ve bu durum iki yönetim arasında ipleri gerdi. Bu konuda Başbakan Maliki’nin sert tutumu bilinirken gelişmeler merakla bekleniyor. Talabanı’nin hasta oluşununda etkisiyle arabuluculuğu sözkonusu değil. Gelişmeler merakla bekleniyor.

2.20130114102436.jpg

İSRAİL’DE SEÇİMLER YAKLAŞIYOR

22 Ocak tarihinde yapılacak genel seçimler yaklaşırken hareketlenen bir siyasi ortam var. Likut partisinin lideri başbakan Netenyahu ve İsrael tarihinin en sağcı koalisyonun hüküm sürdüğü İsrael’de Netentahu’nun 3.cü dönemide almasına muhakkak gözüyle bakılıyor.
. Bu arada bu haftanın Economist Dergisinde Arap asıllı İsrael vatandaşlarının seçimlere bakışlarına ilişkin durum ele alınmış.
Genel olarak ayrımcılığın arttığından şikayet eden arap vatandaşlar genellikle kendi partilerine yönelmiş durumda. Halen 120 sandalyeli Mecliste 17 arap milletvekili mevcut. Şimdiye kadar koalisyon için hiç gündeme gelmemişler.
1999 seçimlerinde arap vatandaşların sandığa gitme oranı %75 iken bu son seçimde %53’lere gerilemiş. Eskiden arap nüfusun %60’ı Yahudi partilere oy verirken bu oran ciddi olarak düşmüş.Yahudi partiler arap asıllıları kazanma konusunda fazla gayret sarfetmiyorlar.
Bu arada hatırlarda olan 2011 yılındaki protesto gösterileri var. Özellikle konut sıkıntısı, geçim standartları ve gelir eşitsizliği içerikli protestolardan bu yana hükümet bu konuda fazla bir gelişme göstermedi. Ancak seçimlere çok kısa süre kaldığında Netentahu yeni yerleşim bölgelerinde 3.000 konut yapım talimatını verdi.
Netentahu’nun komşuları ile stresli ilişklerinde bir değişme yok. Geçtiğimiz hafta Pilotların mezuniyet töreninde Suriye ve İramn’a tekrar ağır tarizlerde bulundu.

3.20130114102517.jpg

'İRAN'IN PETROL GELİRİ % 45 DÜŞTÜ'

İran'da önde gelen bir siyasetçi, Batı'nın yaptırımları yüzünden ülkenin petrol gelirlerinin son dokuz ayda %45 düştüğünü söyledi.
Meclisin Bütçe ve Planlama Komitesi'nde görev alan milletvekili Gulam Rıza Katip ülke ekonomisinin zor durumda olduğunu belirtti. Petrol ihracatı İran ekonomisinde en önemli kalemlerden birini oluşturuyor. Gulam Rıza Katip, petrol ihracatındaki düşüşü Petrol Bakanı Rüstem Kasımi'nin meclise verdiği rapordan öğrendiklerini kaydetti. Katip "Bu rapora göre son dokuz ayda petrol satışları %40, petrol gelirleri %45 düşmüş." diye konuştu.

AMERİKA DOSYASI

OBAMA’NIN HİLLARY’SİZ ULUSAL GÜVENLİK TAKIMI OLUŞTU

4.20130114102556.jpg


ABD son yılların en zor kabine belirleme sürecini tamamladı. Hillary Clinton’un yeni dönemde görev istememesi üzerine büyük çatışmalara neden olan Dışişleri Bakanlığı koltuğuna Türkiye dostu John Kerry’nin oturması ile sular duruldu. İki dönemdir bu görev için ön plana çıkan Susan Rice bu seferde dilinin kurbanı oldu ve adaylığını geri çekti. Ms. Rice bu dönemde BM Delegeliğine devam edecek.
Milli Güvenlik Takımındaki diğer önemli bir değişme Demokrat Banetta’nın yerine Cumhuriyetçi Senatör Chuck Hagel’in Milli Savunma Bakanlığına getirilmesi oldu.
Kritkler Obama’nın bu dönem kendisine daha yakın bir ekip kurduğu yönünde oluşuyor.
Hagel’in Bakanlığının milli Savunma Bütçesi kısıntılarının aşılmasında Cumhuriyetçi kanat tarafında faydalı olacağı konuşuluyor. Üstelik Hagel halen İstihbarat Danışma Komitesi Başkanı olarak Obama ile yakın çalışan ve istihbarat deneyimi fazla bir bakan konumunda görülüyor.

