• BIST 109.330
  • Altın 155,910
  • Dolar 3,8589
  • Euro 4,5402
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 8 °C

Kalite Kongresi 17. kez yapıldı

Kalite Kongresi 17. kez yapıldı
17. Kalite Kongresi’nde Compass Sofra’nın işbirliği ile “Çevresel Faktörler ve Yaşam Kalitesi” oturumu gerçekleştirildi

İSTANBUL- Compass-Sofra Grubu"nun da oturum sponsorları arasında yer aldığı 17. Kalite Kongresi, bu yıl “Kaliteli Çalışmak/ Kaliteli Yaşamak” başlığı ile yapıldı
17. Kalite Kongresi"nde Compass Sofra"nın işbirliği ile “Çevresel Faktörler ve Yaşam Kalitesi” oturumu gerçekleştirildi Toplam Kalite Yönetimi anlayışının bir yaşam biçimine dönüşebilmesi için KALDER tarafından 24-26 Kasım 2008 tarihleri arasında Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı"nda düzenlenen 17. Kalite Kongresi"nin dikkat çeken oturumlarından biri olan “Çevresel Faktörler ve Yaşam Kalitesi” konulu oturum Compass-Sofra Grubu Genel Müdürü Yaşar Büyükçetin"in başkanlığında gerçekleştirildi.

Vestel İcra Kurulu Üyesi Cengiz Ultav, Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Enerji Ekonomisi Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Yıldız Arıkan ve BSI Management Systems Küresel Pazarlama Yöneticisi Mark Fraser"ın konuşmacı olarak katıldığı oturumda, “çevresel faktörler ile küresel ısınmadan kaynaklanan gelecek sorunlarımızın yaşam kalitemize etkisi” farklı açılardan değerlendirildi.



Oturumu açan Toplu Yemek Sektör Lideri Compass Sofra Genel Müdürü Yaşar Büyükçetin, Kalite Kongresi"nin 17.yılına ulaşmış olmasının öneminin vurgulayarak, Toplam Kalite Yönetimi ile 80"li yıllarda ABD"de tanıştığını ve gelecek planlaması açısından çok etkilendiğini belirterek, Türk iş dünyasının gelişimini toplam kalite yönetimi felsefesinde gördüğünü ekledi.

“Yenilenebilir Enerji” konusunda yapılması gereken çalışmaları özetlediği konuşmasında Cengiz Ultav, tarihte benzer durumlarda görüldüğü gibi 2008"de başlayan Mali Kriz"in yarattığı kaos ortamından sonra önemli bir değişimin gerçekleşeceğini, bu seferde beklenmesi gerekenin Çevresel Devrim olması gerektiğini vurguladı. Kaosa yönelten ana sorunun ucuz petrol elde etmek için pahalıya mal olacak enerji ve emek harcanması olduğunu vurgulayan Ultav, dünyada çıkarılan Petrolun toplam enerji ihtiyacını karşılayamadığı noktada, yarattığı sorunlar da gözününe alınarak “yenilenebilir enerji”ye değer verilmeye başlanacağını ifade etti. Konuyla ilgili yapılacak uygulamalar ile 20-25 yıllık süreçte Türkiye"nin de “yenilenebilir enerji sistemleri”ni aktif uygulaması gerektiğini belirten Ultav, “devletin enerji karışımının içeriği ile karbon salımının üst sınırını belirlemesi, yakıt vergisi, hibrid teşvikleri, tasarruflu cihazların kullanımı ve yenilenebilir enerji kaynakları, mikrojenerasyon teşvikleri konusunda ARGE çalışmaları ile yatırım ve işbirliği teşviklerini artırması gerektiğini açıkladı.

Küresel iklim değişiminin %95"inin insan faaliyetlerinden kaynaklandığını belirten Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yıldız Arıkan ise yaptığı konuşmada, en çok sera gazı atılımlarının ulaşım, sanayi, konutlar ve tarım alanlarında olduğunu; toplam CO2 salımında AB"de Türkiye"nin 7. sırada yer aldığını; bireysel olarak alınacak tasarruf tedbirleri ile çözüm yaratmanın mümkün olacağını ifade etti.

