• BIST 90.263
  • Altın 222,494
  • Dolar 5,9638
  • Euro 6,7561
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 26 °C

Kale-i Tavas’ turizme kazandırılıyor

Kale-i Tavas’ turizme kazandırılıyor
EÜ Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü 8 öğretim üyesi ve 15 öğrencisiyle, Kale ilçesindeki tarihi kalıntıları gün yüzüne çıkartmaya çalışıyor.

DENİZLİ - Ege Üniversitesi (EÜ) Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü 8 öğretim üyesi ve 15 öğrencisiyle, Denizli'ye bağlı Kale ilçesindeki tarihi kalıntıları gün yüzüne çıkartmaya çalışıyor.
''Kale-i Tavas'' adı verilen kazının Başkanı Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bozkurt Ersoy, geçen yıl müze denetiminde başlanan kazıların bu yıl ruhsatlı kazı olarak devam ettiğini söyledi.
Yüksek tepe ya da kaya üstü anlamına gelen Tabae'de 2007 yılında başlanan kazılara bu yıl kaldıkları yerden devam ettiklerini belirten Ersoy, Tabae'nin Milattan Önce 189 yılında Roma'nın egemenliğine
girdiğini ve Bizans döneminde bir piskoposluk merkezi olduğunu, daha sonra da Tavas Beyliği, Menteşe Beyliği ile Osmanlı'dan sonra Cumhuriyet döneminden yerleşime devam edildiğini kaydetti.
Ersoy, bu yerin 1965'lere kadar meskun olduğunu ve daha doğal açıdan zararlı olacağı düşüncesiyle vadiye taşındığını kaydetti. Bu bölgede en üstte bir kaya tabakasının ve onun altında bir tüf
tabakasının bulunduğunu ifade eden Ersoy, ''Tüf tabakası zamanla eriyince üstteki kayalarda kopmalar oluyor ve bu suretle üstteki meskenler de yıkılmalar oluyor. Tehlikeli olduğu için de halk vadiye indirilmiş'' dedi.
Henüz toprak üzerinde çok fazla bir eserin görünmediğine işaret eden Ersoy, şu an 2 caminin toprak üzerinde olduğunu, bunlardan birinin geçen yıl toprak altında olan ve bu yıl duvarları ortaya çıkartılan Hazarönü Camisi, diğerinin de içi, sıvaları ve renkli işleriyle 18. yüzyılın önemli eserlerinden biri olduğu tespit edilen Cevherpaşa Camisi olduğunu belirtti. Ersoy, bu yıl kazı çalışmalarına katılan konservatuvar öğrencileri tarafından bu eserlerin sıva ve duvarlarının sağlamlaştırılarak harabe
olmasının önlenmeye çalışıldığını kaydetti.
Bu bölgede benzer eserlerin daha da var olduğunu anımsatan Ersoy, ''Kazıya 17 öğrenci 8 öğretim üyesi ve 26 işçiyle devam ediyoruz. Birkaç nesil götürecek bir kazı alanı burası. Zamanla ortaya çıkacak olan tarihi eserlerin bir proje kapsamında değerlendirilmesi ve turizme
açılması gerekiyor'' diye konuştu. Toprak altında bazı mağaralar ve kuyuların da olduğuna değinen Ersoy, bölgenin temizlendiğinde çok daha hoş bir görüntü ortaya çıkacağını ve kazı ilerledikçe ortaya çıkan eserlerin sağlamlaştırılıp, aydınlanmasıyla, yürüme yolları yapılmasıyla birlikte turizme katkı sağlayacağını da sözlerine ekledi.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.