5.20130114102619.jpg

2013'DE ABD YÜZDE 3 BÜYÜYECEK

Philadelphia FED Başkanı Charles Plosser, FED'in faiz oranlarını gelecekte enflasyon problemi oluşmasını engellemeye yetecek seviyeye yakın zamanda yükseltmeyeceğinden endişe ettiğini bildirdi.
Plosser ;Kısa vadede enflasyonun FED'in yüzde 2 hedefinin üzerine çıkmasını beklemediğini ifade ederken orta ve uzun vadede enflasyondan endişe etiğini belirtti.
Düşük faizlerin tasarruf sahiplerine zarar verdiğini ve tüketimi de köreltmesi riski bulunduğunu ifade eden Plosser, FED'in ana misyonu olan fiyat istikrarının sağlamayı ön planda tutması gerektiğini söyledi.
Konuşmasında ABD ekonomisinin ılımlı bir hızla büyümeye devam ettiğini, 2012 4'ncü çeyrekte ekonomisinin yüzde 2 civarında büyüdüğünün tahmin edildiğini belirten Plosser, ABD ekonomisinin 2013 ve 2014'te yüzde 3 büyüyeceğini tahmin ettiğini vurguladı.
İstihdam artışlarının, işsizlik oranlarında büyük bir düşüş yaratmak için yeterli seviyede olmadığına da işaret eden Plosser, işsizlik oranının 2013 sonunda yüzde 7 olacağını öngörüyor.

AVRUPA DOSYASI
Euro Bölgesinde Rekor İşsizlik


6.20130114103109.jpg

Euro Bölgesi ülkelerinde ortalama işsizlik yeni açıklanan Kasım ayı sayılarına göre % 11,8'e yükseldi. 17 ülkenin üye olduğu Euro Bölgesi'nde Ekim ayı işsizlik ortalaması % 11,7 idi.
Derin bir ekonomik durgunluk içine giren İspanya, % 26,6'lık oranla işsizliğin en yüksek olduğu ülke. Son verilere göre, Avrupa Birliği genelinde 26 milyon kişi işsiz. Euro Bölgesi çapında bakıldığında ise işsizlerin sayısı Avrupa İstatistik Kurumu'nun rakamlarına göre 18,8 milyon.

GENÇ İŞSİZLİĞİ DAHA YÜKSEK
İşsizlik oranı en yüksek Euro Bölgesi listesinde ikinci sırayı da yüzde 20 ile Yunanistan alıyor.Gençler arasında işsizlik ortalamasına ilişkin verilen çok daha vahim görünüyor.
Euro Bölgesi'nde gençler arasında işsizlik yüzde 24,4. Avrupa Birliği genelinde ortalama çok düşmüyor ve yüzde 23,7'lerde görünüyor. İşsizlik oranının en düşük olduğu ülkeler ise yüzde 4,5 ile Avusturya, yüzde 5,1 ile Lüksemburg ve yüzde 5,4 ile Almanya.
İşsizlik oranının gerilediği tek ülke ise İrlanda Cumhuriyeti.
Hükümetlerin kamu borçlarını düşürmek için kemer sıkma önlemlerine ağırlık verdiği Euro Bölgesi ve genel olarak Avrupa Birliği ekonomileri hâlâ ekonomik durgunlukla boğuşuyor.
Bununla birlikte Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso dün yaptığı açıklamada, "en kötü dönemin geride bırakıldığı" inancını dile getirdi. Barroso, Avrupa Merkez Bankası'nın Eylül ayında üst sınır koymaksızın, Euro Bölgesi ülkelerinin borçlarını satın alabileceğini söylemesinin, borçlanma maliyetini ucuzlattığını ve bu anlamda bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Yunanistan işsizlikte Avrupa birincisi oldu

7.20130114103139.jpg

YUNANİSTAN'DA İŞSİZLİK ORANININ %26,8'E YÜKSELDİĞİ BİLDİRİLDİ.