Tasarruf tedbirleri arasında öncelikli olarak; haftalık banyo sıklığını azaltmak, doğru duş başlığı ve su sistemi kullanmak, TV veya DVD oynatıcı gibi aletleri kumanda yerine düğmelerinden kapatmak, en az 7 adet tasarruflu enerji ampulü kullanmak, bulaşık ve çamaşır makinelerini tam dolu olarak çalıştırmayı sayan Arıkan, 12 milyonluk bir şehirde bu tedbirler ile yılda 4.7 milyon ton CO2 azaltımı sağlanacağını belirtti. Türkiye"nin 20-25 yıl içinde “sürdürülebilir” kalkınmaya erişmek için gerekli hedefleri şimdiden koyması gerektiğini, her sektöre göre farklı salınım azaltıcı tedbirler alınmasını savunan Arıkan, ekonomik büyüme ile ölçülen bir gelişme çizgisinden, gerçek refah çizgisine geçilmesi gerektiğini ifade etti.

BSI Management Systems"dan Mark Fraser, 2015"e kadar gezegeninin karbon salınımında en üst noktada erişeceğini, bu nedenle Karbon salınımı ile ilgili standartların ve karbon ölçümlerinin her sektörde en kısa zamanda uygulanması gerektiğini vurguladı.

Kapanış konuşmasında küresel ısınmanın beraberinde getirdiği sorunların en büyüklerinden biri olan global gıda krizine değinen Compass Sofra Grubu Genel Müdürü Yaşar Büyükçetin, teknoloji ve endüstriyel rahatlık ile ortaya çıkan “rahat yaşam isteği”nin kişilerin “standartları yüksek bir yaşam için, yaşam kalitelerini aslında düşürdüklerini fark etmediklerini” ifade etti. Dünyada ticaretin şeklinin değişeceğini, üretilen her ürünün veya malzemenin etiketlerinin üretim aşamasından rafa erişene kadar geçirdiği süreci içeren etiketler ile satışa sunulacağını, zamanla bilinçlenen tüketicinin de bu tip kodlu ve standarta sahip ürünleri tercih etmesi ile 10 yıl içinde zincirin işleyeceğini belirten Büyükçetin; küresel ısınmanın gıda açığı bunalımının ilk tetikleyicisi olduğunu iletti. “Ülkemizin kürsel ısınma konusunda gerekli çalışmaları yaparak başarılı olması için, konuyu her zaman gündemde tutarak bilgilenmeliyiz. Konu, yönetsel kararlar açısından hükümeti, kurumları ilgilendirse de, bununla beraber hangi ölçekte olursa olsun, özel kuruluşların, kişilerin, hatta ailelerin de kendi boyutlarında katkıda bulunması gerekecektir. ” diyen Büyükçetin, karayolu taşımacılığının yanında demiryolu ve deniz yolu taşımacılığına önem verilmesinin de önemli olduğunun altını çizdi.

Compass Sofra ve Neden “Çevresel Faktörler ve Yaşam Kalitesi” ?

Günde 320 bin kişiye toplu yemek hizmeti veren üretim hacmi ile ülkemizde toplu yemek sektörünün önde gelen kuruluşları başında gelen Compass-Sofra Grubu, birikim ve know how"ı ile küresel ısınmanın birebir sonuçlarından biri olacak tarım ve hayvancılığa bağlı global gıda krizi konusunda sektör ve toplumu uyarıyor.