Bu, bugüne dek Avrupa Birliği'nde görülen en yüksek oran. Hükümetin açıkladığı Ekim ayı verileri, Yunanistan'ın işsizlik konusunda Avrupa birincisi olan İspanya'yı geçtiğini ortaya koydu.

Yunan ekonomisi uzun süredir resesyonda.
AB ve IMF'den kurtarma paketi alan Atina hükümeti, paketin koşulları gereği üst üste kemer sıkma önlemleri açıklıyor. Bugüne dek Avrupa Merkez Bankası, Uluslararası Para Fonu IMF ve Avrupa Komisyonu toplam 240 milyar euro kredi sözü verdi.Bunun üçte ikiden fazlası Yunanistan'a ulaştı. Ancak karşılığında hükümet kamu harcamaları ve personelinde ciddi kesintiler yapmak, maaşları dondurmak ve emekli maaşlarını tırpanlamak zorunda kalıyor. Bu da Yunan ekonomisinde resesyonu körüklüyor.
BBC'nin Atina muhabiri Mark Lowen da "Yunan halkı işsizliğin tırmanmasından kemer sıkma önlemlerini sorumlu tutuyor." diyor ve ekliyor:
"2010'daki ilk kurtarma paketinden bu yana işsizlik ikiye katlandı. Bu yılki yeni harcama kesintileri sonrası pek çokları bu oranın %30'u bulmasını bekliyor."

FRANSA EKONOMİSİ

The Times’ın başyazısında “Fransa Ekonomisi” başlıklı bir makale yayınlandı. Bu yazıda yeni Cumhurbaşkanı Hollande’ın ekonomi konusunda pekbirşey yapmadığı belirtiliyor.

8.20130114103233.jpg

Fransa geçen yıl sadece %0.1 büyürken, işsizlik ekim’de %10.7 düzeyindeydi. Hollande’ın bu konuda şu ana kadarpek bir şey yapmadığı belirtiliyor. Seçim propagandaları sırasında kemer sıkma politikalarına karşı çıkmak ve zenginlerden yüksek vergi almak tezi üzerinde yoğunlaşmıştı. 8 ocak itibariyle yaptığı konuşmada belirttiği yeni reformlar haberinin içi henüz belli olmadı. Fransa Hükümetinin büyüme için gerekli teşviklerle işe başlayacağı bekleniyor. Aynı zamanda tüketimi özendirip ekonominin rekebet gücünü yükseltecek tedbirler alması olası görülüyor.
Başka bir beklenti uzun dönemlerde büyük devlet desteği alan ve haddinden fazla şımartılan büyük Fransız şirketlerine desteğini keserken, küçük ve girişimci şirketlere destek çıkması bekleniyor. Durgunluk içinde daha sınırlı çalışma saatlerine olanak tanımak da sözkonusu.
Hollande’ın bugünlerdeki en büyük olayı geliri yüksek olanlardan daha fazla vergi almak. Bir milyon euronun üzerinde geliri olanların vergisini %41’den %75’e çıkarmakla uğraşıyor. Sadece 2 yıl sürecek ve birkaç bin kişiyi ilgilendiren bu tasarı, yerel bir mahkeme tarafından teknik gerekçelerle iptal edildi.Ancak Hollande bir çözüm bulacağını ısrarla vurgulamaya devam ediyor.
Sonuç olarak Hollande’a halk desteği giderek azalıyor. Zengin vergisini çözsede sonuç değişmeyecek gibi. Büyüme ve beraberinde ekonomiyi canlandıracak ciddi atılımlar yapması şart gözüküyor.