Bu nedenle KALDER Kalite Kongresi kapsamında “Çevrese Faktörler ve Yaşam Kalitesi” oturumunu önererek sponsorluğunu üstlenen Compass-Sofra Grubu"nun Genel Müdürü Yaşar Büyükçetin, konuyla ilgili olarak “küresel ısınma gıda açığı bunalımının ilk tetikleyicisiydi.. Artık küresel ısınmayı çözümleseniz bile orta-vade ya da uzun-vadede etkilerini baskıyla hissetirecek bir sorun, küresel bir canavar ortalıktadır. Küresel ısınma, elbette hâlâ devam ediyor, önü alınamıyor. Kyoto Protokolü"ne bağlı olarak başta atık gazlar meselesi çözülmedikçe de sürecek görünüyor. Küresel ısınma, enerji açığı ve küresel gıda sorunu “hand by hand” birlikte dinamik gösteriyor, biri ötekinden doğup besleniyor, birinin etkisiyle diğerleri adeta “panik atağa” geçiyor. Soruna yaklaşımın ancak şirket-kuruluş ölçeğinde önlemlerini alarak yanıtını verebiliriz, bunun ötesinde uluslararası bir bunalım olduğundan etkisiz alan faktörü bizi bağlamaktadır. Doğrudan doğruya işimiz gıda sektöründen ürün elde etmek olduğundan piyasa gücümüzü, kapasitemizi bu anlamda bir “yatıştırıcı” olarak kullanmak durumunda kaldığımızı başından beri gözlemliyoruz. Bu yolla, 320 bin kişilik toplu alım kapatesi ile “tedarikçi firmalar”ın fiyatlarını kontrol altında tutulabiliyoruz. Bu denli büyük miktarda yemek üretirken, asla kaliteden ödün vermemek, tam tersine bunu artırmak, artırmak şöyle dursun, kamuoyunu bilgiyle beslemek, açık toplum gereği olan bitenden haberdar etmenin görevimiz olduğunu düşünüyoruz. “dedi.

Büyükçetin, sorunun çözüm yollarının “kaliteli, ucuz, yenilenebilir enerji”den geçtiğini belirtirken, “ülkemizde sorunu daha henüz o korkutucu aşamasında değilken ele almamız gerektiğini, yönetsel kararlar açısından hükümet ve devlet birimlerini ilgilendirse bile, özel kuruluşların, kişilerin, hatta ailelerin de kendi boyutlarında katkıda bulunmasının önemli olduğunun altını çizdi. Yaşar Büyükçetin, global gıda krizinin tarım, hayvancılık, üretim ve gıda tüketimine bağlantısını önemle vurgulayarak “Compass Sofra Grubu olarak, kaliteli olduğundan çevreci, çevreci olduğundan kaçınılmaz olarak sağlıklı ve temiz ürün çıkartmak ana amacımız. Bunu gerçekleştirmenin bir önemli yanı fiyat baskısını göğüslemenizdir. Toplu alış yapan biz gibi ölçekte kuruluşların piyasadaki fiyat hareketlerini kontrol altına alabileceği, en azından bu yönde baskı kurabileceği açıktır” diye ekledi.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Yabancı sağlığı Türkiye’de buldu13 Aralık 2017 Çarşamba 11:00
  • Pasaport ücretlerine zam geliyor12 Aralık 2017 Salı 17:00
  • Ziyaretçilerin tercihi Antalya ve İstanbul12 Aralık 2017 Salı 11:00
  • Sarıeroğlu:Turizmde istihdam %50 artırılacak11 Aralık 2017 Pazartesi 13:00
  • Goldman Sachs, büyüme tahminini %7'ye çıkardı11 Aralık 2017 Pazartesi 12:00
  • Türk rehberlerin Çince telaşı07 Aralık 2017 Perşembe 13:00
  • Son dakika: Ilgaz Dağı kayıyor!06 Aralık 2017 Çarşamba 12:30
  • Seyahat eden sayısı ilk kez 300 milyonu aştı06 Aralık 2017 Çarşamba 11:00
  • Antalya turizmi, toparlandı 05 Aralık 2017 Salı 15:30
  • Gap Bölgesi Turizm Odaklı Tanıtımı03 Aralık 2017 Pazar 14:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.