UZAKDOĞU DOSYASI

116 milyar dolarlık teşvik Japon hükümetinden


9.20130114103320.jpg

Japon hükümeti, ekonomiyi canlandırmak amacıyla 116 milyar dolarlık teşvik paketini onayladı.
Paket, altyapı harcamalarının yanı sıra işletmeler için yatırım teşvikleri de içeriyor.
Hükümet bu sayede Japon ekonomisinin yüzde 2 büyüyeceğini ve 600 bin yeni istihdam yaratılacağını tahmin ediyor. Azalan küresel talebin ihracatı olumsuz etkilemesi ve iç tüketimin daralması nedeniyle Japon ekonomisi uzun süredir zor bir dönemden geçiyor. Dünya sıralamasında üçüncülükte olan Japon ekonomisi, son iki çeyrekte yaşadığı daralma nedeniyle resesyonda bulunuyor.
Eski hükümetin ekonomiyi genişletme ve büyümeyi canlandırma işini başaramadığını söyleyen Başbakan Shinzo Abe, "Büyümeyi sürekli kılmak için, istihdam yaratacak ve gelirleri artıracak bir ekonomik strateji gerekir" dedi.
Teşvik paketinde 2011 depremi ve tsunamisinden etkilenen bölgelerin yeniden inşası, bölge ekonomilerinin desteklenmesi ve eğitim ve sosyal güvenlik alanındaki yatırımlar bulunuyor.

ZAYIF PARA
Aralık'ta iktidarı devralan Başbakan Abe, eknomiyi rayına oturtmak için radikal tedbirlere başvurma sözü vermişti. Bunlardan biri de ihracatı canlandırmak amacıyla Japon para birimi yen'in değerinin düşürülmesi olduğunu biliyoruz.Hatta bu konuda Japon Merkez Bankası Başkanı ile çatışma halinde olduğu biliniyor.
Böylece ucuz yen ile Japon mallarının ithal eden ülkeler açısından daha cazip hale getirilmesi ve dışarıdaki kazançlarını ülkeye geri soktuklarında kârlarının artmasının sağlanması yoluyla ihracatçıların desteklenmesi hedefleniyor. Geçen Kasım ayından bu yana yen dolar karşısında yüzde 12 değer kaybetti. Bugün Asya döviz piyasalarında yen, dolar karşısında 88,97'den işlem gördü. Teşvik paketinin onaylanması borsalara olumlu etkide bulundu; Nikkei endeksi yüzde 1,4 artış gösterdi.

DEFLASYON SORUNU
Hükümet bu paketle deflasyon (fiyatların düşmesi) sorununa da çözüm getirmeyi hedefliyor. Japonya yıllardır düşen fiyatlara karşı mücadele etmeye çalışıyor.
Tüketiciler daha fazla fiyat düşüşü umuduyla harcamalarını ertelediğinden iç talepte bir daralma hala devam ediyor. Fakat bazı uzmanlar teşvik paketinin sadece kısa vadede etkide bulunacağı görüşünde. Ekonomik canlanmanın uzun soluklu olması için ihracatın desteklenmesi ve iç talebi canlandıracak reformlar yapılması gerektiği öne sürülüyor.
ABD, Euro Bölgesi ve Çin'deki talebin azalması Japonya'nın ihracatını olumsuz etkiledi.ABD ve Euro Bölgesi'ndeki talep azalması bu bölgelerdeki ekonomik sorunlarla ilgiliyken, Çin ile sorunun kaynağı, iki ülkenin de hak iddia ettiği adalar sorunu.Uzmanlar Japonya'nın, en büyük ticaret ortağı Çin ile ilişkilerini geliştirmesi gerektiği görüşünde.İç piyasayı canlandırmak için de inşaat, sağlık, perakende satış ve tarımdaki yasal düzenlemelerin gevşetilerek yabancı yatırımcılar için cazip hale getirilmesi planlanıyor.

Çin yeniden şüpheleri üzerine çekti

10.20130114103408.jpg

Çin'de geçtiğimiz hafta gelen datalar yine kafaları karıştırdı. Geçtiğimiz yıl verileri ile oynadığı şüphesi ile gündeme gelen Çin'de yeniden söylentiler yayılmaya başladı.
The Lira’nın özel haberine göre: Geçtiğimiz yıl başta büyüme olmak üzere makro veriler üzeri oynama yaptığı yönünde farklı haberler çıkan Çin için şimdi de ihracat rakamları şüphe yaratıyor.
Geçtiğimiz hafta beklentilerin oldukça üzerinde gelen Çin dış ticaret rakamları büyük kurumlar tarafından şüphe ile karşılandı. Beklentileri aşan rakamlar sonrasında Goldman Sachs, UBS ve Australia&New Zealand Banking Group tarafından yayınlanan raporlarda bu şüpheler dile getirildi.
Bir yıl önceye göre yüzde 14.1’lik artışın göstergeler ile uyumlu olmadığı yönünde açıklamalar yapan Goldman ve Mizuho’den yapılan açıklamalarda yurtdışı siparişlerinde bir sapma gösterdiği belirtilirken, UBS’de limanlar ithalat rakamları ile örtüşmediğini belirtti.
Son yedi çeyrektir iyileşmeye çalışan rakamlar son dönemde küresel talebin artması ile birlikte hareketlense de Çin için rakamların kafaları karıştırdığı görülürken, Çin’in küresel ekonomi için büyük önem taşıdığı belirtiliyor. Bir dönem Dünya Bankası’nda da görev almış olan Liu Li-Gang, Çin’in önemi açısından bakıldığında güvenilmez veri kaynakları iş planları üzerinde büyük sorunlar çıkartabileceğinin altını çizdi.
Mayıs ayında yaşanan sert yükseliş sonrasında 2012 büyüme hedefinin yüzde 10’a çekmesi sonrasında Goldman’dan yapılan açıklamada hükümetin ihracat rakamları ile oynamasının mümkün olduğu belirtilirken, UBS sonuçların tutarsızlığına dikkat çekti. İhracat ve ithalat rakamlarının şüpheli olduğuna dikkat çeken UBS aynı şüphelerin 2009 yılında da gündeme geldiğini hatırlattı.

ÇİN OTOMOBİL SATIŞLARINDA AVRUPAYI GEÇTİ
Dünyanın ikinci büyük ekonomisi Çin, 2012yılında otomobil satışlarında Avrupa’yı geride bıraktı. Çin genelinde 2012 yılında 13.2 milyon otomobil satılırken bu rakam Avrupa’da 12.5 milyon oldu. Tahminlere göre Çin 15 yıl sonra toplam otomobil satışlarında Avrupa, Amerika ve Japonya’yı geçeceği belirtiliyor.

PİYASALAR

Paralar Hisse Senedine gidiyor

11.20130114103457.jpg

Son günlerde bizde dahil olmak üzere dünya borsalarında ciddi bir yükseliş yaşanıyor. IMKB’de hava geçtiğimiz hafta çok uygundu. Endeks tarihinde ilk defa 81 bin barajını aştı. Cuma kapanışı 81.033 oldu. Bu haftada olumlu havanın kısmen devamı sürebilir.
Dolar haftayı 1.7705 gibi düşme trendine uygun kapattı. Euro 2.3627 olurken, parite 1.3343 olarak kapattı. Bu haftada dövizde yatay bir devam beklenebilir. Doların daha da düşmesini beklemiyoruz.
Faizler haftayı 6.11 olarak kapattı. Ancak yükselme trendi bekleniyor.

Siyasi gelişmeler açısından oldukça sakin bir hava var. Fransızların Mali’ye asker göndermesi dışında ortalık sakin. Suriye krizi devam ediyor. İçerde Apo-MİT görüşmelerinin yankısı sürüyor. Terör konusunda anlaşma sağlanmasının önüne şimdilik Paris PKK Cinayetleri geçti. Oradan da cinayetleri kimin işlediği konusunda ışık bekleniyor. Olay bir iç hesaplaşmamı yoksa başka parmaklar var mı? Gün yüzüne çıkması bekleniyor.

Esenlikte Kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır) .

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.